logo
28 EYLÜL 2026

Gaybet'le ilgili rivayetlerden bazıları

Kaybolma, gizlenme anlamına gelen Gaybet kelimesi, İmamîyye’ye göre On ikinci İmam’ın ölmeden insanlar arasından ayrılıp gizlenmesi anlamında kullanılan bir terimdir

18.07.2024 18:00:00
Haber Merkezi
 
Gaybet'le ilgili rivayetlerden bazıları
Gaybet'le ilgili rivayetlerden bazıları
İmamîyye'ye göre "Gaybet" terimi Muhammed el-Mehdî'nin gözden kaybolmasını ifade etmektedir. Kaybolma, gizlenme anlamına gelen Gaybet kelimesi, İmamîyye'ye göre On ikinci İmam'ın ölmeden insanlar arasından ayrılıp gizlenmesi anlamında kullanılan bir terimdir. 

Gaybet inancının Ehl-i Beyt Ekolü'nün dinî anlayışından kaynaklandığını iddia eden Ehl-i Beyt-İmamî âlimler, bu iddialarına delil olarak ahbârı yani On iki İmam'ın söz, fiil ve takrirlerini göstermektedir.

Ehl-i Beyt Ekolü'ne göre, imamlarına gelen şeyler ile Peygamber'in sünneti aynı mertebededir. On ikinci İmam ile İmamlar silsilesi sona erdiği savını, Son İmam'ın hayatta olduğu (çünkü insanoğlu rehbersiz kalamaz) tezi izler.

Aynı zamanda O, pek çok tehlikeden dolayı kendini mahzende gizler. Allah, her ne kadar son imamın öldürülmesine kesin olarak müsaade etmese de (çünkü O'nun yerini alacak kimse yoktur) O, sorumluluğu üzerine almalı ve gizli kalarak kendini korumalıdır. Bu çerçevede iki Gaybet ile ilgili rivayetler önemlidir.

Ehl-i Beyt Ekolü fırkaları arasında Gaybet konusunda farklı görüşlerin olduğu bilinmektedir. İsnâ Aşeriyye fırkasına gelinceye kadar kendi imamlarının Gaybete girdiğini ve tekrar geri döneceğini iddia eden bazı Ehl-i Beyt dostu gruplar olmuştur.

Örneğin Sebeîyye fırkası Hz. Ali'nin Gaybet ve ric'atını iddia ederken,  Keysâniyye fırkası Muhammed b. Hanefiyye'nin,   Cârudiyye fırkası Muhammed Nefsu'z-Zekiyye'nin,   Nâvûsiyye fırkası Ca'fer es-Sâdık'ın   ve Vâkıfiyye fırkası da Mûsâ el-Kâzım'ın   "Kâim ve Mehdî" olduğunu ileri sürmüş, bunların Gaybet'te olduklarını, bir müddet sonra dönüp geleceklerini ve düşmanlarından intikam alacaklarını iddia etmişlerdir.

Hem Emevîler, hem de Abbâsîler döneminde Ehl-i Beyt takipçileri liderlerin ve taraftarlarının şiddete mâruz kaldığı ve bazı imamların da öldürüldüğü hususu göz önünde bulundurulursa, bu inancı dile getiren kimselerin sosyal ve siyasî açıdan baskı altında oldukları, dolayısıyla bir kurtarıcı bekledikleri anlaşılır. Gaybet inancı, bu zor şartlar altındaki Ehl-i Beyt gruplarının dağılıp yok olmalarını önlemiş, bir müddet için de olsa onların birlik ve bütünlüğünü sağlamıştır denilebilir.

Ehl-i Beyt tarihine bakıldığında, bazı imam ve şahsiyetlerin gâib oldukları görülür. Yukarıda da ifade edildiği üzere; Keysâniyye fırkası, Muhammed b. Hanefiyye'nin Sâhibu'z-Zaman olduğunu ve Rad- va dağında gâib olduğunu iddia etmiştir. Nâvûsiyye fırkası, Ebû Abdillah Ca'fer b. Muhammed'in Mehdî olduğunu iddia etmiştir.

Vâkıfiyye fırkası ise Mûsâ el-Kâzım'ın Mehdî olduğunu iddia etmiştir. Ehl-i Beyt dostlarının tarihinde örneğine sıkça rastlanan bu durum İmamîyye'de farklı bir şekilde tezâhür etmiştir. Son imam Muhammed el-Mehdî, birinci Gaybet'i esnasında sefirleri ile irtibat sağlamış, gönderdiği tevkî'lerle taraftarlarına yol göstermiştir. Son tevkî'inde Gaybet-i Kübrâ'nın başlangıcını haber vermiştir.

İmamî âlimlerden Nu'mânî "Gaybet" adlı eserinde, Nâiblerin niyâbetini te'kid etmiş, Gaybet hakkındaki hadisleri naklettikten sonra; "Gaybet-i Sugrâ döneminde İmam ile halk arasında belirli kişiler aracılık yapıyordu. Onlar vasıtasıyla hastalar iyileşiyor ve Ehl-i Beyt dostlarının sorunları hallediliyordu. Ama Gaybet-i Sugrâ dönemi artık sona erdi, Gaybet-i Kübrâ dönemi başladı"   demiştir.

İmamîyye Ehl-i Beyt Ekolü'ne göre, İmamî âlimler, ilk on bir imam döneminde dört yüz usûl kitabı yazmışlardır.

Nitekim Ehl-i Beyt Ekolünün hadis külliyatı dört büyük koleksiyondan oluşmaktadır. Bunlar;

> El-Kâfi: Ebû Ca'fer Muhammed b. Ya'kub el-Kuleynî (ö. 329/940). Ehl-i Beyt'ten rivayet edilen onaltı bin civarında daha çok itikadî meselelere ait hadis içermektedir.

> Men lâ Yahduruhu'l-Fâkih: Seyh Sâduk, Ebû Ca'fer Muham- med b. Ali Babaveyh el-Kummî (ö. 381/991) tarafından derlenen kitap dokuz bin civarında hadis içermektedir. Eserde fıkhî konulara ait hadisler senetler hazfedilmiş olarak rivayet edilir.

> Et-Tehzîb: Tûsî, Ebû Ca'fer Muhammed b. Hasan (ö. 460/1068) tarafından derlenen eser on üç binin üzerinde hadis içermektedir. Eser yoğunluk olarak ahkâm hadislerinden oluşmaktadır.

> El-İstibsâr: Yine Tûsî, Ebû Ca'fer Muhammed b. Hasan (ö. 460/1068) tarafından derlenen bu eser beş bin beş yüz civarında hadis içermektedir. Bu eserde de ahkâm hadislerine yer verilmiştir.

Bu eserlerin önemli bir kısmı İmam'ın Gaybet'e gireceği ve bir müddet sonra geri döneceğiyle alakalı Hz. Peygamber ve imamların ahbârını içermektedir. Bu âlimlerin söz konusu eserleri günümüze kadar gelememiştir.

Bunlar hakkındaki bilgilerimiz biyografik eserlerde nakledilen bilgilerle sınırlıdır. Bu dönemde Gaybet konusuyla alakalı kaleme alınan pek çok eser, "Kâim ve Mehdî" olduğu kabul edilen İmam'ın Gaybet'e gireceği hakkında ilk imamlardan gelen ahbârı toplamayı amaçlamıştır.

Bu eserlerin müellifleri, kendi dönemlerinde Ehl-i Beyt Ekolü'nün önemli düşünürleridir. Ehl-i Beyt Ekolü'ne göre bunlar, bizzat on ikinci imamın emriyle mezhebin yer altı faaliyetlerini organize etmek üzere görevlendirilmiştir. Mezheplerinin propagandasını yapmak için telif ettikleri bu eserler her ne kadar günümüze ulaşamamışsa da Kuleynî ve Nu'manî gibi Gaybet konusunda açıklamalar yapan pek çok İmamî müellife kaynaklık yaptıkları kabul edilmektedir.

Ehl-i Beyt dostları kaynaklarda on ikinci imamın Gaybet'inden önce bu konuda eser yazdığı belirtilen bazı müellifler vardır. Bunlardan kısaca bahsedilecek olunursa; İmamî âlimlerden Tabersî; Muhammed el-Mehdî'nin Gaybet'i ile ilgili haberlerin Muhammed Bâkır, Ca'fer es-Sâdık zamanında yazılan kitaplarda işlendiğini, Ehl-i Beyt dostu hadis âlimlerinin bunları naklettiğini ifade etmiştir.

Ayrıca Ehl-i Beyt Ekolü hadisçilerden Hasan b. Mahbûb'un, Gaybet'ten yaklaşık bir asır önce "Mesiha" adlı bir kitap yazdığından bahsetmiştir.

Vâkıfiyye Ekolü'ne mensup İbrahim b. Sâlih el-Kûfî, Muhammed el-Bâkır'ın arkadaşı olan İbrahim b. Sâlih'in "el-Gaybe" başlığı altında bir eser telif ettiği ve bu eserde Vâkıfiyye'nin konuyla alakalı görüşlerini naklettiği rivayet edilmiştir.     

Hasan b. Muhammed b. es-Sumâ, Vâkıfiyye Ekolü'ne mensup olan Hasan b. Muhammed b. es-Sumâ'a 263/876 yılında ölmüştür. Gaybet'le alakalı bir eserinin olduğu nakledilmiştir. 

Ali b. Hasan et-Tatarî... Mûsâ Kazım'ın ashabından olan et-Tatarî'nin Gaybet konusunda bir eser telif ettiği ve burada Mûsâ el- Kâzım'ı gizli imam olarak isimlendirdiği nakledilmiştir.     

Zeydiyye Ekolü'ne mensup Abbâd b. Ya'kûb er-Ravâcinî el-Asfarî'nin de bu konuda bir eser telif ettiği nakledilmiştir.

İmamîyye Ekolü'nden Ali b. Mahzayar el-Ahvazî, Muhammed el-Cevâd'ın yakın arkadaşı olup Ahvaz'daki temsilcisidir. "Kitâbü'l-Melâhim" ve "Kitâbü'l-Kâim" diye iki kitap yazdığı ve bura-da Gaybetle alakalı bilgiler verdiği nakledilmiştir.

Fadl b. Sâzân en-Nîsâbûrî'nin, Gaybet konusunda bir eser telif ettiği ve bu eserinde on ikinci imamın Kâim olduğunu açıkladığı bildirilmiştir. 

İbrahim b. İshak en-Nehavendî (ö. 286/899)... 262/876 yılında on ikinci imamın Bağdat temsilcisi olduğunu iddia eden bu kişinin Gaybet konusunda bir kitap yazdığı ve bu kitapta aşırı Ehl-i Beyt dostlarının iddialarına cevap verdiği bildirilmektedir. 

Abdullah b. Ca'fer el-Himyerî (ö. 293/905), Ali b. Muhammed el-Hâdî ve Hasan el-Askerî'nin yakın arkadaşlarından ve ilk iki sefirin de temsilcilerindendir. Abdullah b. Ca'fer el-Himyerî'nin "el-Gaybe ve'l-Hayra" adlı bir eser kaleme aldığı rivayet edilir. "El-Gaybe ve'l-Hayra" adlı eser, müellifinin Onuncu ve On birinci İmam ile sefirlerle yakın diyaloğundan ötürü kıymet ifade ettiği belirtilmektedir. 

Çağdaş araştırmacılardan Halil İbrahim Bulut, "Hasan el-Askerî'nin ölümünden önce telif edildikleri belirtilen ve özellikle on ikinci imamın Gaybet'e gireceğini haber veren bu eserlerin hiçbirinin mevcut olmayışı, bazı şüpheleri de akla getirmektedir. Şüphesiz bu durum araştırılmaya değer bir husustur" demektedir. 

Bununla beraber Gaybet-i Sugrâ döneminde yasayan Ehl-i Beyt dostu müelliflerden Nevbahtî ve Kummî, eserlerinde Gaybet'ten bahsetmemişlerdir. Gaybet hakkında ilk net açıklamayı yapan Sâduk'tur. Ancak Sâduk, Gaybet'in bölümleri ile ilgili net bilgi ortaya koymamıştır. 

Kaynaklar kendi aralarında tasnif edilecek olunursa; Gaybet'in varlığından ve On ikinci İmam'ın Gaybet'e gireceğinden bahseden haberler, Gaybet'in çeşitlerinden bahseden haberler diye sınıflandırılabilir."  (Prof. Dr. Haydar Baş Hasan el-Askeri ve İmam Mehdi eserinden)

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.