logo
22 EKİM 2026

Filipinler'de seçim öncesi siyasi suikast

03.05.2007 00:00:00
 
Filipinler'de iki hafta sonra yapılacak olan seçimlere adaylığını koyan Rogelio Illustrisimo, silahlı 2 saldırgan tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. Filipinle'de seçimler yaklaşırken, ülke içindeki karmaşa devam ediyor. Siyasiler seçim öncesi son hazırlıklarını tamamlarken, 14 Mayıs'ta yapılacak seçimlere adaylığını koyan Rogelio Illustrisimo, silahlı 2 kişinin saldırısına uğradı. Saldırganların yakın mesafeden açtığı ateşin kurbanı olan Illustrisimo, aldığı kurşun yaraları sebebiyle ağır yaralanarak, hastaneye kaldırıldı. Illustrisimo yapılan tüm müdahalalere rağmen kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Polis olayla ilgili soruşturma başlatırken, saldırıyı gerçekleştirenleri yakalamak için çalışma başlatıldı. Bu arada saldırganların yerel politikacılarla bağlantısı olması ihtimali üzerinde durulduğu belirtiliyor.

COP31 Zirvesi'nde 26 bin personel görev yapacak

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlık çalışmaları kapsamında Antalya'ya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, zirve kapsamında yaklaşık 26 bin personelin görev yapacağını belirterek güvenlik tedbirlerinin kara, hava ve denizden yürütüleceğini söyledi

22.10.2026 21:45:00
İhlas Haber Ajansı
 
COP31 Zirvesi'nde 26 bin personel görev yapacak
COP31 Zirvesi'nde 26 bin personel görev yapacak
COP31 sürecinde yapılan çalışmalar ile planlanan faaliyetleri değerlendirmek için Antalya'ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, zirve alanında yürütülen çalışmaları yerinde inceledikten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. COP31 hazırlıklarında son aşamaya gelindiğini belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zirveye şu ana kadar 85 liderin katılım bildirdiğini aktardı.


"Hazırlıklarımızı hassasiyetle sürdürüyoruz"


İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, COP31 Zirvesi kapsamında yaklaşık 26 bin personelin görev yapacağını belirterek güvenlik tedbirlerinin kara, hava ve denizden yürütüleceğini bildirdi. Bakan Çiftçi, zirveye yönelik hazırlıkların NATO Zirvesi'ndeki hassasiyetle sürdürüldüğünü ifade etti. Günlük ziyaretçi sayısının 100 bine ulaşmasının beklendiğini belirten Bakan Çiftçi, güvenlik planlamasının en ince ayrıntısına kadar hazırlandığını ifade etti. Güvenlik önlemlerinin yanı sıra afet ve acil durumlara yönelik hazırlıkların da sürdüğünü aktaran Bakan Çiftçi; konferans alanı ve konaklama noktalarında yangın önlemleri, tahliye planları ve acil durum hazırlıklarının gözden geçirildiğini kaydetti.


Gösteri başvuruları Antalya Valiliğine yapılacak


COP31 kapsamında düzenlenebilecek gösterilere ilişkin de açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, sürecin yerel düzeyde yönetilmesi amacıyla yetkinin Antalya Valiliğine devredildiğini açıkladı. COP31'in Türkiye'nin itibarı ve prestiji açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Çiftçi, "NATO Zirvesi'nde olduğu gibi burada da gerekli tedbirleri aldık" ifadelerini kullandı.

Ziyaretlerinde Bakan Kurum ile Bakan Çiftçi'ye; Antalya Valisi Hulusi Şahin, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, vali yardımcıları, kaymakamlar, belediye başkanları ile kurum ve kuruluş yetkilileri eşlik etti.

Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama

CİMER ihbarıyla ortaya çıkarılan ve 14 ile yayılan yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında adliyeye sevk edilen 8 şüpheli örgüt faaliyeti suçlamasıyla tutuklanırken, 36 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı

22.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
Kataloglu üreme şebekesine darbe: 8 tutuklama
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticareti soruşturmasında son dakika gelişmesi yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ve sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerin savcılık ve hakimlik sorguları tamamlandı.

Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu 8 şüpheli, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sağlık sorunları ve ileri derece hastalıkları bulunan şüphelilerin de dahil olduğu 36 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 1 şüpheli ise savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.


Eşinin şüphesi şebekeyi çökertti


Milyonlarca avroluk yasa dışı ağın, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen kadının durumundan şüphelenen eşinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) yaptığı ihbarla deşifre olduğu ortaya çıktı.

İhbarın ardından harekete geçen göçmen kaçakçılığı ekipleri; HTS kayıtları, MASAK verileri ve yurt dışı seyahat trafiğini incelemeye alarak dev bir şebekeyi gün yüzüne çıkardı.


41 kadın 811 kez yurt dışına gönderildi


Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmalarında, şebekenin maddi zorluk yaşayan 22-33 yaş aralığındaki Türk vatandaşı 41 kadını donör olarak kullandığı belirlendi. Bu kadınların yumurta hücrelerini satmaları amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Gürcistan ve Arnavutluk'taki tüp bebek merkezlerine toplamda 811 kez seyahat ettirildiği saptandı.


"Sarı saç, mavi göz" siparişiyle 2 milyon avroluk vurgun


Soruşturma dosyasındaki detaylara göre şebeke, donör kadınlardan yumurtalıkların tanesini 60 ila 80 avro arasında değişen fiyatlarla satın alıyordu. Toplanan bu hücreler, yurt dışındaki tüp bebek merkezlerine 100 avro civarında pazarlanarak yaklaşık 2 milyon avroluk yasa dışı bir para trafiği oluşturuldu.

Çocuk sahibi olmak isteyerek şebekeye başvuran kişilerin "sarı saç, mavi göz" gibi spesifik gen taleplerinde bulunduğu, organizatörlerin ise bu taleplere "her türlü buluruz, hemen buluruz" yanıtını vererek katalog üzerinden donör seçtirdiği belirlendi.

Şebeke yöneticilerinden eski bir eczacının sevgilisi aracılığıyla işlemlerde kullanılacak yasa dışı ilaçları temin ettiği, bir diğer yöneticinin ise donör kadınların fotoğraflarını çekerek müşterilere pazarladığı tespit edildi.


14 ilde eş zamanlı darbe


Soruşturma kapsamında delillerin toplanmasının ardından İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla olmak üzere 14 ilde operasyon yapıldı. Haklarında işlem başlatılan toplam 53 şüphelinin arasında 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörü yer alıyor.

Başsavcılık, kimlikleri belirlenen ancak henüz yakalanamayan firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanması için operasyonların titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen programda geleceğin iletişimcileriyle bir araya gelerek "Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi

22.10.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Genel Müdür Abdulkadir Çay, İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle buluştu
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, sık sık genç iletişimcilerle bir araya geldiklerini ve bu buluşmaların hem Kurum hem basın sektörü açısından çok değerli olduğunu vurgulayarak Türkiye'de ilancılık tarihinden başlattığı sunumunu, Basın İlan Kurumunun teşkiliyle devam ettirdi.

2026 yılının ilk 9 ayında basına 6 Milyar TL'lik kaynak aktarıldı

Eylül 2026 itibarıyla 2.359 süreli yayına dağıtılan resmi ilan ve reklam bedelinin 6 Milyar Türk Lirası olduğunu belirten Genel Müdür Çay, basın çalışanlarına verilen borç para, gazetelere sağlanan krediler, basın derneklerine ve azınlık gazetelerine yapılan yardımların toplamının 175 Milyon Türk Lirasına ulaştığını; bu anlamda Basın İlan Kurumunun Türk basınının en büyük destekçilerinden biri olduğunu aktardı.

Genel Müdür Abdulkadir Çay, Dijital Dönüşüm ve Dezenformasyonla Mücadele başlıklı sunumunda yapay zekânın haberciliğe etkileri, küresel risk raporları, dezenformasyon türleri ve dezenformasyonla mücadele mekanizmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.



Küresel risk: Habere güven azalıyor, dezenformasyon tırmanıyor

Bilgi ekosistemindeki tahribatın türlerine değinerek mezenformasyon, malenformasyon ve dezenformasyon kavramlarını örnek vakalarla anlatan Genel Müdür Çay, küresel raporlarda dezenformasyonun son yıllarda dünyanın karşı karşıya kaldığı en şiddetli riskler arasına girdiğini, habere duyulan küresel güvenin gerilediğini ve toplumların haberden kaçış eğiliminde olduğunu belirtti.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay sunumunda "Habere güvenin azaldığı bu dezenformasyon çağında gazetecilik nasıl yapılacak? İşte sorulması gereken ve cevabı ivedilikle bulunması gereken soru budur. Her tehdit ve kriz ortamı aslında kendi içinde fırsatları da barındırır. Bu ortam güvenilir haber kaynaklarına olan talebi artırabilir. Dezenformasyonun tırmandığı bugünlerde, geleneksel medya bu fırsatı nasıl ve ne ölçüde kullanacak?" dedi.



Yapay zekâ ve algı operasyonlarına karşı gazetecilik pusula olmalı

Yapay zekâ teknolojilerinin insan davranışlarını manipüle etmek, sahte ses ve görüntülerle (deepfake) kamuoyunu yanıltmak amacıyla giderek daha fazla kullanıldığını örneklerle aktaran Genel Müdür Çay; küresel mecralarda ve dijital algoritmalarda uygulanan çifte standartlara ve organize enformasyon savaşlarına değindi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hâle geldiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür" sözlerini hatırlatan Çay, iletişim fakültesi öğrencilerine seslenerek şu mesajı verdi:

"Teyit edemediğiniz haber gerçek değildir. Gazetecilik mesleği, yapay zekâ ve dijital manipülasyon çağında doğrulama sorumluluğundan asla taviz veremez. Doğruluk, güvenilirlik ve ilkeli yayıncılık; geleneksel ve dijital medyanın en büyük güvencesi olmaya devam edecektir."

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dezenformasyona karşı geliştirilen İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ve Anadolu Ajansı Teyit Hattı gibi mekanizmaların kritik görevler üstlendiğinin altını çizdiği sunumunu, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından tamamladı.

Etkinlik, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Önay Doğan'ın günün anısına Genel Müdür Çay'a plaket takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor

Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor. İzmir Barosu’nda Cumhuriyetçilerin kazandığı zaferin ardından gözler İstanbul'a çevrildi. Atatürkçü çizgisiyle bilinen Ümit Kocasakal, Cumhuriyetçi grupların çatı adayı olarak sahaya indi

22.10.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor
Dünyanın en büyüğü olan İstanbul Barosu, 24-25 Ekim'deki genel kurul ile yeni başkanını seçmeye hazırlanıyor
İstanbul Barosu'nda bu hafta sonu sandık heyecanı yaşanacak. 2010-2016 yılları arasında görev yaptığı dönemde FETÖ'cü savcı ve hakimlerin baskılarına karşı sergilediği tutumla tanınan Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, "Ülkemde adaletsizlik kol gezerken, Cumhuriyetin temel taşlarından biri olan baromuz cumhuriyet karşıtlarının elindeyken avukatın itibarı yerlerdeyken evimde oturup kahvemi yudumlayamazdım" diyerek yeniden adaylığını açıkladı.

Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerini kırmızı çizgi kabul eden üç grubun ortak adayı olan Kocasakal, mevcut baro yönetiminin en güçlü rakibi olarak öne çıkıyor.

İZMİR BAROSU'NDAKİ DEĞİŞİM RÜZGARI İSTANBUL'A TAŞINACAK MI
Geçen hafta sonu İzmir Barosu seçimlerini Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu'nun yeniden kazanması, İstanbul'daki seçim atmosferini de derinden etkiledi. Kocasakal'ı destekleyen avukatlar mevcut yönetimin sandıkta kaybedeceğini savunurken, mevcut Baro Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve ekibi ise siyasi desteklerle seçimi yeniden kazanacaklarına inanıyor.

CUMHURİYETÇİ OYLARDA İTTİFAK VE BÖLÜNME TARTIŞMASI
Barodaki seçim dengelerini etkileyen bir diğer unsur ise geçmiş dönemdeki oy bölünmeleri oldu. 2022 yılında İstanbul Barosu'nun ilk kadın başkanı seçilen Filiz Saraç, 2024 seçimlerinde oyların bölünmesiyle koltuğu Kaboğlu ekibine devretmişti.

Bu seçim sürecinde ise Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu ile Avukat Hakları Grubu üzerinden kurulan ittifakın kısa sürede bozulmasının ardından, Saraç ekibi Hasan Kılıç ile hareket etme kararı aldı. Bu durum Cumhuriyetçi kanatta oyların yeniden bölünme riskini gündeme getirdi.

ADAYLAR ANAYASA VE MESLEKİ İLKELERİ VURGULADI
Genel kurul öncesinde adayların öne çıkardığı temel tartışma noktaları şöyle oldu.

İbrahim Kaboğlu, iki yıllık görev süresinde avukatların çalışma koşullarını iyileştirdiklerini belirterek, "Gerileyen hukuk karşısında savunma kurumu çatısı altında hukuku etkili kılma mücadelesini daha güçlü sürdürmek için adayız" dedi.

Ümit Kocasakal, baroyu yeniden Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet çizgisine oturtmayı hedeflediğini kaydetti. Kocasakal, "Anayasanın değiştirilemez ilk 4 maddesine dokunulabileceğini söyleyen anlayışa karşı Cumhuriyeti ve hukuku müdafaa etmek için adayım" diye konuştu.

Hasan Kılıç, Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi adayı olarak, "İstanbul Barosu'nu akademisyenler değil sahadaki avukatlar yönetmeli" vurgusunu yaptı.

Korkut Kanadoğlu, Avukat Hakları Grubu adayı olarak bağımsız duruşlarına dikkat çekerek, "Seçimi kazanmak uğruna ilkelerimizden taviz vermiyoruz, oyları birleştiren adayız" ifadelerini kullandı.

İstanbul Barosu'nda Cumhuriyetçi avukatların mı yoksa mevcut baro yönetiminin mi zaferle çıkacağı Pazar günü sandıkların açılmasıyla netleşecek.

YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi

YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi. Parti kurmayları, 72 ilde il başkanlarının üyelerin oylarıyla belirleneceğini belirtirken genel başkanlık ön seçiminin de kurultaydan bir gün önce yapılmasının planlandığını bildirdi

22.10.2026 13:50:00
Haber Merkezi
 
YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi
YENİ Parti’de 69 ilde yapılan ön seçimlerin ardından gözler bu hafta sonu düzenlenecek resmi kongrelere çevrildi
YENİ Parti'nin 14-15 Kasım'da Ankara Arena'da düzenlenecek Birinci Olağan Kurultayı için hazırlıklar sürüyor. Kurultay Hazırlık Komisyonu, organizasyonun salon, slogan, tema, lojistik ve teknik ayrıntılarını ele almak üzere dördüncü toplantısını gerçekleştirdi.

69 İLDE ÖN SEÇİM YAPILDI
Partinin kongre takvimi kapsamında 17-18 Ekim'de 69 ilde ön seçim düzenlendi. Üyelerin il başkanlarını belirlemek için sandık başına gittiği seçimlerde katılımın yüzde 65 civarında olduğu belirtildi.

Parti kurmayları, ön seçimlerin düzenli ve disiplinli biçimde gerçekleştirildiğini belirterek, "Adeta bir genel seçim havasında ve ciddiyetinde seçimler yaptık. Üçer kişilik sandık kurulları, her adayın temsilcisi, gözlemcisi yer aldı. Bizim için iyi bir deneyim oldu. Üyelerin ilgisi oldukça yüksekti. Yarışlı olan seçimlere katılım çok daha yüksekti. Bazı illerde yüzde 80'leri buldu" ifadelerini kullandı.

Seçimlerde 13 ilin il başkanı değişirken Ankara, İstanbul ve İzmir'de kurucu il başkanları görevlerini sürdürdü.

İl ve ilçe başkanlarının üyelerin oylarıyla belirlenmesinin yöneticilerin temsil gücünü artırdığını savunan kurmaylar, "Partinin ilçe başkanları binlerce, il başkanları on binlerce üyenin testinden geçmiş oldu, oyunu aldı. Bu il-ilçe başkanlarımızı güçlendirdi. Temsil anlamında da güçlendi. Kimsenin konsolide edemeyeceği bir kalabalık var oy veren; üyeler karar veriyor. Etki altında kalınmadan yapılan bir seçim ve sonucu var karşımızda. Bu da seçilen başkanları daha özgür kılıyor, siyasi gücünü, temsil yeteneğini artırmış oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

72 İLDE BAŞKANLAR ÜYELERİN OYUYLA BELİRLENECEK
Edinilen bilgiye göre, üye sayısı 600'ün altında olan Hakkari, Bayburt ve Muş'ta il başkanları, Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca bu hafta sonu yapılacak resmi kongrelerde üyelerin oylarıyla belirlenecek.

Bu hafta 72 ilde resmi kongrelerin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kurmaylar, kalan dokuz il için ise özel bir takvim oluşturulacağını belirtti.

Söz konusu illerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunduğunu aktaran kurmaylar, "Parti kurulurken oraya bir hassasiyet göstermiş ve üzerlerinde titiz bir çalışma gerçekleştirerek kurucu il başkanlarını atamayı uzun bir sürece yaymıştık. Oradaki atamalarımız kongre takvimine yetişmediği o dokuz il için özel bir takvim oluşturacağız" dedi.

"PARTİYİ İKTİDARA TAŞIYACAK ÖRGÜTÜ OLUŞTURUYORUZ"
İl ve ilçe yönetimlerinin oluşturulmasında kapsayıcılığa önem verileceğini belirten parti kurmayları, yönetimlerde gençlere, kadınlara ve farklı meslek gruplarına yer verilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Kurmaylar, "Yönetimler kapsayıcı olacak. Yeter sayıda genç ve kadın olacak. O ilin özelliklerine ilişkin meslek gruplarının yönetimde yer almasını önemsiyoruz. Biz partiyi iktidara taşıyacak örgütü oluşturuyoruz şu anda. Partiyi bütün kılacak, vakit ayıracak, liyakatli isimleri bir araya getireceğiz. İlin yükünü il başkanı iki arkadaşıyla kaldırmayacak" diye konuştu.

GENEL BAŞKAN DA ÜYELERİN OYUYLA SEÇİLECEK
YENİ Parti'nin yeni örgütlenme modeli kapsamında genel başkanın da üyeler tarafından belirlenmesi planlanıyor. Edinilen bilgiye göre genel başkanlık ön seçimi, Birinci Olağan Kurultay'dan bir gün önce yapılacak ve tek günlük bir seçim olarak düzenlenecek.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı. Olgun, transfer sürecinin yeni iktidarın meşruiyet sorunu yaşamasına sebep olabileceğini söyledi

22.10.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun, parti değiştirmelere tepki göstererek iktidara erken seçim çağrısı yaptı
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son günlerde yaşanan milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti değiştirmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Olgun, gelinen noktada demokrasi ve hukuk yapısının çok değiştiğini söyledi.

'SEÇİLEN MAKAMLARIN MEŞRUİYETİ KALMADI'
Vatandaşların, 2023 milletvekili genel seçimlerinde, 2024 yerel seçiminde kullandığı oyların tamamen değiştiğini belirten Olgun, "Hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Bu sebeple seçilen makamların meşruiyetinin kalmaması demek millete gitmeyi gerektirir. Yani vatandaşın kullandığı oyla şu anki temsil oranında dağlar kadar fark var" dedi.

SEÇİM ÇAĞRISI
"Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde böyle bir parti değiştirme, milletvekilleri arasında, belediye başkanları arasında bu kadar parti değiştirme yaşamadı" diyen Olgun, en uygun çıkış yolunun seçime gitmek olduğunu belirtti.

Seçmenlerin transferlerin sonucu olarak sandığa gitmeyebileceğine dikkat çeken Olgun, "Seçim yapılsa bile seçilecek mercilerin, organların meşruiyet sorunu olacaktır. İktidara buradan sesleniyorum, bu ülkeye bu kadar zarar vermeye hakkınız yok, derhal seçime gidin. Halkımız yeniden tercihini kullansın ve halk millet ne diyorsa ülkede o şekilde yönetilsin" dedi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı. Televizyonların, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatıldığını savunan İmamoğlu, yurttaşlara gazete satın alma ve bağımsız gazetecilere abone olma çağrısında bulundu

22.10.2026 13:23:00
Haber Merkezi
 
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısı yaptı
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, medya kuruluşları ve bağımsız gazetecilere destek çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından açıklama yapan İmamoğlu, halkın haber alma hakkının engellendiğini savunarak yurttaşlara gazete satın alma, bağımsız gazetecileri takip etme ve abone olma çağrısı yaptı.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaşılan açıklamasında, medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara tepki gösterdi. Televizyonların, sosyal medya hesaplarının, haber sitelerinin ve YouTube kanallarının kapatıldığını öne süren İmamoğlu, yaşananların halkın haber alma hakkını hedef aldığını ifade etti.

İmamoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Sana savaş açtılar ey halkım! Vurguncular son kozları medya vurgunu ile halkın haber alma hakkını gasp ediyor. Televizyonlar, sosyal medya hesapları, haber siteleri, YouTube kanalları kapatılıyor!"

GAZETE SATIN ALIN, BAĞIMSIZ GAZETECİLERİ TAKİP EDİN
Çağrıda bulunan İmamoğlu, gazete satın alarak medya kuruluşlarına destek verilmesini istedi. Okuma, okutma ve haberleri daha geniş kesimlere ulaştırma çağrısı yapan İmamoğlu, bağımsız gazetecilerin takip edilmesi ve dijital yayınlara abone olunması gerektiğini belirtti.

İmamoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, gazete satın alarak yanıt verin. Okuyun, okutun, anlatın... Konuşun, konuşturun…"

Destek verilmesini istediği yayınlar arasında BirGün, Sözcü, Cumhuriyet, Karar, Tavır, Milli Gazete, Korkusuz, Evrensel, Yeniçağ, Oksijen ve Nefes gazetelerini sıralayan İmamoğlu, bağımsız gazeteci ve habercilerin de takip edilmesi ve yayınlarına abone olunması çağrısında bulundu.

İmamoğlu, açıklamasını "Hep beraber bu kara düzeni bitireceğiz!" sözleriyle tamamladı.

Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama

Konya'da sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte ev ilanlarıyla 'sazan sarmalı' yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 9'u tutuklandı

22.10.2026 12:15:00
İHA
 
Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama
Konya merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 9 tutuklama
Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya üzerinden yayımlanan sahte ev ilanları aracılığıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına yönelik çalışma başlattı.

'Sazan sarmalı' olarak tabir edilen yöntemle gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına ilişkin yürütülen çalışmalar çerçevesinde, 12 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 17 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Diğer 8 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

TALAN VAR TALAN

İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında, 34 milyar 760 milyon liralık para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldığını bildirdi

21.10.2026 20:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
TALAN VAR TALAN
TALAN VAR TALAN
İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında, 34 milyar 760 milyon liralık para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldığını bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda, 34 milyar 760 milyon liralık para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı.

Konuya ilişkin Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "9 İl merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda; 34 milyar 760 milyon lira para hareketliliği tespit edilen 123 şüpheli hakkında işlem yapıldı.

Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarımızca, 9 il merkezli gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis oynattıkları ve suçtan elde edilen paranın nakline aracılık ettikleri, sosyal medya hesapları üzerinden sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları, vatandaşlarımızın kişisel verilerine yetkisiz erişim sağladıkları tespit edildi.

Güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlıklarımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

İstanbul'da etkili olan sağanak yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları, kentlerin iklim krizine ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı

İstanbul'da etkili olan sağanak yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları, kentlerin iklim krizine ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre yaşanan taşkınları yalnızca yoğun yağışla açıklamak mümkün değil

21.10.2026 18:15:00
Ahmet Turan Yiğit
 
İstanbul'da etkili olan sağanak yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları, kentlerin iklim krizine ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı
İstanbul'da etkili olan sağanak yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları, kentlerin iklim krizine ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı
İstanbul'da etkili olan sağanak yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınları, kentlerin iklim krizine ne kadar hazırlıklı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre yaşanan taşkınları yalnızca yoğun yağışla açıklamak mümkün değil. Plansız kentleşme, dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve giderek artan betonlaşma, şehirleri şiddetli yağışlara karşı daha kırılgan hale getiriyor.

Uzmanlar, günümüzde kentleri sellerden korumanın yolunun suyun önüne set çekmekten değil, suyla uyumlu yaşam alanları tasarlamaktan geçtiğini vurguluyor. Çünkü doğanın işleyişini dikkate almayan şehirleşme modelleri, her kuvvetli yağışta benzer manzaraların yaşanmasına neden olabiliyor.

Sorun sadece yağmurun şiddeti değil

Uzmanlara göre son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık görülen aşırı yağışlar, kentlerdeki mevcut altyapı sorunlarını da görünür hale getiriyor.

Eskiden doğal olarak suyu emebilen alanların yerini beton ve asfalt yüzeylerin alması, yağmur sularının toprağa ulaşmasını zorlaştırıyor. Yağışla birlikte oluşan su kütlesi kısa sürede yüzeyde birikiyor ve taşkın riski büyüyor.

Bu nedenle yaşanan afetlerin yalnızca hava olaylarıyla açıklanmasının eksik bir değerlendirme olacağı belirtiliyor.

Dere yataklarına yapılan müdahaleler riski büyütüyor

Uzmanlar, dere yataklarının ve taşkın alanlarının yıllardır yapılaşma baskısı altında olduğuna dikkat çekiyor.

Doğal su yollarının daraltılması veya farklı amaçlarla kullanılması, yağış sırasında suyun yönünü değiştirmesine ve kontrolsüz taşkınlara neden olabiliyor. Suyun doğal olarak akması gereken alanlar ortadan kalktıkça, şehirlerin afetlere karşı direnci de azalıyor.

Bu nedenle dere yataklarının ve taşkın sahalarının doğal işlevlerine yeniden kavuşturulmasının önemli olduğu ifade ediliyor.

Beton yerine suyu emen kentler öneriliyor

Uzmanların dikkat çektiği konuların başında "mavi-yeşil altyapı" yaklaşımı geliyor.

Bu sistemler; yağmur bahçeleri, sulak alanlar, geçirimli zeminler, bitkilendirilmiş su kanalları ve yeşil koridorlar gibi uygulamaları kapsıyor. Amaç, yağmur suyunun hızla akıp gitmesini değil, mümkün olduğunca yerinde tutulmasını sağlamak.

Uzmanlara göre suyu tutan ve yöneten bu sistemler, hem sel riskini azaltıyor hem de yeraltı su kaynaklarının beslenmesine katkı sunuyor.

Parklar sadece dinlenme alanı değil

Şehirlerdeki parklar, korular, kent ormanları ve açık yeşil alanlar çoğu zaman yalnızca sosyal yaşamın bir parçası olarak görülüyor. Ancak uzmanlar bu alanların çok daha kritik görevler üstlendiğini belirtiyor.

Yeşil alanlar yağmur sularını emebiliyor, sıcaklıkları dengeleyebiliyor ve afet risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle kent planlamasında parkların ve doğal alanların yalnızca estetik unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

İklim krizine karşı yeni planlama anlayışı gerekiyor

Uzmanlara göre iklim krizinin etkileri önümüzdeki yıllarda daha belirgin hissedilecek. Bu yüzden kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli ve bütüncül planlamalara ihtiyaç duyuluyor.

Kentlerin yalnızca insanlar için değil, doğal yaşam ve ekosistemler için de sürdürülebilir şekilde tasarlanması gerektiği belirtiliyor. Su yolları, doğal vadiler, sulak alanlar ve ekolojik koridorların korunması, gelecekte yaşanabilecek afetlerin etkilerini azaltan önemli unsurlar arasında gösteriliyor.

Yağmurun kendisi bir afet değil, ancak yanlış planlanmış kentlerde afete dönüşebiliyor. Uzmanlar, sel ve taşkın risklerinin azaltılması için doğayla mücadele eden değil, doğayla uyum içinde çalışan şehirler tasarlanması gerektiğini vurguluyor. Çünkü suyun doğal akışını engellemek yerine ona yaşam alanı tanıyan kentler, iklim krizinin getirdiği zorluklara karşı çok daha dayanıklı hale gelebiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.