logo
27 EYLÜL 2026

Esad'dan IŞİD'e darbe

Suriye Ordusu Ürdün sınırı boyunca 30 kilometrelik alandaki tüm sınır karakollarını IŞİD'in elinden aldı.

11.08.2017 00:00:00
 
Suriye Ordusu Süveyda İlinin doğusunda IŞİD teröristlerine ağır kayıplar verdirerek, bölgedeki 1300 kilometre karelik alanı IŞİD'den temizledi. Ürdün sınırları boyunca 30 km mesafede bulunan tüm sınır karakolları da IŞİD'den alındı.
Deyrezzor kentinde de IŞİD'e ağır kayıplar verdiren Suriye ordusu, Deyrezzor'da Mevarid, Panorama, Serda, Serda Kavşağı, Rüşdiye, Huveyka, Bğayliye, Tibni ve Kasbi bölgelerinde ilerleme sağladı.
HABER MERKEZİ

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı

27.09.2026 01:15:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli hakkında yakalama kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışı çıkış yasağı uygulanan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

 

Gümrükte tonlarca zehir yakalandı

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı’nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi

26.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Gümrükte tonlarca zehir yakalandı
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda düzenlediği operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilo 500 gram pregabalin ile 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi. Operasyonlar uyuşturucu ve kaçakçılık şebekelerinin Türkiye'yi transit veya hedef pazar olarak kullanma girişimlerinin sürdüğünü bir kez daha gündeme taşıdı.

MERSİN'DE ÜÇ AYRI OPERASYON

Gümrükler Muhafaza ekipleri, Mersin'de yürütülen risk analizleri ve istihbarat çalışmaları kapsamında üç ayrı operasyon gerçekleştirdi.

Operasyonlarda toplam 1 ton 716 kilogram 500 gram pregabalin ele geçirildi. Yüklü miktardaki maddenin ele geçirilmesiyle kaçakçılık girişiminin piyasaya ulaşması engellendi.

Pregabalin, tıbbi amaçlarla kullanılan bir ilaç etken maddesidir; ancak Türkiye'de ve başka ülkelerde kötüye kullanım ve yasa dışı ticareti nedeniyle kolluk operasyonlarının konusu olabilmektedir. Ele geçirilen ürünün hangi amaçla ve hangi organizasyon tarafından Türkiye'ye sokulmak istendiği ise soruşturmanın konusu.

İSTANBUL HAVALİMANI'NDA KÖPEKLER YAKALADI

İkinci operasyonun adresi ise İstanbul Havalimanı oldu.

Narkotik dedektör köpekleri Csonti ve Queen, yolcu bagajlarına tepki verdi. Bunun üzerine gerçekleştirilen kontrollerde 20 kilo 260 gram metamfetamin ele geçirildi.

Böylece iki farklı noktadaki operasyonlarda ele geçirilen maddelerin toplam ağırlığı 1 ton 736 kilo 760 grama ulaştı.

SINIRLARDAN GİREN ZEHİRLE MÜCADELE

Ticaret Bakanlığı, operasyonların ardından yaptığı açıklamada kaçakçılığın ülke ekonomisine zarar verdiğini, haksız rekabet oluşturduğunu ve toplum sağlığını tehdit ettiğini belirterek Gümrükler Muhafaza ekiplerinin çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Ancak tonlarca maddenin ele geçirilmesi başka bir soruyu da beraberinde getiriyor:

Yakalanan bu sevkiyatlar, Türkiye'ye sokulmaya çalışılan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Bir tarafta gümrüklerde yakalanan tonlarca madde, diğer tarafta uyuşturucu kullanımına ilişkin toplumsal kaygılar bulunuyor.

ASIL HEDEF: ZİNCİRİN BAŞINDAKİLER

Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kuryelerin veya taşıyıcıların yakalanması yeterli değil. Asıl önemli aşama, sevkiyatın arkasındaki finansman, tedarik, lojistik ve dağıtım ağının ortaya çıkarılması.

Bu nedenle operasyonların ardından şu sorular önem kazanıyor:

Bu maddeler nereden geldi?

Nereye gönderilecekti?

Kim tarafından finanse edildi?

Sevkiyatı kim organize etti?

Türkiye'deki dağıtım ağı kimlerden oluşuyor?

Ve uyuşturucu ticaretinin arkasındaki asıl organizatörlere ulaşılabildi mi?

GÜMRÜKTE YAKALANANLAR… YA GEÇENLER?

Mersin ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda 1 ton 736 kilo 760 gram madde ele geçirildi.

Bu rakam, gümrük kontrollerinin önemini ortaya koyarken aynı zamanda uyuşturucu kaçakçılığının ulaştığı boyutun araştırılmasını da gerektiriyor.

Gümrükte yakalananlar kamuoyuna açıklanıyor. Peki ya denetimlerden geçerek Türkiye'ye ulaşanlar?

Uyuşturucu ticaretinin gerçek boyutunu ortaya çıkaracak soru belki de tam burada başlıyor:

"Yakalanan kaçakçılar kim? Asıl baronlar nerede?"

Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı

Karaman'da jandarma ekiplerinin son bir haftada gerçekleştirdiği asayiş, narkotik ve trafik denetimlerinde çeşitli suçlardan aranan 31 şahıs yakalanırken,11'i tutuklandı

26.09.2026 11:32:00 / Güncelleme: 26.09.2026 11:36:03
İHA
 
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Karaman'da jandarmanın yakaladığı 31 şahıstan 11'i tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 18-26 Eylül 2026 tarihleri arasında suçların önlenmesi, aranan şahısların yakalanması ve kentte huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi.



Çalışmalar kapsamında 14 bin 372 şahıs ile 6 bin 695 araç sorgulandı. Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 31 şahıs yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 11'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Denetimlerde yapılan aramalarda ise 49 litre etil alkol, 31 litre bandrolsüz kaçak içki, 24 adet alkol aroması kiti, 11 adet sikke ve kenevir bitkisi ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, Karaman'da huzur ve güven ortamının devamının sağlanması amacıyla denetim ve uygulamaların aralıksız sürdürüleceği bildirildi.

Rönesans Rezidans davasında 11 saatlik duruşmada dava 26 Ekim'e ertelendi

Hatay'da 269 kişinin hayatını kaybettiği Antiş Yapı Rönesans Rezidans'a ilişkin yargılama, 11'inci duruşmasıyla Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşti. 11 saat süren duruşmanın ardından tutuklu sanıkların tutukluluğuna karar verildi. Bir dahaki duruşma 26 Ekim tarihine ertelendi

26.09.2026 08:00:00
İHA
 
Rönesans Rezidans davasında 11 saatlik duruşmada dava 26 Ekim'e ertelendi
Rönesans Rezidans davasında 11 saatlik duruşmada dava 26 Ekim'e ertelendi
Asrın felaketinde Antakya ilçesi Ekinciler Mahallesi'nde bulunan ve Antis Yapı tarafından inşa edilerek 'cennet bir köşe' vaadiyle satılan Rönesans Rezidans yıkılmıştı. 269 vatandaşın hayatını kaybettiği ve 13 kişinin de yaralandığı 250 daireden oluşan rezidans, deprem anında saniyeler içinde yerle bir olmuştu. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Rezidans ile ilgili yargı süreci 2024 yılının Nisan ayında başlamış ve ilk duruşma gerçekleştirilmişti. Rönesans Rezidans davasının 11'inci duruşması Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 25 Eylül'de başladı. Duruşmaya; rezidansın tutuklu olarak yargılanan müteahhidi Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin tutuklu yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu cezaevinden SEGBİS üzerinden, tutuksuz olarak yargılanan proje müdürü İ.D. duruşmaya katılmazken şantiye şefi B.M. salon hazır bulundu. Tutuksuz olarak yargılanan yapı denetim şirketi yetkilisi Ayhan Karan SEGBİS üzerinden katıldı.

Duruşmaya, Rönesans Rezidans'ta yakınlarını kaybeden vatandaşlar da katıldı. Mahkeme heyeti; 11 saat süren duruşmanın ardından 25 Eylül tarihinde akşam saat 21.00'da ara kararını açıklayarak, sanıkların mevcut hallerinin devamına ve eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 26 Ekim'e erteledi.


"Kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını ve bu yönde bir karar çıkmasını istiyorum"



Rönesans davasında suçluların kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını beklediklerini söyleyen Cemile İncili, "İnşallah olumlu bir karar bekliyorum. Artık kasıtlı ölümden yargılanmalarını istiyoruz. Zaten son bilirkişi raporunda da hepsi asli kusurlu sayıldı. Bugün itibarıyla 3 yıl, 7 ay 19'uncu gündeyiz. İnşallah doğru bir karar çıkar. Bizden sonra da sevdiklerimizi bulamıyoruz, geri getiremiyoruz. Ama en azından bizim çektiğimiz acıyı bizden sonra başkaları çekmesin diye, doğru bir yargılamayla kusurlu oldukları için gereken cezayı almalarını istiyoruz. Kayıplarımızla ilgili çalışmalar devam ediyor. Tek istediğimiz adaletin yerini bulması. Gereken en ağır cezayı alsınlar ki bizden sonra kimse kardeşini, eşini, ailesini kaybetmesin. Emsal karar bekliyoruz. 300 kişinin vefatına neden olan bir müteahhidin 3-5 yılla çıkmasını beklemiyoruz. Bu bizim için ayrı bir ceza olur. Gereken şekilde kasıtlı adam öldürmekten yargılanmalarını ve bu yönde bir karar çıkmasını istiyorum. İstediğimiz tek şey adaletin yerini bulması" ifadelerini kullandı.

Doktorlar Alzheimer'a yakalanmamak için ne yapıyor?


 
Her gün dünya genelinde milyonlarca insana şifa olmaya çalışan doktorlar da hasta olmamak için sağlıklarına dikkat ediyor. Alzheimer, sıradan insanlarda olduğu kadar sağlık profesyonellerinde de endişeye yol açıyor. Peki doktorlar ne zaman, nasın önlem alıyor?
 

26.09.2026 07:50:00
Murat Çorbacı
 
Doktorlar Alzheimer'a yakalanmamak için ne yapıyor?
Doktorlar Alzheimer'a yakalanmamak için ne yapıyor?

Southampton Üniversitesi yaşlılık psikiyatrisi doçenti Dr. Jay Amin, her gün onlarca Alzheimer hastasını görüyor. Bu konuda İngiltere'de yetkin isimlerden biri... Henüz 45 yaşında olan Amin, kendi Alzheimer önlemlerini The Telegraph gazetesine verdiği mülakatta şu şekilde aktarıyor:

Uyku ilk sırada

Uykuya öncelik veriyorum, diyetimi tamamen lif ve proteine ​​odaklanacak şekilde değiştirdim ve kuvvet antrenmanına başladım. Bu değişikliklerin, yaşamın ilerleyen dönemlerinde demans riskini azaltmada önemli bir rol oynayabileceğine dair kanıtlar var. Eğer uzun yıllar boyunca risk faktörlerini azaltmaya yönelik bir yaşam tarzı sürdürebilirseniz, bunama riskinizin azalması neredeyse kaçınılmazdır!

Dışarıda yürüyüş

30 dakikalık bir sabah yürüyüşü, gün ışığına maruz kalmanızı artırabilir ve daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir. Sekiz yıl boyunca 87 binden fazla yetişkini takip eden yakın tarihli bir çalışma, gündüz ışığına daha fazla maruz kalmanın bunamaya karşı koruma sağlayabileceğini öne sürüyor. Günde 42 dakikadan daha az süreyle açık havada gün ışığına maruz kalmak, obezite ve alkol tüketimi gibi bilinen risk faktörlerinden daha güçlü bir demans göstergesiydi.
Pencere kenarında oturmanın faydaları olsa da, bu sadece yaklaşık 1000 lüks (ışık yoğunluğu ölçüsü) sunarken, dışarı çıktığınızda 5000 lüks ile karşılaşırsınız. Dr. Amin, gün ışığı dozunuzu almak için sabah ilk iş olarak yarım saatlik bir yürüyüş yapmanızı öneriyor.
Dr. Amin, "Ancak genel olarak, sabah erken saatlerde gün ışığı almak uykunuzu desteklemeye yardımcı olabilir, bu da önemlidir çünkü kötü uyku demans riskiyle güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Bu erken güneş ışığı dozu, melatonin seviyelerinizi düzenler ve geceleri daha iyi uyuyacağınız anlamına gelir" dedi.

Beş dakika kardiyo ve 15 dakika ağırlık çalışması yapın


30 dakikalık yürüyüşünüz yaklaşık 3000 - 3500 adım atmış olsa da, hızlı bir egzersiz yapmak beyninize ekstra bir destek sağlayacaktır.
Dr. Amin, koşu, bisiklet veya HIIT dersi gibi kardiyo egzersizlerinin önemli olduğunu söylüyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışma, günde sadece beş dakika orta ila yüksek yoğunluklu kardiyo egzersizinin, sıfır dakikaya kıyasla, demans riskini yüzde 41 oranında azalttığını buldu. Bunu günde 10 dakikaya çıkarmak ise riski yüzde 60 oranında azalttı.
Bununla birlikte, direnç antrenmanı - kas gücünü artıran ağırlık kaldırma veya vücut ağırlığı egzersizleri - daha da iyi olabilir. "Artık kronik iltihabı ve insülin direncini azalttığına dair birçok kanıt var" diyor Amin. İltihap nöronları yok ederken, insülin direnci demansın bir belirtisi olan beyinde plaklara yol açabilir.
"Ne yazık ki, modern yaşam tarzımızın (aşırı işlenmiş gıdalar, şekerli içecekler ve yağlı yiyecekler açısından zengin) büyük bir kısmı iltihaplanmayı artırmaya çok elverişli" diye belirtiyor Dr. Amin. İltihaplanma yıllarca devam ettiğinde, kandaki iltihaplı protein seviyelerini yükseltir. Buna karşılık, "mikroglia [beynin ana bağışıklık hücreleri] zararlı sitokinler salgılamaya başlar ve bu da sağlıklı beyin dokusuna zarar vermeye başlayabilir" diye açıklıyor. "Bunun bir başka yönü de, yaşlandıkça kas kütlesini kaybetmeniz ve bunun da daha az aktif olmanıza ve daha az sosyalleşmenize yol açabileceği" ki bu da demans riskini artırabilir, diye ekliyor.

Beyin dostu bir kahvaltı yapın


İştahınız açıldıktan sonra, Dr. Amin, demans uzmanları tarafından hastalığa karşı koruma sağlamak için geliştirilen MIND diyetine dayalı bir kahvaltı öneriyor. Bu diyet, yapraklı yeşillikler, meyveler, kuruyemişler ve tam tahıllara öncelik verirken, kırmızı et, peynir, hamur işleri, tatlılar ve kızarmış yiyecekleri sınırlandırıyor.
Bu, lif açısından zengin bir diye... Lif seviyelerinin artması, kısa zincirli yağ asitlerinin [bağırsak tarafından üretilen iltihap önleyici bileşikler] seviyelerini artırabilir ve bu da bağırsak iltihabınızın seviyesini düşürebilir; bu da beyindeki iltihabın azalmasına yol açabilir. Teori bu. İltihabı azaltmak...

Bir fincan kahve veya çay için - ya da biraz bitter çikolata yiyin


"Çay ve kahve içmenin bazı faydaları olabilir" diyor Dr. Amin. Harvard Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, günde iki ila üç fincan kafeinli kahve veya bir ila iki fincan çayın, bunama riskini yüzde 18 oranında azalttığını, aynı zamanda bilişsel gerilemeyi yavaşlattığını ve bilişsel işlevleri koruduğunu, bu içecekleri tüketmeyenlere kıyasla bulmuştur. Kahve ve çay, iltihabı ve hücresel hasarı azaltırken bilişsel gerilemeye karşı koruma sağladığı düşünülen polifenoller ve kafein gibi biyoaktif bileşenler içerir. "Bitkisel çikolatayı da buna eklerdim, çünkü yüzde 70 ve üzeri oranlarda benzer bileşikler, polifenoller içerir" diyor dr. Amin.

Başkalarıyla yeni bir beceri öğrenin


Yeni bir beceri edinmek, bunamaya karşı ek koruma sağlayabilir. Amerikan Nöroloji Akademisi'nin araştırması, dil öğrenimi gibi yaşam boyu öğrenmeye katılan kişilerin Alzheimer riskinin daha düşük olduğunu ve bilişsel gerilemenin daha yavaş olduğunu ortaya koyarken, Trinity College Dublin'in bir çalışması da piyano çalmak gibi zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin demans riskini azaltabileceğini buldu.

Bir arkadaşınızla buluşun

En sosyal aktif olan kişilerin, en az sosyalleşenlere göre demans riski yüzde 38 daha düşüktür ve Lancet çalışması ayrıca sosyal izolasyonu bir demans risk faktörü olarak tanımlamıştır. "Her gün arkadaşlarım ve ailem için zaman ayırmaya çalışıyorum" diyor Dr. Amin. "Bunun neden bu kadar koruyucu olduğundan emin değiliz. Sosyal etkileşimin, nöronal bağlantılarınızı yeni yollarla test ederek koruduğu olabilir. Ancak psikolojik bir bileşen de var: Kendini izole hisseden kişilerde depresyon riski artıyor ve bu da bunama için güçlü bir risk faktörü."
Sevdiklerinizle bir sonraki buluşmanızda yürüyüşe çıkmanızı öneriyor. Alternatif olarak, beyninizi meşgul edecek bir aktivite düzenleyin. "Arkadaşlarımı gördüğümde bir müzeye gidebiliriz. Bunun beynimiz için iyi olduğunu kanıtlıyor. Kendinizi farklı senaryolara sokuyorsunuz, diğer kültürler hakkında bilgi ediniyorsunuz."


Akşam yemeğini erken yiyin

Erken akşam yemeği daha iyi uyku ve beyin sağlığını destekleyebilir
Küçük bir araştırmada, yemek yeme saatlerinizi günde dokuz saatle sınırlamanın bilişsel gerilemeyi önleyebileceği ve yatmadan dört saat önce yemeyi bırakmanın ek faydaları olduğu bulundu. "Gece geç saatlerde yemek yemek uyku döngünüzü bozabilir ve bizce uyku, demans riski söz konusu olduğunda inanılmaz derecede önemli bir faktördür." Erken akşam yemeği ayrıca insülin direncini azaltır, bu da demansa karşı koruma sağlayabilir. Dr. Amin, "Yemek yemeyi genellikle 18:00 civarında bitirmeye çalışıyorum ve ardından genellikle 10:00 civarında kahvaltı yapıyorum. Bu çoğu insan için mümkün olmayabilir, bu nedenle 20:00 ile 08:00 arası bile muhtemelen yeterlidir" diyor. Balık, sebzeli tavuk veya bulgurlu salata, MIND diyetiyle uyumlu akşam yemeği seçenekleri arasında yer alıyor.

Erkenden yatağa girin

Sık sık yetersiz uykunun beyni demansa doğru ittiği düşünülmektedir. Dr. Amin, "Uyku, kortizol ve stres seviyelerini etkiler" diye açıklıyor. Kortizol ve stresin artmasının kronik iltihaplanmayı ve hafıza sorunlarını tetiklediği düşünülüyor, diyor. Bir diğer olası mekanizma ise, uyku sırasında beynin amiloid ve tau (demansla bağlantılı protein kümeleri) temizleme sürecinin hızlanmasıdır.
Dr. Amin, "Akşam 8'den sonra telefonuma bakmayı ve çalışmayı bıraktım" diyor. "Erken akşam yemeği yemek de yardımcı oluyor, çünkü beyne günün bittiği sinyalini veriyor ve yatmadan bir saat önce evde ışıkları kısıyorum. Ayrıca öğleden sonra kafeinden kaçınmak ve akşamları yorucu egzersizlerden uzak durmak da mantıklı."

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 8 şüpheliden 2'si tutuklandı

26.09.2026 00:10:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 8 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıkta ifade veren şüphelilerden Enis Bulut, Burak Gökçe, Ethem Bulut Beytorun, Gürkan Parlakaç, Özdemir Uçar ve Mustafa Dedik tutuklama, Kadir Boy ile Ecem Tuğçe Akçay adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik Enis Bulut ve Burak Gökçe'nin tutuklanmasına karar verdi.

Diğer şüphelilerin hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Dün, soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 45'e ulaşmıştı.

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 6 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. 

Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi

Kocaeli'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 uyuşturucu hap, bonzai, metamfetamin, sentetik ecza ve 4 kök kenevir ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı

25.09.2026 22:55:00
Haber Merkezi
 
Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi
Ülke uyuşturucu pazarı haline geldi
Kocaeli'de düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 uyuşturucu hap, bonzai, metamfetamin, sentetik ecza ve 4 kök kenevir ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarıyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi. Bu çerçevede 21-23 Eylül tarihleri arasında Kartepe ve Gölcük ilçelerinde belirlenen 3 adrese operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 1 kilo 37 gram kubar esrar, bin 12 adet uyuşturucu hap, 12 gram bonzai, 20 gram metamfetamin, 5 adet sentetik ecza ve 4 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Uyuşturucuyla ilgili 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

ÜLKE UYUŞTURUCU PAZARI HALİNE GELDİ

1 Ocak–31 Ağustos 2026 İçişleri Bakanlığı kaynaklarının AA'ya verdiği verilere göre:

12,6 ton skunk
9,9 ton esrar
9,1 ton metamfetamin
1,3 ton kokain
1,1 ton eroin
939 kg bonzai
48 kg afyon sakızı

Toplam: yaklaşık 35 ton uyuşturucu madde.

Ayrıca:

77,6 milyon sentetik ecza
8 milyon captagon
1,5 milyon ecstasy

Toplam: 87,1 milyon uyuşturucu hap

19 milyon kök kenevir ve skunk

Bu rakamlar 1 Ocak–31 Ağustos 2026 dönemini kapsıyor.

Eylül ayında ayrıca açıklanan büyük operasyonlar

Örneğin 7 Eylül'de İçişleri Bakanlığı, 71 ildeki son 10 günlük operasyonlarda 2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu ve 4 milyon 34 bin 459 hap ele geçirildiğini açıkladı. Ancak bu operasyonların Ağustos günlerini de kapsaması nedeniyle 2,367 tonu 35 tona doğrudan eklemek doğru değil.

8 Eylül'deki 28 il operasyonunda ise 548 kg uyuşturucu ve 2 milyon 788 bin hap ele geçirildi.

22 Eylül'de İstanbul'da ayrıca 224 kg sıvı sentetik uyuşturucu ele geçirildiği bildirildi.

Ancak her operasyonun ardından aynı soru yeniden soruluyor: Yakalanan uyuşturucu, Türkiye'ye giren veya Türkiye içinde dolaşıma sokulan uyuşturucunun ne kadarını oluşturuyor?

Yakalananlar var, peki yakalanamayanlar?

Sokakta uyuşturucuya erişimin kolaylaştığı yönündeki şikâyetler, özellikle gençler ve aileler açısından ciddi bir toplumsal sorun oluşturuyor. Güvenlik güçleri kilogramlarca uyuşturucu ele geçiriyor, çok sayıda operasyon düzenliyor ve şüpheliler hakkında adli işlem başlatıyor.

Fakat operasyonların yalnızca sokaktaki dağıtıcıları yakalaması, uyuşturucu zincirinin tamamının ortaya çıkarıldığı anlamına gelmiyor.

Çünkü asıl soru yalnızca "Kim yakalandı?" değil: Uyuşturucu nereden geliyor? Kim getiriyor? Kim finanse ediyor? Kim dağıtıyor? Paranın trafiği kimlere uzanıyor?

ASIL BARONLAR NEREDE?

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadelede operasyon sayısının ve ele geçirilen maddelerin miktarının açıklanması kadar, organize suç ağlarının üst kademelerine ulaşılıp ulaşılmadığı da önem taşıyor.

Sokakta uyuşturucu satan birkaç kişinin yakalanması kolay olabilir. Ancak uluslararası tedarik zincirini yöneten, para trafiğini kontrol eden ve büyük miktardaki uyuşturucunun sevkiyatını organize eden yapıların ortaya çıkarılması çok daha kapsamlı soruşturmalar gerektiriyor.

Bu nedenle Kocaeli operasyonu sonrasında kamuoyunun sorması gereken soru yalnızca "Kaç kilo uyuşturucu yakalandı?" değil:

9 ayda Türkiye'de toplam ne kadar uyuşturucu ele geçirildi?

Ne kadarı piyasaya girmeden yakalandı?

Ya yakalanamayan miktar ne kadar?

Ve en önemlisi: Uyuşturucu ticaretinin asıl organizatörleri nerede?

DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?

10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen ve Türkiye’de en fazla sivil can kaybına yol açan terör saldırısının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen davanın firari sanıkları yönünden yargılama sürüyor. Saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti, 379 kişi yaralandı

25.09.2026 21:44:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?
DEAŞ Ankara’ya nasıl geldi?
10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlenen ve Türkiye'de en fazla sivil can kaybına yol açan terör saldırısının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen davanın firari sanıkları yönünden yargılama sürüyor. Saldırıda 101 kişi hayatını kaybetti, 379 kişi yaralandı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davadan ayrılan dosyada 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.

Gaziantep'ten Ankara'ya uzanan güzergâh

Saldırının failleri konusunda hazırlanan iddianamede, canlı bombalardan birinin Yunus Emre Alagöz, diğerinin ise kimliği belirlenemeyen Suriye uyruklu bir kişi olduğu belirtildi.

Dava dosyasına giren bilgilere göre canlı bombaları Ankara'ya getiren araçların Gaziantep'ten hareket ettiği ve güzergâhlarına ilişkin MOBESE ile HTS kayıtlarının dosyaya dahil edildiği belirtildi.

AA'nın saldırı sonrasındaki haberlerine göre ise iki canlı bombadan biri olarak belirlenen Alagöz ile kimliği tespit edilemeyen diğer saldırganın, saldırıdan yaklaşık 12 saat önce Suriye kırsalından Türkiye'ye giriş yaptığı bilgisi yer aldı.

Saldırganların Ankara'ya Gölbaşı üzerinden giriş yaptığı ve daha sonra Gar'a ulaştığı da soruşturma kapsamında ortaya konuldu.

Asıl soru: DEAŞ ağı Türkiye'de nasıl örgütlendi?

10 Ekim katliamı tek başına gerçekleşen bir eylem değildi. İddianamede çok sayıda sanık DEAŞ yapılanmasıyla bağlantılı olmakla suçlandı. Bazı sanıklar hakkında "silahlı terör örgütü DEAŞ üyesi olmak" suçundan hapis cezaları talep edildi; bazı sanıklar hakkında ise saldırıya ilişkin çok daha ağır suçlamalar yöneltildi.

Daha da dikkat çekici olan ise saldırının, 20 Temmuz 2015'te 34 kişinin öldüğü Suruç saldırısından yalnızca 82 gün sonra gerçekleşmiş olmasıydı. DEAŞ, Suruç'un ardından Ankara Garı'nda ikinci büyük katliamını gerçekleştirdi.

Bugün davanın yeni aşamasında mahkemenin Suriye ve Irak'ta bulunup Türkiye'ye getirildiği belirtilen bazı kişilerin durumunu MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sorması dikkat çekti. Mahkeme Ömer Deniz Dündar'ın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 3 Aralık'a bıraktı.

11 yıl sonra değişmeyen soru şu:

Suriye'den Türkiye'ye giren, Gaziantep'ten Ankara'ya ulaşan ve başkentin göbeğinde 101 insanı katleden DEAŞ ağı Türkiye'de nasıl bu kadar rahat hareket edebildi? Bu ağın tüm bağlantıları gerçekten ortaya çıkarıldı mı?

Bile bile ölüme göndermişler

30 Ağustos'ta Girne açıklarında alabora olan "Filo Jet" yolcu gemisine ilişkin soruşturma derinleşiyor. Mahkemeye sunulan kanıtlar, geminin sol ön kızağındaki kırığın derme çatma şekilde tamir edilerek yolcuların bile bile ölüme gönderildiğini ortaya koydu. Faciada can kaybı 15'e yükselirken, kayıp 13 kişiyi arama çalışmaları ve adli süreç devam ediyor

25.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Bile bile ölüme göndermişler
Bile bile ölüme göndermişler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 30 Ağustos Pazar günü Girne Limanı ile Mersin'in Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" katamaran tipi yüksek hızlı yolcu gemisinin batmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir viraj geride kaldı.

Soruşturma kapsamında aralarında şirket direktörü, gemi kaptanı ve mürettebatın da bulunduğu 9 zanlı bugün 5. kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı. Mahkeme, 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme' suçlamasıyla yürütülen tahkikatın selameti için tüm şüphelilerin tutukluluk süresini 7 gün daha uzattı.

Şok eden WhatsApp yazışmaları ve hasar fotoğrafları dosyada

Soruşturmanın seyrini değiştiren en çarpıcı detaylar, zanlıların el konulan dijital materyallerinin incelenmesiyle gün yüzüne çıktı. Mahkemede aktarılan bilgilere göre, yardımcı kaptan Merve N. Seraslan'ın 17 Haziran tarihli WhatsApp yazışmalarında ve telefon kayıtlarında, geminin bodoslama kısmındaki (sol ön kızak) kırığın fotoğrafları tespit edildi.

Uzman mühendislerin "ancak tersanede uzman kişilerce giderilebilir" raporu verdiği bu tehlikeli hasarın, kaptanın bilgisi dahilinde limanda derme çatma bir şekilde "yama yapılarak" onarıldığı ve durumun Liman Başkanlığı'na hiçbir şekilde bildirilmediği belgelendi.

Ayrıca kazadan kısa süre önce kaybolan yolculardan Özgür Gönül'ün ailesine gönderdiği video kaydında da bu kırık bölge ve içerideki panik anları net bir şekilde görülüyor. Tahkikat memuru, birinci kaptanın gemiye gelen suları umursamayarak büyük risk aldığını ve seyri inatla sürdürdüğünü mahkemede beyan etti.

Can kaybı 15'e yükseldi: Gözler kara kutuda

Toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu feci kazadan sonra yürütülen operasyonlarda 239 kişi sağ olarak kurtarılmıştı. Deniz Kuvvetleri'ne bağlı unsurların su altı robotlarıyla yaklaşık 554 metre derinlikteki batıkta yürüttüğü çalışmalarda bugüne kadar 15 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geminin içindeki tüm alanlara ulaşıldığını ancak içeride başka naaş bulunamadığını açıkladı. Halen aralarında çocukların da olduğu kayıp 13 yolcu için deniz yüzeyinde ve çevresinde arama faaliyetleri yürütülüyor. Soruşturma kapsamında 9 şüphelinin tutukluluk hali sürerken, kazanın kesin nedenini aydınlatacak en önemli unsur olan geminin kara kutusuna ise henüz ulaşılamadı.

Mahkeme önünde acılı ailelerin adalet çığlığı

Duruşma öncesinde Girne Kaza Mahkemesi önünde toplanan hayatını kaybedenlerin ve kayıp kişilerin yakınları, ellerinde pankartlar ve fotoğraflarla adalet talebinde bulundu. Aileler adına açıklama yapan Dilek Özbiler, "Taşkınlık değil, sadece cenazelerimize ulaşmak ve sorularımıza cevap almak istiyoruz" diyerek isyan etti.

Sürecin sadece mürettebatla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan acılı aileler; şirket yöneticilerinin, gemiye sahte/yetersiz belge sağlayanların ve denetim görevini yapmayan liman yetkililerinin de yargılanmasını talep ediyor. Türkiye'den de bir ekibin adli incelemeler kapsamında Adana'daki tersane kayıtlarını incelemek üzere görevlendirildiği bildirildi.

KKTC'de Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alınması ve koalisyon hükümetinde çatlaklara yol açan feribot kazasıyla ilgili çok yönlü idari ve adli soruşturma devam ediyor.

Usülsüz gayrimenkul satışlarıyla 1070 yabancıya vatandaşlık soruşturmasında 26 kişi tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen, gayrimenkul edinimi yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancılara yönelik usulsüz işlemlerin incelendiği soruşturma kapsamında gözaltına alınan 74 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 26'sı tutuklanırken, 48 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

25.09.2026 06:00:00
İHA
 
Usülsüz gayrimenkul satışlarıyla 1070 yabancıya vatandaşlık soruşturmasında 26 kişi tutuklandı
Usülsüz gayrimenkul satışlarıyla 1070 yabancıya vatandaşlık soruşturmasında 26 kişi tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, yabancı uyruklulara yapılan bazı gayrimenkul satışlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edildi.

İncelemelerde, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, gayrimenkul alım satım işlemlerinin ise aracı şirketler veya satıcıların mali kaynakları kullanılarak yanıltıcı şekilde gerçekleştirildiği belirlendi.

Soruşturma kapsamında usulsüz işlemler sonucunda 1070 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı, işlemlerin toplam 72 milyon 250 bin dolar tutarında olduğu tespit edildi. Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği ve bu yöntemle haksız menfaat temin edildiği de belirlendi.

26 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda yakalanarak gözaltına alınan 74 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemleri sonrası mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 26'sı tutuklanırken, 48 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.