logo
28 EYLÜL 2026

Galatasaray Noa Lang'dan vazgeçti, Beşiktaş işi ciddiye bindi

Galatasaray 4 ay için 5.5 milyon euro'luk külfetin aldığına girdiği Noa Lang için bir de opsiyonunu  kullanmayacağı için ceza ödemekle yüz yüze

24.04.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray Noa Lang'dan vazgeçti, Beşiktaş işi ciddiye bindi
Galatasaray Noa Lang'dan vazgeçti, Beşiktaş işi ciddiye bindi
Galatasaray 4 ay için 5.5 milyon euro'luk külfetin aldığına girdiği Noa Lang için bir de opsiyonunu  kullanmayacağı için ceza ödemekle yüz yüze.

Napoli'nin "Beşiktaş da istiyor. Ne yapalım?" sorusuna verilen "almayacağız" cevabı üzerine Serdal Adalı ile İtalyanlar arasında görüşme trafiği hızlandı.







Beşiktaş, Noa Lang konusunda adımlarını hızlandırdı. Galatasaray kiralamak için 2 milyon Euro verdiği Hollandalı sol kanat için 28 milyon euro'luk opsiyonu kullanmama kararı aldı.

Hatta bu yüzden 2 milyon euro'luk cezayı ödemeyi de kabul etti. Lang'ın yarım sezon için 1.75 milyon euro'luk maaşı da Galatasaray tarafından ödendi.







GALATASARAY'A DEV BİR MALİYETİ VAR

Sarı-kırmızılılar 4 ay için 7-7.5 milyon Euro (vergiler ve mnajerlik ücreti dahil) ödediği Noa Lang'ı Beşiktaş'a bıraktı. Çünkü Napoli yönetimi Galatasaray'a, "Beşiktaş oyuncumuzu istiyor.







Opsiyon hakkını kullanacak mısınız?" diye bildirim yaptı. Verilen olumsuz cevap üzerine Napoli'nin Beşiktaş'la resmi olarak görüşmelere başladığı bildirildi.






20 MİLYON EURO'LUK TEKLİF

Başkan Serdal Adalı kısa süre önce Hollandalı oyuncunun menajeri Ali Dursun'u konuk etti. Dursun'un dağıttığı 'mavi boncuklar' sonrasında Beşiktaş, ikinci aşamada Napoli ile temas kurma kararı aldı.







Gelen bilgilere göre Başkan Adalı, Noa Lang için Napoli'ye 2 yıl kiralama + toplamda 20 milyon Euro'yu bulacak zorunlu satın alma bedelinin de içinde bulunduğu bir teklif yapmak amacıyla evrak işlerinin tamamlanmasını istedi.






BEŞİKTAŞ ALT YAPISINDA OYNADI

Adalı, Noa Lang'a da ilk iki yılda Napoli'den alacağı 3.5 milyon euro'luk maaşı önerecek. Ayrıca 1.5 milyon Euro'yu bulacak şekilde bir de bonus programı belirledi.

Hollandalı oyuncunun daha önce alt yapısında oynadığı Beşiktaş'a dönmek istemesi ve İstanbul'da yaşamaya can atması siyah-beyazlılar için şu aşamada önemli bir avantaj.

İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü

Galatasaray'da sakatlık sonrası forma şansı bulamayan İlkay Gündoğan, kulübün ayrılık kararı alması halinde devre arasında takımdan ayrılmaya hazırlanıyor

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
Galatasaray'da forma şansı bulmakta zorlanan İlkay Gündoğan konusunda henüz resmi bir gelişme yok. Ancak kulüpten kendisine ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli futbolcu seçeneklerini değerlendirecek.







Galatasaray 2025 yazında İlkay Gündoğan'ı Manchester City'den bedelsiz olarak kadrosuna kattı. Tecrübeli orta sahayla 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavele yapıldı. Aslında İlkay'ın Sarı-Kırmızılı kariyeri iyi başladı. Fakat sonrasında yaşadığı sakatlıkla birlikte her şey tersine döndü.






SÜRELERİ ORTADA

Bu sezon da durum pek parlak gözükmüyor. 35 yaşındaki futbolcu, Süper Lig'de 1 (6 dakika) ve Şampiyonlar Ligi'nde 1 maça (5 dakika) çıkabildi. Bazı Suudi Arabistan ekipleri uzun süredir İlkay'ın durumunu takip ediyor. Ara transferdeki ayrılık durumu ise tamamen Galatasaray'ın tavrına bağlı olacak.






ÇOK DAHA YÜKSEK

Kulüp tarafından İlkay'a ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli oyuncunun bütün seçeneklerini değerlendireceği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'e de İlkay'ın durumu sorulmuştu. Özbek bu konudaki kararın Teknik Direktör Okan Buruk'a ait olduğunu söyledi. Bugün itibarıyla İlkay'ın devre arasında gitme ihtimali, kalma şansından çok daha yüksek gözüküyor.

İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?

27.09.2026 19:32:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:47:50
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
Fenerbahçe'nin 6 maçlık istatistik tablosu "iyi bir top çevirme ve kontrol oyunu" oynadığını söylese de futbol "kriz çözme, fiziksel temasları kazanma ve ceza sahası hâkimiyeti" oyunu. Hava topu hâkimiyetinin kaybolması, kaleye gelen tehlikelerin artması ve geniş kadroya rağmen belirli mevkilerdeki yetersizlikler, istatistiksel tablonun altındaki çatlakları ve camiadaki huzursuzluğu açıklıyor.

İsmail Kartal'ın bu sezonki Fenerbahçe'si, 2023-24 sezonunda 99 gol atıp 99 puan alan Fenerbahçe'sine oranla pas kalitesini ve rakip yarı sahadaki top kontrolünü artırdı; daha az top kaybı yapıyor. Hücum üretkenliği de o sezonda olduğu gibi üst seviyede seyretmeye devam ediyor.






Peki, buna rağmen daha 6. hafta dolmadan İsmail Kartal'ın istifa etmesinin ve devre arasında bek, 8 numara, sol kanat oyuncusu ve santrfor transferlerinin konuşulmaya başlanması neden?

Yani hemen hemen takımın yüzde 40'ının değişmesi gerektiğinin Başkan Aziz Yıldırım tarafından bile kabul edildiğinin iddia edildiği dillendirilir oldu.

Taktiksel olarak istatistikler, zayıf rakiplere karşı domine edilen maçlarda çok yüksek. Ancak şampiyonluğu getiren; derbiler veya doğrudan rakiplerle oynanan kritik maçlardır. O maçlarda yaşanan aksamalar, taraftarın hafızasında istatistiklerden çok daha derin iz bırakır.






Kurtarış sayısındaki artış: Livakovic 1.9 kurtarıyordu, Ederson 2.8 kurtarıyor. Kalecinin maç başına yaptığı kurtarış sayısının artması, takımın kalesinde daha fazla ve daha net tehlikeler gördüğünün kanıtı.

Topu geri kazanmanın 58.4'ten 45.8'e düşmesi, takımın ön alandaki baskı şiddetinin azaldığını gösteriyor.
Hava topu kazanma oranının %55.6'dan %41.7'ye gerilemesi, duran toplarda ve rakibin uzun toplarla çıkışlarında takımı çok savunmasız bırakıyor.

Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?

Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti

27.09.2026 17:18:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti. Didier Drogba'lı Schalke maçındaki çamur deryasından, Belhanda'nın yönetimle yollarının ayrılmasına neden olan zemin isyanına kadar Yeni Sami Yen yüzünden birçok kriz yaşandı. 






Sık sık hibrit çimlendirmeye geçildi. Drenaj kanalları sil baştan yapıldı. Rulo çim takviyeleri uygulandı. Ancak köklerin stadın mikrokliması nedeniyle tabana tutunamıyor. Uzmanlara göre yine tutunamayacak.






Galatasaray'ın maçlarına ev sahipliği yapan Sami Yen Spor Kompleksi açıldığı 2011 yılından bu yana gündemden düşmeyen zemin, mimari ve konum tartışmalarının sürekli odağında kaldı.






Uzmanlara göre Sami Yen'de devam eden yenileme çalışmaları kapsamında rulo çim ekimin yeni tamamlandı... Ancak Başkan Özbek'in de dediği gibi "Çim denen olay canlı bir varlık. Günün koşullarına, şartlarına ve mekanına göre farklılık gösteren bir canlı." Yani iş bitmiyor aslında daha yeni başlıyor.






Her şey tam planlandığı gibi yolunda gitse bile konunun uzmanlarına göre Sami Yen'de en erken maç oynanma tarihi 15 Ekim. Böyle bir durumda Kasımpaşa maçının başka bir stada alınması gündemde. Ancak Başkan Özbek "5 Ekim itibarıyla Ali Sami Yen Rams Park çimleri hazır hale gelecek." dedi. Yine Başkan Özbek'in de itiraf ettiği gibi stadın mimari yapısı zorlukları gündeme getiriyor.






Stadın Seyrantepe'deki tepe konumuna inşa edilmesi nedeniyle, bölgenin sert rüzgârlara ve değişken hava koşullarına açık olduğu sıkça vurgulandı.

Yüksek konum yüzünden çim sahanın ihtiyaç duyduğu doğal hava sirkülasyonu ile nem dengesinin ideal oranlarda sağlanamadığı, bunun da köklerin yere tutunmasını zorlaştırdığı iddia edildi.

Stadın dik tribün yapısı ve yüksek çatı tasarımı, sahanın özellikle güney ve batı cephelerinin yeterince doğal güneş ışığı almasını engelliyor.







Yılın büyük bölümünde sahanın önemli bir kısmı gölgede kaldığı için çim canlılığını sürekli kaybediyor. Bu sorunu aşmak için milyonlarca euroluk yapay güneş ışığı cihazları ve havalandırma fanları satın alındı. ancak bu sistemler bile zaman zaman doğal ışığın ve rüzgârın yerini tutamıyor.

Stadyum projesinin mimarı Mete Arat ve ekibi, tasarım aşamasında Türkiye'nin iklim koşullarını ve futbol sahasının ihtiyaç duyduğu iklimlendirme parametrelerini yeterince dikkate almamakla suçlandı.







Çatı sahanın üzerine çok fazla kapanıyor. Güneş açısını kesiyor. Tribünlerin dik. Saha adeta çanak içerisinde kalarak "hava almayan bir kuyu" haline geliyor.

Stadyumun üstünün açılır-kapanır çatı olarak tasarlandı. Sonradan bu projeden vazgeçildi. Ancak mevcut mimari bu değişime göre havalandırma açısından revize edilmedi.

İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor

Thomas Reis'in elinde Mohamed Salah, Muçi ve Onuachu gibi bireysel yeteneği tavan yapmış bir hücum hattı var. Ancak takımdaki "hücum yıldızları" ile Alman teknik adamın talep ettiği yüksek eforlu pres, savunma disiplini ve koşu mesafeleri (Melih Kabasakal 10,9 km, Pina 18 depar) arasındaki dengeyi kurmak, 29 günde çıkılacak 8 zorlu maç öncesinde büyük bir sınav olacak

27.09.2026 16:35:00
Haber Merkezi
 
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Milli araya Galatasaray galibiyetiyle giren Trabzonspor'u dönüşte "deve dişi" gibi bir fikstür bekliyor. Bordo-mavililer, 10 Ekim'de Samsunspor deplasmanına gidecek; 15 Ekim'de Konferans Ligi'nde Finlandiya ekibi KuPS'a konuk olacak. 19 Ekim'de Beşiktaş'ı Papara Park'ta ağırlayacak olan Trabzonspor, 3 gün sonra —22 Ekim'de— Konferans Ligi'nde İskoç ekibi Hearts'ı konuk edecek.






26 Ekim'de Çaykur Rizespor deplasmanına çıkacak, 1 Kasım'da Gaziantep FK'yı sahasında ağırlayacak, 5 Kasım'da ise Konferans Ligi'nde Alman ekibi Freiburg'u konuk edecek. Bordo-mavililer, bu maçtan 3 gün sonra, 8 Kasım'daki Alanyaspor deplasmanıyla bu yoğun periyodu tamamlayacak.






Trabzonspor, 10 Ekim ile 8 Kasım arasındaki 29 günlük süreçte 8 resmi karşılaşmaya çıkacak ve yaklaşık 5 bin 74 kilometre yol kat edecek.






Bunun farkında olan teknik direktör Thomas Reis, milli ara öncesinde takımına izin verirken "Hepinize ihtiyacım olacak" uyarısında bulundu ve sağlık ekibinden sakatlığı bulunan isimlerin milli ara sonrasına yetiştirilmesini istedi.






Reis'ı bu 29 günlük 8 maçlık yoğun periyotta en fazla zorlayacak temel konu; takım savunması ve Salah'a bağlı skor üretiminin getirdiği dengesizlik olacak. 3 günde bir maça çıkılacak ve toplam 5.074 km yol kat edilecek bu süreçte, 30'lu yaşlarının ortasındaki bir ana yıldızın bu tempoyu fiziksel olarak kaldırması zor. 






Salah dinlendirildiğinde veya markaja alındığında hücum aksiyonlarındaki alternatif organizasyon eksikliği açığa çıkıyor. Diğer forvetler Onuachu ve Franculino'nun toplam gol katkısının sadece 3 olması sebebiyle Reis, bu iki oyuncusunu da acilen devreye sokmak zorunda kalacak.

Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi

Italiano; ön alanda pres, yüksek topa sahip olma oranı, rakip yarı alana yerleşme ve üretkenlik konularında Barcelona felsefesini Beşiktaş'a başarıyla kopyalamış durumda. Eksik kalan ve "çalamadığı" tek şey ise Barça'nın top kaybettiği andaki kusursuz savunma mekanizması ve stoperlerin arkaya sarkıtılan toplardaki pozisyon hatasını sıfıra indirme becerisi.
 

27.09.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano büyük bir dürüstlük gösterdi. "Barcelona'ya yıllardır hayranım." dedi. Hatta daha da ileri gitti: "Ara sıra bir şeyler çalmaya çalışıyorum ama onların zihniyetini kopyalamak ve yeniden üretmek zor." itirafında bulundu.






Italiano'nun bahsettiği "Barcelona zihniyeti ve felsefesi" ile Beşiktaş'ın bu sezon Süper Lig'de 6 maçlık seride ortaya koyduğu istatistik verileri incelendiğinde bazı hırsızlıklar net şekilde rakamlara yansıdı.






Barcelona felsefesinin temeli, maçı ve tempoyu topla kontrol etmektir (Cruyff & Guardiola öğretisi). %62,7'lik topla oynama oranı ve %87,7'lik pas isabeti, Italiano'nun Beşiktaş'a rakibi topla yıpratan, oyunu domine eden bir hükmetme kimliği kazandırdığını gösterdi.






Italiano'nun takımı kendi sahasında pas çevirip vakit geçirmek yerine oyunu rakip yarı sahaya yıkıyor. İsabetli pasların yarısından fazlasının (245 pas) rakip yarı alanda gerçekleşmesi ve orada bile %82,2 gibi yüksek bir başarı oranına ulaşılması, Barça'nın meşhur "iki üçüncü bölge yerleşimi" stratejisiyle birebir örtüştü.






Barcelona'nın topla oynama yüzdesinin gizli kahramanı, top kaybedildiği anda yapılan 5 saniyelik agresif prestir. Maç başına yapılan 52,5 top geri kazanımı ve 111,2 depar, Italiano'nun oyuncularına topu kaptırdıkları an hücum bölgesinde boğucu pres yaptırdığını doğruladı.






Barça modeli, ceza sahası çevresinde sürekli hareketlilik ve opsiyon yaratma üzerine kuruludur. Maç başına 17,8 şut ve 8,3 korner, takımın rakip ceza sahasına yerleşip sürekli bir baskı dalgası ürettiğinin kanıtı. 13 ceza sahası içi gol de bu baskının doğal bir sonucu.

Italiano'nun "Kopyalamak zor, tamamen yapamıyoruz." dediği noktalar da var.






Stoperleri orta sahaya kadar çıkararak oynamak, rakibe arkada geniş alanlar bırakır. 6 maçta yenilen 7 gol ve yenilen gole sebep olan 3 bireysel hata, savunma çizgisini çok önde kurmanın ödenen bedeli.
122,5 top kaybı, takımın sıkışık alanda sürekli dikine ve riskli paslar denediğini gösteri.

Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi

İsmail Kartal'ın başarılı olduğu önceki üç dönemde de ortak payda, hücum hattında farklı profillerdeki iki güçlü golcünün yarattığı sinerjiydi. Muriqi pivot rolünü tek başına üst düzey oynasa da yanına hamle yapabileceği ikinci bir profildeki forvetin eksikliği, Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün idealindeki hücum esnekliğine tam olarak ulaşamadığını gösteriyor.

27.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Bu sezon yeniden seçilerek Fenerbahçe'de başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım; son dakika şapkadan adını çekerek takımın başına teknik direktör olarak getirdiği İsmail Kartal'ın eline unundan suyuna, tereyağından fıstığına kadar pek çok kaliteli malzemeyi verdi ve baklava yapmasını istedi. Ancak unuttuğu bir şey vardı: Kartal'ın baklava yapması için şekere de ihtiyacı vardı ama Yıldırım şekeri esirgedi.






Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın teknik direktörlük kariyerindeki forvet tercihlerine ve verilere bakıldığında; oyun sisteminin temelinde "tamamlayıcı forvet ikilisi" (pivot ve bağlantı oyuncusu + bitirici ve dinamik forvet) mantığıyla hareket ettiği görülüyor. Ancak bu sezon Aziz Yıldırım yönetimi, Kartal'a Vedat Muriqi ile pivot forveti verse de yanına bitirici ve dinamik bir forvet koymadı. Bugün Muriqi'nin yanında Ollie Watkins olsaydı çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.






2014-15 sezonunda Emmanuel Emenike (fiziksel gücüyle defansı yıpratan, kanat/pivot karakterli) ve Moussa Sow (ceza sahası içi bitiriciliği ve esnekliği yüksek golcü) ikilisi ortalığı yaktı.






2021-22 sezonunda 21. haftadan sonra Serdar Dursun (klasik pivot forvet, sırtı dönük oynayan, top tutan) ve Enner Valencia (savunma arkasına koşan, hareketli bitirici) takımı Şampiyonlar Ligi'ne taşıdı. Serdar'ın getirdiği fiziksel üstünlük Valencia'ya alan açmış ve Fenerbahçe ligin ikinci yarısına damga vurmuştu.






2023-24'teki 99 puanlık sezonda Edin Dzeko (dünya çapında bir pivot/bağlantı santrforu; 46 maçta 25 gol, 10 asist) ve Michy Batshuayi (dinamik, ceza sahası bitiricisi; 43 maçta 24 gol) ikilisi vardı. Dzeko oyunu akıtan ve stoperleri çeken rolü üstlenirken Batshuayi hamle oyuncusu veya ikinci bitirici olarak işi tamamladı.






Kartal, kariyeri boyunca tek bir baskın santrfora yük binmesinden ziyade, yanına savunma arkası koşuları yapacak veya skoru paylaşacak ikinci bir bitirici eklediğinde maksimum verimi aldı. Şu an Muriqi'nin yükünü hafifletecek, maçın gidişatına göre yanına geçecek ya da onu ikame edecek benzer kalitede bir partneri bulunmuyor.






Muriqi'nin 10 maçta 7 gollük performansı bireysel anlamda harika olsa da uzun bir lig maratonunda sakatlık, kart cezası veya form düşüklüğü yaşandığında B planının olmaması Kartal'ın elini zayıflatıyor.

Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?

Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi

27.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi. Taktiksel olgunluk ve zihinsel devamlılık kazanamadıkları takdirde, genç yaşta yüksek bonservislerle anılıp 24-25 yaşına geldiklerinde alt seviye takımlara kiralanan oyuncular kervanına katılmaya aday olduklarını Galatasaray'ın scout ve teknik ekibi göremedi. İşte yeni transfer için camiada konuşulan eleştiriler...






Para yönünden sıkıntısı olmayan Avrupa devleri, 17-18-19 yaşındaki çıtır oyuncular için 10-15-20 milyon euro'ları gözlerini kırpmadan verebiliyorlar... Çünkü bu yaşlarda aldıkları oyuncular kendi sistemlerine, dillerine, yemeklerine, ortamlarına ve idmanlarına dâhil hemen her duruma çabuk adapte oluyorlar.






Ancak Fenerbahçe'nin son dönemde daha düşük bütçelerle yaptığı Fayed, Emre Demir, Burak Kapacak, Mimovic, Tresor Doh ve Jin-ho gibi transferlerde olduğu gibi devler de bu oyuncular yüzünden karavana atıyor.

Galatasaray bu transfer döneminde Chelsea'ye kadar yükselen Ugochukwu ile PSG'den çıkan Bitshiabu'yu ciddi kiralama bedelleri ve ciddi satın alma opsiyonlarıyla kiraladı.






Ancak Ugochukwu son maçta girdikten 5 dakika sonra kırmızı gördü. Bitshiabu ise henüz sahalara teşrif etmedi.

Peki bu iki genç oyuncu "Çok para ödenip, 24-25 yaşına geldiğinde unutulacaklar" listesinde yerlerini mi alacaklar, yoksa kendilerinden beklenen patlamayı yapacaklar mı?






Ugochukwu'nun geçen sezon 35 maçlık Premier League'deki Burnley karnesi ilk bakışta etkileyici görünse de savunma ve oyun kurma becerilerindeki aksaklıkları açıkça ortadaydı.

Maç başına 6,1 top kaybı ve toplamda gördüğü 2 kırmızı kart (1'i doğrudan, 1'i çift sarıdan), oyuncunun baskı altında ve yüksek tempoda karar verme yetisinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu. Galatasaray'a geldikten hemen sonra 5 dakikada kırmızı görmesi tesadüf değil, bu sürekliliğin bir devamı.






Maç başına sadece 33,0 topla buluşma ve 18,8 isabetli pas, merkez orta saha ve ön libero oynayan bir oyuncu için oldukça düşük. Oyunu yönlendirmekten ziyade oyunun gerisinde kalıyordu.

Maç başına 1,5 top çalma ve 0,5 pas arası mütevazı kalırken; 1 gole neden olan hata ve 1 penaltıya neden olma istatistiği, kritik anlardaki konsantrasyon kaybını kanıtlıyordu.






Bitshiabu'nun Leipzig'deki 11 maçlık performansı, pas yüzdesiyle (%93) göz boyayan fakat gerçek bir stoper sertliğinden uzak bir profil çizdi.






1,96 m'lik boyuna rağmen maç başına kazandığı hava topu mücadelesi sadece 0,9 (%45). Toplam ikili mücadele kazanma oranı %47'de kaldı. Maç başına 0,7 top çalma yapabilen bir stoperin savunmada caydırıcılığından bahsetmesi zor. %93 pas isabeti ilk bakışta harika tınlasa da bu pasların 31,7'si kendi yarı sahasında risksiz, enine ve geriye yapılan paslar. Rakip yarı sahada yarattığı tehdit yok denecek kadar az (kilit pas 0,2, sıfır orta). 9,3 km koşu mesafesi ve 61 dakika ortalama süre, tempolu oyunlara uyum sağlamakta zorlandığını ve 90 dakikalık fiziksel devamlılığının henüz oluşmadığını gösteriyor.

FIFA'ya ültimatom

Dört büyük ligin ortak ültimatomu, küresel futbolun yönetim gücünü FIFA'dan sermaye sahiplerine kaydırma savaşıdır

27.09.2026 15:40:00
Haber Merkezi
 
FIFA'ya ültimatom
FIFA'ya ültimatom
Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A'nın yayımladığı ültimatom tadındaki bildiri basit bir protesto değil; futbolun yönetim mekanizmasındaki güç dengesini siyasi bürokratlardan (FIFA) sermaye sahiplerine (Ligler ve Kulüpler) kaydırma savaşı. FIFA doğrudan bir savaşı göze alamazsa, liglere yönetim kurullarında ve takvim planlamasında resmi söz hakkı tanıyacak tavizler vermek zorunda kalacaktır.






Dünya futbolunun en büyük 4 liginin (Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A) yayımladığı ültimatom tonundaki bildiri, Avrupa kulüp futbolunun FIFA yönetimine karşı açtığı doğrudan bir kurumsal ve hukuki savaşın resmi belgesi oldu.

Metnin diplomatik dili bir kenara bırakıldığında, verilmek istenen mesajlar çok net.






Yayın gelirlerinin, yıldız oyuncuların ve küresel futbol ekonomisinin %80'inden fazlasını elinde tutan ligler, FIFA'ya "Sektörü biz finanse ediyoruz ama kararları sen tek başına alıyorsun," diyor.

FIFA'nın hem turnuva düzenleyip devasa paralar kazanmasının hem de aynı zamanda kendilerini denetleyen bağımsız bir otorite gibi davranmasının çıkar çatışması olduğunu savundular.






Yaklaşan FIFA seçimleri ve Gianni Infantino yönetimi hedef alındı. Ligler, istedikleri reformların sözünü vermeyen adayı desteklemeyeceklerini ve meşruiyetini sorgulatacaklarını ilan etti.

Peki 4 büyüklerin istediği olmazsa bizi neler bekliyor?






FIFA takvimine girmeyen veya tek taraflı dayatılan turnuvalara (örneğin genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası) kulüplerin as kadrolarını göndermemesi veya oyuncuları serbest bırakmaması.

Kulüpler Birliği (ECA) ve Dünya Ligler Forumu ile birleşerek FIFA'dan bağımsız kendi uluslararası turnuva takvimlerini ilan edebilir ya da Uluslararası Maç Takvimi protokolünü imzalamayı reddedebilirler.






FIFA, bu ligleri "zengin Avrupa kulüplerinin çıkarını korumakla" ve "dünya futbolunun geri kalanının (Afrika, Asya, Güney Amerika) gelişmesini engellemekle" suçlayacak.

FIFA'nın güç üssü ligler değil, 211 üye ülke federasyonudur. Zayıf ve gelişmekte olan ülke federasyonlarına daha fazla para aktarma sözü vererek oy çokluğunu elinde tutmaya çalışacak.






Resmi cevabında "diyaloğa açığız" diyerek masaya oturmayı teklif edecek, ancak 100 günlük bağlayıcı ültimatomları sulandırmak için komisyonlar kuracak.

Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?

Guendouzi, fiilî cezasının 1 maçını (Roma maçında) çekti. Kalan 2 maçlık cezası ise 1 yıl süreyle ertelendi. Bu sayede 14 Ekim 2026'daki Aston Villa karşılaşmasında ve sonraki maçlarda sahadaki yerini alabilecek. Önündeki 1 yıl boyunca UEFA maçlarında disiplinsizlik yapmazsa bu 2 maçlık cezayı hiç çekmeyecek. Peki Fenerbahçe, masadaki zaferi nasıl kazandı? İşte cevabı...

27.09.2026 15:29:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Lyon'un terbiyesiz taraftarlarının ailesine, çocuklarına varana kadar küfürler etmesi üzerine çıldıran Matteo Guendouzi, Fransa deplasmanında belki de haddini aşan hareketler yapmıştı. UEFA, Fransız oyuncuyu 2'si ertelenmeli 4 maçla cezalandırınca Fenerbahçe hemen harekete geçti. UEFA Disiplin Yönetmeliği'nin 11 ve 15. maddelerinin ihlal edilmediğini, eylemlerin yalnızca fiziksel bütünlüğü koruma amaçlı (orantılı tepki) gerçekleştiğini gösteren kamera kayıtlarını sundu.






Lyon'un kaleci antrenörü Ferreira'nın tüneldeki ilk fiziksel saldırısını ve rakibin Guendouzi'ye yönelik hakaretlerini iletti. "Haksız tahrik" maddesi uyarınca olası cezaların kaldırılmasını talep etti.






UEFA cezanın tamamını kaldırmadı; ancak ceza, 2'si bir yıllık denetim süresine tabi olmak üzere ertelenmiş toplam 3 maçlık men cezası olarak karara bağlandı. Fransız yıldız, 14 Ekim 2026 tarihinde oynanacak Aston Villa karşılaşmasında forma giyebilecek.






Karar tarihinden itibaren başlayacak 1 yıllık denetim süresi boyunca UEFA organizasyonlarında benzer bir disiplin ihlali yapmaması; sportmenliğe aykırı hareket, kural dışı sertlik veya hakem ile rakibi taciz etmekten kaçınması gerekiyor. 






Kırmızı kart görmese dahi maç içinde veya maç sonunda hakeme, rakip futbolculara, kulübede duran ekibe veya taraftara yönelik ciddi sportmenliğe aykırı hareket, fiziksel müdahale, kavga, hakaret ya da sözlü taciz veya provokasyon içinde olmaması gerek. 
 
Eğer bu 1 yıl içinde yeni bir ihlalde bulunmazsa ertelenmiş olan bu 2 maçlık ceza otomatik olarak tamamen silinecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.