HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 TEMMUZ 2021, SALI

Evrim safsatasına bir derkenar

16.06.2001 00:00:00
Evrim teorisini savunan, geçmişten günümüze kadar gelen "tanrı tanımaz" tabirini içeren kafa yapıları aramızda cirit atmaktadır. Evrim teorisinin temelinde ateizmin yattığı kafa yapısıyla ortaya çıkan tek örnek değildir Ali Demirsoy. Ya da diğer bir tabirle beynini maddeye satan tek örnek değildir. 'Maddeye tapan beyin esirdir' şemasında yer alan Ali Demirsoy ve onun gibiler, hangi akla hizmet ederler hayretle karşılaşılan bir hadisedir, hem de sıradan bir hadise değil. Hegel'in ifadesiyle "akli olan gerçektir, gerçek olan aklidir." Evrim teorisi de akla hizmet etmediğine göre, gerçek olamaz. Bilindiği gibi evrim teorisi canlıların varlığını ve kökenini tesadüflere dayandıran, akla hayale gelmez tahminler yürüterek, ütopik senaryolar üreten bir felsefe ve bir dünya görüşüdür. "Özellikle dikkatimizi üzerine çekecek olan ateizmin şekli ise felsefe ateizmdir. Tanrının metafizik kavramı bahis mevzuu olduğu, bu da "tabi ilahiyat" adı verilen şeyin zirvesi olduğu için, bu anlamda o tür ateizme teolojik de denilebilir... Nietzsche'nin "Tanrı öldü" sözü o kadar dillere destan bir klişe oldu ki, insan bundan bahsetmekten bile utanıyor" (Ateizmin Çıkmazı, Etienne Gilson). Nietzche'nin "Tanrı öldü" sözüyle Ali Demirsoy gibileri öyle hemhal olmuşlar ki aklı hayrete düşürecek senaryolar üreterek piyasaya sürecek yeteneğe sahip olmuşlar ve kendilerini evrim teorisi gibi materyalist bir düşüncenin kahramanı olarak buldular. Yapılan tüm bilimsel yöntemler böyle bir teorinin hiç bir gerçekçi yönü olmadığını her seferinde kanıtlamıştır. Evrim teorisini savunanlar zaman zaman çıkmaza girdiklerini ve böyle bir teorinin olanaksızlığını ifade ederek bir çok kere yazmışlardır. Teoriyi ortaya atanlar önce böyle bir teoriye kendilerini inandıracak sonra başkalarının inanmasını sağlayacak, dolayısıyla da sorumluluktan kaçmanın pratik yolunu seçmiş olacaklardır. "Bu günkü savunulduğu şekliyle evrim düşüncesini ilk ortaya atan kişi, amatör bir İngiliz biyolog olan Charles Darwin'dir. Darwin evrimci tezlerini 1859'da yayınladığı, "Türlerin Kökeni" (The Origin of Species) isimli kitabında ortaya attı" (H. Yahya, K. Helakı). Evrim teorisi, felsefi kökenleri Eski Yunan'a kadar uzanmasına karşın, bilim dünyasının gündemine 19. yüzyılda girdi. Önce Fransız biyolog Lamarck, Zoological Philosophy adlı kitabında canlıların yaşamları sırasında kazandıkları değişimleri sonraki nesillere aktardıklarını öne sürmüştü. Ünlü zürafalar örneğinde bu canlıların eskiden çok daha kısa boyunlu olduklarını, ancak yüksek ağaçlara ulaşmak için çabalarken nesilden nesile boyunlarının uzadığını iddia etmişti... (Hayatın Gerçek Kökeni, H. Yahya). Kargaları bile güldüren felsefeleriyle ortaya çıkan evrimciler, defalarca teorilerinin çürütülmesi karşısında ısrarla yeni yeni senaryolar üretme çabalarından ne zaman vazgeçecekler. 'Olmayan şeyler inkar edilmezmiş' diye bir söz duymuştum, Ortada bir inkar varsa dolayısıyla bir gerçek de var.

"Şempanzeden gelmişim" diyene sözüm yoktur

Maymunluk onun olsun çok söze lüzum yoktur

Dinim ceddim Adem'dir diyorsa doğru budur

Sen büyük sahtekarsın Darwin kudur be kudur

Yıllardır görüyoruz kurt olmuş mudur ayı

Bırak çaresiz ilmi bırak bu palavrayı..."
 
Derya Şüheda Terzi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.