logo
13 AĞUSTOS 2026

FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karetepe, 10 yıl önce "yardım yataklık" suçundan 1 yıl tutuklu kalan FETÖ'cü yüzbaşının ablası, bu kez "örgüt üyeliği"nden cezaevine girdi

13.08.2026 11:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla'da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti.

2016 yılında da Burkay Karetepe'ye yardım ve yataklıktan 1 yıl hapis yatmış

İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay'da olduğunu söyledi.

Mail yazışmalarına 'Bilgim yok' 'Şahsi avukatım olmadan cevap vermek istemiyorum" dedi

Kardeşi Burkay Karatepe'nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya 'Bilgim yok' diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne 'Cevap vermek istemiyorum' 'Bununla ilgili bilgim yok' veya 'Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim" dedi.

Kaçış planı ile ilgili yazışmalara 'Bununla ilgili bilgim yok' dedi

Darbeci FETÖ'cü Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, "İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik' şeklindeki yazışmalara "Bununla ilgili bilgim yoktur" dedi.

Burkay Karatepe'nin üzerinde yakalanan paralar soruldu

Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, "Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay'ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay'a para vermiş olabilir" dedi.

Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı

Tekirdağ'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Marmaraereğlisi ile Şarköy ilçelerinde bazı plajlarda denize girişler geçici olarak yasaklandı

13.08.2026 11:50:00
İHA
 
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan duyuruda, Şarköy ilçesi ve Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy sahilinde 13-14 Ağustos tarihlerinde 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Yasakların, olumsuz deniz şartları nedeniyle yaşanabilecek boğulma vakalarının önüne geçmek amacıyla uygulandığı belirtildi.

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

13.08.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
 Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda, aralarında suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheli gözaltına alındı

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında MASAK raporu hazırlandı.

MASAK raporuna göre, örgüte ait şirketlerin birçoğunun 2020'den sonra finansal işlem hacimlerinin belirgin şekilde arttığı, şirketlerin bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde oldukça yüksek sermayeyle yeni şirket kurulduğu, kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünen şirketten farklı faaliyet alanlarına sahip olduğu tespit edildi.

Raporda, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, aktif ticaret yapılmadığı ancak söz konusu sermayeyle bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği, suç örgütünün bu yöntemle şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı kaydedildi.

Şirketlerin çoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığıyla transfer alımlarının tespit edildiği aktarılan raporda, şirketlerde yüksek nakit sirkülasyonunun bulunduğu, ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek miktarda nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı belirtildi.

Raporda ayrıca şirket hesaplarına yatırılan yüksek tutarların, analiz konusu şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden ve nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek miktarda para transferleri gerçekleştirildiği aktarıldı.

Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle yüksek meblağda işlem yapıldığının gözlemlendiği kaydedilen raporda, çeşitli tüzel kişilerle yüksek meblağda mal alım-satım işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici olduğu, şirket hesaplarında kayıtlarla uyumsuz şekilde yurt dışında bulunan çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespitlerine yer verildi.

Bu kapsamda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adresle 33 şirkete ait 80 adreste arama el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.

Operasyonlarda, 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30'u gözaltına alınırken, 9'unun yurt dışında olduğunun tespit edildiği, 10'unun yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturmasında akılalmaz bir detay ortaya çıktı. "Gazze'ye yardım" açıklamasıyla önce dolara, ardından 44 milyon liralık fiziki altına çevrilerek banka kasasına konduğu iddia edilen servetin yerinde yeller esiyor. Tek yetkilisi Haluk Levent olan o gizemli kasa açıldığında içinden sadece ilaç kutuları ve bir kitap çıktı

12.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
Türkiye gündemini sarsan Ahbap Derneği soruşturmasında adli makamları ve emniyet güçlerini hayrete düşüren yeni bir skandal patlak verdi. Derneğin mal varlıklarını yönetmek üzere atanan kayyum heyeti, polis memurları ve bir kuyumcu bilirkişisi eşliğinde, derneğe ait kiralık bir banka kasasını mercek altına aldı. VakıfBank Feriköy Şubesi'nde bulunan kasanın açılmasıyla, 44 milyon lira değerindeki fiziki altınların ortada olmadığı görüldü.

"Gazze için ödeme" notuyla trafik başladı

Soruşturma dosyasındaki banka kayıtlarına ve yönetim kurulu kararlarına göre şüpheli para trafiği Ocak 2026'da başladı. Ahbap Derneği Yönetim Kurulu, 14 Ocak 2026 tarihinde dernek hesabındaki 44 milyon TL'nin enflasyona karşı korunması amacıyla altına çevrilmesi yönünde bir karar aldı.

Ancak paranın doğrudan altına çevrilmesi yerine dikkat çekici bir yöntem izlendi.

14 Ocak 2026'da dernek hesabından bir döviz bürosuna 44 milyon TL havale edildi. Transfer açıklama kısmına ise "Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi" notu düşüldü.

Döviz bürosundan sağlanan 1 milyon dolar nakit olarak, yönetim kurulu kararıyla doğrudan Haluk Levent tarafından fiziken teslim alındı.

İki gün sonra toplanan yönetim kurulu, bu kez teslim alınan 1 milyon dolar ile bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasını kararlaştırdı. Altınları teslim alma yetkisi yine münhasıran Haluk Levent'e verildi.

Tek yetkili Haluk Levent'ti, kasa boş çıktı

Satın alınan fiziki altınların güvenle muhafaza edilmesi amacıyla bankada bir kiralık kasa tutuldu ve kasanın tek anahtarı ile işlem yetkisi Haluk Levent'e devredildi.

Soruşturmayı derinleştiren savcılık talimatıyla, 6 Ağustos tarihinde kiralık kasa; polis, kuyumcu bilirkişisi ve kayyum avukatları huzurunda, video kaydı eşliğinde açıldı. 44 milyon liralık altın zincirinin son halkası olan kasada hiçbir değerli madene rastlanmadı. Kasanın içerisinden yalnızca bir kutu Tylolhot, vitamin hapları, iki kutu ilaç ve bir adet kitap çıktı.

Milyonlarca liralık varlık nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, "Gazze" açıklamasıyla çekilen, ardından altına dönüştürüldüğü iddia edilen 1 milyon doların ve fiziki altınların akıbetini çözmek için incelemeyi yoğunlaştırdı.

MASAK raporları ve teknik takip çalışmalarında; şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz para hareketleri, şans oyunları ve yasal bahis hesaplarına aktarılan ve kaybedilen yüz milyonlarca liralık tutarlar ile şüpheli tapu devirleri tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında aralarında dernek kurucusu Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu çok sayıda zanlı tutuklu bulunurken, adli makamlar bu 44 milyon liralık sırrın kimlerin tasarrufuna geçtiğini belirlemek üzere çalışmalarına devam ediyor.

Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu

Trabzon’da 9 yıl önce şehit düşen Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve yeni yasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. Ayşe Bülbül, "Evimin kapısını 9 yıldır kilitlemiyorum, teröristlerin serbest kalma ihtimalini asla kabul etmiyorum" dedi

12.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Trabzon'un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017'de terör saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin duygusal bir açıklama yaptı. Acılı anne, 9 yıldır kapısını kilitlemediğini belirterek teröristlerin serbest bırakılması ihtimaline sert tepki gösterdi

Trabzon'un Maçka ilçesinde oğlunun şehit edildiği bölgede basın mensuplarına konuşan Ayşe Bülbül, gözyaşları içinde şunları söyledi:

"9 yıldır kapı kilitlemiyorum. Benim yavrum gelecek diyorum. Yaralıdır, kollarını kaldırıp kapıyı açamaz diyorum. Hâlâ yavrumun geleceğini hissediyorum. Gece hava güzel olduğunda gelip kabrinde oturuyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Terör olayları bitsin. Kimse neden bitiyor diyemez ama ne şekilde ve nasıl bitecek? Cezaevinde salınacaklar salınırsa benim kırgınlıklarım hayatta bitmez. Bir şehit annesi olarak başka duyumlar alıyorum. İçerdekiler çıkarsa ben bir anne olarak yıkılırım, yıkıldığım yerden kalkamam. Teröristler bırakılırsa ben bir şehit annesi olarak bir daha ayağa kalkamam.

Yavrum, babasının yerine geçti. Kimseyi incitmezdi. Kimseye bir şey yapmadı. 17 kurşuna evladımı şehit verdim. Terör normal şekilde bitsin. Salınmasınlar, yıkılırım. Şehit annesi olarak içerdekiler çıkarsa yıkıldığım yerden, düştüğüm yerden kalkamam."

Ayşe Bülbül, konuşmasında terörün sona ermesini istediğini ancak bunun cezaevindeki terör örgütü mensuplarının salıverilmesi yoluyla gerçekleşmesi halinde acısının asla dinmeyeceğini vurguladı. 9 yıldır kapısını kilitlememesinin nedenini ise oğlunun "yaralı olduğu ve kapıyı açamayacağı" inancına bağladı.


Dinmeyecek bir acı


11 Ağustos 2017'de PKK'lı teröristlerin erzak çaldığı bir evi güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül'ün annesi, yıllardır aynı acıyla yaşadığını her fırsatta dile getiriyor. Açıklaması, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Ağustos 2026 gecesi 467 oyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (kamuoyunda Çerçeve Yasa) tartışmalarının gölgesinde yapıldı. Yasa, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütün fiili varlığına son verildiğinin tespiti halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesini öngörüyor.

Ayşe Bülbül'ün bu sözleri, sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından "şehit ailelerinin sesi" olarak paylaşıldı. Acılı anne, daha önce de benzer açıklamalarında terörün gerçekten bitmesi halinde süreci destekleyebileceğini, ancak aldatmaca olması durumunda şehit ailelerinin daha fazla acı çekeceğini belirtmişti.

Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa Teklifi’ne “evet” oyu vermesinin ardından tepki gösterdi. Daha önce Özel’den rozet alan Çerçioğlu, rozeti geri iade edeceğini açıkladı

12.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Çerçeve Yasa Teklifi'ne "evet" oyu vermesinin ardından sert tepki gösterdi. Çerçioğlu, daha önce Özel'in kendisine hediye ettiği YENİ Parti rozetini geri iade edeceğini duyurdu.

Çerçeve Yasa görüşmeleri öncesinde Güvenpark'ta eylem yapan gazileri ziyaret eden Özgür Özel, bu sırada Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu'na YENİ Parti rozeti takmıştı. Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından konuşan Çerçioğlu, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sayın Özgür Özel'e söylediğim şey şuydu. Eğer şehit ailelerini, gazileri ağlatacak yasaya 'evet' derseniz size de hakkımız helal değil dedim. Özgür Özel'in şahsını çok sevdiğim için yakasındaki rozeti istemiştim. İstemiyorum onun rozetini falan. Geri iade edeceğim."

Çerçioğlu, açıklamasında Özel'e daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak, şehit aileleri ve gazileri üzecek bir düzenlemeye destek verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rozeti şahsi sempatisi nedeniyle istediğini belirten Çerçioğlu, artık bu rozeti taşımak istemediğini net bir şekilde dile getirdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak bilinen Çerçeve Yasa, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bazı terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngörüyor. Gaziler ve şehit yakınları çevrelerinde yasanın kapsamı nedeniyle tepkilere yol açtığı biliniyor.

Erdem Çerçioğlu'nun açıklaması, yasanın kabulünün ardından gaziler kesiminde yaşanan rahatsızlığı bir kez daha gündeme getirdi.

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ

Mersin merkezli yürütülen ve Türkiye genelindeki denetimsizlik ağını gözler önüne seren yasa dışı bahis operasyonunda 54 kişiden 37'si tutuklanırken, yaklaşık 13 milyar TL’lik devasa bir işlem hacmine ulaşıldığı açıklandı

11.08.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Mersin'de yurt dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 13 milyar TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, gözaltına alınan 54 kişiden 37'si tutuklandı. Şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', '7258 Sayılı Kanuna muhalefet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında çalışma yaptı.

Teknik ve fiziki takip sonucu, yurt dışı bahis siteleri üzerinden toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları belirlenen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 54 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, tüm banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 1 şüpheli ise savcılıktan serbest bırakıldı.

Mersin Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ



Yürütülen soruşturmada, şebekenin sadece yerel bir çete olmadığı; Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ gibi birçok ilde kurdukları "finans ofisleri" ile örgütlendikleri saptandı.

Bu durum, iktidarın Türkiye'yi getirdiği ekonomik ve idari tablonun acı bir özetidir:

Yasa dışı bahis şebekeleri, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan mali transfer ağlarını merkezi otoritenin gözü önünde kurabilmektedir.

Vatandaşın banka hesabındaki en ufak hareketi, esnafın üç kuruşluk vergisini büyüteçle inceleyen mali denetim mekanizmaları, milyarlık kripto ve banka transferlerini ancak iş işten geçtikten sonra fark etmektedir.

Zanlıların el konulan 5 taşınmazı, 24 aracı ve bloke edilen sayısız kripto hesabı, Türkiye'nin adeta bir "kara para cennetine" dönüştürüldüğünün somut kanıtıdır.

Ekonomik Buhran Gençleri Suç Ağının Kucağına İtiyor



İktidar, siber polisiye operasyonlarla "başarı" tablosu çizmeye çalışsa da madalyonun diğer yüzünde derin bir yönetimsel zafiyet bulunmaktadır. Enflasyonun kontrolden çıktığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve genç işsizliğinin zirve yaptığı mevcut düzende, yasa dışı bahis ve kolay yoldan para kazanma sektörü iktidarın ekonomi politikalarının bir yan ürünü haline gelmiştir.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, milyarlarca liralık kayıt dışı paranın sisteme enjekte edilmesi ve "suç gelirlerinin aklanması" suçunun bu kadar yaygınlaşması, yasal denetimlerin ve caydırıcılığın tamamen işlevsizleştiğini kanıtlamaktadır.

Operasyonlar Sinek Avlamaktan İbaret: Bataklık Ne Zaman Kurutulacak?

Bu operasyon, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Türkiye genelinde faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı yüz binlerce bahis sitesine ve bu sitelerin yurt içindeki devasa finansal ayaklarına karşı kalıcı, yapısal önlemler alınmamaktadır.

Mevcut siyasi irade, ekonomik çöküşü gizlemek için günübirlik şovlara sığınırken; ülkenin finansal güvenliği, gençliği ve geleceği denetimsiz dijital kumar ve kara para çarklarında öğütülmeye devam etmektedir.

Sorumlular, adliye koridorlarında tutuklanan 37 kişiden çok daha fazlasıdır; asıl sorumlu, bu organize finansal boşluğu yaratan ve ülkeyi gri listelerin kıyısında dolaştıran ekonomi ve hukuk yönetimidir.

Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!

11 Ağustos 2017'de şehit düşen Eren Bülbül için iktidardan kararlılık açıklamaları peş peşe gelirken, dün gece yasalaşan PKK'lılara yönelik ceza erteleme adımları, evladını vatan uğruna toprağa veren aileleri ve gazileri derin bir üzüntüye sevk etti

11.08.2026 14:50:00 / Güncelleme: 11.08.2026 14:52:11
Haber Merkezi
 
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda dün yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" kabul edilerek yasalaştı. 12 maddelik düzenleme, 467 "evet", 87 "ret" ve birkaç çekimser oyla geçti. Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye yasası" veya "çerçeve yasa" olarak bilinen teklif, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilip Resmi Gazete'de yayımlanması şartına bağlanıyor.

Yasa; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma, örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile terörün finansmanı suçlarını kapsıyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 5 yıl; daha ağır olanlarda 10 yıl ertelenebiliyor. Erteleme süresinde yeni terör suçu işlenmezse soruşturmalar düşebiliyor, cezalar infaz edilmiş sayılıyor. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 öncesi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar (Abdullah Öcalan ve bazı üst düzey isimler dahil) kapsam dışında tutuluyor. Başvuru süresi ve izleme kurulları gibi mekanizmalar da öngörülüyor. Hükümet yetkilileri, düzenlemenin genel af olmadığını, yalnızca şartların oluşması halinde uygulanacak geçici bir çerçeve olduğunu vurguluyor.

Şehit aileleri ve gaziler tepkili

Ancak yasanın Meclis'ten geçmesi, şehit yakınları, gaziler ve bazı muhalefet çevrelerinde derin rahatsızlık yarattı. Düzenlemenin, terör örgütü mensuplarına yönelik ceza ertelemeleri öngörmesi nedeniyle şehitlerin, yakınlarının ve gazilerin onurunu ve acısını incittiği ifade ediliyor.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği gibi kuruluşlar ile İYİ Parti gibi muhalefet partileri, sürecin mağdur-fail dengesini bozduğunu, şehit ailelerinin ve gazilerin yeterince dinlenmediğini savundu. Bazı gaziler ve şehit yakınları, özlük hakları talepleriyle eylemlerini sürdürürken, çerçeve yasayı "ihanet metni" olarak nitelendiren eleştiriler yükseldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi yetkililer, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin temel ölçü olacağını, onların onurunu incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyeceğini belirtse de, eleştiriler dinmedi.

Eren Bülbül ve Ferhat Gedik 9 yıl önce şehit edilmişti

Bu tartışmalar, 11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'in şehadetlerinin 9. yılında daha da belirginleşti.

İktidar kanadı, Eren Bülbül'ün şehadetine ilişkin açıklamalarında her zaman "kanının yerde bırakılmayacağı" vurgusunu yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehadetlerinin 9. yılında sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: "Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."

Erdoğan daha önceki yıllarda da benzer anma mesajları yayımlamış, "Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde" gibi ifadeler kullanmıştı. İçişleri Bakanı gibi yetkililer de "Eren Bülbül evladımız gibi başka hiçbir evladımızı teröre kurban vermek istemiyoruz" demişti. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül'ün bazı açıklamalarında sürece destek verdiği yönünde haberler yer alırken, genel olarak şehit yakınları ve gaziler cephesinde yasanın yarattığı incinme hissi güçlü şekilde dile getiriliyor.

Buna karşın, dün yasalaşan teklifle birlikte yürütülen "terörün tasfiyesi" süreçlerinin, iktidarın geçmişteki kararlı söylemleriyle ne derece uyuştuğu siyasetin ve halkın ana tartışma maddesi olmaya devam ediyor. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül ise evladının acısını ilk günkü gibi yaşadığını belirterek, adaletin ve hainlere karşı duruşun hiçbir zaman sarsılmaması gerektiğini yineliyor.

Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da



 
Bursa'daki Safa Camisi açılıp kapanabilen kubbesiyle dikkati çekiyor.

11.08.2026 11:16:00
AA
 
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 2013 yılında ibadete açılan Safa Camisi, açılıp kapanan kubbesiyle ilgi çekiyor. Beşevler Mahallesi'nde bin 250 metrekarelik alanda, mini bir külliye olarak inşa edilen ve konferans salonu ile sportif alanlara da sahip 900 kişilik cami, Bursa'nın yanı sıra farklı kentlerden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.



Kubbe kısmının 120 metrekarelik bölümü uzaktan kumanda sistemiyle açılıp kapanan camide avize bulunmuyor, cami içi led ampullerle aydınlatılıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.