logo
16 EYLÜL 2026

Gazze'deki soykırımın baş destekçisi ABD


 
Filistin Yüksek Yargıcı ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dini İşler ve İslami İlişkilerden Sorumlu Danışmanı Mahmut el Habbaş, İsrail'in Gazze'deki soykırımı Amerikan mühimmatıyla, füzeleriyle ve uçaklarıyla gerçekleştirdiğine işaret ederek, "Ayrıca Washington, İsrail’e her türlü finansal desteği veriyor. ABD Yönetimi BM Güvenlik Konseyi'nde de İsrail'e diplomatik koruma da sağlıyor. BM toplantısına katılmak isteyen Filistinli yöneticilere vize vermiyor" dedi.
 

13.09.2025 00:20:00
ÖNDER YILMAZ
 
  Gazze'deki soykırımın baş destekçisi ABD
  Gazze'deki soykırımın baş destekçisi ABD
Filistin Yüksek Yargıcı ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Dini İşler ve İslami İlişkilerden Sorumlu Danışmanı Mahmut el Habbaş, Avrupa Müslüman Forumu'nun İstanbul'da düzenlediği Gazze konulu toplantısında, Gazze ve Batı Şeria'da insan hakları ihlallerinin ve saldırıların sürdüğüne işaret ederek, İsrail'in Katar, Yemen, İran ve Lübnan'a saldırılarını tüm dünyanın izlemekle yetindiğini söyledi. İsrail'in söz konusu saldırılarını Amerikan mühimmatıyla, füzeleriyle ve uçaklarıyla gerçekleştirdiğine işaret eden Habbaş, şunları söyledi: "ABD, barış için gayret gösterdiğini iddia ediyor. Ama bir gerçeklik var. ABD yönetimi, İsrail saldırılarına ortaktır aslında. Ayrıca Washington, İsrail'e her türlü finansal desteği veriyor. ABD Yönetimi BM Güvenlik Konseyi'nde de İsrail'e diplomatik koruma da sağlıyor. Batılı güçler Holokost'un arkasına sığınarak siyonistlere ülke vaad etti ancak Filistin halkı toprağına sahip çıktı. Filistinliler 10 bin yıldır burada yaşıyor. Eriha dünyanın en eski şehri… Siyonist proje, uluslararası hukukun çiğnenmesiyle oluşturulan emperyalist projedir. Şimdi siyonistler Filistinlileri topraklarından çıkarmak istiyor. ABD yönetimi de bu noktaya geldi. Gazze'yi halksız bırakmak istiyor. Aynı durum Batı Şeria'da da yapılmak isteniyor. Müslümanlar Mescidi Aksa'ya, Hıristiyanlar Kıyamet Kilisesi'ne gitmek isterken bariyerlerle karşılaşıyor. Filistin tüm onurlu insanların sorumluluğudur. Filistinliler kendi kaderlerine kendileri tayin etmeli."

ABD, Filistinlilere vizeyi bile çok gördü

Habbaş, ABD'nin New York'ta 80. BM Genel Kurulu Oturumu çerçevesinde 23 Eylül'de başlayacak yüksek düzeyli toplantıya katılacak Filistinli yetkililerin vizelerini iptal ettiğini hatırlatarak, "Aslında Filistin'in sesini kısmak istediler. Filistin'in toprağını çaldılar. Toprağımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Filistinli, Müslüman kimliğini unutturmaya çalışıyorlar. Filistin Devletinin egemen bir şekilde kurulmasını istiyoruz. Hiçbir toprağımızdan vazgeçmiyoruz" diye konuştu.

Üç temel öncelik

Filistin olarak üç temel öncelikleri olduğunu belirten Habbaş, bunları şu şekilde sıraladı:
"1. Tüm saldırılar hemen durdurulmalı.
2. Zorunlu göç politikasına son verilmeli.
3. Bütün gücümüzle tüm Filistin halkının temel ihtiyaçlarını hemen temin etmeliyiz. Gazze'de savaştan önce 30 hastane vardı. Şimdi bir hastane çalışabiliyor, o da ağır aksak… İnsanlar bu çağda açlıktan, kıtlıktan ölüyor."

Türkler olmadan huzur gelmez

Müslüman Forumu Başkanı Abdulvahid Niyazov da İsrail'in Katar'daki Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya savaş uçaklarıyla saldırısı konusunda, "İsrail, tüm Orta Doğu'da bu dehşet verici şiddeti yaydı. Şimdi soykırımcı siyonistler, kutsal yerlerimize de göz diktiler" dedi. Müslümanların sessizlik krizi içinde bulunduğuna ve İsrail'in ne kadar tehlikeli olduğunun farkına varmaları gerektiğine dikkati çeken Niyazov, hala Gazze'deki soykırımın sürdüğünü, İsrail'in kutsal mekânlara saldırdığını ifade etti. Niyazov, yalnızca birlik ve beraberlik sağlandığında Filistin Devletinin kurulacağını vurgulayarak, "Filistin, bağımsız bir devlet olmalı. Müslümanlar olarak Türklere umutla bakıyoruz. Sizin yardımınız olmadan barış olmayacak, Mescid-i Aksa'yı koruyamayacağız" şeklinde konuştu.

Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 6 zanlıdan 2'si tutuklandı, 2'si adli kontrol şartıyla, 2'si de savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı

16.09.2026 16:35:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 2 zanlı daha tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyetin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden kalan 6'sının işlemleri tamamlandı.

2 başkomiserin de aralarında bulunduğu, biri emekli polis memuru olan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından polis memurları O.K. ve H.Y. serbest bırakıldı. Zanlılardan polis memuru Ahmet B. ve emekli polis memuru Ertuğrul Tahir A. tutuklanma, başkomiserler H.H. ve E.B. de adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 2 zanlının tutuklanmasına, 2 şüphelinin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 38'e yükseldi.

Soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.

Önceden adliyeye sevk edilen zanlılardan polis memurları Gökcan M, Ahmet B, Osman Nuri G. ve Hüseyin Ü. tutuklanmış, B.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında

Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) lehine algı, örtülü mesaj ve örgütsel propaganda yapıldığı iddiaları üzerine Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi inceleme başlatıldı. Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölüm dosyası kapsamında derinleştirilen soruşturmada, dizinin ünlü senaristleri adliyeye çağrılarak ifade verdi

16.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Plakalar ve Kozinoğlu Karakteri mercek altında
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde, hakim karşısına çıkmasına 13 gün kala şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyasını yeniden açtı. Faili meçhul suçları araştıran özel birimin tespitleri ve savcılığa ulaşan çok sayıda ihbar üzerine, dönemin popüler dizisi "Kurtlar Vadisi Pusu" hakkında şok bir inceleme kararı verildi.

Uzman bilirkişi heyeti kuruluyor

Başsavcılıktan yapılan resmi açıklamaya göre, dizinin belirli bölümlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunup bulunmadığı mercek altına alınacak. Sahnelerin detaylıca incelenmesi amacıyla alanında uzman kişilerden oluşacak bir bilirkişi heyeti görevlendirildi.

Soruşturma dosyasında öne çıkan ve bilirkişinin inceleyeceği temel unsurlar ise şunlar oldu:

"Kazım Kaşifoğlu" Karakteri: Gerçek hayatta Kaşif Kozinoğlu'nu simgelediği değerlendirilen dizideki "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin sistematik olarak vatan haini gibi gösterilmesi ve ardından gelen ölüm sahneleri.

"FG" Plakalı Araçlar: Dizinin bazı kilit sahnelerinde örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in baş harflerini taşıyan "34 FG 7061" gibi plakaların kasti olarak kullanıldığı iddiaları.

Sosyal Medya Paylaşımları: Dizinin resmi mecralarında geçmişte paylaşılan "Kaşifoğlu'nun Kara Tarafından Tarihi İnfazı" gibi video başlıklarının, Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüyle kronolojik bağı.

Senaristler ifade verdi: "Hatırlamam mümkün değil"

Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte dizinin ünlü senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, Silivri Adliyesi'ne çağrılarak "tanık/bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan senaristlerin savcılık sorgularındaki ayrıntılar ise basına sızdı.

Dizinin baş senaristi ve yapımcısı Raci Şaşmaz'ın ifadesinde suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Şaşmaz'ın, "Yıllar önce çekilen bu sahnelerdeki mezar taşları, figüranlar veya araç plakaları gibi detayların yapımcı ya da senarist tarafından tek tek kontrol edilmesi mümkün değildir. Bu durumların kasıtlı yapıldığını hatırlamam ya da bilmem imkansız" diyerek iddiaları reddettiği, sahnelerdeki detayları kurgusal veya tesadüfi olarak nitelendirdiği belirtildi.

Osman Sınav detayı da dosyada

Haber merkezlerine ulaşan bilgilere göre savcılık, dizinin ilk dönemlerinde yönetmenliğini üstlenen ancak daha sonra şüphe uyandıran bir şekilde ekipten ayrılan ünlü yönetmen Osman Sınav'ın ayrılık sürecini de araştırıyor. Sınav'ın geçmişte ayrılık kararı için "Benimle mezara gidecek" demesi nedeniyle, "Örgütün senaryoya müdahale girişimlerini kabul etmediği için mi projeyi bıraktığı" sorusu da soruşturma dosyasındaki yerini aldı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dijital materyaller ve uzman bilirkişi raporunun tamamlanmasının ardından soruşturmanın seyrine göre iddianame hazırlığına veya takipsizlik kararına yönlenecek. Gelişmeler yakından takip ediliyor.

Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Şanlıurfa'da bir yolcu otobüsünün bagaj kısmında 17 kilo 300 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

16.09.2026 16:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yol uygulamasında durdurdukları bir yolcu otobüsünde arama yaptı.

Bagaj kısmında narkotik köpeğinin yardımıyla yapılan aramada bir yolcuya ait 4 parça halinde 17 kilo 300 gram skunk maddesi ele geçirildi. Gözaltına alına yolcu, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ele geçirilen uyuşturucunun 69 bin 200 kişiyi zehirlemeye yetecek miktarda olduğu açıklandı.

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.

"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin bazı bölümlerinde FETÖ propagandası yapıldığı iddiaları üzerine sahnelerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildi

16.09.2026 13:41:00
İHA
 
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin vatan haini olarak gösterilmesinin ardından öldürülmesi, bazı sahnelerde "FG" harf grubunu taşıyan araç plakalarına yer verilmesi ve dizinin belirli bölümlerinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunduğu iddiaları üzerine inceleme kararı verildi.

Söz konusu iddialar, alanında uzman kişilerce oluşturulan bilirkişilerce incelenecek.

Bilirkişi heyetince söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması için çalışma yürütülüyor.

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden 1'i ise savcılıktan serbest bırakıldı

16.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
 İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyeye yönelik "rüşvet" soruşturmasının dördüncü dalgasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29'u tutuklandı
Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında dördüncü dalga operasyon düzenlendi.

Soruşturmada, inşaat ve imar işleriyle ilgili belediye görevlileri ile müteahhitler arasında usulsüzlükler karşılığında elden ve banka yoluyla rüşvet alınıp verildiği, ayrıca belediye bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

47 kişi gözaltına alınmıştı
Soruşturma kapsamında, aralarında eski Doğanbey beldesi Belediye Başkanı Halil Çadır, Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya, Seferihisar Belediyesi'nde görev yapan müdür, mühendis, mimar ve diğer belediye çalışanları, çeşitli şirketlerin sahipleri, yöneticileri ve çalışanları ile organize suç örgütü lideri veya mensubu olduğu değerlendirilenler de dahil 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

11 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, haklarında gözaltı kararı bulunan 48 kişiden 47'sine ulaşıldı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan 47 kişi , dün sabah adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından gözaltındaki kişilerden 1'i serbest bırakılırken, 36 kişi tutuklama, 10 kişi ise adli kontrol talebiyle dün 16.00 sıralarında hakimliğe sevk edildi.

29 tutuklama, 17 adli kontrol
Hakimlikçe yapılan sorguların ardından Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Kocaer, Buca Belediyesi Meclis Üyesi Doğan Sarıkaya'nın da aralarında olduğu 29 kişinin tutuklanmasına karar verildi.

Doğanbey Beldesi eski Belediye Başkanı Halil Çadır'ın da aralarında olduğu 17 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık bebeğin kaybolmasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 10'a yükseldi

15.09.2026 13:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 2 zanlı daha gözaltına alındı.

Gözaltında bulunan baba Yusuf Balıkçı ve anne Elif Balıkçı ile akrabaları M.R.B. (60), R.B. (45), İ.B, M.D, M.B, çadırlar bölgesinde kalan K.D. (50), Ö.B. (19) ve A.Ç'nin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Öte yandan anne Balıkçı'nın, bebeğini eşinin öldürüp araziye bıraktığını iddia etmesinin ardından Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda AFAD, komando ve jandarma ekipleri, yapay zeka destekli insansız hava aracı ve iz takip köpeğinin desteğiyle yeniden arama çalışması başlattı.

Sivas Valiliğinden yapılan açıklamada, yürütülen adli süreçlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yeniden bir basın açıklaması yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.

Bebeği arama çalışmalarının ilk andan itibaren titizlikle sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayla ilgili yürütülen adli tahkikat kapsamında, aile fertlerinin çelişkili ifadeleri üzerine soruşturma kapsamı genişletilmiş, bebeğin öldürülmüş, kaçırılmış veya maddi menfaat karşılığında başka bir kişiye verilmiş olabileceği yönündeki ihtimaller de dahil olmak üzere tüm olasılıklar çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili 10 kişi gözaltına alınmış olup adli süreçleri devam etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ailede bulunan 2017, 2018, 2021 ve 2023 doğumlu olmak üzere iki kız ve iki erkek çocuk devlet koruması altına alınmıştır. Bu nedenle soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve adli sürecin selameti açısından, yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar dışında kamuoyunda yer alan bilgi ve değerlendirmelere itibar edilmemesi önem arz etmekte olup soruşturma, tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü ve titiz bir şekilde devam etmektedir."

Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı, 10 Eylül'de bebeği Büşra Balıkçı'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmiş, ihbar üzerine köye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edilmiş, bölgede arama çalışması başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında bebeğin babası Yusuf Balıkçı ve annesi Elif Balıkçı'nın da aralarında bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınmış, zanlılardan veteriner hekim serbest bırakılmıştı.

Bebeğin kaybolmasıyla ilgili Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı kararı alınmıştı.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.