logo
08 AĞUSTOS 2026

Gazze'ye acil yardım çağrısı

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği son saldırılardan zarar gören Filistinlilere yardım için acil 100 milyon dolara ihtiyaç olduğunu duyurdu

23.02.2015 00:00:00
 
Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze için yılın ilk çeyreğinde acil 100 milyon dolara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. UNRWA'dan yapılan yazılı açıklamada, "Gazze Şeridi'nde evleri kısmen zarar görmüş ailelerin evlerinin onarılması ve kira yardımı için bu yılın ilk çeyreğinde acil 100 milyon dolara ihtiyaç var" denildi. "Kira yardımlarının sağlanamaması halinde çok sayıda ailenin yaşamak için barınma merkezlerine dönmek zorunda kalmasından endişe edildiğine" yer verilen açıklamada, 585 milyon dolarlık bir fon açığı bulunduğu ifade edildi. İsrail'in, yıllardır abluka altında tuttuğu Gazze'ye 7 Temmuz 2014'te başlattığı ve 51 gün süren son saldırılarında, 2 binden fazla Filistinli hayatını kaybetmiş, 11 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmış veya hasar görmüştü. Mısır'ın başkenti Kahire'de geçen yıl 12 Ekim'de gerçekleştirilen, "Gazze'nin Yeniden İmarı" konulu uluslararası konferansta ise katılımcı ülkeler, yarısı imarda kullanılmak üzere 5,4 milyar dolarlık yardım yapacaklarını taahhüt etmişti. Ancak UNRWA, 27 Ocak Salı günü, İsrail'in son saldırılarında evleri yıkılan aileler için yapılan yardımlar ve kira ödemelerinin, fonların tükenmesi nedeniyle durdurulmak zorunda kalındığını duyurmuştu. Kahire'deki konferansta talep edilen 724 milyon dolardan sadece 135 milyon doların toplanabildiğini belirten UNRWA, ödenek yetersizliği nedeniyle evleri yıkılan ailelerin yeni bir göçe zorlanabileceği uyarısında bulunmuştu. AA

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Sokak ve muhalefet ayakta

TBMM Başkanlığı’na sunulan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ülkede tansiyonu yükseltti. Taslağın altına imza atan siyasi aktörlere yönelik sokaktaki öfke çığ gibi büyürken, muhalefet kanadından gelen sert açıklamalar ve sivil toplumun protestoları siyasetin gündemini tamamen değiştirdi

07.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Sokak ve muhalefet ayakta
Sokak ve muhalefet ayakta
Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan 12 maddelik yasa teklifi, toplumun geniş bir kesiminde büyük bir infiale yol açtı. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'lı milletvekillerinin ortak imzalarıyla TBMM'ye getirilen düzenlemeye karşı birçok şehirde eş zamanlı protesto gösterileri düzenleniyor.

Özellikle şehit yakınları, gazi dernekleri ve milliyetçi hassasiyeti yüksek sivil toplum kuruluşları meydanlara inerek yasanın geri çekilmesini talep ediyor. Sokaktaki vatandaşlar, örgüt suçlarına yönelik ceza ertelemesi ve adli kontrolle tahliye yollarının açılmasını "hukukun katledilmesi" olarak yorumluyor. İmza atan liderlerin ve milletvekillerinin fotoğraflarının taşındığı eylemlerde, "Gazi Meclis'te terör meşrulaştırılamaz" sloganları atılıyor.


Muhalefetten sert itiraz: "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorlar!"


Siyasi arenada yasa teklifine en sert ve tavizsiz tepki İYİ Parti'den geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Meclis kürsüsünden yasa metnini imzalayan MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ortaklarına adeta ateş püskürdü. Dervişoğlu, yapılan hamleyi tarihi bir benzetmeyle eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Çerçeve yasa olarak adlandırılan bu ihanet belgesini asla kabul etmeyeceğiz!"

İYİ Parti, yasa teklifinin TBMM Başkanlığı tarafından sahiplerine iade edilmesini talep ederken, Genel Kurul aşamasında her bir maddeye karşı çok sert ve kitlesel bir direnç göstereceklerinin sinyalini verdi.


Yeni Parti kanadı: "Özensiz ve kötü hazırlanmış bir metin"


Sürece dair usul ve yöntem eleştirilerini sürdüren Yeni Parti (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de düzenlemeyi hedef aldı. Teklifin kapalı kapılar ardında, toplumsal mutabakat aranmadan ve adeta "boş kâğıda imza toplanarak" hazırlandığını belirten Özel, "Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif. Yaklaşımımızda bir değişiklik yok ancak sürecin yürütülüş biçimi baştan aşağı yanlıştır" diyerek iktidarın aceleci tutumuna tepki gösterdi.


İmzacıların savunması: "Terörsüz Türkiye için tarihi eşik"


Tepkilerin odağındaki AK Parti ve MHP kanadı ise eleştirileri "küresel odakların hezeyanları" olarak nitelendiriyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlemenin iki yıllık bir emeğin ürünü olduğunu ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Çelik, "Bu hamle, bölgemize dönük emperyalist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaptır" diyerek yasayı savundu.

HÜDA-PAR cephesinden ise "Türkiye'nin normalleşmesi adına bazı hususlara gözümüzü kapattık ve imzayı attık" itirafı gelirken, muhalefet kanadından ise metnin referanduma götürülerek nihai kararın millete bırakılması gerektiği çağrısını yapıyor.


11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor


Toplumsal öfke ve sokak protestoları eşliğinde Adalet Komisyonu'na gelen yasa teklifinin, iktidar bloku tarafından hızlandırılmış bir takvimle en geç 11 Ağustos Salı gününe kadar Meclis Genel Kurulu'ndan geçirilmesi planlanıyor. Ancak sokaktaki tansiyonun ve muhalefetin tırmandırdığı direncin, Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri tarihin en gerilimli oturumlarından birine dönüştürmesine kesin gözüyle bakılıyor.


Tepkiler sokakta dalga dalga büyüyor


TBMM Başkanlığı'na sunulan ve kamuoyunda büyük bir kutuplaşmaya yol açan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" sonrası sokağın ateşi düşmüyor. Başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelinde protestoların merkezi haline gelen iller netleşirken, sivil toplum kuruluşları ve kadın hareketleri de 11 Ağustos Salı günü gerçekleşecek Genel Kurul oylamasına kadar sürdürecekleri yeni eylem planlarını yürürlüğe koydu.


Protestolar hangi illerde yoğunlaşıyor?


Yasa teklifine yönelik toplumsal öfke ve kitlesel yürüyüşler, özellikle milliyetçi hassasiyetlerin yüksek olduğu kentler ile metropollerde kritik noktalara ulaşmış durumda.

Protestoların idari merkezi konumunda olan başkentte, özellikle Güvenpark ve TBMM çevresinde şehit yakınları, gaziler ve sivil toplum örgütleri oturma eylemi ve açlık grevlerini sürdürüyor.

İstanbul Kadıköy, Beşiktaş ve Çağlayan Adliyesi önünde toplanan binlerce kişi, "hukukun üstünlüğü" vurgusuyla taslağın derhal geri çekilmesini talep ediyor.

İzmir Alsancak, Bornova ve Antalya Akdeniz Üniversitesi kampüsü çevresinde gençlik örgütleri ve sivil inisiyatiflerin düzenlediği yürüyüşlere polis müdahaleleri yaşanıyor.

Eskişehir, Kocaeli, Çanakkale, Adana, Mersin, Trabzon, Sakarya ve Bartın gibi illerde de yerel sivil toplum platformları öncülüğünde kitlesel basın açıklamaları gerçekleştiriliyor.


Sivil toplum ve kadın hareketlerinin "yeni eylem planı"


Bu arada yasa metninde yer alan "infaz erteleme mekanizmaları" ve "koşullu siyaset izinleri" gibi maddelere karşı çıkan sivil toplum, süreci kilitlemek amacıyla üç ana ayaktan oluşan çok yönlü bir eylem haritası hazırladı.

Örgütler, taslakla kurulması planlanan "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" gibi yapılarda kadınların ve toplumun geniş kesimlerinin eşit söz hakkına sahip olacağı bir güvence getirilmesini istiyor.

Sivil toplum kuruluşları, barış ve bütünleşme süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülemeyeceğini savunarak Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararını gündeme taşıyor. Uluslararası hukuk zemininde meşruiyet arayan sivil toplum, kadınların karar alma ve izleme mekanizmalarına dahil edilmediği hiçbir yasal çerçeveyi tanımayacaklarını duyuruyor.

Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen gibi büyük eğitim sendikaları, yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte eş zamanlı olarak seslerini yükseltmeye başladılar.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen düzenlemeye karşı net bir duruş sergilediklerini açıkladı. Sendika, örgüt liderlerine ya da üyelerine yönelik getirilebilecek olası af veya infaz erteleme girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayarak, "Eli kanlı terör örgütü PKK'ya ve terörist başına af getirecek her türlü girişimin karşısındayız; şehit öğretmenlerimizin aziz hatıralarının yanındayız" açıklaması yaptı.


"Çerçeve Yasa" sosyal medyayı da salladı


Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri süren 12 maddelik yasa teklifi, sosyal medya platformlarında cumhuriyet tarihinin en büyük dijital reaksiyonlarından birine sahne oluyor. Aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı aydınlar, emekli bürokratlar ve hukukçuların yer aldığı 242 isim, yayımladıkları ortak bildiriyle sosyal medyada fitili ateşledi.

Kısa sürede yüz binlerce etkileşim alan bildiride, "Terörsüz Türkiye adı altında terör örgütü mensuplarına örtülü af getirilmesine, teröristbaşının muhatap alınmasına ve milli egemenliğin zedelenmesine Türk milleti olarak hayır diyoruz" ifadelerine yer verildi. Kampanya, "Çerçeve Yasaya Hayır" etiketleriyle kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı.


Ekşi Sözlük ve forumlar ayakta


Sözlük platformları ve siyasi forumlarda da yasa teklifinin şifreleri masaya yatırıldı. "5 ağustos 2026 çerçeve yasanın meclise sunulması" başlığı altında binlerce yorum birikirken, kullanıcılar özellikle yasadaki "10 yıllık infaz erteleme" maddesine dikkat çekti.

Dijital analizlerde ve yorumlarda öne çıkan en büyük endişe ise "Lübnanlaşma" tehlikesi oldu. Kullanıcılar, kapalı kapılar ardında ve toplumsal mutabakat aranmadan hazırlanan bu metnin, Türkiye'yi etnik ve çoklu bir yönetim yapısına sürükleyerek kırılganlaştıracağını savunuyor. Meclis'teki partilerin "boş kağıtlara imza atarak" bu süreci yürütmesi ise dijital tabanda çok ciddi bir güvensizlik dalgası yarattı.


Milletvekillerine "istifa" çağrısı


Sosyal medyadaki öfkenin bir diğer hedefi ise taslağın altında ortak imzası bulunan milletvekilleri oldu. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'ın yanı sıra bazı CHP'li vekillerin de teklife destek verdiğinin ortaya çıkması, partilerin tabanlarında adeta deprem etkisi yarattı.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun Meclis kürsüsünden yaptığı "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz" konuşmasına ait videolar TikTok ve X platformlarında izlenme rekorları kırarken; seçmenler, kendi partilerinden imza veren milletvekillerinin hesaplarını etiketleyerek "İstifa edin" ve "O imzayı geri çekin" çağrıları yapıyor. Sosyal medyadaki bu büyük dijital ablukanın, 11 Ağustos Salı günü yapılması planlanan Genel Kurul oylamasına kadar artarak sürmesi bekleniyor.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı

06.08.2026 16:13:00
AA
 
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
 Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, İsrail'in Gazze'de tıbbi ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını ve uluslararası insani hukuk ihlallerini en güçlü şekilde kınadı
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ihlallerine ilişkin ortak açıklama yayımladı.

Bakanlar, başta sağlık tesisleri ile tıbbi altyapının hedef alınması, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve kadınlar ile çocuklar da dahil olmak üzere sivil kayıplarının devam etmesi olmak üzere, Gazze Şeridi'nde uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olarak süregelen İsrail ihlallerini en güçlü şekilde kınadı ve lanetledi.

İsrail'in ihlallerinin devam etmesinin uluslararası hukukun ve Gazze Barış Planı'nın ihlali olduğunun altını çizen bakanlar, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinli grupların silahların sınırlandırılmasını da içeren yol haritasını kabul ettiğini duyurmasının ardından ihlallerin devam etmesinin, planın ikinci aşamasının uygulanmasını hedefleyen uluslararası ve bölgesel çabaları sekteye uğrattığına işaret etti.

Bakanlar, ihlallerin siyasi süreci tehdit ettiğini, çatışmaları yeniden tırmandırma ve Gazze'deki insani felaketi derinleştirme riski taşıdığını belirtti.

İsrail'in uluslararası hukuk ihlalleri
Bakanlar, sivillerin korunmasının, sağlık tesisleri ile sağlık ve insani yardım alanlarında görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasının ve Gazze genelinde insani yardım, tıbbi malzeme ve acil yardım malzemelerinin "derhal güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasının" hiçbir koşul altında taviz verilemeyecek ya da zayıflatılamayacak hukuki yükümlülükler" olduğunu vurguladı.

Gazze Şeridi'nde İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılardan, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinden ve "işgal altındaki Kudüs'teki" mevcut statükoyu tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan uygulamalardan "bağımsız değerlendirilemeyeceğinin" altını çizen bakanlar, bu uygulamaların güç kullanarak fiili durum yaratmayı hedefleyen sistematik politikayı oluşturduğunu kaydetti.

Bunların iki devletli çözümün temelini zayıflattığını aktaran bakanlar, söz konusu faaliyetlerin Filistin halkının meşru haklarını "marjinalleştirdiğini" bildirdi.

Bakanlar bu durumun, uluslararası hukukun ve ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının açık bir ihlalini teşkil ettiğini hatırlattı.

Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, özellikle de BM Güvenlik Konseyi'ne, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'i uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı Kararı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ciddi ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye zorlamak üzere; sivillerin korunmasına, anlaşmanın tam olarak uygulanması için umutların korunmasına ve kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde pratik ve etkili önlemler almaları yönündeki çağrılarını yineledi.

İşgal altındaki Filistin topraklarını ilhak etmeye, bu topraklar üzerinde İsrail egemenliğini dayatmaya veya Filistin halkını zorla yerinden etmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Bakanlar, adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolunun, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını da içeren iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik ciddi bir siyasi sürecin başlatılması olduğunu teyit etti.

MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması

MSB'den yapılan açıklamada "Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur" denildi 

06.08.2026 15:00:00
AA
 
MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması
MSB'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), ülkenin güvenliğinin sağlanması, milletimizin huzurunun korunması ve devletin bekasının muhafazası amacıyla her türlü risk ve tehdit unsuruna karşı yürüttüğü faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek "Son bir hafta içerisinde 1 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir." ifadesini kullandı.

Hudutlarda kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirler alındığına dikkati çeken Aktürk, şunları kaydetti:

"Son bir haftada, 490 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 7 bin 443 olmuş, engellenen 924 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 44 bin 802'ye ulaşmıştır. Yine bu hafta içerisinde, Hakkari hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 8 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Aktürk, TSK'nın ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü belirterek, "NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi çerçevesinde 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında görev yapacak 5 adet F-16 uçağımız ile görevli personelimizin 31 Temmuz'da Estonya'ya intikali tamamlanmış, unsurlarımız 1 Ağustos itibarıyla göreve başlamıştır." diye konuştu.


İsrail


Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmelere de değinerek bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, ABD ile İran arasında sürdürülen müzakerelerde tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesinin önemini yinelediklerini ifade etti.

Bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi önündeki en büyük engelin İsrail olduğuna dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İsrail, Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin olumlu seyrettiği bir dönemde, bu çabaları bilinçli şekilde sabote etmeyi sürdürmektedir. İsrail'in, geçtiğimiz hafta sonu Gazze'de yerinden edilmiş sivillerin sığındığı çadır kampı ile bir sağlık tesisini hedef alması sonucu 30'dan fazla sivil hayatını kaybetmiştir. Söz konusu saldırı, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan yaklaşımının son örneğini teşkil etmektedir. Uluslararası toplumun, İsrail'in bu eylemlerine karşı uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha kararlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin, bölgede barış ve istikrarın tesisi açısından elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz."

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in hafta içerisindeki faaliyetleri hakkında da bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"31 Temmuz'da, Bakan Yardımcımız Sayın Alpaslan Kavaklıoğlu'nun vefat eden kıymetli eşi için Ankara'da düzenlenen cenaze törenine katılmış, 1 Ağustos'ta Suriye Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Sayın Bakanımız bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı'nı ağırlayacaktır."


Eğitim ve tatbikat faaliyetleri


Tuğamiral Aktürk, TSK'nın, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Tatbikatlara ilişkin bilgi veren Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"20 Temmuz'da Slovakya'da başlayan Joint Fire Tatbikatı yarın, 4 Ağustos'ta Letonya'da başlayan Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı 14 Ağustos'ta sona erecektir. Diğer yandan, öğrenci eğitim faaliyetleri kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru San Marco tarafından 2-6 Ağustos tarih aralığında Antalya'ya, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) kapsamında Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Kountouriotis ve İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecuccoli tarafından 4-6 Ağustos tarihleri arasında Aksaz'a, Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Osmangazi tarafından 5-7 Ağustos tarihleri arasında Livorno/İtalya'ya liman ziyaretleri yapılmaktadır. NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi hitamında 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasında Lizbon/Portekiz'e liman ziyareti yapan TCG Oruçreis tarafından 7-11 Ağustos tarih aralığında Civitavecchia/İtalya'ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir."


Envantere yeni giren silah sistemleri


Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve milli savunma sanayisinin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmalarının da kararlılıkla devam ettiğini belirtti.

Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda, "Tayfun Fırlatma, Taşıma Yükleme ve Komuta Kontrol Aracı, Karinalı Bot ile Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın" muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı bilgisini paylaşan Aktürk, "Ayrıca, ASELSAN tarafından 'Hassas Güdüm Kiti HGK-84' ve 'Lazer Güdüm Kiti LGK-82/84' ile Roketsan tarafından 'SOM-B1T' mühimmatı Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Aktürk, personel ve askeri öğrenci temin faaliyetlerinin de yapılan planlamalara uygun şekilde yürütüldüğüne dikkati çekerek "14 Temmuz'da başlayan Milli Savunma Üniversitesi '2026 Yılı Askeri Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri' yarın 24 Temmuz'da başlayan Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2026 Yılı '3'üncü Dönem Uzman Erbaş Temini', '4'üncü Dönem Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini' ile '2'nci Dönem Sözleşmeli Er Temini' başvuruları 9 Ağustos sona erecektir." dedi.


"Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışması


Milli Savunma Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yürütülen işbirliği kapsamında, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen, "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışmasına da değinen Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"Yarışmada seçici kurul tarafından belirlenen eserler Bakanlığımızın X hesabında halk oylamasına açılmış olup, ilkokul kategorisindeki oylama yarın sona erecek, müteakiben ortaokul kategorisindeki oylama 14 Ağustos'a kadar devam edecektir. Yarışma sonuçları 21 Ağustos'ta Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığının resmi sosyal medya hesapları ve internet siteleri üzerinden ilan edilecektir. Tüm vatandaşlarımızı, geleceğin sanatçılarına destek olmak ve öğrencilerimizin vatan sevgisini yansıtan eserlerine katkı sunmak amacıyla halk oylamasına katılmaya davet ediyoruz."

Tuğamiral Aktürk, TSK Komuta Kademesinin şekillendiği 2026 yılı Yüksek Askeri Şura Toplantısı'nın 4 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendiğini hatırlatarak "Sayın Cumhurbaşkanımızın onayını müteakip açıklanan Yüksek Askeri Şura kararlarının bir kez daha devletimize, milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını diliyoruz." diye konuştu.

TSK'nın gücünü milletinden aldığına dikkati çeken Aktürk, hudutların güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, denizlerimizde ve semalarda hak ve menfaatlerin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlenen tüm görevleri azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edeceklerini bildirdi.


"Terörsüz Türkiye stratejik bir vizyondur"


Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soru üzerine Bakanlık tarafından, büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürülen terörle mücadelede, güvenlik güçlerinin üstün gayreti ve milletin desteği sayesinde büyük başarı elde edildiği belirtildi.

Bu tarihi başarıda en büyük payın, vatan uğruna fedakarlığın en yüce örneğini sergileyen şehitlerin, gazilerin ve onların ailelerine ait olduğunu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda, terörün tamamen ve kalıcı şekilde gündemden çıkarılması yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de barış, güvenlik ve istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yönüyle Terörsüz Türkiye, ulusal güvenliği güçlendiren ve bölgesel istikrara katkı sunan stratejik bir vizyondur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumlulukları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla yerine getirmeye devam edecek, terörle mücadelede elde edilen başarının kalıcı barış ve güvenlik ortamıyla taçlandırılması için gerekli her türlü tedbiri almaya devam edecektir."


SEEBRIG Tugayı


Güneydoğu Avrupa bölgesindeki istikrarın sağlanmasına, işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlanması maksadıyla, 1999 yılında Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) teşkil edildiği belirtildi.

Türkiye'nin SEEBRIG Karargahı'na 2007-2011 yılları arasında ev sahipliği yaptığı ifade edilen açıklamada, 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliğinin, İstanbul 3'üncü Kolordu Komutanlığı Orgeneral Muharrem Mazlum İskora Kışlası'nda yapılacağı bilgisi verildi.

Karargahın taşınmasına ve detaylarına ilişkin bilgi verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Bu kapsamda, Kumanovo/Kuzey Makedonya'da konuşlu bulunan SEEBRIG Karargahı 19-21 Temmuz 2026 tarihleri arasında SEEBRIG Karargahı envanterinde bulunan tüm araç, gereç ve malzeme İstanbul'a taşınmış ve aynı tarihlerde SEEBRIG personeli de kademeli olarak İstanbul'a intikal etmiştir. Tugay Karargahı 03 Ağustos'ta İstanbul'da tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. SEEBRIG Karargahı'nda 6 ülkeden (Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kuzey Makedonya) halihazırda 28 çekirdek personel (12 Türk/16 yabancı) görev yapmaktadır. 27 Ağustos'ta SEEBRIG Karargahının Aktivasyon, Komuta Devir Teslim ve 27'nci Kuruluş Yıldönümü törenlerinin birlikte İstanbul'da icra edilmesi, 31 Ağustos'ta ise karargahın resmi olarak aktif hale getirilmesi planlanmıştır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.