Dört ay dile kolay…
Bir millet dört aydan beridir, gece-gündüz demeden bombalanıyor.
Sadece sayılabilen, ulaşılabilen ölü sayısı otuz bini geçmiş durumda, yerle bir edilen binaların altında kalıp ulaşılamayan, kadınların, çocukların ve ihtiyarların ise sayıları belli değil.
Gazze'de kıyamet kopuyor, anaların gözyaşları sel olmuş akıyor, masum çocukların feryatları arşa çıkıyor ama dünya sessiz, İslam dünyası sessiz, Filistin'e komşu olan İslam ülkeleri ise, dut yemiş bülbül kadar sessiz.
Ülkemizde ise, özellikle yandaş medya denilen gazete ve televizyonlar, dört aydır sürmekte olan katliamı gündemden düşürmek için elinden geleni yapıyor.
Katliamın gündem olmasından, gündemde kalmasından ötürü sanki bir endişeleri, bir çekinceleri var.
Gazze denince, katil İsrail tarafından sürdürülen korkunç katliam, eşi benzeri görülmemiş vahşet gündem olunca, dört aydan beri, hiç ara vermeden devam eden, hem de artarak devam ticaretler, söz konusu devletin limanlarına gidip-gelen gemiler hatırlandığı için ve hatırlanacağı için, yazılmasını ve söylenmesini istemiyorlar.
31 Mart seçimlerine haftalar kala, iktidar ve çevresinin, Filistin meselesini, Gazze konusunu istismar edeceğinden hiç şüphe yok ama bugünlerde derin bir sessizlik içindeler.
Sanki saldırılar durmuş, sanki ateşkes sağlanmış, sanki dört aydan beri başlarından aşağı bombalar yağan o masum insanlara, rahat bir nefes alma imkânı sağlanmış gibi bir hava var.
Gazze'de katliam devam ediyor.
Hayatta kalan annelerin, babaların ve çocukların feryadları arşa yükselmeye devam ediyor, yıkılan binaların kumu-çakılı kana bulanmaya devam ediyor, ama dünyanın sesi kısılmış, İslam dünyasının mecali tükenmiş vaziyette.
Filistinlilerin, Gazzelilerin kapı komşuları olan Arap âlemi zaten işin başından beri sessiz, tepkisiz ve etkisiz durumda idiler.
Dört aydan beri devam eden ölümler, uygulanan zulümler, bombalarla parçalanan nice on binler bile, Arap âleminin kılını kıpırdatmasını sağlayamadı.
Akif merhumun mısraları ile:
"Irzımızdır çiğnenen evladımızdır doğranan
Hey sıkılmaz ağlamazsan bari gülmekten utan" desek, hem onlara hem de bizimkilere bir faydası olur mu?
Bağırırsın, feryad edersin, sesin dağlara-kayalara çarpar yine sana döner.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Gidiyor / 06.08.2026
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
























































