logo
25 MAYIS 2026

Eski, yüksek binalarda oturmayın

 
 
İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziyadin Çakır, Marmara Denizi'nde uzun zamandır deprem olmayan bazı fay hatları bulunduğuna işaret ederek, "Depremi tahmin etmek yerine deprem için hazır olmamız ve 'Ne zaman deprem olacak?' sorusunu artık sormamak gerekiyor. Her geçen gün deprem bir gün daha bize yaklaşıyor. Özellikle eski, yüksek binalarda oturmayın" dedi.

17.08.2021 12:16:00
Eski, yüksek binalarda oturmayın
Eski, yüksek binalarda oturmayın
 
 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziyadin Çakır, depremin ne zaman olacağını tahmin etmek yerine hazır olunması gerektiğini, Marmara'da uzun süredir kırılmanın yaşanmadığı fayın bazı bölümlerinde deprem beklediklerini söyledi. Çakır, 17 Ağustos 1999'daki Marmara Depremi'nin 22. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada, insanların büyük ve yıkıcı olduğunda depremin ciddiyetini ve önemini anladığını belirtti.
 
İstanbul'da eski yapı çok
 
Çakır, Marmara'daki depremin üzerinden 22 yıl geçtiğini, bu sürede büyük bir deprem olmamasının şans olduğunu ifade ederek, "Bu sürede İstanbul'un yapı stokunda ciddi miktarda yenilenmeler meydana geldi. Başta okullar, hastaneler olmak üzere birçok kamu binaları yenilendi ve yenileniyor. Ancak bu istenilen seviyede değil. Bu nedenle İstanbul'da kentsel dönüşümün hızlandırılması gerekiyor. Bu nedenle, İstanbul için özel bir yasa da çıkartılabilir" dedi. İstanbul'da 2000 yılı öncesi yüz binlerce bina olduğunu aktaran Çakır, bunların bir kısmının kötü zeminde olduğunu belirtti.
 
Eski yüksek binalarda oturulmamalı
 
Çakır, binaların özelikle 4-5 kattan yüksek olanlarının oldukça riskli olduğunu, bunların yaşam için tercih edilmemesi gerektiği kaydederek, şöyle devam etti: "Eski yapı stokunun daha hızlı şekilde eritilmesi lazım. İstanbul'da kentsel dönüşüm noktasında müthiş bir değişim var. Her yer yenileniyor, yeni evler çoğalıyor. Umarım bir 20 yıl daha deprem olmaz ve eski binalar tamamıyla dönüştürülür. Eğer bir 20 yıl daha geçerse İstanbul'da depremde çok büyük sorun olacağını düşünmüyorum. Çünkü İstanbul direkt fayların üzerinde değil. Faylara en yakın uzaklık 15-20 kilometre mesafede. Bu uzaklıktaki depremlerde yıkımların nedeni binaların depreme dayanıklı yapılmamasından kaynaklanıyor. Şu anda yapı stokumuz eski gibi değil. Yeni yapılan binaların deprem yönetmeliğine göre yapılıp denetleniyor olması çok önemli. İnsanlara, ev satın alacağı zaman 2000 yılından önce yapılmış binalardan kesinlikle ev almamasını tavsiye ediyorum. Çünkü bu binaların çoğu deprem için gerekli mühendislik hizmeti almamış, depreme karşı dayanıklılığı düşünülmemiş yapılar. Vatandaşlarımız eski binalardan uzak dursunlar."
 
Depremi önceden bilmek imkânsız
 
Prof. Dr. Ziyadin Çakır, beklenen İstanbul depremine her geçen gün daha da yaklaşıldığını ancak bunun önceden tahmin edilmesinin mümkün olmadığını bildirdi. Bazı kimselerin hiçbir bilimsel araştırma ve hesap yapmadan çeşitli tahminlerde bulunduğunu, bunların insanın kafasını karıştırdığını belirten Çakır, şunları kaydetti: "Bu nedenle depremi tahmin etmek yerine deprem için hazır olmamız ve 'Ne zaman deprem olacak?' sorusunu artık sormamak gerekiyor. Çünkü kimse bilmiyor. Depremin zamanını, deprem biliminin en gelişmiş olduğu ülkedeki bilim insanları da bilmiyor. Bazı kişiler '5 sene içinde deprem olacak' veya '2047 yılına kadar deprem olmayacak' gibi beyanlarda bulunuyorlar. Bu söylemlerin hiçbirisi maalesef bilimsel verilere veya evrensel olarak kabul görmüş bilimsel yöntemlere dayanmıyor. Bir deprem olduğunda yanındaki fayın ne zaman kırılacağı noktasında da bize bir şey söylemek pek mümkün değil. Bu, 1 ay da 1 yıl da 32 yıl da olabilir. Ama şunu biliyoruz ki her geçen gün deprem bir gün daha bize yaklaşıyor. Marmara'da uzun zamandır deprem olmayan bazı fay hatları var. Bu fayın bazı bölümlerinde deprem olmasını bekliyoruz. Şu anda Türkiye'nin her yerinde 6.5 büyüklüğüne ulaşabilecek deprem her zaman olabilir." 
 
Depremden sonra sesli görüşmeden uzak duralım
 
 
İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziyadin Çakır, Marmara Depremi'ni gençlerin hiç bilmediğini, bu nedenle deprem gerçeğinin onlara medyanın yardımı ve eğitimle aktarılması gerektiğini anlattı. Deprem anında vatandaşların binadan çıkmaması ve merdivenlere yönelmemesi gerektiğinin altını çizen Çakır, "Büyük depremlerde bu şans pek olmuyor. Deprem ilk hissedildiğinde tavan yıkılma ihtimaline karşı bir ara boşluk oluşturabilecek yerlere sığınalım. Hayatımızı kurtarabilecek buzdolabı kenarı, mutfak tezgahı, yatağın kenarı gibi yerlere yaşam üçgenini yapalım. Depremden sonra da sesli görüşmeden uzak duralım. Çünkü telefonla aramaya başlanınca sistem kaldırmıyor ve kilitleniyor. Onun yerine internet veya SMS yoluyla mesajlaşma yapılırsa insanların yakınlarıyla bu şekilde iletişimi kopmamış olur" değerlendirmesinde bulundu. AA
 

Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu

24.05.2026 23:18:00
Haber Merkezi
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
Sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarı
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanlarıyla dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu.

DMM'den yapılan açıklamada, "Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi

24.05.2026 19:00:00
Haber Merkezi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP'li Mahir Polat, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini ve disipline sevk edilecek isimlerin olduğunu belirterek, "Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

CHP Genel Merkezi, sabah saatlerinde yaşanan gerginliğin ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekiplerince, otopark girişindeki zincirler ve kapılar kırılarak, gaz ve göz yaşartıcı gaz kapsülü ile boşaltıldı. Partililere, göz yaşartıcı gaz kapsülü de sıkıldı. Parti Genel Merkezi'nin içi gaz nedeniyle dumanla kaplandı. Polis, basın mensuplarını dışarı çıkarıyor. Binanın elektrikleri de kesildi.

Özel, milletvekilleri, partililer ile desteğe gelen yurttaşların da Genel Merkez'den ayrılmasından kısa bir süre sonra istinaf kararıyla CHP Genel Başkanı olarak tedbiren görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik ve beraberindeki bir grup, CHP Genel Merkez Binası'na girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da genel emrkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu'nun bugün genel merkeze gitmeyeceğini söyleyen Polat, "Disipline sevk edilecekler var. Kemal Bey'e hain diyenlerin partiyle ilişiği kesilir" dedi.

Özel'in posterlerinin indirilmesine yönelik soruya da yanıt veren Polat, "Onları kendileri alıp götürmüşler, bizden öyle bir görüntü çıkmaz" dedi.

Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu

24.05.2026 17:31:00
Haber Merkezi
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Prof. Dr. Görür, Adana depremi için uyardı: '2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü'
Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür, Adana Havzası için uyarıda bulundu.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesi olan 4.9 büyüklüğündeki deprem saat 04.26'da kaydedildi. Yerin 8.6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı çevre ilçelerde de hissedildi.
Depremin ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depremin Saimbeyli Fay Zonu'na yakın bir bölgede meydana geldiğini belirtti.
Görür paylaşımında, "Adana'da, Akoluk-Feke'de 4.9 deprem oldu. Deprem Saimbeyli ile Savrun Fay Zonları arasında ve Saimbeyli Fay Zonuna yakın. Bu faylar Doğu Anadolu Fay Zonuyla ilişkili ve 2023 depremleri nedeniyle enerji yüklü. Adana Havzası için tehdit olabilir. Geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi

24.05.2026 16:11:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Genel Merkezi'nde yürütülen tahliye ve tebligat sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Mansur Yavaş, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine polis zoruyla girilmesi gibi bir tablo; sadece bir siyasi partiye değil, Türkiye'nin demokratik birikimine zarar vermekten başka bir işe yaramaz" dedi.

Mansur Yavaş açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:

"Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne umudunu bağlamış milyonlarca insan vardır. Bu iradeyi yok sayan, her yaklaşım; toplumsal vicdanda derin yaralar açacaktır. Buradan bir kez daha sesleniyorum: O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır."

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi. Kazada yaralanan 46 kişi hastanelere kaldırıldı

24.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 24.05.2026 10:09:49
İHA
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Kaza saat 06.25 sıralarında Biga ilçesi girişindeki Yıldıran mevkiinde meydana geldi. Ankara'dan Çanakkale'ye gelen ve Eskişehir'den yolcu alan, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 AYD 067 plakalı tur otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle yoldan çıkarak tarlaya devrildi.



İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Kazada 45 yolcu ve otobüs şoförü olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardında Biga ve Lapseki'deki hastanelere sevk edildi.



Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. Kaza yapan otobüs dron ile görüntülendi.



Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı yaralıları hastanede ziyaret etti



Kaza yerine gelen Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kazayla ilgili polislerden bilgi aldı. Ardından Kaymakam Kayabaşı hastanelere giderek yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralıların durumları hakında da bilgi aldı.

Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor

Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD'nin New York kentinde gözaltına alınan şüpheli Umut Altaş'ın 26 Mayıs Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkması bekleniyor

24.05.2026 08:00:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Gülistan Doku soruşturmasında ABD'de gözaltına alınan Altaş'ın New York'ta hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan ve dün ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi.

İHA'ya özel bilgi veren ABD'li yetkililer, gözaltı işlemleri devam eden Altaş'ın gözaltında tutulduğu New York'un Manhattan bölgesinde bulunan Federal Plaza'dan yerel saat ile bu akşam kentteki ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) Gözlem Merkezi'ne götürüleceğini belirtti. Bu gelişmeler doğrultusunda Altaş'ın ilk duruşmasının Salı günü New York Güney Bölge Mahkemesi'nde yapılmasının beklendiği kaydedildi.


Türkiye'ye iade süreci gündemde



Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın mahkemede iade sürecine ilişkin beyanda bulunması bekleniyor. Duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceği değerlendiriliyor. ABD makamları ile Türk yetkililer arasında yürütülen adli süreç kapsamında, iade prosedürünün mahkemenin vereceği karar doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

ABD'li yetkililer, Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından Altaş'ın ülkesine iadesine ilişkin yoğun baskı sonucunda şimdiye kadar görülmemiş hızda bir iade sürecinin başlayacağı değerlendirmesinde bulundu.


ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyor



Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıktı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açıldığı öğrenildi.
Söz konusu suçlamalara ilişkin davanın da New York'ta sürdüğü, Altaş'ın bu kapsamda 10 Haziran 2026 tarihinde ayrı bir duruşmaya daha çıkacağı kaydedildi.


Gülistan Doku dosyası



Gülistan Doku soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturma çerçevesinde firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.