HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 AĞUSTOS 2021, PAZARTESİ

Yağmura sırdaş

09.06.2001 00:00:00
Yorgunum, uzaklardan geldim... Yollarım bomboş, kimsem yok hoşgeldin diyecek... Burası hep boştu zaten, gönlümün raylarında trenler geçmiyor ki. Bugün dönüşüme bir yağmur sevinmişti herhalde... Bugün şehre yağmur yağıyordu, belki de ağlıyordu. Zaman neler alıp götürmüştü benden ve yeryüzünden. Oysa zaman hep bir algılamaydı beynin bir köşesinde, nokta kadar yerde yaşananlar. Düşlerim ağlıyordu... Şehir sanki bana hitap ediyordu, sağanak yağış vardı. Bu bana bir merhaba mıydı. Zaman beynimi emen bir sünger ve alnımda müthiş bir sancı başladı. Ağlamamak için gözlerimi sıkıyorum, çenemde bir titreme, kalbim ne olur dayan diyorum. Gözümden gözlüğümü çıkarıp yüzümü sıvazlıyorum. Gerçi duanın ardından bir 'amin' sedasıyla sıvazlanan yüzün rahatlığını yaşayamadım ama, kendime gelmem için beyin hücrelerime bir ultimatom sendromuydu. Bir sentez oluşturuyordu duygularım. Bu şehre iki yağmur ağır gelirdi diye, gözyaşlarımı sessizce kalbime akıttım. Aksi taktirde, bu şehir bir sel baskınına uğrayabilirdi. Düşlerimde bile hep reelde buluştum, ümitlerim tutanağım. Yağmur yağınca toprak kokmuyor bu şehir ama, nerede olursa olsun ben yağmuru seviyorum. O hep riyasız, karşılıksız akardı yeryüzüne. Bekle dedim kendime... Duvar kenarında sıkışıp kalan bir çiçeği kavuşturmalıydım sevgilisine. Yağmuru bekliyordu ümitle, hüzünlü bir kuytu köşede... Ben yağmuru, yağmur beni bekledi. İnsanlar ıslanmamak için kaçışıyorlar, ben yağmurla sarmaş dolaş. Hala direniyorum ağlamamak adına, ağlayamam utanırım aslında. Riyasız ve karşılıksız yağan yağmurda, benim gözyaşlarım hem sönük kalırdı, hem abesle iştigal ederdi. Yağmur karşıma dikilip, neye vefa gösterdin ki ağlıyorsun, alnın secdede nasır mı tuttu, duadan ellerin mi karıncalandı, gözyaşının hükmü yok ey fani derse, ben tükenirdim. Yağmur büyük bir şiddetle daha da coşabilir ve aramızdaki duygu selinin buna sebep olduğunu bilmeden yağmura isyana durabilirlerdi. O yüzden sonuna kadar dayanmalıydım. İnsanlar için değil belki, ama, yağmur için dayanmalıydım. Çünkü o bilmese de ben yağmurun sırdaşıydım. Ruhun huzura kavuştuğu öteler ötesinde derin manalar aramaya koyuldum. Yağmur bende, ben yağmurun içindeydim. Ve yağmurun gümüş renkli (rengi) gözleriyle bana bakıyordu. Ben mahcubdum, ben artık dilimi sükûta teslim ettim, lisan-ı hal diliyle konuşmaya başladım. Artık sükût zamanıydı. Yorgunum, uzaklardan gelmişim... Bu şehre döndüğümde bir yağmur karşıladı beni hasret ve hüzünle...
 
Derya Şüheda Terzi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.