logo
10 AĞUSTOS 2026

Eşi çay toplarken fanlı düzenek hazırladı: Herkesin ilgisini çekti

Rizeli elektronik ustası, çay toplarken sıcaktan bunalan eşi için şapkaya cep telefonu bataryasıyla çalışan fan entegre ederek pratik bir serinleme keşfinde bulundu

10.08.2026 11:43:00
İHA
 
Eşi çay toplarken fanlı düzenek hazırladı: Herkesin ilgisini çekti
Eşi çay toplarken fanlı düzenek hazırladı: Herkesin ilgisini çekti
Eşinin çay toplarken sıcak hava nedeniyle bunaldığını gören Rizeli 35 yıllık elektronik ustası Salih Küçük, bir çözüm aramaya başladı. Ellerde tutularak kullanılan mini vantilatörleri gözüne kestiren Küçük, bu kez çay toplarken bu aletlerin nasıl kullanılabileceğini düşündü ve ortaya ilginç bir keşif çıktı. Bölgede çay toplayanların güneşten korunmak için kullandığı şapkayı ele alan Küçük, şapkanın ön kısmına fan yerleştirebileceği bir delik açtı. El pervanesinin tutma kısmını fan kısmından ayıran Küçük, ortaya çıkan fanı şapkanın tereğine yerleştirdi. Kalem pillerin şapka için büyük ve kaba göründüğünü fark eden usta bu kez daha zarif bir yöntem bularak şapkaya cep telefonu bataryası entegre etti. Sürekli çalışmaması için ise sisteme bir buton ve şarj edilebilmesi için sistem de kurdu. Böylelikle ortaya çayı toplayanların olmazsa olmaz serinleme yöntemi çıktı.






12 yaşında merak saldığı elektronik keşiflerin bir meyvesi olan şapkanın gelişmesi için bir çok çalışma yaptığını dile getiren elektronik ustası Salih Küçük, "12 yaşından bu yana böyle işlerle uğraşıyordum. Böyle şeylerle de uğraşınca, boş vakitlerimde bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Özellikle hurdalardan bir şeyler ortaya koymaya çalışıyorum. Sonrasında tabii yaptıklarımı biraz geliştirdikçe, internetten de bazı parçaları kolaylıkla bulup, takviye edebiliyorum. Normalde bu da elde tutularak kullanılan mini vantilatör. Ben onun dip kısmını kesip atarak sadece fan kısmını kullanıyorum. Daha ince olduğu için cep telefonu bataryası kullanıyorum. O daha iyi oluyor. Zarif oluyor ve gücü de fazla oluyor" dedi.








Çay toplayan eşinin sıcaktan bunaldığını gördüğünü ve ilham kaynağının eşi olduğunu hatırlatan Küçük "2-3 yıl önce bu fikir aklıma gelip bir tane yapmıştım. Şimdide çay toplayanlar için süper bir keşif olmuş oldu. Özellikle eşimin çay toplarken sıcaktan bunaldığını gördüm. İlk olarak eşime bir tane yaptım ve siparişler arttı. Çay toplarken eşim çok bunalıyordu sıcaktan. Böyle bir fikir üretme ihtiyacı duydum. Şimdi gören herkes istiyor ve ben yetiştiremiyorum. Kendi işim olmadığı için, bunu hobi olarak yaptığım için yavaş yavaş yapıyorum. Ama tabi gelecek yıl yaz sezonuna 100-200 tane yaparak girmeyi düşünüyorum. 1 tanesini yapmam yarım saatimi alıyor. Eğer tüm günümü buna ayırırsam 20 taneye yakın yaparım diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.








Sosyal medyadan gördü sipariş verdi

Sosyal medyadan görerek hemen kimin yaptığını araştırarak kendisi içinde bir tane yaptırdığını dile getiren Beştepe köyü sakinlerinden çay müstahsili Tuba Kanbur ise "Sosyal medyada videoda bir tane yapılmış, pervanesi var. Kurumda, iş yerinde arkadaşımın eşi bunu yapıyordu. Kendisine ulaştım, bana sağ olsunlar bir tane yapıp gönderdiler. Sadece çaylıkta, bağda, bahçede değil saatlerce her yerde takılabilecek bir düzenek. 7-8 saat şarjı gidiyor, bataryası çok güçlü, kuvvetli. Şu an çaylıktan geldim. Hiç durmadan çalıştı" ifadelerini kullandı.

Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze

Batı Karadeniz'de 2021 yılında meydana gelen büyük sel felaketinde 65 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin kaybolduğu Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde, 5 yıl geçmesine rağmen vatandaşlar o günü unutamıyor

10.08.2026 12:50:00
İHA
 
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Bozkurt'ta 5 yıl geçmesine rağmen selin acıları ilk günkü gibi taze
Batı Karadeniz'de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen büyük sel felaketinden en çok etkilenen yerleşim yeri Kastamonu'nun Bozkurt ilçesi olmuştu. Sel felaketinde ilçedeki onlarca bina zarar görmüş, 65 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise kaybolmuştu. Aradan geçen 5 yıl geçmesine ve ilçenin yeniden ayağa kaldırılmasına rağmen, selin bıraktığı acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor.

Sel anını anlatan vatandaşlar o günü unutamadıklarını söyledi.






Selin yara izlerini vücudunda taşıyor

Sel sırasında semt pazarında esnaflık yaptığını ifade eden Mustafa Tezel, yapılan uyarılarının ardından tezgahını toplayarak evine gitmek istediğini ve selin bir anda gelmesinin ardından bir dükkana girerek kurtulduğunu dile getirdi. Mustafa Tezel, 8,5 saat sel ile verdiği mücadelenin ardından askerler tarafından sıkıştığı yerden kurtarıldığını ifade etti. Sel sebebiyle 5 arkadaşının hayatını kaybettiğini söyleyen Tezel, selin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen vücudunda oluşan yaraların izlerini taşıyor.








"8,5 saat selle mücadele verdim"

Sel anını anlatan Mustafa Tezel, "Hanıma, 'sen hükümet konağına git, ben de meydandan eve giderim' dedim. Eve giderken Sınarcık Tepesinde bir kepçe gördüm, 'kepçenin burada ne işi var' dememe kalmadan yukarıdan aşağıya sel geldi. Sel çarparak beni yere yatırdı. Kaçacak yer aradım. Kaçarken bir dükkana girdim. Dükkana girince içeride arkadaşlar can havliyle cama vuruyorlardı. Bende demir vardı, demiri tuttum. Baktım, sel burnuma kadar gelmiş. Suya daldım, baktım ayağımdan başıma kadar sel çıkmış. Üzerimde bir gözlük, bir saat var. Selin daha eseri bacağımda duruyor. 8,5 saat mücadele verdim. Sabah ekipler geldi, 'canlı var mı' diye bağırdılar. Bizi aldılar, meydana getirdiler, battaniye verdiler. Bir süre orada yattık Süleyman Soylu, askerler geldi, Allah razı olsun. Ben böyle asker görmedim. Asker beni temsil ediyor, benim askerim. Sonra askerler gelip evlerimizi, işyerlerimiz temizlediler. Bize elimizi bile sürdürmediler. Hepsinden Allah razı olsun" dedi.








"Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı"
Hayatını kaybeden arkadaşlarını unutamadığını belirten Tezel, "Yakınlarım, arkadaşlarım gitti. Bir ben kaldım, bir de eşim kaldı. İki kişiyiz, başka kimse yok. Pazaryerindeki arkadaşlarım hayatını kaybetti. Hala unutamadık. Selin eserini vücudumda taşıyorum. Ayağım hep yaraydı. Pantolon, gömlek, kimlik hepsi selde kayboldu. Bir saat, bir de gözlüğüm kaldı. Askerlerden Allah razı olsun, beni selden kurtardılar. Pazaryerinde esnaflardan 5 kişi hayatını kaybetti" diye konuştu.

"Arkadaşımın evindeyken bir baktım kendi apartmanım yıkıldı"

Sel felaketinde evlerinin Ezine Çayı'nın kenarında olduğunu söyleyen Kayra Uhut Turan ise, "Evimiz Ezine Çayı'nın kenarındaydı. O yüzden biz de evde sıkışmıştık. Zabıta arabası gelip anons yapıyordu. Biz evden çıkmadık. Sel bir anda geldi. Evimiz su almaya başladı. Biz de selin içine girip kaçmaya karar verdik ve dışarıya çıktık. Kapıyı sel suyundan dolayı açamıyorduk, zor açtık. Biz çıktıktan sonra bina yıkılmıştı. 8 katlı bina. Biz de selden böyle kurtulduk. Annemin bir tane baktığı yaşlı ağabey vardı, onun evine sığındık. Selin olduğu zamanı hatırlıyorum. Ben arkadaşımın evinde kendi apartmanıma bakarken yıkıldı. Sonra yeni evim TOKİ oldu. TOKİ'den çok memnunum. Yeni evim çok güzel" şeklinde konuştu.








"Allah devletimizde zeval vermesin, Bozkurt ayakta dimdik duruyor"

Sel anında yaşadıklarını anlatan Şaban Demir de, "Selin ilk zamanları kimse tam farkına varmamıştı. Belediye anons yaptı, bizi uyardılar. Ondan sonra dükkanı topladık. Tam kaçarken ben içeri girmiştim. İçeride su seviyesi yavaş yavaş yükseldi. Ben giriş kattaydım. O arada bir arkadaş da içeri girmişti. 'Üst kata çıkalım' dedim. Ben de tam çıkarken içeride su seviyesi yükseldi, benim bulunduğum kata geldi. Aradaki merdivenden üst kata çıktık. Biz kurtulduk zannettik ama maalesef su birinci katı geçti, ikinci kata kadar geldi. İş yeri ağzına kadar su doldu. Yanımdaki komşuyla beraber çıktık. Saat 11.30'da kurtulduk. Şu anda Bozkurt düzeldi. At yapısıyla, dükkanlarıyla yenilendi. Bizim o zaman dükkanımız bu şekilde değildi. TOKİ yaptı. Şu anda daha dayanıklı, daha güzel. Caddemiz de daha bir geniş" ifadelerini kullandı.

Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!

Elektronik sigaralar, pazara ilk girdiklerinde geleneksel tütüne kıyasla zararsız bir "su buharı" alternatifi gibi sunulmuş olsa da, modern tıp araştırmaları bu algının büyük bir yanılsama olduğunu net bir şekilde kanıtlamıştır

10.08.2026 12:06:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
E-sigaraların çıkardığı duman bir su buharı değil; ağır metaller, kanserojen kimyasallar ve ince parçacıklar içeren karmaşık bir kimyasal aerosoldür.






Solunum yollarından hücresel boyuta kadar elektronik sigaranın vücuda verdiği zararlar:

Akciğer ve Solunum Sistemi Hasarları

EVALI (Elektronik Sigara İlişkili Akciğer Yaralanması): E-sigara kullanımına bağlı ortaya çıkan, akciğer dokularında ani ve ağır iltihaplanmayla seyreden, solunum yetmezliğine ve ölüme yol açabilen akut bir tablo.

"Patlamış Mısır Akciğeri" (Bronşiyolit Obliterans): E-sigara likitlerinde tatlandırıcı olarak kullanılan diasetil maddesinin ısıtılıp solunması, akciğerdeki en küçük hava yollarında kalıcı daralma, yara dokusu ve geri dönüşsüz tıkanıklık yaratır.

Hücresel Savunmanın Çökmesi: Buhar içindeki kimyasallar, akciğerleri enfeksiyonlara karşı koruyan makrofaj hücrelerinin yapısını bozarak zatürre ve bronşit riskini artırır.






Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Etkiler

Oksidatif Stres ve Damar Sertliği: Buharlaşan kimyasallar damar iç çeperinde (endotel) iltihaplanmaya neden olarak damar esnekliğini kaybettirir.

Ritim Bozukluğu ve Tansiyon: Sıvı içerisinde yüksek oranda bulunan sentetik nikotin; adrenalini tetikleyerek kan basıncını yükseltir, kalp hızını artırır ve uzun vadede kalp krizi ile inme (felç) riskini katlar.









Hücresel Boyut ve Kanser Riski

Toksik Dönüşüm: Likitlerdeki propilen glikol ve bitkisel gliserin oda sıcaklığında güvenli kabul edilse de, yüksek sıcaklıkta ısıtıldıklarında formaldehit (kadavra koruyucu), asetaldehit ve akrolein gibi güçlü kanserojen maddelere dönüşür.

Ağır Metal Birikimi: Isıtıcı rezistans telinden buhara sızan nikel, kurşun, krom ve kalay gibi ağır metaller akciğer dokusunda birikir.

DNA Hasarı: Yapılan araştırmalar, e-sigara buharının hücre DNA'sında kırılmalara yol açarak mutasyon ve kanser oluşumuna zemin hazırladığını göstermektedir.






Beyin ve Nörolojik Gelişim

Özellikle 25 yaş altındaki gençlerde ve ergenlerde beynin ön lob (prefrontal korteks) gelişimi devam eder. Yüksek doz nikotinin bu yaş grubunda tüketilmesi; karar verme, dikkat toplama, dürtü kontrolü ve öğrenme kapasitelerinde kalıcı bozulmalara yol açar.

Duygu durum bozukluklarını tetikleyerek anksiyete ve depresyon riskini yükseltir.

Ağız, Diş ve Ağız Florası Bütünlüğü

Tiryaki Dili (Vaper's Tongue): Aroma kimyasallarının ve sürekli sıcak buharın dildeki tat tomurcuklarını tahriş etmesi sonucu tat alma duyusunun geçici veya kalıcı olarak kaybolması.

Ağız Kuruluğu ve Diş Eti Çekilmesi: Sıvıların nem emici özelliği nedeniyle tükürük salgısı azalır; bu durum bakteriyel plak oluşumunu, diş eti iltihaplarını ve erken diş kayıplarını hızlandırır.






Üreme Sağlığı ve Hormonal Denge

Hem kadınlarda hem erkeklerde kök hücre yapısına zarar vererek sperm kalitesini ve yumurtalık rezervlerini düşürür.

Gebelik döneminde kullanıldığında plasenta kan akışını bozarak düşük, erken doğum ve bebekte gelişim bozuklukları riskini belirgin şekilde artırır.

Elektronik sigara tütünü yakmadığı için tar (katran) üretmeyebilir; ancak vücuda tamamen farklı kulvardan sentetik toksinler ve yüksek dozda bağımlılık yapıcı kimyasal sevk eden karmaşık bir risk faktörüdür.

Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde

Zonguldak'ın Filyos beldesinde girdiği denizde kaybolan Suriye uyruklu 15 yaşındaki Muhammet Şemali'yi arama çalışmaları ikinci gününde havadan ve karadan devam etti

10.08.2026 11:41:00
İHA
 
Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde
Filyos'ta kaybolan Muhammet'i arama çalışmaları ikinci gününde
Ankara'dan tur ile Zonguldak'a gelen 16 yaşındaki Muhammet Şemali, serinlemek için Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde denize girdi. Dalgalar arasında zor anlar yaşayan Şemali'yi kurtarmak isteyen bir yakını da boğulma tehlikesi geçirdi. Yaralı kurtulan yakını A.Ş. hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler denizden ve karadan Şemali için arama kurtarma çalışması başlattı. Gün boyu devam eden çalışmalar gece boyu da karadan devam etti. Bu sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte jandarma, polis ve AFAD ekipleri karadan, denizden ve havadan çalışmalarını sürdürdü.








Arama çalışmalarında gönüllü olarak yer alan Doğukan Bayrak, "Dün akşam kaybolan vatandaş için jandarma arama kurtarma timi 17.00'den beri aramalarını yapıyor. Polis, AFAD geldi. Dün geceden beri biz de vatandaş olarak yardım etmeye çalışıyoruz. Umarım bulunur" diye konuştu.








Şemali'ye ait herhangi bir ize rastlanmazken 3 bot, 2 dron, 36 personelin bölgedeki çalışması sürüyor.








Öte yandan Zonguldak Valiliği 9 - 10 Ağustos tarihleri arasında olumsuz deniz şartları sebebiyle il genelinde denize girişleri yasaklamıştı.

Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü

İstanbul Güngören'de 5 katlı binanın birinci katındaki balkon, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Bina tedbir amacıyla boşaltılırken ekipler tarafından mühürlendi. Bina çevresi bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı

09.08.2026 02:40:00
İHA
 
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Olay, saat 22.30 sıralarında İstanbul Güngören Akıncılar Mahallesi Üstün Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sokak üzerindeki 5 katlı binanın birinci katındaki balkonda bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı.






Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken bina tedbir amacıyla boşaltılarak mühürlendi. Binanın çevresi ekipler tarafından bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı.








Konu ile ilgili konuşan Tayfun Kurt, "Bildiğim kadarıyla apartmanın balkonu çökmüş. Ama neden kaynaklandığı hakkında bilgimiz yok. Geldiğimizde o esnada binada hala oturanlar vardı. Sonrasında zaten ilgili ekiplere haber verildi. Polis, etrafı kapattı. Oturanları çıkarttı. Şimdi de önlem alıyor" dedi.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.