logo
28 EYLÜL 2026

Fahrettin Altun: Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye küresel bir aktör

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Türkiye bir müttefik, bir ekonomik aktör, çekim merkezi olarak yol yürümeye devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü lider diplomasisiyle krizlerin çözümü noktasında Türkiye etkin bir arabuluculukla küresel alanda bir aktör olarak varlık gösteriyor." dedi.

21.12.2023 16:48:00
AA
 
Fahrettin Altun: Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye küresel bir aktör
Fahrettin Altun: Cumhurbaşkanımız sayesinde Türkiye küresel bir aktör
Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Altun başkanlığında toplandı.

Kurulun dördüncü toplantısına bakan yardımcıları, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluşların başkan ve başkan yardımcıları ile kamu kurumlarıyla bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Burada konuşan Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamu diplomasisi ve stratejik iletişimin, devletin ana stratejik yaklaşımlarından biri olması için ciddi bir gayret ortaya koyduğunu, ciddi atılımların gerçekleştirilmesine imkan sağladığını söyledi.

Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunun bu anlamda kamu diplomasisinin kurumsallaşması ve devletin bütün kademelerinde etkin şekilde uygulanabilmesi için bir çatı kuruluş olarak hayata geçtiğini belirten Altun, kurulun, kamu diplomasisi faaliyetlerinin daha sistematik şekilde hayata geçirilmesi, bütün kurum ve kuruluşların işbirliği içerisinde hareket etmesi noktasındaki önemine işaret etti.

Kamu diplomasisi çalışmalarının hedefinin "Türkiye markasını güçlendirmek" olduğunu dile getiren Altun, şöyle devam etti:

"Elbette, Türkiye markasını güçlendirmek birinci hedefimiz. Bu hedef doğrultusunda kamu diplomasisi çalışmalarımız her şeyden önce doğru ve etkin enformasyon sağlamak, iletişimi stratejik bir akılla gerçekleştirmek ve ülkemizin sahip olduğu akıllı güç potansiyelini en üst düzeyde kullanmak üzere hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu anlamda Türkiye'nin uluslararası itibarını güçlendirmek, Türkiye aleyhine sistematik bir şekilde sürdürülmeye çalışılan kara propaganda ve dezenformasyon kampanyalarına karşı güçlü şekilde, etkili iletişim yol ve yöntemleriyle karşı stratejiler üretmek ve bu bağlamda da bir bütün olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatlerini gözetmek bizim en temel hedefimizdir."

Türkiye'yi ilgilendiren uluslararası ve bölgesel sorunlara ilişkin de Türkiye'nin perspektifini bütün dünyaya en net, açık, şeffaf şekilde aktarmanın kamu diplomasisi faaliyetlerinin en önemli ayaklarından olduğunu vurgulayan Altun, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin yürüttüğü dış politika perspektifinin önemli ayağı olan küresel barış ve istikrara katkı sunma vizyonunu da içerecek şekilde kamu diplomasisi faaliyetlerimiz geniş bir zeminde sürdürülmektedir." dedi.

"Kamu diplomasisi faaliyetleri stratejik atılım"

Altun, Türkiye'nin kültür, sanat, spor, ticaret, bilim gibi pek çok alanda elinde bulundurduğu güç potansiyelini ortaya çıkarma, gücünü artırma ve değerleri tanıtmanın da kamu diplomasisi yaklaşımının merkezinde yer aldığını belirtti.

Kamu diplomasisi alanında üstlendikleri en önemli görevlerden birinin kamu diplomasisi faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak olduğunu anlatan Altun, kurulun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın genelgesiyle hayata geçtiğini, devletin bünyesinde uzun süredir var olan kamu diplomasisi müktesebatını bir koordinasyon içerisinde etkin bir stratejiyle yürütmek üzere teşekkül edildiğini hatırlattı.

Kamu diplomasisi faaliyetlerinin atılan adımlarla devletin stratejik atılımlarından birine dönüştüğünü vurgulayan Altun, Türkiye'nin kamu diplomasisi faaliyetlerinin daha etkin ve verimli şekilde sürdürülmesi için Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planını ve Kamu Diplomasisi İzleme Sistemini (KADİZ) içeren Kamu Diplomasisi Koordinasyon Sistemini (KADİS) oluşturduklarını anımsattı.

"Koordinasyonun güçlendirilmesi temel amacımız"

Altun, bunun yanında, Türkiye'nin kamu diplomasisi alanındaki çalışmalarının bütünlüklü bir iletişim stratejisi içinde yürütülmesini sağlamak ve bu yolla kurumlar arasındaki iş ve işlemleri koordine etmek üzere Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunu kurduklarını ifade ederek, "Türkiye markasının güçlendirilmesi hedefiyle ortaya konulan kamu diplomasisi faaliyetlerinin işbirliği içerisinde, etkin bir eşgüdümle ve herhangi bir mükerrer süreçlere yol açmadan yürütülmesi esastır." diye konuştu.

Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısını 26 Şubat 2020'de yaptıklarını ve bugüne kadar üç toplantı gerçekleştirdiklerini anımsatan Altun, şunları söyledi:

"Koordinasyon Kurulumuzun ilk toplantısında Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planının oluşturulmasına ve uygulanmasına katkı sağlamak üzere kültürden çevre ve iklim değişikliğine, eğitimden ekonomik ve ticari alanlara kadar 21 faklı kamu diplomasisi komitesi belirledik. İlk Kurul toplantısında aldığımız kararlarla Kurul üyelerimizin görüş ve önerileri doğrultusunda kamu diplomasisi alanında strateji belgesi hazırlama çalışmalarımıza başladık. Kurulumuzun 6 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleştirilen ikinci toplantısında ise Cumhuriyet tarihinin ilk kamu diplomasisi politika belgesi olan Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planımızı ilan ettik. Türkiye'deki kamu diplomasisi aktörlerinin birlikte çalışma kültürünü geliştirecek bir çerçeve çizen 'Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Pl'nı'nd' t'nıml'n'n projelerin takip edilmesi ve etkinliğinin ölçülmesi 'm'cıyl' ise 'Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi'ni (KADİZ) tanzim ederek Türkiye'nin yumuşak güce dayanan uygul'm'l'rını sistemli bir biçimde koordine etmeye yönelik önemli bir adım attık."

Geçen yıl aralık ayında gerçekleştirilen Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu 3. Toplantısı'nda, 2019 yılından bu yana işbirliği halinde yapılan çalışmalar, Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında gelinen nokta ve sonraki süreçlere ilişkin planları ele aldıklarını aktaran Altun, bu toplantıda aynı zamanda KADİZ'e girilen proje ve faaliyetlere ilişkin istatistiki veriler ve analizleri içeren KADİZ İlerleme Raporu'nu Kurul üyeleriyle paylaştıklarını söyledi.

"KADİZ çok önemli işlev gördü"

Kamu Diplomasisi alanında bugüne kadar gerçekleştirdikleri çalışmalara ilişkin bilgi veren Altun, şunları kaydetti:

"Kitap ve dergi formatında geçen yıl 63 basılı yayınımız varken, bu yıl bu sayı 106'ya ulaşmış durumda. 2023 yılı içerisinde 27 panel, sempozyum ve yuvarlak masa toplantısı yaptık ve 1 uluslararası forum organize ettik. Bağlı kurum ve kuruluşlarla toplamda 200'e yakın bu bağlamda uluslararası toplantı hayata geçirdik. Kamu diplomasisi bağlamında somut, etkin toplantılar, faaliyetler hayata geçirmiş olduk. 2023 yılı içerisinde 3 ülke ile uluslararası anlaşma imzaladık ve uluslararası işbirliği sayımızı 16'dan 19'a çıkardık. Yine bu kapsamda ABD, Katar ve Suudi Arabistan'a çalışma ziyaretleri gerçekleştirdik. KADİZ'de ise bugüne kadar 59 kurumdan 320 moderatör ve 594 kullanıcı olmak üzere 914 kayıt oluşturulmuştur. KADİZ sistemine toplamda 6 bin 150 proje girişi yapılmıştır. Geçen sene KADİZ'e girişi yapılan proje sayısı 2 bin 172 iken bu sene yaklaşık yüzde 200 oranında bir artışla sayının 6 bin 150'ye ulaştığını görüyoruz. Ulusal Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında kurumlarımızın 156 farklı ülkede kamu diplomasisi faaliyeti gerçekleştirdiğini görüyoruz."

Altun, KADİZ'in kamu diplomasisi faaliyetlerinin farklı boyutlarıyla kayıt altına alınması ve değerlendirilmesi, kamu diplomasisine ilişkin bilgi, birikim ve tecrübe paylaşımının artması, kurumlarda kamu diplomasisine ilişkin farkındalığın geliştirilmesi bağlamında çok önemli bir işlev gördüğünün altını çizdi.

"İşbirliğine açığız"

Sisteme dair bilgi ve tecrübe aktarımı konusunda paydaş kurum ve kuruluşlarla her düzeyde etkin bir koordinasyon içinde çalıştıklarını belirten Altun, ulusal düzeyde kamu diplomasisi faaliyetlerinin profilinin çıkarılabilmesi ve geleceğe dönük daha başarılı bir strateji oluşturulması için KADİZ'in kullanımını hayati gördüklerini vurguladı.

KADİZ'e bugüne kadar veri girişi gerçekleştiren tüm kurumlara teşekkür eden Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, Türkiye markasının hak ettiği yerde olması, daha da güçlü bir marka haline gelebilmesi için etkin bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Burada bu çalışmaları koordine etmek suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uluslararası alanda hak ettiği konumda yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Biz, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımızın faaliyet görünürlüklerinin arttırılması, Türkiye'nin tanıtım siyasetine katkı sunulması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi noktasında sonuna kadar işbirliğine açığız. Bu noktada kurumlarımızı desteklemek için de elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz, koymaya da devam edeceğiz. Önümüzdeki yıl yine tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımızla birlikte hazırlayacağımız yeni strateji belgemiz rehberliğinde kamu diplomasisi faaliyetlerimizi ileriye taşıyacağız. Kamu diplomasisi alanında vatandaşlarımızı etkin birer aktöre dönüştüreceğine inandığımız, deprem nedeniyle ertelediğimiz 'Vatandaş Diplomat' projemizi bu yıl içerisinde hayata geçireceğiz."

"İstişare mekanizmasını işleteceğiz"

Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu olarak yılda bir defa bir araya gelmeye devam edeceklerini ifade eden Altun, böylelikle hem Strateji Belgesinin uygulama sürecinin takip edileceğini hem de kamu diplomasisi alanında istişare mekanizmasını işleteceklerini söyledi.

Altun, kamu diplomasisinin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Kamu diplomasisi alanının, bütün kurum ve kuruluşlarımızın mevcut potansiyelleriyle, kabiliyetleriyle, imkanlarıyla katkı verdikleri sürece, çok daha güçlü bir alan olacağını, büyük ve güçlü Türkiye'nin küresel konumunu pekiştireceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda biz, koordinasyon vazifemiz çerçevesinde bu süreci izleme vazifemizi sürdüreceğiz. Umuyorum bu süreçte devletimizin kamu diplomasisi faaliyetleri daha da kökleşecek, kurumsallaşacak."

Altun'un konuşmasının ardından, kurul üyeleri de söz alarak kamu diplomasisi alanda yaptıkları çalışmaları aktardı.

"Türkiye küresel alanda bir aktör"

Toplantı sonunda konuşan Altun, kamu diplomasisi alanında eşgüdüm halinde hareket etmenin yürünen yolu nitelikli, üretilen işleri daha güçlü hale getireceğini söyledi.

Türkiye'nin uluslararası alanda ve kamu diplomasisinde güçlü bir kabiliyete sahip olduğunu belirten Altun, bu kabiliyeti daha öteye taşıma ve potansiyeli geliştirme noktasında daha fazla gayret ve işbirliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin krizlerle, aynı zamanda da fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Altun, şunları dile getirdi:

"Bugün Türkiye'nin son 21 yıldan beri sürdürdüğü dış politikada bir yandan ekonomik entegrasyon kuşağı oluşturma, diğer yandan çevresindeki krizlerin çözümüne katkıda bulunurken aynı zamanda da bu krizlerden Türkiye adına istifade etme gayretleri devam ediyor. 2020 yılından itibaren çevremizde, dünyada yaşanan krizler Türkiye'nin önemini bütün dünya kamuoyuna çok açık ve net bir şekilde göstermiş durumda. Türkiye, bütün meydan okumalara, güçlü sınamalara rağmen ekonomisinde doğru adımlarla yürümeye devam ediyor. Bu noktada Türkiye bir müttefik, bir ekonomik aktör, çekim merkezi olarak yol yürümeye devam ediyor. Öte taraftan Sayın Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü lider diplomasisiyle krizlerin çözümü noktasında Türkiye etkin bir arabuluculukla küresel alanda bir aktör olarak varlık gösteriyor. Burada birçok uluslararası aktörle Cumhurbaşkanımızın diyaloğunu sürdürebilmesi, etkin bir diplomasi faaliyeti yürütebilmesi en önemli imkanlarımızdan bir tanesi. Türkiye'nin genel anlamda sahip olduğu güçlü liderlik ve siyasi istikrarla birlikte biz, bu krizli bölgede ve dünyada bir etkin varlık gösterebilme imkanına sahip oluyoruz. Bu imkan, hiç kuşkusuz bizim kamu diplomasisi faaliyetlerimizde kendisine referans verdiğimiz en güçlü kaynağımız."

"Stratejik iletişim kampanyaları önemli"

Türkiye'nin akıllı güç potansiyelini kullanma noktasında bütün kurumların faaliyetlerini ve vizyonlarını daha da uluslararası hale getirmesinin önemine işaret eden Altun, "Çünkü Türkiye artık lokal bir aktör değil, artık küresel bir aktör olma noktasında, etkin bir bölgesel güç olmanın ötesinde küresel bir oyuncu olma noktasında güçlü adımlar atan bir ülke. Bize fırsatlarını sunan, bu noktada daha cömert davranan bölgelerde, Asya, Afrika, Kafkasya, Balkan coğrafyalarında kurumsallaşma adımları atmak, daha kalıcı faaliyetler ortaya koymak yapmamız gereken önemli bir iş." diye konuştu.

Altun, geçici ya da gündelik politikalarla değil, daha uzun vadede nesilden nesile aktarılacak kurumsallaştırıcı işler yapmanın önemli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede son 20 yılda birçok kurum oluştu. Bu kurumlarımızın her biri esas itibarıyla bu coğrafyalarda kalıcı kurumsallaşma özelliği olan işler yapmaya dönük kurumlar. Bu kurumların ortak paydasında kamu diplomasisi yer alıyor. Ve biz bu noktada kamu diplomasisi faaliyetlerini çok önemsiyoruz. Diğer taraftan daha çok meydan okumayla karşılaştığımız batı ülkelerinde de bizim uluslararasılaşma siyasetimize uygun olarak çok daha etkin adımlar atmamız gerekiyor. Bir yandan bu bölgedeki stratejik aktörlere yatırım yapmamız yine kamu diplomasisi bağlamında stratejik iletişim kampanyaları yürütmemiz kuşkusuz son derece önemli. Burada bütün bu faaliyetleri bütünleyecek şekilde lobi faaliyetlerine destek olmak son derece önemli. Esas itibarıyla batı dünyasında, daha çok meydan okumayla karşı karşıya kaldığımız bölgelerde, ülkelerde yapılacak olan bu çalışmalar, aslında her bir kurumumuzun katkı sunacağı çalışmalar."

"Türkiye'nin aracı haline getiririz"

Kamu diplomasisi faaliyetlerini yürütürken kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğinin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Altun, buna yatırım yapılarak, bu yapılar arasındaki eşgüdümün sürdürülmesinin önemine değindi.

Altun, özellikle kamu kurumlarına çok fazla rol düştüğüne işaret ederek, "Bu eşgüdümü sağlama noktasında kamu kurumlarının, sivil toplumu ve özel sektörü teşviki çok daha hayati bir unsur. Bu anlamda aradaki mesafelerin kısaltılması, daha nitelikli işbirliklerinin teşvik edilmesi kamu kurumlarının doğru adımlarıyla mümkün olabilecektir. Bu da aslında bizim yine kamu diplomasisi faaliyetlerini güçlendirecek önemli bir unsur." diye konuştu.

Koordinasyon Kuruluna katkı sunanlara teşekkür eden Altun, "Eşgüdüm ve işbirliği içinde hareket edilirse, her bir kurumda güçlü bir şekilde temsil edilen kamu diplomasisi faaliyetlerini bir strateji içerisinde devletimizin menfaatleri için hayata geçirebiliriz ve uluslararası alanda etkin, güçlü ve barışı teminat altına alma noktasında önemli roller üstlenen bir Türkiye'nin aracı haline getiririz." dedi. 

 

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.