logo
29 TEMMUZ 2026

Galatasaray bas bas bağırıyor

Galatasaray’ın İtalya kampında Serie A ekiplerine karşı gol atamadan 5 gol yediği ve kalesinde 40 şut gördüğü hazırlık maçları, kadrodaki kurgusal krizleri ve fiziksel eksikleri net bir şekilde gözler önüne serdi

29.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray bas bas bağırıyor
Galatasaray bas bas bağırıyor
Teknik direktör Okan Buruk "Doğru oyuncuları kadromuza katacağız" mesajı verse de, sahaya yansıyan savunma zafiyeti ve üretkenlik sıkıntısı yönetimi harekete geçirdi. Sarı-kırmızılılar, resmi maçlar öncesinde sağ bek, stoper, tempolu orta saha ve skorer kanat olmak üzere doğrudan ilk 11'e monte edilecek 4 kritik transfere odaklandı.

Galatasaray'ın İtalya kampında Serie A ekiplerine karşı oynadığı hazırlık maçlarında gol atamadan kalesinde 5 gol görmesi transfer gündemini yeniden alevlendirdi. Hazırlık karşılaşmaları ölçü olmasa da iki maçta kalede görülen 40 şut ve yenilen 5 gol alarm zillerini çaldırdı. Yüksek topla oynama oranlarına rağmen hücumda bitiricilik krizinin yaşanması, ikili mücadelelerde ve hava toplarında geride kalınması takımın fiziksel ve taktiksel eksiklerini gözler önüne serdi. Teknik direktör Okan Buruk da sabır vurgusu yaparak en doğru isimleri en kısa sürede kadroya katacaklarını belirtti.






DİREKT 11 SEVİYESİNE TAKVİYE LAZIM

Saha içi verileri, sarı-kırmızılı ekibin öncelikle savunma kurgusundaki zaafını ve geçiş savunmasındaki kırılganlığını ortaya koyuyor. Venezia ve Monza maçlarında rakiplere verilen 13 büyük gol şansı, ön alan presi kırıldığında savunma hattının ne denli kolay geçildiğini kanıtladı. Hücum hattında ise kazanılan penaltının dahi kaçması ve üretilen xG değerinin skora dönüşmemesi skorer ayak ihtiyacını netleştirdi. Genç ve alternatif isimlerin Serie A sertliğine direnç gösterememesi, omurgaya doğrudan ilk 11 seviyesinde takviye yapılmasını zorunlu kıldı.






HALA JELET VE NELSSON OYNUYOR

Resmi maçlar başlamadan önce Florya'da çözülmesi gereken ilk kriz savunmanın sağında ve merkezinde yaşanıyor. Jelert ve mevcut rotasyonun savunma yönünde yetersiz kalması, atletik ve defansif gücü yüksek bir sağ bek transferini şart koşuyor.

Stoper hattında ise Nelsson-Abdülkerim ikilisinin arkasında derinliğin kaybolması, geniş alanda çabuk kademeye girebilen ve geriden oyun kurabilen lider bir stoper takviyesini ilk 11 hamlesi olarak öne çıkarıyor.






İŞTE ACİL İHTİYAÇ OLAN 4 BÖLGE

Orta saha ve hücum hattındaki tıkanıklık ise takımın sertlik ve skor üretime doğrudan yansıyor. Torreira'nın yanına geçiş savunmasında alan kapatacak, ikili mücadelelerde fiziksel direnç katacak tempolu bir 8/6 numara arayışı hız kazandı. Kanatlarda yaşanan performans dalgalanmalarını bitirmek için ise bire birde adam eksiltebilen, ceza sahasına içe kat edip bitiricilik krizini çözecek skorer bir kanat oyuncusu listede başı çekiyor. Galatasaray, bu 4 kritik bölgeye yapacağı ilk 11 hamleleriyle sezona girmeyi hedefliyor.

Okan Buruk'a 5 kritik soru!

Avusturya kampında Monza ve Venezia karşısında alınan ağır yenilgiler, Galatasaray’da transferden önce çözülmesi gereken ciddi saha içi krizini gözler önüne serdi. 180 dakikada kalesinde 40 şut görüp rakip fileleri havalandıramayan sarı-kırmızılılarda; çöken ön alan presi, yetersiz rotasyon ve B planının olmaması alarmları çaldırıyor. Fiziksel yüklemenin arkasına sığınan teknik heyetin önünde ise Villarreal maçı öncesi yanıt bekleyen 5 kritik soru duruyor

29.07.2026 14:07:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a 5 kritik soru!
Okan Buruk'a 5 kritik soru!
Galatasaray'ın Avusturya kampında Monza (2-0) ve Venezia (3-0) karşısında aldığı yenilgiler, skor tabelasının ötesinde ciddi saha içi alarmları barındırıyor. Sarı-kırmızılılar, topa sahip olmada üstün görünse de 180 dakikada kalesinde tam 40 şut gördü, rakiplerine 13 büyük şans tanıdı ve rakip fileleri havalandıramadı.

Ön alan presinin son derece kolay kırılması, hatlar arasındaki mesafenin açılması ve üretkenliğin sıfırlanması, mağlubiyetlerin sadece sezon başı fiziksel yüklemeleriyle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.






TAKTİKSEL KRİZ VAR MI?

Teknik direktör Okan Buruk, ağır antrenman temposunu ve ritim farkını gerekçe göstererek asıl ölçü maçının 8 Ağustos'taki Villarreal karşılaşması olacağını vurguladı. Buruk'un özeleştiri yapması ve gençleri görmek adına kampı bir fırsat olarak değerlendirmesi makul karşılanabilir. Ancak as kadronun yokluğunda takımın taktiksel omurgasını tamamen kaybetmesi, oyunun B planının bulunmaması ve hücumda üretilen büyük şans sayısının sadece 2'de kalması, teknik heyetin önünde ciddi bir taktiksel kriz olduğuna işaret ediyor.






PRESİ RAHAT KIRILDI

Saha içindeki bu radikal çöküş, transfer hamlelerinden önce çözülmesi gereken yapısal sorunları gündeme taşıyor. İtalyan ekiplerinin presi kırıp Galatasaray kalesine rahatça inmesi, takımın savunma kurgusunu ve set oyunundaki kısır dominantlığını sorgulatıyor.






İŞTE KRİTİK 5 SORU

Kampın bu tablosu ışığında, sarı-kırmızılı camianın ve teknik heyetin yanıt aradığı 5 kritik soru öne çıkıyor:

1. Venezia maçında kalede görülen 20'si ceza sahası içinden 26 şut ve verilen 13 büyük şans, yorgunluğu aşan bir taktiksel alan hatası mı?
2. Omurga oyuncularının yokluğunda 180 dakikada sadece 2 büyük şans üretilmesi, yedeklerin sisteme adapte olamadığını mı gösteriyor?
3. Rakip öne alan presini kolayca kırdığında takımı geride daha kompakt tutacak alternatif bir savunma kurgusu hazırlanacak mı?
4. Topa %50'nin üzerinde sahip olunmasına rağmen xG ve şut kalitesinin bu kadar düşük kalması set oyunundaki hangi eksiklikten kaynaklanıyor?
5. Villarreal maçı hedef gösterilirken alınan ağır mağlubiyetlerin ve yenilen 5 golün resmi maçlar öncesi takımda özgüven kaybı yaratma riski var mı?

Önder Özen, Osimhen ve Sane'yi ateşe itti

Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, kulübe sunulan Salah transferini fonlama modelleri ve kulübün mali disiplini hakkında kritik açıklamalarda bulundu

29.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Önder Özen, Osimhen ve Sane'yi ateşe itti
Önder Özen, Osimhen ve Sane'yi ateşe itti
Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, Galatasaray'ın geçtiğimiz sezon Leroy Sane ve Victor Osimhen transferleri için çıkardığı ve yaklaşık 1 milyon adet satan özel kutu projesini sert bir dille eleştirerek, benzer modellerin kulüplere getirdiği mali risklere dikkat çekti. Mo Salah'ı fonlamak adına taraftara sunulan bu tür harici ürünleştirme projelerinde toplanan paranın kulüpler yerine aracı şirketler, yatırım danışmanları ve sponsor hesaplarına aktarıldığına vurgu yaptı.






Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, kulübe sunulan Mo Salah transferini fonlama modelleri ve kulübün mali disiplini hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Özen, Galatasaray'ın geçtiğimiz sezon Victor Osimhen ve Leroy Sane transferleri sürecinde yürüttüğü ve yaklaşık 1 milyon adede ulaşan "kutu satışı" projesini incelediklerini ifade ederek, bu yöntemin beraberinde getirdiği ciddi finansal ve hukuki risklere dikkat çekti.






KULÜP KONTROLÜNDE OLMALI

Yıldız oyuncu transferlerini finanse etmek amacıyla taraftara özel kutu veya ürün satışı sunan dış projelerin kulüp bilançolarında şeffaflık sorunu yaratabileceğini belirten Özen, toplanan paranın doğrudan kulüp kontrolünde olması gerektiğini vurguladı.






FİNANSAL GRİ ALAN UYARISI

Bu tür üçüncü taraf modellerinde toplanan kaynağın; yatırım danışmanları, aracı kurumlar, prodüksiyon ve komisyon payları nedeniyle doğrudan kulübün resmi banka hesabına girmediğini, aksine organizasyonu yapan harici şirketlerin hesaplarında döndüğünü ve finansal bir gri alan oluşturduğunun altını çizdi.






HUKUKİ SORUMLULUK DOĞAR

Günü kurtarmaya yönelik popülist yaklaşımlar yerine kurumsal hafızayı ve mali disiplini korumayı tercih ettiklerini dile getiren tecrübeli futbol adamı, olası bir olumsuzlukta doğacak hukuki ve mali sorumluluğa da işaret etti.






HARİCİ GELİR MODELLERİ

Taraftardan toplanan kaynağın amaç dışı kullanılması ya da aracı kurumlarda takılı kalması durumunda resmi muhatabın belirsizleşeceğini söyleyen Özen, kulübün kendi ürettiği lisanslı ürün satışı ile aracı şirketlerin kurguladığı harici gelir modelleri arasındaki sınırın çizilmesi gerektiğini belirtti.






BEŞİKTAŞ KASASINA GİRMELİ

Özen, Beşiktaş taraftarının cebinden çıkacak her kuruşun harici finansal yapılar veya sponsor kanalları üzerinden yönlendirilmesine izin vermeyeceklerini açıkça beyan etti.

Yıldız transferi heyecanına kapılarak kulübün geleceğini ve şeffaflığını riske atmayacaklarını vurgulayan Özen, Beşiktaş taraftarının kaynağının yalnızca ve doğrudan Beşiktaş Kulübü'nün kasasına girmesi gerektiğinin altını çizdi.

Salah haberdar edildi

Beşiktaş’ın Mohamed Salah transferinde yıllık 12 milyon Euro üzerinden prensip anlaşmasına varmasına rağmen menajer Ramy Abbas’ın talepleri nedeniyle masadan kalkması, gözleri Mısırlı yıldıza çevirdi 

29.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Salah haberdar edildi
Salah haberdar edildi
Beşiktaş'ın Mohamed Salah transferinde yıllık 12 milyon Euro üzerinden prensip anlaşmasına varmasına rağmen menajer Ramy Abbas'ın yüzde 35'e varan fahiş komisyon ve imaj hakkı talepleri nedeniyle masadan kalkması, gözleri Mısırlı yıldız ile olaylı temsilcisi arasındaki ilişkiye çevirdi. Başkan Serdal Adalı'nın "Salah'ın bu rakamlardan haberi yok" çıkışı ve Mısır futbol kamuoyunun tepkileri "Abbas'ın bileti kesilecek mi?" sorusunu gündeme getirse de, iki isim arasındaki bağ sıradan bir menajerlik ilişkisinden ziyade, "kötü adam" rolünün bilinçli üstlenildiği, kopması zor devasa bir ticari ortaklığa dayanıyor.






Beşiktaş transfer masasında finansal disiplin ve kulüp duruşundan taviz vermezken, gözler Mohamed Salah ve menajeri Ramy Abbas cephesine çevrildi.

Siyah-beyazlıların imaj hakları ve fahiş komisyon talepleri nedeniyle frene basması, spor kamuoyunda "Salah menajerinin kurbanı mı oluyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

Başkan Serdal Adalı'nın "Salah'ın bu rakamlardan haberi olduğunu zannetmiyoruz" çıkışı ve Önder Özen'in açıklamaları, masadaki tıkanmanın oyuncudan değil, menajer taleplerinden kaynaklandığını netleştirdi.






İKİLİ ARASINDA ASLA KRİZ ÇIKMADI

Transfer sürecinin tıkanması Mısır futbol kamuoyunu da hareketlendirdi. Mısırlı teknik direktör Talaat Youssef ve Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano'nun sürece doğrudan müdahil olma çabaları, menajer Ramy Abbas'ı devre dışı bırakma hamlesi olarak yorumlandı. Ancak tarihe bakıldığında, ikili arasında bugüne kadar kamuoyuna yansıyan en ufak bir kriz ya da fikir ayrılığı yaşanmadı.






SALAH HEP ABBAS'I KÖTÜ POLİS YAPTI

İşin aslı, ortada bir krizden ziyade kusursuz işleyen bir "iyi polis - kötü polis" stratejisi var. Spor hukuku uzmanı olan Ramy Abbas, 2015'ten bu yana Salah'ın tüm ticari ve imaj haklarını yöneten tek yetkili isim.

Salah sahadaki mütevazı ve sempatik imajını korurken; Abbas masada sert, tavizsiz ve kulüpleri zorlayan "kötü adam" rolünü üstlenerek tüm şimşekleri üzerine çekiyor. Böylece Mısırlı yıldız, kulüpler ve taraftarlarla asla karşı karşıya gelmiyor.






MISIR'DA BİLE ORTALIĞI KARIŞTIRDI

Diğer menajerler gibi onlarca oyuncuyla çalışmayan Abbas, tüm mesaisini yüzde 100 oranında Salah'a adamış durumda. Mısır Futbol Federasyonu ile yaşanan imaj hakları krizinde bile milli takımı bırakma pahasına Salah'ın haklarını savunan Abbas ile Mısırlı yıldız arasındaki bağ, basit bir menajerlik ilişkisinden ziyade devasa bir global marka ortaklığına dayanıyor.






RAMY ABBAS'IN KELLESİ GİTMEZ

Beşiktaş'ın geri adım atmasıyla Abbas'ın kellesinin alınacağını düşünmek gerçekçi değil. Masadaki bu sertlik, Salah'ın bilgisi dâhilinde yürütülen ticari bir stratejinin parçası. İnisiyatif alıp Beşiktaş'ın projesine evet demek de, pazarlıkları kızıştırıp alternatif tekliflere yönelmek de yine bu iki kişilik dev ortaklığın alacağı karara bağlı.

Dursun Özbek'ten Okan Buruk'a yeni görev

Galatasaray’da bitmek bilmeyen transfer bilmecesi ve yöneticilerin sessizliği kriz ortamını tırmandırırken; başarılı teknik adam kamp dönemindeki kadro eksikliğine rağmen eleştiri oklarını kendi üzerine çekerek adeta bir "kurumsal paratöner" görevi görüyor

29.07.2026 11:56:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek'ten Okan Buruk'a yeni görev
Dursun Özbek'ten Okan Buruk'a yeni görev
Galatasaray'da bitmek bilmeyen transfer bilmecesi ve yöneticilerin sessizliği kriz ortamını tırmandırırken; başarılı teknik adam kamp dönemindeki kadro eksikliğine rağmen eleştiri oklarını kendi üzerine çekerek adeta bir "kurumsal paratöner" görevi görüyor. Okan Buruk, bir yandan elit oyuncu beklemenin getirdiği mesleki gerilimle savaşırken, diğer yandan yüksek duygusal zekasıyla taraftarın tepkisini sönümlendirmeye ve kulüp içi birliği korumaya çalışıyor.






Galatasaray'da geciken transferler ve Avusturya kampındaki eksikler, eleştiri oklarını bir kez daha teknik direktör Okan Buruk'a çevirdi. Başkan Dursun Özbek'in Divan Kurulu toplantısı için İstanbul'da kalması ve yöneticilerin iletişim krizinde sessizliğe bürünmesi, kriz yönetimini tamamen Buruk'un omuzlarına yükledi.
Kulüp içerisindeki iletişimsizliği göğüsleyen hoca, saha içi sorumluluğunun ötesine geçerek yönetimin ve camianın basınç düşürücüsü, yani adeta bir "kurumsal paratöner" rolünü üstlenmek zorunda kaldı.






AŞIRI TEYİT İFADELERİ RAHATSIZ EDİCİ

Buruk'un "Başkanımızın iyi niyetinden ve transfer yapacağımızdan hiçbir şüphem yok" yönündeki ısrarlı vurguları, eleştirileri kendi üzerine çekme pahasına kulüp içi bütünlüğü koruma gayretini açıkça gösteriyor. Açıklamalardaki aşırı teyit ifadeleri, dışarıya güven pompalanırken içerideki belirsizlikten duyulan huzursuzluğu bastırma çabasına işaret ediyor.






TEKNİK RAHATSIZLIĞI ORTAYA DÖKTÜ

Başarılı çalıştırıcı, "Keşke transferler yapılmış olarak gelseydik" diyerek yaşadığı teknik rahatsızlığı samimiyetle kabul etse de, kurumsal aidiyet duygusuyla krizi derinleştirecek söylemlerden özenle kaçınıyor.
Transfer gecikmelerini mantık zeminine çekmeye çalışan Okan Buruk; yüksek bonservis bedelleri, yabancı kuralı engeli ve oyuncu ikna süreçlerinin zorluğuna dikkat çekiyor.






VASAT OYUNCU TRANSFERİ İSTEMİYOR

Deneyimli çalıştırıcının yaşadığı en büyük mesleki gerilim ise kamp dönemine eksik kadroyla girme huzursuzluğu ile panik transferi yapmama kararlılığı arasında şekilleniyor.

Vasat oyuncu alarak üzerindeki baskıyı kısa vadede hafifletmek yerine elit isimleri beklemeyi tercih eden Buruk, zaman baskısı ile kalite arzusu arasında sıkışmış durumda.

Mevcut tablo; saha içi hazırlıklarından çok yönetimin iletişim yükünü sırtlayan, soğukkanlı kalmaya çalışırken kendi içinde zamanla yarışan pragmatik bir lider profilini gözler önüne seriyor.

Greenwood+Rafael Leao'lu Fenerbahçe ne vaat ediyor?

Fenerbahçe’nin sağ kanata Mason Greenwood hamlesini ardından sol kanat için Rafael Leão’nun öne çıkması, sadece Süper Lig’de değil Avrupa’da da ses getirecek bir hücum hattının kapısını araladı. Sol kanatta Leão’nun durdurulamaz atletizmi ve yarattığı kaos, sağ kanatta Greenwood’un çift ayak hakimiyeti ve soğukkanlı bitiriciliğiyle birleştiğinde rakipler için savunması imkansız bir denkleme dönüşüyor.
 

29.07.2026 11:41:00
Haber Merkezi
 
Greenwood+Rafael Leao'lu Fenerbahçe ne vaat ediyor?
Greenwood+Rafael Leao'lu Fenerbahçe ne vaat ediyor?
Fenerbahçe'nin sağ kanata Mason Greenwood hamlesini tamamlamasının ardından sol kanat için Rafael Leão adının öne çıkması, kağıt üzerinde sadece Süper Lig'in değil, Avrupa'nın da en patlayıcı kanat hattı ihtimalini doğurdu. Bu iki profilin aynı anda sahada olması, rakiplerin savunma kurgularını tamamen çaresiz bırakacak bir saha içi dinamiği vaat ediyor.






YARIM SANİYEDE ŞUT AÇISI BULACAK

Leão ve Greenwood ikilisi, savunmaların tek bir kanada yoğunlaşıp kayma yapma lüksünü tamamen ortadan kaldırıyor. Sol tarafta Leão'nun topla ilk adımdaki durdurulamaz ivmelenmesi ve çizgiye inme gücü, sağ tarafta Greenwood'un teknik yön değişimleri ve dar alandaki bitiriciliğiyle birleşiyor. Biri atletizmiyle rakip defansın dengesini bozarken, diğeri ceza sahası çevresinde yarım saniyede şut açısı bularak skoru değiştirme kapasitesine sahip.






SAVUNMAYA KAPANMAK TARİH OLACAK

Bu hattın rakiplere salacağı en büyük korku ise Süper Lig'de derinde bekleyen blokları dahi bireysel yetenekle saniyeler içinde çözebilme yeteneği. Geniş alanda geçiş hücumlarını ölümcül bir silaha dönüştüren bu yapı, iki oyuncunun da bire birde izole kaldığı her an rakip bekler üzerinde devasa bir baskı oluşturuyor. Greenwood'un çift ayak hakimiyeti ise stoperlerin pozisyon almasını neredeyse imkansız kılıyor.






6 VE 8 NUMARALARA ÇOK İŞ DÜŞECEK

Madalyonun diğer yüzünde ise teknik heyeti bekleyen ciddi bir denge testi duruyor. Topsuz oyunda ve geri dönüşlerde isteksiz olan bu iki isim, takımın pres disiplinini zaafa uğratabilir. Bu durum, arkalarında oynayacak 6 ve 8 numaralara muazzam bir fiziki yük bindirecektir. Ayrıca iki dominant figürün top paylaşımı ve soyunma odasındaki mali hiyerarşinin yönetilmesi kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.






ORTA SAHA ÇOK SAĞLAM OLMAK ZORUNDA

Leão'nun sol kanatta yaratacağı kaosu, Greenwood'un sağ kanattaki soğukkanlı skor üretimiyle tamamlamak Fenerbahçe'yi durdurulması imkansız bir hücum takımına dönüştürebilir. Ancak bu rüya kurgunun işleyebilmesi, arkalarında alan kapatacak ve dönen topları toplayacak çok sağlam bir orta saha omurgasının kurulmasına bağlı.

"Uğurcan Çakır’ın formasını istiyorum"

Galatasaray’da kaleci rotasyonunda sıcak gelişmeler yaşanıyor

29.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
"Uğurcan Çakır’ın formasını istiyorum"
"Uğurcan Çakır’ın formasını istiyorum"
Venezia kalesinde 6'sı ceza sahası içinden olmak üzere tam 9 dev kurtarışa imza atıp yüzde 100 çıkış isabetiyle kalesini savunan genç file bekçisi Jankat Yılmaz, maça damgasını vururken; doğrudan şuta neden olan 1 kritik hatası ve hava topu alamadığı anlarla tek maçta adeta iki farklı profil çizdi.






Galatasaray'da kaleci rotasyonunda sıcak gelişmeler yaşanıyor. Sarı-kırmızılı ekipte Günay Güvenç'e Göztepe'nin talip olduğu iddia edilse de teknik direktör Okan Buruk, soyunma odasının ve takımın önemli liderlerinden biri olarak gördüğü tecrübeli eldiveni bırakmak istemiyor. Yedek kalmayı sorun etmeyen ve birinci kaleci olma gibi bir baskı oluşturmayan Günay, Okan Buruk'un kadro planlamasında kritik bir yere sahip.






BİRİNCİ KALECİ OLMAK İSTİYOR

Okan Buruk, genç kaleci Jankat Yılmaz'ı da takımda tutmayı hedefliyor. Ancak gözü birinci kaleci olmakta olan genç file bekçisi, net bir tavır ortaya koydu.

Buruk ile görüşen Jankat, takımdaki konumunun ikinci kalecilik olması durumunda kalacağını, ancak üçüncü kaleci olmayı kabul etmeyeceğini doğrudan iletti. Milli kaleci Uğurcan Çakır'ın formasında gözü olduğunu vurgulayan Jankat, formayı ondan alabileceğine inandığını belirterek rekabete hazır olduğunun mesajını verdi.






9 KRİTİK KURTARIŞ YAPTI

Jankat, Venezia maçında devleşti... kalesine gelen şutlarda tam 9 kurtarışa imza atan ve bunlardan 6'sını ceza sahası içinden çıkararak kalesini adeta gole kapatan genç eldiven, kaleden çıktığı 3 pozisyonun tamamında da başarılı olarak reaksiyon gücünü kanıtladı.

Yüzleştiği 1 penaltıda gole engel olamayan ve yan toplarda hava topu alamayıp sadece 2 kez uzaklaştırma yapan Jankat, yaptığı 9 kritik kurtarışla maçın kahramanlarından biri olmayı başardı.






OKAN BURUK'UN ÖVGÜSÜNÜ ALDI

Teknik direktör Okan Buruk da genç kalecinin performansından ve özgüveninden son derece memnun. Jankat Yılmaz'ın gelişimini yakından takip eden Buruk, yaptığı açıklamada, "Jankat önemli kurtarışlar yaptı. Çok güvendiğimiz bir isim, iyi bir sene geçirdi. Genel olarak performansından çok memnunum" ifadelerini kullanarak öğrencisine olan inancını açıkça dile getirdi.






MAÇ SONUNDAKİ SÖZLERİ

Venezia maçındaki performansının ardından özeleştiri yapmaktan kaçınmayan Jankat Yılmaz ise gelişim odaklı yaklaşımıyla dikkat çekti. Her maçın kendisi için büyük önem taşıdığını belirten genç eldiven, "Geliştirmem gereken noktalar var; özellikle oyun kurulumunda acele ettim ve arkadaşlarımla anlaşamadım. Bugün kaybettik ama lige hazırlanmak için süremiz var. Maçı tekrar izleyip hatalarımdan ders çıkaracağım ve zihnen her zaman hazır kalıp daha iyisini yapacağım" değerlendirmesinde bulundu.

Kanarya'ya kötü haber

Olympiakos'un, Fenerbahçe'den Dominik Livakovic'le ilgilendiği konuşuluyordu. Ancak Yunan ekibi farklı bir adrese gitti ve işi bitirdi. Kanarya Livakovic için teklif bekliyor

28.07.2026 19:43:00
Haber Merkezi
 
Kanarya'ya kötü haber
Kanarya'ya kötü haber
Hem yabancı hem de kaleci fazlalığı bulunan Fenerbahçe, Dominik Livakovic ile yollarını ayırmak istiyor. 31 yaşındaki eldivenle ilgilenen takımlardan biri Olympiakos'tu... Ancak bugün itibarıyla işler tamamen değişmiş gibi gözüküyor. Yunanistan ekibi, Stefan Ortega'yla anlaşma sağladı.

TEK TAKIM ZAGREB

Son olarak Nottingham Forest forması giyen Ortega, sezon sonunda boşa çıkmıştı. Olympiakos, bonservis bedeli bulunmayan 33 yaşındaki tecrübeli kaleciyle el sıkıştı. Bugün itibarıyla Livakovic'le ilgilenen tek takım; eski kulübü Dinamo Zagreb... Ancak onların teklifleri de çok düşük...






EN KÖTÜ İHTİMALLE

Hırvat eldivenin Fenerbahçe'yle 30 Haziran 2028 tarihine kadar sözleşmesi bulunuyor. Yani kontratı yakında bitmeyecek! Sarı-Lacivertliler'in en kötü ihtimalle oyuncuyu tekrar kiralaması bekleniyor. Ancak talip olan ekiplerden Livakovic'in maaşının tamamının ödenmesi istenecek.

Galatasaray'da hem zorlu, hem de kritik gün


 
Sarı-kırmızılı kulüpte 29 Temmuz’daki Divan Kurulu toplantısı öncesi tansiyon zirvede. Futbolcuların kredilerine haciz geldiği iddialarından hesap dondurma ve prim krizlerine kadar kritik finansal başlıkların masaya yatırılacağı birleşimde; rakiplerin gerisinde kalan transfer hızı ve Musiala, Bruno Fernandes gibi yıldız spekülasyonlarıyla çalkalanan sosyal medya tepkileri karşısında Başkan Dursun Özbek’in vereceği cevaplar merakla bekleniyor.
 

28.07.2026 14:22:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'da hem zorlu, hem de kritik gün
Galatasaray'da hem zorlu, hem de kritik gün

Galatasaray'da 29 Temmuz'da gerçekleşecek Divan Kurulu toplantısı öncesinde kulüp kulisleri oldukça hareketli. Son dönemin en sert geçmeye aday birleşiminde Başkan Dursun Özbek ve yönetimini zorlu sorular bekliyor. Toplantıda özellikle futbolculara verildiği iddia edilen çekler, oyuncuların bankalardan aldığı iddia edilen krediler ve bu kredilere haciz geldiği yönündeki söylentiler direkt yönetime sorulacak. Yabancı bir futbolcunun vergi süreci nedeniyle hesabında yaşanan yarım günlük geçici dondurma işlemi, mali yapıyı dengede tutmak adına kullanılan küçük çaplı kredi ve geçen sezondan sarkan prim ödemelerine dair kamuoyunda dolaşan iddialara da Başkan Özbek'in cevap vermesi gerecek.







Mali konular başa dert

Mali konuların yanında transfer sürecindeki durgunluk da camiadaki tansiyonu yükseltiyor. Yaz transfer döneminin rakiplere kıyasla son derece sakin geçmesi ve kadroya yapılan takviye sayısının sadece bir oyuncu da kalması (o da kiralık Ugochukwu), sarı-kırmızılı taraftarların sosyal medyada yönetime tepki göstermesine yol açtı. Kadro derinliği konusunda endişe duyan taraftarlar, yönetimin izlediği ağırdan alma politikasını sert bir dille eleştiriyor. Bu konunun da yarın yapılacak Divan Kurulu'nda tartışılması muhtemel.







Musiala da gündeme gelecek

Ayrıca gündeme damga vuran en dikkat çekici iddia ise Bayern Münih'in yıldızı Jamal Musiala hakkında olanı. Genç oyuncunun kiralık olarak gündeme geldiği yönündeki paylaşımlar ve yönetimin yayımladığı "yalanlama" üstüne üstlük bu dedikoduyu yayan kurum ve muhabire bir gün sonra "ödül" gibi takımın kaptanlarından Kaan Ayhan röportajı için de izin verilmesi Divan Kurulu'nun gündemine gelecek gibi duruyor.

Filenin Sultanları'nın primleri belli oldu


Dünya Kupası'ndan 6 günde elenen A Milli Futbol Takımı'na vaat edilen 'Bodrum'da villa' primi tartışmaları sürerken, Makao’da zirveye çıkarak Milletler Ligi şampiyonu olan Filenin Sultanları’nın alacağı resmi ödül netleşti. Devletin fiziki altın yerine Türk Lirası olarak ödediği yönetmelik primleri; turnuva sıklığından teknik heyet payına ve federasyonun ekstra ödül yetkisine kadar tüm detaylarıyla ortaya çıktı.

28.07.2026 14:06:00
Haber Merkezi
 
Filenin Sultanları'nın primleri belli oldu
Filenin Sultanları'nın primleri belli oldu

Dünya Kupası'ndan sadece altı günde elenerek şov yapan(!) Futbol A Milli Takımı'na TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun turnuvaya katılım primi olarak verdiği "Bodrum'da villa" sözü gündemdeki yerini korurken, gözler Makao'da Milletler Ligi (VNL) şampiyonluğuna ulaşan Atatürk'ün Kızlarına çevrildi. Hacıosmanoğlu inşaatlar bitince villaların teslim edileceğini açıklarken, dünya zirvesine çıkan Atatürk'ün kızlarının mevzuat gereği ne kadar ödül alacağı sporseverlerin merak konusu oldu.







Fiziki altın verilmiyor

Devletin ay-yıldızlı bayrağı dalgalandıran milli sporculara vereceği resmi ödüller, "Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında yürütülen net kurallarla belirleniyor.
Devlet milli sporculara fiziki olarak altın vermeyip, hesaplanan Cumhuriyet Altını miktarının Türk Lirası karşılığını Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinden doğrudan sporcuların şahsi hesaplarına yatırıyor.







En büyük ödül 250 Cumhuriyet Altını

Ödül tavanı olimpik branşlardaki dünya şampiyonalarında birinci olan takımın her bir sporcusu için en fazla 250 adet Cumhuriyet Altını karşılığı TL olarak uygulanırken; ikincilikte bu miktar 150, üçüncülükte ise 75 altın karşılığıyla sınırlı tutuluyor. Cumhuriyet Altınının tanesi yaklaşık 41 bin lira.
Sistemde başarıyı mimarlayan teknik ekip de unutulmuyor. Şampiyonluk durumunda başantrenör, bir sporcuya verilen ödül tutarının yüzde 20'sine kadar (en fazla 50 Cumhuriyet Altını karşılığı TL) prim hak ederken; kalan yüzde 20'lik pay ise yardımcı antrenörler ve teknik heyet arasında eşit olarak paylaştırılıyor.







Turnuva sıklığı da etkiliyor

Ancak bu noktada kritik bir yönetmelik detayı devreye giriyor... Organizasyonun düzenlenme sıklığı ödül oranını doğrudan etkiliyor. Turnuva 4 yılda bir yapılıyorsa ödülün yüzde 100'ü verilirken, 2 yılda bir yapılanlarda yüzde 75'i, Milletler Ligi gibi her yıl düzenlenen organizasyonlarda ise bu miktarın en fazla yüzde 50'si (yani sporcu başına maksimum 125 Cumhuriyet Altını) ödeniyor. Yani her bir voleybolcu yaklaşık 5 milyon 125 bin lira ödül alacak. Voleybolda önümüzdeki yıl Dünya Kupası Finalleri yapılacak. Finaller iki yılda bir düzenleniyor. Dünya Kupası Finallerinde de Milletler Ligi finalistleri zirveye oynuyor.







Ödül Federasyona aktarılıyor

Ayrıca devlet ödülü ile federasyon ve uluslararası organizasyonların ödül mekanizmaları birbirinden tamamen bağımsız işliyor. FIVB veya CEV gibi uluslararası konfederasyonların şampiyonluk vesilesiyle dağıttığı döviz bazındaki para ödülleri doğrudan Türkiye Voleybol Federasyonu kasasına giriyor.
Federasyon, kendi talimatnameleri doğrultusunda bu kasadan takıma ekstra prim dağıtma yetkisine sahipken; devletin Cumhuriyet Altını endeksli resmi ödülü bakanlık kanalıyla direkt kişilerin hesaplarına aktarılıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.