logo
28 EYLÜL 2026

"Fatih Terim kurnazlık yapıyor"

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Türkiye'deki futbol düzeninin değişmediği sürece sıkıntıların süreceğini söyledi

14.02.2019 00:00:00
 
"Fatih Terim kurnazlık yapıyor"
"Fatih Terim kurnazlık yapıyor"
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, "Türk futbolu bu düzen içinde gitmemelidir." dedi.
Ülker Stadı'nda düzenlenen basın toplantısına başkan Ali Koç'un yanı sıra Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve yönetim kurulu üyeleri de katıldı. Ali Koç, Süper Lig'de son haftalarda tepki çeken hakem kararları sebebiyle bu toplantıyı organize etmenin kendileri adına bir mecburiyet olduğunu ifade etti.
Toplantı, Fenerbahçe'nin Süper Lig'de oynadığı karşılaşmalarda verilen hakem kararlarıyla ilgili gösterilen bir video ile başladı. Fenerbahçe'nin aleyhine verilen hakem kararlarını sorguladıklarında garip düşüncelere kapıldıklarını belirten Ali Koç, "Burada amacın bu düzenin parçası olmayacak, bu çarpık düzene dikkati çekecek, değiştirmeye çalışacak Fenerbahçe'yi ve yönetimini yaralamak, güçsüz kılmak, itibarsızlaştırmak suretiyle taraftarlarımızla aramızda olan kuvvetli bağları yıpratmak olduğunu düşünüyoruz. Çok iyi biliyorlar ki Fenerbahçe futbolda şu anda bulunduğu durumdan kafasını yukarıya kaldırdığında engellenemeyen bir yükseliş ve maratona başlayacaktır. Belki de bu yüzden bizimle dertleri var. Ne yaparlarsa yapsınlar biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Türk futbolu bu düzen içinde gitmemelidir. Bu düzen sürdürülebilir değildir, sürdüğü takdirde futbola faydasından çok zararı olacaktır." diye konuştu.
Süper Lig'de İstikbal Mobilya Kayserispor ile oynanan karşılaşmada verilen hakem kararlarına dikkati çeken Ali Koç, hakemin vücut dilinin doğru olmadığını belirtti. Söz konusu karşılaşmada ilk yarı ile ikinci devrenin istatistiklerine vurgu yapan Ali Koç, "Birçok takım onlarca maçta hakem hataları yaşadı, sadece biz yaşamıyoruz. Bizim anlatacaklarımız çok daha derindir. Bunu yapmaya mecbur kalmaktan dolayı son derece üzgünüm. Özellikle ligin ilk yarısında aldığımız sonuçlarla içerisinde bulunduğumuz duruma bir kılıf arama durumunda değiliz. Gündem değiştirmek için de burada değiliz. Burada olmamızın sebebi 1-2 hakem hatası değil. Taraftarlarımız tatmin olsun, dostlar alışverişte görsün mealinde hiç değil. Biz günü kurtarmak için konuşan insanlar değiliz." ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe'ye karşı son dönemde sistematik bir yaklaşım gösterildiğini savunan Ali Koç, şöyle devam etti: "Bu yapılanları, masum hakem hataları veya tesadüfi yanlışlar zinciri olarak izah etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu düşünüyorum. Söz konusu maçlardaki hakemler eş zamanlı bir şekilde muhakeme yetilerini yitiremeyeceklerine göre tüm bunlar ister istemez Fenerbahçe'mize karşı kasıtlı ve sistematik bir yaklaşımın olduğunu bizlere düşündürmektedir ve ilerleyen haftalar için son derece kaygılandırmaktadır. Durup dururken ortalığı yangın yerine vermediğimizi ifade etmek istiyoruz."
Türk futbolunun adaletten ve her takıma eşit mesafede olma anlayışından uzak şekilde yönetildiği algısının oluştuğunu belirten Ali Koç, "Türk futbolu 1990'lı yılların sonundan itibaren maalesef lobilerle yönetilen bir alan olmuştur. Bu lobiler, futbolu her zaman kendi etkisi altında tutmaya çalışmışlardır. Aradan geçen 29 yıllık sürede de etkileri nispeten eskisi kadar güçlü olmasa da uzantılarının hala çok ciddi boyutta işin içerisinde olduğunu açıkça ifade edebilirim." diye konuştu.
Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) oluşma şekli ve işleyişiyle Türk futboluna katma değer sağlamasının mümkün olmadığını öne süren Ali Koç, şunları kaydetti: "Ülke futbolunu yöneten insanların her takıma eşit mesafede yaklaşmalarını, renk bağlılıklarını, kulüp kimliklerini bir kenara bırakıp bu görevi Türk futboluna katma değer katmak için kullanmaları gerektiğini defalarca dile getirdik. Kulüp referanslarıyla seçilmemeleri gerektiğine dikkati çektik. Yönetim kurulu ve kurullarına üye alma uygulaması, gelinen noktada bazı temsilcilerin ilkeli yaklaşımına karşın bazılarının ise kendi kulüp çıkarları için sonuna kadar çalışma yapmaları neticesinde tam anlamıyla bize göre işlevini yitirmiştir. Bu sistem bazı suistimaller oluşturmuştur. Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkarmayan bazı kişilerin günden güne tüm kararları, hakem atamalarının, hakemlere uygulanan terfi ve ceza sistemi içerisinde rol almayı görev edinmelerinin günlük işleyiş ve operasyonun bir parçası olarak işlevlerini sürdürmelerinin faydadan çok zarar getirdiğini görüyoruz."
Fenerbahçe Kulübü Başkanı, TFF Başkan Vekili Ali Dürüst'ün, federasyondan istifa ettikten 24 saat sonra görevine dönmesinin düşündürücü olduğunu dile getirdi. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Futbolda adil rekabeti ve hakkaniyeti sağlamakta en önemli görevi görecek olan, ana görevi olan TFF, bu görevini yerine getirme anlamında yanlış yapılandırılmıştır, yapılandırılmaktadır. Merkez Hakem Kurulunun (MHK) oluşumuna ilişkin talimata göre MHK, TFF başkanının aday gösterdiği ve yönetim kurulunun onayladığı bir kurul olarak teşkil ediliyor. Oysa bu kurulun bizzat futbol ailesinin fertleri olan kulüplerce oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz, öneriyoruz. Bu önerimizin birçok spekülasyona son verebileceğine yürekten inanıyoruz. Kimseye minnet duygusu beslemelerine gerek olmadan kulüplere karşı eşit sorumluluk duygusunun söz konusu olması mümkün olacaktır. Bağımsız karar alması gereken bu kurulun baskı altında olmaması için fiziki konum olarak da federasyon tesislerinde bulunmaması gerektiğini öneriyor ve düşünüyoruz."
Hakemlere atama ve terfiler üzerinden uygulanan ödül ve ceza sistemlerine dikkati çeken Ali Koç, şöyle devam etti: "Hakemlerimiz dışarıdan anlaşılamayacak, çok ince mesajları olan bir sistemle ödül ve ceza sistemi üzerinden yönlendirmeye açıktır. İstikbal Mobilya Kayserispor-Fenerbahçe maçının VAR hakemi Barış Şimşek'in VAR Koordinatörü olarak atanması buna örnektir. Kendisi pazartesi günü bile beklenmeden cumartesi günü atandı. Bu, Fenerbahçe'ye karşı bir meydan okuma mıdır ya da bizi cezalandırmanın ödüllendirilmesinin bir örneği midir, bunu, bu değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum. Hangi takımların lehine, kimin aleyhine ne yönde karar vermeleri gerektiğini mevcut sistemde hakemlere çok net mesaj olarak vermek mümkündür. Bu ödül ve ceza sisteminin, hakemleri dinlendirmenin veya atamaların, terfi etmelerin, VAR koordinatörü olarak ilan etmenin bir algoritması, sistemi yok. En azından bizim bildiğimiz kadarıyla yok."
Güven müessesini mümkün olduğunca tesis edebilecek, şüpheye mahal bırakmayacak yöntemlerin mevcut olduğunu vurgulayan Ali Koç, şunları ifade etti: "Ben yaptım oldu zihniyeti yerine, liyakat bazlı, performans kriterlerine dayalı, mantıklı bir puanlama ve istatistikler üzerinden atamalar yapılabilse, bu bilgiler en şeffaf, herkese açık bir şekilde paylaşılsa güven müessesesi çok daha kuvvetli olur. Sporda adalet, eşitlik ve güven duygusunun sağlanmasının, fair play ve saygı ortamının tesis edilmesinin marka değeri açısından önemine defalarca işaret ettik. Kazansak da kaybetsek de bu konuya hep özen gösterdik. Kazanırken güzel, kaybederken çirkin yüzümüz olmadı. Her zaman tek yüzümüz oldu.
Hiçbir zaman gizli bir ajandamız olmadı. İmtiyaz istemedik. Hatalar yüzünden hakemlere düdük astırma gayretimiz olmadı. Federasyon ve kurullarını baskı altına almaya tenezzül dahi etmedik, baskı yapmadık. Tüm kulüplere sevgi ve saygıda kusur etmedik. Büyüyeceksek, gelişeceksek, düzeleceksek, adalet herkes için diyorsak, bunu Türk futbol ailesi olarak yapabileceğimize inandığımız için bu duruşu sergiledik. Türk futbolu ve kulüplerin her geçen gün marka değerinin azaldığını belirttik. Dolayısıyla futbolun tüm paydaşlarının, ortak aklın hemfikir olduğu adil bir ortam sağlanmadan Türk futboluna sağlıklı bir gelecek inşa etmek mümkün olmayacak. Türkiye, mevcut tabloyu hak etmiyor." Ali Koç, gelinen noktada futbol üzerinden toplumda huzursuzluk, kutuplaşma, gerilim, güvensizlik ve mutsuzluk ortamı yaşandığını da belirterek, "2006 ve 2011'de bize yaşatılanlar benzer zihniyetlerin ürünüydü. Burada 2011'de yaşadığımız, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yaptığını kastetmiyorum. O yapıldıktan sonra bundan istifade etmeye çalışan futbolun içindeki zihniyetten bahsetmeye çalışıyorum. Burada hatırlamak zorunda oldukları Fenerbahçe tarihinin mücadelelerle dolu olduğudur. Kurulduğu günden itibaren her türlü saldırıya göğüs germeyi başaran, eski tarihte işgal güçlerine yeni tarihte FETÖ'ye boyun eğmeyen, fırsat vermeyen Fenerbahçe, koşullar ne olursa olsun her daim hakkını koruyacak kuvvet ve kudrete sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.
Fenerbahçe'nin gücü ve kuvvetinin sahip olduğu camiadan geldiğini dile getiren Ali Koç, şunları kaydetti: "Bu işler çocuk oyuncağı değil. Burada kocaman camiaların emeği, alın teri söz konusu. Ligleri takip eden milyonlarca taraftar, bu işe emek veren sporcular, teknik heyetler, yönetimler ve kocaman bir endüstri söz konusu. Futbol böyle 3-5 kişinin eline, lobisine oyuncak gibi bırakılacak, bu şekilde ucuz operasyon ve hesaplarla renklerin çıkarları gözetilerek yönetilecek bir alan değildir. Türk futbolu, keyfi işleyişine sahip, lobilerin etkisinde olan yapıdan derhal arındırılarak belirli bir sistemi, işleyişi ve şeffaflığı olan bir yapıya geçirilmelidir.
Yoksa MHK başkanı istifa etmiş, başkası gelmiş bunlar önemli meseleler değildir. Adil bir düzeni hep birlikte inşa etmezsek, giden MHK Başkanı gibi geleni de aynı odaklar belirleyecek ve yöneteceklerdir. Şu an içinde bulunduğumuz noktada çözüm, yapısal reformları gerçekleştirerek, taze bir kan ile çağın şartlarına uygun işleyen bir sistemi inşa etmektir. Bu sistem aksi takdirde sürdürülebilir değildir. Türk futbolu adaletsiz bir kuvvetin kontrolüyle yönetilmektedir. Bu anlamda önümüzdeki dönemde yapılacak federasyon seçimleri çok büyük bir önem arz etmektedir. Bu seçimler güven ortamının yok olduğu, vasatlığa itilmiş Türk futbolunun artık tepeden tırnağa yeniden yapılandırılması, kendini tekrar oluşturması ve geleceği için büyük fırsat teşkil etmektedir."
Kulüpler Birliği Vakfının bildirisine attıkları imzanın sonuna kadar arkasında olduklarını ifade eden Ali Koç, vakfın açıklamasının hakem hatalarıyla ilgili olmadığını dile getirdi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı, imzanın son derece bilinçli şekilde çarptırıldığını ve bu konuda "kurnazlık" yapıldığını aktardı.
Federasyon seçimlerini gelecekle ilgili bir fırsat olarak gördüklerini belirten Ali Koç, "Bu aşamada sistemin bir parçası olup olmayacağımızı kararlaştırmamız lazım. Tek aday mı çıkacak birden fazla aday mı bakacağız. Belki de hiç oy bile vermeyebiliriz." diye konuştu.
Ali Koç, Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'in Serdar Aziz ve Tolga Ciğerci transferlerinden dolayı Fenerbahçe Kulübüne teşekkür etmesiyle ilgili soruya, "Serdar ve Tolga konusunda başkana asıl biz teşekkür borçluyuz. Zira Serdar gibi 28 yaşında, milli ve çok karakterli, kendisinin istenmediğini öğrendikten sonra dik duruş sergileyen, tekliflere rağmen Fenerbahçe'yi isteyen bir oyuncunun gelmesine vesile olduğu için biz teşekkür ederiz. Bu şekilde başka oyuncular varsa, onlarla da seve seve ilgileniriz." cevabını verdi.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.