logo
19 TEMMUZ 2026

Esnaf kefil bulamıyor

25.05.2002 00:00:00
 
Kütahya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ahmet Kaymak, faizlerin yüzde 55'e düşmesine rağmen, esnafın kredi almak için kefil bulamadığını söyledi. Ekonomik kriz sebebiyle Kütahya esnafının zor duruma düştüğünü ifade eden Ahmet Kaymak, kimsenin birbirine güveninin kalmadığını belirtti. Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi'nin Halk Bankası aracılığıyla dağıttığı 5 milyar limitli ve 24 ay vadeli esnaf kredisinin eskisi gibi rağbet görmediğini vurgulayan Kaymak, "Bundan 1,5 yıl önce kredi çekmek isteyen esnaf sıraya girer ve aylarca paranın gelmesini beklerdi. Şimdi ise tam tersi. Kredi var, ancak esnaf ilgi göstermiyor. Çünkü, 5 milyarlık krediye almak isteyen bir esnafın 4 kefil bulması gerekiyor. Kimsenin birbirine güveni kalmadığı için kefil bulunamıyor. Esnafın geldiği durum içler acısı" dedi. Kaymak, kredi almak için son bir ay içinde müracaat eden esnaf sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini sözlerine ekledi.

Mahkemeler tatile girdi: Hangi davalar görülecek

Yargıda adli tatil dönemi başladı. 31 Ağustos’a kadar sürecek süreçte nöbetçi mahkemeler görev yapacak, diğer davaların görülmesine ise yeni adli yıla kadar ara verilecek

19.07.2026 17:26:00
Haber Merkezi
 
Mahkemeler tatile girdi: Hangi davalar görülecek
Mahkemeler tatile girdi: Hangi davalar görülecek
Yargı mensuplarının toplu izin dönemi olarak bilinen adli tatil süreci başladı. 31 Ağustos'a kadar devam edecek dönemde mahkemelerde nöbetçi heyetler görev yapacak, tutuklu bulunan sanıklarla ilgili dosyalar ve gecikmesinde sakınca bulunan acil işler değerlendirilecek.

Adli tatil boyunca normal duruşmalara büyük ölçüde ara verilirken, yargı süreçlerinin tamamen durmaması için nöbetçi mahkemeler çalışmalarını sürdürecek. Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte diğer davaların görülmesine devam edilecek.

Adliyelerde görevli nöbetçi mahkemeler, yalnızca kanunda belirtilen kapsamda kalan dosyaları ele alacak. Tutukluluk durumları, acil yargı işlemleri ve bekletilmesi sakıncalı görülen başvurular bu süreçte değerlendirilecek.

Danıştay'da adli tatil döneminde nöbetçi heyet görev alacak. Bu heyet, esas hakkında karar veremeyecek; ancak yürütmenin durdurulması taleplerini inceleyebilecek.

Yargıtay'da ise adli tatil süresince biri hukuk, diğeri ceza alanında olmak üzere iki nöbetçi daire görev yapacak. Ceza dairesi tutuklu sanıklarla ilgili dosyaları, hukuk dairesi ise acil nitelikteki işlemleri değerlendirecek.

Kanunlarda yer alan düzenlemelere göre adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlayıp 31 Ağustos'ta tamamlanıyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili yargı mevzuatında bu döneme ilişkin hükümler yer alıyor.

Anayasa Mahkemesi ise adli tatil uygulaması dışında tutuluyor. Mahkeme, bu süreçte çalışmalarına devam ediyor.

Yeni adli yılın başlamasıyla birlikte kamuoyunun takip ettiği davalar ve diğer yargı süreçleri belirlenen takvim doğrultusunda yeniden görülecek.

Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı

Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 19 kişi yaralandı

19.07.2026 15:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı
Diyarbakır'da engellileri taşıyan minibüs kaza yaptı
Olay, Diyarbakır Batman karayolu, Bağlar ilçesine bağlı Ağaçgeçit Mahallesi'nde meydana geldi. Rehabilitasyon merkezinden çıkan engellileri taşıyan N.T. idaresindeki 34 BNC 160 minibüs, V.S. idaresindeki 07 BOF 189 otomobile yandan çarpıp refüje çıktıktan sonra yan yattı.

Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan 19 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çapa inceleme başlatıldı.

Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı

Moğolistan tarafından kırmızı bültenle aranan 58 yaşındaki yabancı uyruklu şüpheli D.T., Kağıthane'de gözaltına alındı. Şüphelinin, farklı ülkelerde uyuşturucu ticareti yaptığı ortaya çıktı.

19.07.2026 11:31:00 / Güncelleme: 19.07.2026 11:41:31
İhlas Haber Ajansı
 
Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
Moğolistan tarafından aranan uyuşturucu baronu İstanbul'da yakalandı
Moğolistan tarafından kırmızı bültenle aranan 58 yaşındaki yabancı uyruklu şüpheli D.T., Kağıthane'de gözaltına alındı. Şüphelinin, farklı ülkelerde uyuşturucu ticareti yaptığı ortaya çıktı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, Moğolistan uyruklu D.T.'nin bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu ticareti yaptığı ve uluslararası düzeyde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiğini belirledi. Çalışmaların devamında, ülkesinde Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan şüphelinin Kağıthane'de bulunduğu adres tespit edildi.

Perşembe günü sabah düzenlenen operasyonda yakalanan D.T., gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Uyuşturucu kaçakçısı hakkında yapılan tahdit sorgulamasında, 'M' (uluslararası güvenlik ve istihbarat riski taşıyan) ve 'G' (bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar) kodlu kayıtlarının bulunduğu anlaşıldı.

Gözaltına alınan ve sorgulanmak üzere İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. İfade işlemlerinin ardından zanlı, hakkında yürütülen adli süreç kapsamında İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne bağlı Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

Türkiye neden uluslararası suçluların buluşma noktası haline geldi?



Son yıllarda Latin Amerika, Balkanlar, Kafkaslar ve son olarak Moğolistan gibi dünyanın dört bir yanından kırmızı bültenle aranan uyuşturucu kaçakçılarının Türkiye'de, özellikle de İstanbul'da lüks yaşamlar sürerken yakalanması kronik bir zafiyete işaret etmektedir.

Muhalefet, bu suçluların ülkeye nasıl bu kadar rahat girebildiği, mülk edinebildiği ve uzun süre fark edilmeden yaşayabildiği sorusunun, istihbarat ve güvenlik bürokrasisindeki yapısal sorunları gösterdiğini savunmaktadır.

Vize politikasındaki gevşeklik ve sınır kontrolü zafiyeti



Yakalanan şüphelinin yapılan sorgulamasında, uluslararası güvenlik ve istihbarat riski taşıyan "M" kodu ile bulaşıcı hastalık riski taşıyan "G" kodu gibi ciddi tahdit kayıtlarının olduğu belirlenmiştir. Bu derece yüksek profilli risk taşıyan yabancıların sınır kapılarından veya vize muafiyetlerinden yararlanarak ülkeye sızabilmesi, sınır güvenliği ve göç idaresi politikalarının yetersizliğinin somut bir kanıtı olarak sunulmaktadır.

Varlık Barışı ve denetimsiz sermaye akışı

İktidarın uzun süredir uyguladığı, kaynağı belirsiz paraların ülkeye girişine izin veren yasal düzenlemeler, küresel suç şebekelerinin paralarını Türkiye'de aklamasına zemin hazırlamakla suçlanmaktadır. Kara para aklama süreçlerinin kolaylaşması, uluslararası uyuşturucu baronlarını ve kaçakçılarını Türkiye'ye çeken en büyük teşvik unsurlarından biri olarak nitelendirilir.

Yakalama operasyonlarının gerçek niteliği ve reaktif güvenlik politikası

İçişleri Bakanlığı tarafından büyük bir "başarı" ve "suçla amansız mücadele" olarak servis edilen yakalama operasyonlarının gerçek niteliği sorgulanmaktadır. Eleştirel yaklaşımlara göre asıl başarı, bu suçluların ülkeye girmesini en başta engellemektir. Küresel suçluların ancak uluslararası baskılar veya yabancı istihbaratların nokta atışı ihbarları neticesinde yakalanması, iktidarın iddia ettiği gibi proaktif bir güvenlik politikasının değil, zorunlu kalındığında yapılan reaktif hamlelerin bir sonucu olarak yorumlanmaktadır.

Bu kez Ukrayna katliam yaptı


 
Rusya’nın Tambov ve Moskova bölgelerine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 7 kişinin hayatını kaybettiği, 48 kişinin yaralandığı, bir petrol tesisi ile çeşitli lojistik merkezlerinde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırılar sonrası bölgeden yoğun duman yükseldi.
 

18.07.2026 14:29:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı
 Bu kez Ukrayna katliam yaptı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.
Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

Öte yandan Ukrayna Ordusu İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, bu gece Rus gölge filosuna ait olduğunu öne sürdüğü 13 gemiye saldırılar düzenlediklerini bildirdi.

Rusya da öldürüyor

Ukrayna'nın Harkiv kentinde Rusya'ya ait bir "Banderol" füzesinin yola isabet ettiği saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı. Ukrayna polisi, saldırının meydana geldiği bölgede inceleme yürüttü.

Malatya'da deprem


 
 Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

18.07.2026 06:36:00 / Güncelleme: 18.07.2026 07:14:58
Haber Merkezi
 
Malatya'da deprem
Malatya'da deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20'de, merkez üssü Malatya merkezde bulunan ve ilin en kalabalık ikinci ilçesi olan Battalgazi'de 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin yerin 15.59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.
 
Saha taramaları başladı
 
Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.
Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Olumsuz bir durum yok
 
Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen deprem sonrası olumsuz bir tespitin olmadığını, tüm ihbarları değerlendirdiklerini bildirdi. Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Güzel Malatya'mıza geçmiş olsun. Battalgazi'de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz."

Çevre illerde de hissedildi
 
AFAD, Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası olumsuz bir durumun bulunmadığını bildirdi.
AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor


 
Tuz, yaşam için vazgeçilmez olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde başta böbrekler olmak üzere kalp, damar sistemi ve birçok organ üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

18.07.2026 02:28:00
MURAT ÇORBACI
 
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor
Aşırı kullanımı böbrekleri bitiriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, özellikle Türkiye'de önerilen miktarın oldukça üzerinde tuz tüketildiğine dikkat çekerek, küçük alışkanlık değişikliklerinin uzun vadede büyük sağlık kazanımları sağlayabileceğini vurguladı. Uyar, şunları söyledi: "Sabaha zeytin ve peynirle başlıyoruz, öğlen bir dilim ekmekle yemeğimizi tamamlıyor, akşam da çoğu zaman farkında bile olmadan tuz tüketmeye devam ediyoruz. Üstelik yemek daha ağzımıza gitmeden elimiz tuzluğa uzanıyor. Oysa bu küçük beyaz kristaller, yaşam için vazgeçilmez olduğu kadar, fazla tüketildiğinde sağlığımızı sessizce tehdit eden en önemli etkenlerden biridir.

Aslında ihtiyaç duyulan sodyum

Tuz, yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluşur. Vücudumuz için gerekli olan aslında sodyumdur. Sinir hücreleri onun sayesinde haberleşir, kaslarımız onun sayesinde kasılır, kalbimiz düzenli çalışır ve hücrelerimizdeki su dengesi korunur. Kısacası sodyum olmadan yaşam mümkün değildir. Ancak doğa bize ihtiyaç duyduğumuz sodyumu zaten sunuyor. Sebzelerde, süt ürünlerinde, etlerde ve birçok doğal besinde yeterli miktarda bulunuyor. Sorun, ihtiyacımızdan çok daha fazlasını tüketmeye başlamamızla ortaya çıkıyor. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde insanlar günde bir gramdan bile az tuz tüketiyordu. Besinler doğal hâlleriyle yeniyor, hazır gıdalar ise henüz hayatımıza girmemişti. Günümüzde ise işlenmiş gıdalar, fast-food ürünleri, hazır soslar, atıştırmalıklar ve ekmek sayesinde çoğu kişi farkında olmadan önerilen miktarın birkaç katı tuz alıyor. Dünya Sağlık Örgütü, günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini öneriyor. Ne yazık ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ortalama tüketimin bunun yaklaşık üç katına ulaştığını gösteriyor.

Peki fazla tuz vücudumuza ne yapıyor?

İlk hedef damarlarımız oluyor. Kandaki sodyum arttıkça vücut daha fazla su tutuyor. Damarların içindeki sıvı miktarı yükseliyor ve bunun sonucu olarak tansiyon artıyor. Yüksek tansiyon ise yıllarca hiçbir belirti vermeden kalbi, beyni, böbrekleri ve damarları yıpratıyor. Bu nedenle hipertansiyona boşuna 'sessiz katil' denmiyor."

Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!


eslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, "Sadece zayıflama iğnelerine güvenerek kilo kaybetmek önemli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu risklerden en önemlisi hızlı kilo kaybı ile birlikte kas dokusunun da kaybedilmesi" dedi. 

18.07.2026 02:06:00
MURAT ÇORBACI
 
Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!
Zayıflama iğnesi kullanmak isteyenler, iki kere düşünsün!

Obezite uzun yıllar boyunca yalnızca fazla yemek yemek ya da irade eksikliğiyle açıklanmaya çalışıldı. Oysa obezite; hormonlardan genetik yatkınlığa, bağırsak-beyin iletişiminden metabolizmaya kadar birçok mekanizmanın birlikte rol oynadığı kronik ve karmaşık bir hastalık. Son yıllarda tüm dünyada büyük ilgi gören GLP-1 reseptör agonistleri yani zayıflama iğneleri de bu bakış açısını değiştiren önemli gelişmeler arasında. Bu ilaçların sadece iştahı azaltmaya yardımcı olmadığını, ayrıca kişinin gün boyu zihnini meşgul eden, sürekli ne yiyeceğini düşündüren ve bilim dünyasında 'yemek gürültüsü - food noise' olarak tanımlanan içsel dürtüyü de baskılayabildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal, "GLP-1 ilaçları kilo verme sürecinde önemli bir destek sağlayabilir. Ancak bu ilaçlar yağları yakan bir mucize değil; doğru beslenme, düzenli hareket ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları oluşturabilmek için biyolojik bir fırsat sunuyor. Longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımında hedef yalnızca kilo vermek değil, metabolik sağlığı ve kas kütlesini koruyarak uzun yıllar sağlıklı yaşayabilmektir" dedi.

Yaşam tarzı değişikliği şart

Ardal, "Elde edilen sonuçlar yalnızca ilacın değil, yaşam tarzı değişikliğinin de başarısını yansıtıyor" ifadelerini kullandı. İlacın bırakılmasının ardından kaybedilen kilonun korunmasının tamamen yaşam alışkanlıklarına bağlı olduğunu belirten Ardal, "Sadece zayıflama iğnelerine güvenerek kilo kaybetmek önemli riskleri beraberinde getirebiliyor. Bu risklerden en önemlisi hızlı kilo kaybı ile birlikte kas dokusunun da kaybedilmesi. Direnç egzersizleri ve yeterli protein alımıyla desteklenmeyen kilo kaybı, metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut kompozisyonunun bozulmasına ve ilacın bırakılmasının ardından kiloların daha hızlı geri alınmasına neden olabilir" uyarısında bulundu.

Doğal yolu var mı?

GLP-1 hormonunun her öğünden sonra vücudumuz tarafından doğal olarak da salgılandığını vurgulayan Ardal, "GLP-1'i artıran tek bir mucize besin ya da sihirli bir yöntem yok. Asıl önemli olan, vücudun bu hormonu doğal olarak üretebileceği metabolik ortamı oluşturabilmek. Şunlar yapılabilir:

1. Sofranızı hormonlarınız için hazırlayın: Zeytinyağı, avokado ve tahin gibi sağlıklı yağlar; yumurta, yoğurt, balık ve kaliteli protein kaynakları ile liften zengin, özellikle prebiyotik özellik taşıyan soğan, pırasa ve hindiba gibi sebzeler GLP-1 salınımını destekleyebiliyor. Ayrıca öğünlerde lif, protein ve sağlıklı yağları karbonhidrattan önce tüketmek hem tokluk hormonlarının daha etkili çalışmasına hem de kan şekeri kontrolünün iyileşmesine katkı sağlayabiliyor.

2. GLP-1 sadece mutfakta desteklenmiyor: Kısa yürüyüşler, kaliteli uyku, etkili stres yönetimi ve gece boyunca sindirim sistemine dinlenme fırsatı veren düzenli beslenme aralıkları da bağırsak-hormon dengesini olumlu yönde etkiliyor." 

Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Güvenpark’ta eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er şehit aileleri ve gazileri ziyaretinde, "Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete, devlet denmez" dedi

17.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Dervişoğlu'ndan şehit ailelerine destek
Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları için Güvenpark'ta başlattıkları oturma eylemi sürüyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eylemin beşinci gününde şehit yakınları ve gazileri ziyaret etti. Dervişoğlu'na İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat ile Kevser Ofluoğlu ve partililer eşlik etti.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, "3 bin 800 er gazimiz var. 85 milyonluk ülke 5 bin tane vatan evladına bakamıyorsa, eğer bu duruma düşürüyorsa herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi gerek" ifadesini kullandı.

"BU SORUNUN PEŞİNDEYİZ"

Dervişoğlu da er şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini belirterek, ilk günden itibaren milletvekilleri ve parti yöneticilerinin eylem alanında bulunduğunu söyledi. Sorunun çözümü için TBMM'de çalışma yürüttüklerini ve kanun teklifi hazırlandığını aktaran Dervişoğlu, "Genel Merkezimizle, Ankara milletvekillerimiz ve diğer milletvekillerimizle birlikte bu sorunun peşindeyiz" dedi.

Hak arama mücadelesinin doğru yöntemlerle sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, "Haklıyken haksız duruma düşmemek lazım. Önce problemin çözülmesine yönelik adımları doğru bir biçimde atmaya muvaffak olabilmeliyiz" diye konuştu.

"ERE GÖRE AYRI GAZİLİK, ŞEHİTLİK OLMAZ"

Gazilik ve şehitliğin rütbeye göre ayrıştırılamayacağını dile getiren Dervişoğlu, "Gazilik önemli bir rütbe zaten. Şehitlik de en yüce mertebe. Bunun rütbelerle birbirinden ayrılması acı olan. Ere göre ayrı gazilik, ere göre ayrı şehitlik, subaya göre ayrı şehitlik olmaz. Erin ailesiyle subayın ailesi memlekete verilmiş can bakımından birbirinden ayrı değerlendirilemez. Kurşun nasıl adres sormuyorsa gazilik de şehitlik de rütbe olarak ayrılamaz ve farklı muameleye tabi tutulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

"BİZ O SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ"

Dervişoğlu, ziyaretlerinin sembolik olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ziyaretimizi anlık bir ziyaret olarak değerlendirmeyin. Bu bizim yerine getirdiğimiz bir sorumluluktur. Milletimiz sizin yanınızdadır. Bundan emin olmanızı istiyorum. Milletimiz size müteşekkirdir. Hem milletimizin yüreğindesiniz hem de dualarındasınız. Biz isteriz ki devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirsin. Görev ve sorumluluğunu yerine getiremeyenler varsa, sizlerin huzurunda ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum; biz o sorumluluğu yerine getireceğiz ve ne gerekirse yapacağız."

Konuşmasında ziyareti siyasallaştırmak istemediğini belirten Dervişoğlu, "Burada bulunmam sadece farkındalığı artırmak içindir. Asıl yerine getirdiğim insani sorumluluğumdur. Buradaki insanların durumundan dolayı herkese insani bir sorumluluk düşüyor. Ankara halkını da bu sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyorum. Gazilerimiz ve şehit ailelerimiz yalnız değildir. Türk milleti onların yanındadır. Ankara onların yanındadır. Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi şehidinden, kendi gazisinden ve onların ailelerinden esirgeyen devlete devlet denmez" şeklinde konuştu.

Konuşmasını dinleyen bir gaziye seslenen Dervişoğlu, "Senin ayağına sağlık. Senin ayağına kurban olayım ben. Hepiniz müsterih olun. Ne zaman ne emriniz olursa sonuna kadar amadeyim" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da toplu ulaşıma zam


 
stanbul'da toplu ulaşıma yüzde 10 zam yapıldı. Elektronik tam bilet 42 liradan 46.20 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücreti 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, okul servislerinde 0 ile 1 kilometre arasındaki mesafe ücreti ise 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya yükseltildi.

17.07.2026 19:25:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da toplu ulaşıma zam
İstanbul'da toplu ulaşıma zam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 10 zam yapılmasına ilişkin teklif, AK Parti grubunun "hayır" oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi.
İBB Meclisi temmuz ayı toplantılarının üçüncü oturumu Meclis 2. Başkanvekili Gencay Özcan başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.

İşte zamlı tarife

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 42 liradan 46.20 liraya, öğrenci biletinin 20.50 liradan 22.55 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, öğrenci aylık abonman ücretinin 593 liradan 653 liraya çıkarılması istendi. Metrobüste 1 duraklık yolculuk ücreti 30.07 liradan 33.08 liraya, 34-43 ve üstü duraklık yolculuk ücreti 62.35 liradan 6859 liraya çıkarılması teklifte yer aldı.

Marmaray da zamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın işlettiği Marmaray'da ise 1-3 istasyon arası yolculuk ücretinin 34 liradan 37.40 liraya, 36-43 istasyon arası yolculuk ücretinin ise 74.70 liradan 82.17 liraya yükseltilmesi önerildi.
Deniz yolu taşımacılığında Üsküdar-Eminönü seferinin ücretinin 53.20 liradan 58.52 liraya, Kadıköy-Eminönü ile Kadıköy-Beşiktaş seferlerinin ücretinin 59.28 liradan 65.21 liraya, Bostancı-Adalar sefer ücretinin 156.26 liradan 171.89 liraya çıkarılması teklif edildi.

Taksiler ve minibüsler de artık zamlı

Taksimetre açılış ücretinin 65.40 liradan 71.94 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 43.56 liradan 47.92 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 544.45 liradan 598.90 liraya, kısa mesafe ücretinin ise 210 liradan 230 liraya yükseltilmesi talep edildi.
Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar olan mesafede 39 liradan 43 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 41 liradan 45 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 42 liradan 46 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 43 liradan 47 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 47 liradan 52 liraya, öğrenci ücretinin ise 25 liradan 28 liraya yükseltilmesi istendi.
Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya, personel servis ücretlerinin ise 2 bin 284.54 liradan 2 bin 512.99 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken yeni tarifenin 20 Temmuz'dan itibaren geçerli olacağı kaydedildi. Megakentte toplu ulaşıma 12 Şubat 2026 tarihinde yüzde 20 zam yapılmıştı.

Araç çekme ve yediemin otopark ücreteri de arttı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, yediemin otopark ve araç çekme ücretlerine yüzde 25 ila 42.86 arasında değişen oranlarda zam yapılmasına karar verildi. Buna göre, araç çekme ücretinin yüzde 38.90 zamla 1800 liradan 2 bin 500 liraya, 5 kilometreye kadar özel taşıma ücretinin 1800 liradan 2 bin 500 liraya, ilave kilometre ücretinin ise yüzde 42.86 zamla 70 liradan 100 liraya yükseltilmesi istendi. Yediemin otoparklarının günlük ücret tarifesinin motorlu bisikletlerde yüzde 40 zamla 50 liradan 70 liraya, motosikletlerde yüzde 30 zamla 100 liradan 130 liraya, otomobillerde yüzde 25 zamla 200 liradan 250 liraya çıkarılması istendi.

Kreşlerdeki yeni tarife

İBB Meclisi'nde ayrıca belediyenin işlettiği kreşlerin 5 bin lira olan aylık ücretinin yüzde 60 zamla 8 bin liraya yükseltilmesi kararlaştırıldı. Zamlı tarife, 1 Eylül'den itibaren geçerli olacak.

CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay’a gönderdi

17.07.2026 13:17:00
Haber Merkezi
 
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
CHP kurultay davası 56 gün sonra Yargıtay'a ulaştı. Yargı sürecinin aylar sürmesi bekleniyor
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayına şaibe karıştığı gerekçesiyle verdiği "mutlak butlan" kararını bugün PTT yoluyla Yargıtay'a gönderdi.

Karar sonrası Özgür Özel yönetimi görevden alınmış, Kemal Kılıçdaroğlu "tedbiren" atanmıştı.

Yargıtay'ın dosyayı bozması durumunda tedbir kararı kalkacak. Bu, Kılıçdaroğlu'nun görevinin sonlandırılması anlamına geliyor.

Yargı sürecinin aylar sürebileceği ifade ediliyor.

Dosya'nın Yargıtay'a ulaşması, Özel'in konuya dair eleştirilerinin ardından geldi. Dosyanın istinaf mahkemesinde 55 gündür tutulduğunu belirten Özel, Yargıtay incelemesinin adli tatil sonrasına bırakılmaya çalışıldığını söylemişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.