logo
24 HAZİRAN 2026

Fuat Oktay kürsüde rahatsızlandı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Siber Güvenlik Haftası Milli Siber Güvenlik Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, konuşma yaptığı esnada rahatsızlanarak görevliler tarafından sahne arkasına götürüldü. Ödül töreni için tekrar kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Sadece biraz, doktorlarımızın söylediği kadarıyla ifade ediyorum, uykusuzluk ve yorgunluğa bağlı küçük bir rahatsızlık oldu, anlayışınız için teşekkür ediyorum' dedi

21.12.2020 13:04:00
Fuat Oktay kürsüde rahatsızlandı
Fuat Oktay kürsüde rahatsızlandı
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Siber Güvenlik Haftası Milli Siber Güvenlik Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay; Türkiye'nin yapay zekâ, nesnelerin interneti, büyük veri, veri güvenliği, kuantum teknolojileri ve ileri malzemeler alanlarında gelişen teknolojilere öncülük edeceğini, siber güvenlik alanında Türkiye'nin dışa bağımlılığını sıfıra indireceklerini söyledi.

Türkiye'ye yaptırım tehdidinde bulunan bazı ülkelere seslenen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Yaptırımlar ve Türkiye ile mücadele değil, Türkiye ile birliktelik ve Türkiye ile dostluk kazandırır. Bütün dünyanın bu bilmesi gerekir. Buradan bütün dünyaya sunabileceğimiz yeni bir işbirliği alanının olduğunu ifade etmek isterim, o da siber güvenlik ve dijital alanda bir işbirliğidir. Geliştirilen yerli ürünlerimizin globalleşmesi ile ilgili işbirliği alanıdır. Türkiye ile dostluğun kazandıracağını bütün dünya görecektir. Tersi uygulamalar, yaptırımlar, benzeri şeyler sadece bizi motive eder, bizim hızımızı artırır, bize negatif etkisi olmaz'

'Güvenlik kavramının anlamı da dijitalleşmeyle birlikte büyük ölçüde değişmiştir'

COVİD-19 salgını sebebiyle özellikle bu yıl içinde uzaktan çalışma, uzaktan eğitim ve e-ticaret gibi alanlarda kullanım yoğunluğunun görüldüğünü, teknolojinin her zamankinden fazla insan hayatına girdiğini belirten Fuat Oktay, 'Sabit ve mobil geniş bant internet kullanımı ülkemizde geçen yıla göre yüzde 50'den fazla artış göstermiştir. İnternet kullanımı ise 2020 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artarak 9,3 milyon terabayt olarak gerçekleşmiştir. Dijital teknolojiler hızla gelişip hayatımızı dönüştürürken bu dönüşümün güvenlik boyutu, en az sahada uygulanan savunma araçları kadar önemli hale gelmiştir. Bugünün dünyasında teknolojiye ve veriye hükmeden; veriyi dijital ortamda üreten, kullanan ve saklayan tüm unsurlara da hükmedebilmektedir.

Bu çerçevede güvenlik kavramının anlamı da dijitalleşmeyle birlikte büyük ölçüde değişmiştir. Günümüzde fiziki güvenliğin siber güvenlikle, yerli yazılımlarla, yapay zekâyla ve dijital sanayiyle tahkim edilmesi zorunlu hale gelmiştir. Mücadeleler artık büyük oranda konvansiyonel silahlarla değil siber silahlarla ya da konvansiyonel yöntemlerin dijital yapılarla güçlendirilmesiyle gerçekleşmektedir. Siber saldırılar; kilometrelerce uzaktan ve hatta atmosfer dışından sistemleri çalışamaz hale getirme, kişisel bilgilerin çalınması, dijital ve fiziksel riskleri etkisiz kılabilme, şehirleri elektriksiz, susuz bırakabilme ve sahte belgelerle itibar kayıpları yaşatabilme gibi çok çeşitli hasarlara sebep olabilmektedir' diye konuştu.

'Yerli ve milli altyapılarla siber gelişmelere öncülük etmek durumundayız

Türkiye'nin sahip olduğu verilerin ve ürettiği bilgilerin; sınırların, vatanın korunduğu gibi korunmaması durumunda geleceğe güvenle bakılamayacağını söyleyen Fuat Oktay, ' Bu açıdan Cumhurbaşkanımız liderliğinde hayata geçirdiğimiz milli teknoloji hamlesinin önemli bir ayağı; 'siber vatanda tam bağımsız Türkiye' hedefidir. Ülkemiz, siber güvenlik alanında teknik, hukuki ve organizasyonel açılardan önemli mesafe katetmiş ülkeler arasında yer almaktadır. Geldiğimiz noktayı daha da ileriye taşımak için siber uzayda gerçekleşen gelişmeleri yakından takip edip yerli ve milli altyapılarla siber gelişmelere öncülük etmek durumundayız. Savunma Sanayi Başkanlığımız riyasetinde kurulan Siber Güvenlik Kümelenmesi bu açıdan büyük önem taşımaktadır' şeklinde konuştu.

Siber güvenlik alanında; kritik altyapıların korunması, siber kapasite inşası ve saldırıları en hızlı şekilde bertaraf edebilmek için üst seviye teknolojik tedbirlere yoğunlaştıklarını belirten Oktay, 'Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuz bünyesinde faaliyetini sürdüren Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezini 2013 yılında kurarak siber güvenlik alanındaki organizasyonumuzu oluşturmaya başladık.

Savunmadan iletişime, sağlıktan enerjiye, finanstan eğitime kadar tüm sektörlerden kritik nitelikte binlerce kurum ve kuruluşta siber olaylarla müdahale ekipleri kuruldu. Bugün kayıtlı siber güvenlik uzmanı sayısı 4 bin 700'ü aşmış durumda. Siber güvenlik alanında; KASIRGA, AVCI, AZAD, ATMACA ve KULE gibi yüksek değerli yerli ve milli bilgi teknolojileri projelerimizle siber tehditleri en az maliyetle, en kısa sürede tespit ediyor ve gerekeni yapıyoruz. Siber caydırıcılık araçlarımızı güçlendireceğiz dedik; milli siber savunmamızı yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi teknikleri kullanan sistemler ile donattık ve her geçen gün bunları geliştirmeye devam ediyoruz. Diğer taraftan ilk yerli ve milli baz istasyonu ULAK'ın yaygınlaştırılmasına hızla devam ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde devreye alarak kullanımına öncülük ettiğimiz yerli ULAK, Aralık 2020 itibariyle ülke genelinde toplam bin 542 baz istasyonu ile faaliyet göstermektedir. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimiz ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız öncülüğünde; tüm paydaşların katkıları ile 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planımızı oluşturduk. Ayrıca Dijital Dönüşüm Ofisimiz tarafından Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi hazırlanarak Temmuz ayında yayınlandı. Siber vatanda egemenliğimizi güçlendirme yönünde yürüttüğümüz çalışmaların sonucunda Global Siber Güvenlik Endeksinde 23 sıra birden atlayarak dünyada 20. sıraya yükselmiş durumdayız. Siber güvenlik alanında insan kaynağı kapasitemizi daha da güçlendirecek dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yetenekli mühendislerimizin akıl ve alın teriyle yükseleceğiz. Kayıtlı kullanıcı sayısı 500 bini aşan BTK Akademi'yi bu amaçla kurduk. Herhangi bir ön şart gerektirmeden tüm gençlerimize açık olan akademide siber güvenlik ve 5G teknolojileri başta olmak üzere pek çok alanda çevrimiçi eğitimler veriliyor. Hedef, 1 milyon yazılımcıyı BTK Akademi'den mezun edip bilgi teknolojileri alanında insan kaynağımızı zenginleştirmek. Diğer yandan 5G'ye mümkün olan en kısa süre içinde yerli ve milli imkânlarla geçmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 5G ve ötesi teknolojilerde öncü bir konuma gelme amacına yönelik, ülkemizde kamu, üniversite, üreticiler ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile kurduğumuz 5GTR Forum ile yeni nesil teknolojilerin önünü açacak iş birliklerini tesis ediyoruz. Ayrıca haberleşme alanındaki faaliyetlerimizi uzayda da sürdürüyor ve geliştiriyoruz. Türksat 5A'yı önümüzdeki haftalarda, 5B'yi 2021 yılının ilk yarısında uzaya gönderiyor olacağız. Ülkemizin en büyük Ar-Ge projelerinden biri olan Yerli Haberleşme Uydusu Türksat 6A ise 2022 yılında hizmet vermeye başlayacak. Tüm bunlar, dijital tehditlere karşı Türkiye'nin siber mukavemetini artıracak adımlardır' şeklinde konuştu.

'Türkiye'nin verisi, yerli ve milli güvenlik duvarlarıyla korunacak'

Çok katmanlı siber uzayda Türkiye'ye ait tek bir zayıf halka bırakmamak için çabaladıklarının altını çizen Oktay, 'Dışa bağımlı olduğumuz savunma sanayi ürünlerinde geçmişte yaşadığımız ambargoları unutmuş değiliz. O engelleyici zihniyet bugün karşımıza farklı yaptırım kılıflarına bürünmüş olarak çıkmaktadır. Ne şekilde engellemeye çalışırlarsa çalışsınlar; artık Cumhurbaşkanımız liderliğinde yaptırımı, geleceğe yatırıma dönüştüren bir Türkiye var. Siber güvenlik alanındaki teknolojiler için de aynı kararlılığı taşıyoruz. Türkiye'nin verisi, Türkiye'de kalacak; mahremimizin anahtarını başkasına teslim etmeyeceğiz. Türkiye'nin verisi, yerli ve milli güvenlik duvarlarıyla korunacak. Ülkemizde siber güvenlik ekosistemini savunma sanayi ekosistemini geliştirdiğimiz gibi ilerletecek; dijital alanda da kale gibi sağlam duracağız. Siber güvenlikte başarı hikâyelerimizi, yine Türk mühendisler yazmaya devam edecek. Akıllı sistemlerle yapılan saldırıları püskürtmek için, yerli ve milli imkânlarla daha akıllı sistemler geliştireceğiz. Yapay zekâ, nesnelerin interneti, büyük veri, veri güvenliği, kuantum teknolojileri ve ileri malzemeler alanlarında gelişen teknolojilere öncülük edecek; siber güvenlik alanında Türkiye'nin dışa bağımlılığını sıfıra indireceğiz' ifadelerini kullandı.

'Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesinin rolü çok önemlidir'

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi paydaşları olarak meseleye bir milli dava bilinciyle yaklaşılması gerektiğini ifade eden Oktay, 'Siber güvenlik alanında yürütülecek çalışmaların kamu, üniversiteler ve özel sektörün iş birliğinde planlanması ve gerçekleştirilmesi gereken; ancak ekip ruhuyla hayata geçebilecek niteliktedir. Türkiye'deki siber güvenlik firmalarının sayısını artırmak, siber güvenlik alanında faaliyet gösteren firmaların markalaşmasına yardımcı olmak, sektördeki firmaların ulusal ve global pazarda rekabet gücünü artırmak ve siber güvenlik alanındaki insan kaynağımızı geliştirmek gibi hedeflerimize giden yolda Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesinin rolü çok önemlidir. Küme üyesi firmaların ürettiği 10 yerli ürünü daha önümüzdeki yıl dünya pazarına açmayı hedefliyoruz. Ayrıca yerli ve milli siber güvenlik ürünlerinin yurt dışına ihracatını da destekleyeceğiz. Yenilikçi kuantum teknolojileri çalışmaları da bu ekipten çıkacak, yeni ihracat başarıları da. Küme üyeleri arasında oluşan eşgüdüm sonucunda ülkemizde tasarlanabilecek, üretilebilecek nitelikteki hiçbir ürünü ya da yazılımı, kesinlikle dışarıdan hazır olarak almayacağız. Yerli ve milli imkânlarla üretilen siber güvenlik ürünlerinin, özellikle Kümelenmenin emeği olan 230 ürünün, kamuda daha yaygın şekilde kullanılması için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Siber Güvenlik Haftası etkinlikleri vesilesiyle 'siber güvenlikte hâlihazırda ihtiyaç ne, sektörün elinde ne var, daha nasıl inovatif ürünlere gereksinim duyuluyor'' gibi birçok sorunun cevaplarını hep birlikte almış olacağız' açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

'Siber güvenlik alanında ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmak, yerli siber güvenlik ürün kullanımını artırmak ve uluslararası rekabet edebilecek markalar çıkarmak için tüm kurumlarımızla eş güdüm içinde çalışmaya devam edeceğiz. Dijital Türkiye, yapay zeka, 5G ve siber güvenlik gibi konularda ülkemizin çıtasını yükseltme hedefimiz önümüzdeki dönemde de yine gündemimizin ilk sıralarında olacak.'

Fuat Oktay kürsüde rahatsızlandı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, konuşma yaptığı esnada rahatsızlanarak görevliler tarafından sahne arkasına götürüldü. Fuat Oktay'a sahne arkasında müdahale edilirken, kürsüye gelen Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, 'Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay konuşmasının sonunda tansiyon düşüklüğüne bağlı küçük bir sağlık problemi yaşadı ama hamdolsun hiçbir sıkıntı yok. Doktorlarımız gereken değerlendirmeyi yaptı, hiçbir sağlık problemi yok. Ödül törenine kendisi teşrif edecek' açıklamasında bulundu.

Ödül töreni için tekrar kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Sadece biraz, doktorlarımızın söylediği kadarıyla ifade ediyorum, uykusuzluk ve yorgunluğa bağlık küçük bir rahatsızlık oldu, anlayışınız için teşekkür ediyorum' dedi.İHA

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.