logo
24 EYLÜL 2026

Gelmiş geçmiş en çok aranan yabancı dizi ve filmlerini Preply inceledi

Dünyanın en çok aradığı ve izlediği diziler hangileri? Hangi yabancı diziler ve yabancı filmler yıllara geçse de popülaritesini koruyor? Dünyanın en çok izlenen dizileri arasında Türk dizileri de var mı? Online yabancı dil öğrenme platformu Preply, tüm bu soruların yanıtlarını yeni incelemesinde verdi. 

05.03.2024 10:48:00
Reklam
 
Gelmiş geçmiş en çok aranan yabancı dizi ve filmlerini Preply inceledi
Gelmiş geçmiş en çok aranan yabancı dizi ve filmlerini Preply inceledi

Popüler kültür fenomenleri olan, bir yandan da bireysel ve grup eğlencelerinin vazgeçilmezine dönüşen dizi ve filmler, ABD ve Türkiye başta olmak üzere çok büyük bir sektör oluşturmayı sürdürüyor. Abonelik tabanlı platformların ürettiği dizi ve filmler, son yıllarda dikkat çekerken bazı dizi ve filmler yıllar geçse de popülaritesini yitirmiyor. Bu konudaki potansiyel soruları yanıtlamak için harekete geçen online dil öğrenme platformu Preply, dünyanın en büyük arama motoru olan ve pek çok kullanıcı için internetin başlangıç noktası kabul edilen Google'ın Google Trends Time Capsule verilerinden hareketle, 1999'dan 2023'e kadar gelmiş geçmiş en iyi yabancı dizi ve filmlerini inceledi.

İnceleme, ABD yapımı hicivli bir durum komedisi olan çizgi dizi The Simpsons'ın 18 yıl boyunca en çok aranan diziler listesinde yer almayı başararak, internet tarihinin en popüler dizilerinden biri olduğunu gösterdi. Kısa bölümleri, eleştirel yaklaşımı ve incelikli komedisiyle her yıl internet kullanıcılarının sıklıkla izlemek istediği dizilerden biri olan The Simpsons'ı Türkçeye Taht Oyunları olarak çevrilen Game of Thrones, South Park, The Walking Dead ve Family Guy izledi.

Dil öğrenme süreci yabancı dilde dizi ve filmlerle desteklenebilir

Kullanıcılarının amaçlarına uygun en iyi dil öğretmenleriyle ve en önemlisi pratik yaparak online yabancı dil öğrenme olanağı sunan Preply, dizi ve filmlerin eğlence aktivitesi olmalarının yanı sıra, eğitsel materyallere de dönüşebildiğini paylaşıyor. Özellikle İngilizce öğrenenlerin %77'si, temel dil öğrenme aktivitelerinden biri olarak İngilizce dizi ve film izlemeyi de sıralıyor. Online İngilizce kursu hizmeti sunan Preply, hazırladığı çalışmasında dizi önerilerine de yer veriyor. Herhangi bir amaç için dil öğrenmek isteyen öğrencilere hem en iyi dizi önerilerini işaret ediyor, hem de dizi ve film izlerken dil yetkinliklerini, okuma ve anlama kabiliyetlerini, kelime dağarcıklarını genişletmeleri için fırsat sunuyor. The Simpsons, Family Guy, Friends, South Park gibi diziler, kısa süreleriyle yemek aralarında, iş yaparken, toplu taşımada dahi eğlenirken dil pratiği yapmayı mümkün kılıyor. Preply yabancı dil öğrenmenin kolayını sunuyor ve dil öğrenme sürecini desteklemek için öğrencilere yabancı dilde dizi ve film izlemelerini tavsiye ediyor.

En popüler diziler arasında ilk 10 diziden 9'u ABD yapımı

Yapılan çalışmada dikkat çeken bir diğer konu da Amerikan yapımı dizilerin ve filmlerin yoğunluğu oldu. 1999'dan bu yana en popüler diziler arasında ilk 10 diziden 9'u ABD yapımı. Listede yer alan tüm diziler açısından bu oran değerlendirildiğinde ise efsane diziler içinde 5 diziden dördünün ABD kanallarında yayın hayatına başladığı ya da ABD yapımı oldukları görüldü. The Walking Dead, The Vampire Diaries, Friends, Prison Break, Gossip Girl, Breaking Bad, Euphoria, The Last of Us gibi dönemine damga vurmuş dizilerin dünyanın dört bir yanında ilgi gördüğünü, küresel aramalar içinde ilk beşte yer almalarından anlıyoruz. ABD'yi yapım sayısı bakımından bu listede son zamanların popüler dizilerinden olan Yalı Çapkını ve Sen Çal Kapımı dizileriyle Türkiye izliyor.  Türkiye'nin yanı sıra Güney Kore, Meksika, Hindistan ve İspanya yapımlarının da küresel popüler kültür öğelerine dönüştüğü göze çarpıyor.

Online İngilizce kursu Preply'nin araştırmasında şaşırtıcı sonuçlardan biri de dünyanın en popüler 5 dizisinden üçünün çizgi animasyon olması. Bu dizilerin kısa süreleri, konsantre mizahları ve zaman zaman komplo teorilerine de konu olan yaklaşımları izleyiciler nezdinde dikkat çekici bulunuyor.


Seri filmler, internet tarihinin en popüler filmleri oldu

Online İngilizce kursları, online Almanca kursları gibi farklı dil seçeneklerinde online yabancı dil dersleri sunan nitelikli eğitmenleri bir araya getiren Preply, inceleme kapsamında internet tarihinin en çok izlenen filmlerini de değerlendirdi. Uzun metraj yapımların devam filmleriyle yıldan yıla yeni ürünlerle popülaritesini koruyabildiğine dikkat çeken Preply, bu sebepten seri şeklinde üretilen filmlerin listelerde çok sık yer aldığını tespit etti. Twilight serisi, 1999'dan bu yana tüm zamanların en popüler film serisi olarak öne çıkıyor. Twilight'ı ise bir kültürel fenomen olan Harry Potter serisi izliyor. Star Wars gibi yıllara mal olmuş kült filmleri, Avatar gibi teknik anlamda getirdiği yeniliklerle güçlü bir hasılat yapmış yapımlar takip ediyor. Ancak, Barbie ve Oppenheimer gibi elbette bir seri olmayan tek film olarak bu listelerde yer alan yapımlar da var. 2023 bu açıdan dikkate değer bir yıldı. 2023'ün en çok aranan filmleri listesinin başını ise Barbie ve Oppenheimer çekiyor.


Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu

Manifest müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış'ın uyuşturucu testinin negatif çıktığı öğrenildi

23.09.2026 14:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu
Manifest'in kurucusunun uyuşturucu testi sonucu belli oldu
Manifest müzik grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 28 Ağustos tarihinde gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Akış, savcılık işlemlerinin ardından "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklanmıştı.

Uyuşturucu maddeye rastlanmadı

Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından Akış'tan alınan kan, idrar ve saç örneklerinin incelendiği öğrenildi. Yapılan incelemelerde söz konusu örneklerde uyuşturucu maddeye rastlanmadığı belirtildi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu

23.09.2026 13:30:00 / Güncelleme: 23.09.2026 13:34:14
Haber Merkezi
 
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP'den istifa ettiğini duyurdu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, X hesabından yaptığı açıklamada CHP üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini duyurdu. Kararında parti içinde yapılan bazı açıklamaların etkili olduğunu belirten Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tüm Ankaralılara hizmet etmeyi sürdüreceğini söyledi.
 
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP üyeliğinden ayrılarak görevine bağımsız devam etme kararı aldığını açıkladı. X hesabından yaptığı paylaşımda parti içindeki açıklamalara işaret eden Yavaş, "Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur" diyerek hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara hizmet etmeyi sürdüreceğini belirtti.
 
Yavaş'ın X hesabından yaptığı açıklama şöyle:
 
"Sevgili Hemşehrilerim, Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart'la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye'de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
 
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
 
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
 
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi'ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
 
Tam tersine; Ankara'da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
 
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
 
Ankara'da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
 
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
 
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
 
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
 
Biz bunu Ankara'da başardık.
 
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
 
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye'de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
 
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi'nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP'ye değil, Türkiye'de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
 
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
 
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
 
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
 
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
 
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
 
O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir.
 
Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…
Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.
 
Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir.
 
Makamlar geçicidir.
Siyasi şartlar değişebilir.
Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.
 
Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım.
 
Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir.
Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir."

İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’da “Göreve Yeni Atanan Emniyet Müdürleri Toplantısı”nda Manisa’da yaşanan okul saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız" dedi

23.09.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi
İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi
İçişleri Bakanı Çiftçi, "Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız" dedi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara'da "Göreve Yeni Atanan Emniyet Müdürleri Toplantısı"nda Manisa'da yaşanan okul saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız" dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Müdürleri Toplantısı'nda konuştu. Çiftçi okul saldırılarına ilişkin kritik mesajlar verdi:

Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir.
Turgutlu'da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum; Okul güvenliği konusunda çok hassas olacaksınız.
Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız.
Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemeli, değerlendirmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir.
Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir.

‘Kendine dikkat et, daha gençsin’

Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma genişlerken, FETÖ hükümlüsü eski istihbaratçı Enver Altaylı hakkında bu kez savcıya yönelik sözleri nedeniyle ayrı bir soruşturma başlatıldı

23.09.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
‘Kendine dikkat et, daha gençsin’
‘Kendine dikkat et, daha gençsin’
Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma genişlerken, FETÖ hükümlüsü eski istihbaratçı Enver Altaylı hakkında bu kez savcıya yönelik sözleri nedeniyle ayrı bir soruşturma başlatıldı.

Altaylı'nın ifade sırasında soruşturmayı yürüten başsavcı vekiline, "Kendine dikkat et, daha gençsin. Sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız" dediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişmeye daha imza attı.

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı'nın, ifade işlemi sırasında soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı Vekili'ne yönelik sözleri nedeniyle resen soruşturma başlatıldı.

Başsavcılığın açıklamasına göre Altaylı, savcıya yönelik olarak, "Kendine dikkat et, daha gençsin. Sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı.

Bu sözler üzerine Altaylı hakkında "kamu görevlisine karşı tehdit" suçundan ayrıca soruşturma başlatıldığı açıklandı.

Önce tutuklama, ardından tehdit soruşturması



Altaylı, Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 22 Eylül'de ifadesi alınmak üzere Silivri Adliyesi'ne getirildi. Soruşturmayı yürüten savcılık, ifadesinin ardından Altaylı'yı "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti.

Silivri Sulh Ceza Hakimliği, Altaylı'nın tutuklanmasına karar verdi. Böylece Altaylı, 2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan şüpheliler arasına katıldı.

Ancak Altaylı'nın adliyedeki işlemleri bununla sınırlı kalmadı. Savcılığa yönelik sözleri nedeniyle hakkında ikinci bir adli süreç başlatıldı.

Kozinoğlu dosyası yeniden açılmıştı

Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin dosya, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırılması sonrasında yeniden açıldı.

Başsavcılık, olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılması amacıyla özel bir soruşturma ekibi oluşturdu. Soruşturma kapsamında ceza infaz kurumunda görev yapan kişiler ile Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.

Soruşturmanın önemli adımlarından biri de Kozinoğlu'nun mezarının açılması oldu. "Feth-i kabir" işlemiyle mezardan alınan örneklerin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi hedefleniyor. Başsavcılık ayrıca ölümde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırıldığını bildirdi.

Tutuklu sayısı artmıştı

Soruşturma kapsamında daha önce dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan dahil bazı şüpheliler tutuklanmıştı.

21 Eylül'de ise eski gazeteci Osman Arslan tutuklanırken, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Böylece Altaylı'nın tutuklanmasından önce soruşturmadaki tutuklu sayısı 7'ye yükselmişti.

Öte yandan Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli albay Hasan Atilla Uğur ve emekli yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

Soruşturmanın seyri merak konusu

Kozinoğlu dosyasında yeniden soruşturma başlatılması, mezarın açılması, cezaevinde görev yapan isimler hakkında adli işlemler yapılması ve son olarak Enver Altaylı'nın "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklanması dosyanın kapsamını genişletmiş durumda.

Altaylı'nın savcıya yönelik sözleri nedeniyle başlatılan yeni soruşturma ise ana dosyadan bağımsız olarak kamu görevlisine karşı tehdit iddiasını gündeme getirdi.

Soruşturmaların sonucunda hem Kozinoğlu'nun ölümünün kesin nedeni hem de olayda üçüncü kişilerin herhangi bir rolünün bulunup bulunmadığı belirlenecek. Şu aşamada dosyadaki suçlamalar soruşturma ve yargılama konusu iddialar niteliğinde bulunuyor.

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 29 ve ulusal seviyede aranan 47 kişi olmak üzere 76 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi

İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 29 ve ulusal seviyede aranan 47 kişi olmak üzere 76 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi

23.09.2026 12:00:00
AA
 
 İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 29 ve ulusal seviyede aranan 47 kişi olmak üzere 76 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi
 İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 29 ve ulusal seviyede aranan 47 kişi olmak üzere 76 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi
İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 29 ve ulusal seviyede aranan 47 kişi olmak üzere 76 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi.

Bakanlığın sosyal medya hesabındaki açıklamasında, zanlılardan 61'inin Gürcistan'dan, 4'er suçlunun Yunanistan ve Almanya'dan, ikişer suçlunun Fransa ile ABD'den, diğerlerinin ise İngiltere, Sırbistan ve Azerbaycan'dan iadesinin gerçekleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.Ö, M.Ü, M.A.Ç, U.A, V.H, Y.B, D.T, A.K, M.E.D, E.K, H.S, B.Ö, H.Ö, Ö.Ö, M.C, D.T, S.H, E.S.I, F.Ş.Ç, D.A.Ş, F.D, A.Y.Ö, A.D, B.A, E.A, B.S, A.P, S.E. ve B.E. ile ulusal seviyede aranan R.İ, R.Ö, U.T, M.R, G.K, Y.D, A.M, M.T, E.K, C.T, M.K, M.Ş, S.K, M.G, K.A, E.K, M.Ü, M.K, F.E.A, F.U, M.C.A, S.Y, S.Ö, M.Ö, F.C.B, H.D, M.E, K.A.İ, H.Y, D.Z, M.D.Ş, U.S.Ç, Ü.A, A.C, M.O.Ö, M.B, G.S, E.A, U.K, M.Y, C.Ö, A.D, G.K, E.İ, E.İ, M.Ö. ve M.U. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı.

EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunanların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak işbirliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."

CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu

CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu

23.09.2026 11:52:00
Haber Merkezi
 
 CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu
 CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu
CHP'li Medine Pamuk'un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu.

Adalar Belediyesi'nde CHP'li Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın tutuklanmasının ardından başkanvekili seçilen Medine Pamuk'un sağlık gerekçesiyle istifa etmesi üzerine yeni başkanvekilini belirlemek amacıyla oylama süreci başladı.

Belediye Başkanı Ercan Ali Akpolat ile birlikte tutuklanan Belediye Meclis Üyesi Yavuz Çiftçioğlu hakkındaki kısıtlamanın kaldırıldığı ve Çiftçioğlu'nun seçime katıldığı bildirildi. Gelişmeye Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tepki gösterdi.

Tansiyonun yükselmesi üzerine CHP ve YENİ Partililer seçim salonundan dışarı çıkıyor.

Divan Başkanı salona polisi davet etti.

Seçimin güvenli bir şekilde yürütülemeyeceğini ifade eden divan başkanı, basın ve belediye meclis üyelerinin çıkarılmasını talep etti.

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik "Bu tiyatronun parçası olmayacağız. 2 AK partili seçildi. şu anda 3 arkadaş tutuklu vaziyette. İkisi dışarda. İçerdekilerin birini istifa ettirdik. İki üyeyi ikna ettiler. Usul açısından çok büyük eksiklikler var. Divan başkanının yanındaki divan başkan yardımcısı aday..." ifadelerini kullandı.

İLK TURU AKP ÖNDE BİTİRDİ
Saat 10.00'da toplanan Belediye Meclisi'nde gerçekleştirilen ilk tur oylamasında AKP adayı Kemal Türkyılmaz 5 oy alırken, CHP'nin adayı Aytül Ekşiyan 4 oy aldı. Yasal çoğunluk sağlanamadığı için seçim ikinci tura kaldı.

İKİNCİ TUR BERABERE BİTTİ
Mevzuat gereği ilk iki turda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun aranması sebebiyle seçimin birinci turunda kazanan taraf çıkmadı. Sandıktan çıkan 5-4'lük sonucun ardından oylamada ikinci tura geçildi. İkinci tur oylamada ise iki aday da dörder oy aldı. Bir oy geçersiz sayıldı.

21 Eylül Pazartesi günü çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen seçim, bugüne ertelenmişti.

ÜÇÜNCÜ TURDA ADAY BELİRLENDİ
CHP ve YENİ Partili belediye Meclis üyelerinin salonu terk etmesi sonrasında 3. turda salt çoğunluğu alan AKP'li Kemal Türkyılmaz başkanvekili oldu.

CHP, AKP'nin adayına oy veren 3 belediye meclis üyesini kesin ihraç talebiyle disipline sevk etti.

Kızı ‘güdümlü senaryo’ diyerek isyan etmişti

2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturma 15 yıl sonra yeniden büyüdü

23.09.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
Kızı ‘güdümlü senaryo’ diyerek isyan etmişti
Kızı ‘güdümlü senaryo’ diyerek isyan etmişti
2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma 15 yıl sonra yeniden büyüdü.

FETÖ hükümlüsü eski istihbaratçı Enver Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklandı. Altaylı'nın kızı Dilara Yılmaz ise daha soruşturma aşamasında babasının Kozinoğlu'nun ölümüyle ilişkilendirilmesine tepki göstererek süreci "güdümlü bir senaryo" olarak nitelendirmişti.

15 YIL SONRA DOSYA YENİDEN AÇILDI



Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından soruşturma yürütülmüş, ancak dosya yıllar sonra yeniden kapsamlı biçimde ele alındı.

Son soruşturmayla birlikte dönemin cezaevi yöneticileri, savcıları ve Kozinoğlu'nun çevresindeki bazı isimler yeniden mercek altına alındı. Son olarak eski gazeteci Osman Arslan da tutuklanırken, soruşturmada tutuklu sayısının 7'ye yükseldiği bildirildi.

ALTAYLI İÇİN ÖNCE SEVK, SONRA TUTUKLAMA

Soruşturmanın yeni halkası Enver Altaylı oldu.

82 yaşındaki Altaylı'nın Sincan Cezaevi'nden İstanbul'a getirilerek ifade vermesi planlandı. Ancak doktorun "sevke uygun değildir" raporu üzerine ilk sevk gerçekleştirilemedi.

Altaylı daha sonra Silivri Adliyesi'nde soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Savcılık işlemlerinin ardından "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi ve tutuklandı.

KIZI GÜNLER ÖNCE İSYAN ETMİŞTİ

Altaylı'nın avukatlığını yapan kızı Dilara Yılmaz, tutuklama kararından önce babasının soruşturma kapsamına alınmasına sert tepki göstermişti.

Yılmaz, babasının "mantıksal ve hukuki temeli bulunmayan güdümlü bir senaryonun merkezine yerleştirilerek" Kozinoğlu'nun ölümüyle ilişkilendirildiğini savunmuştu.

Yılmaz ayrıca 82 yaşındaki babasının ciddi sağlık sorunları bulunduğunu belirterek, ifadenin cezaevinden SEGBİS aracılığıyla alınabileceğini söylemişti.

Bir başka açıklamasında ise haberlerde kendilerine söz hakkı verilmediğini savunan Yılmaz, "Enver Altaylı hapiste olabilir ama cevap hakkı hapiste değil" ifadelerini kullandı. Bu değerlendirmeler Yılmaz'ın kendi açıklamalarıdır.

DOSYADA DİKKAT ÇEKEN MEKTUP

Soruşturmayı daha da dikkat çekici hale getiren ayrıntılardan biri ise Altaylı'nın geçmişte Fethullah Gülen'e gönderdiği mektuplar.

T24'ün aktardığı mektup içeriğinde Altaylı, Kozinoğlu'nu Orta Asya'daki FETÖ yapılanması ve okulların kapatılması tartışmaları bağlamında suçlamıştı. Altaylı, Kozinoğlu'nun okulların kapatılması sürecinde "en büyük ihanet payına" sahip olduğunu ileri sürmüştü.

Bugün aynı Altaylı'nın, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmanın şüphelisi olarak tutuklanması dosyadaki en dikkat çekici bağlantılardan biri haline geldi.

ESKİ DOSYASI DA AĞIR

Enver Altaylı daha önce "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu karar 2024 yılında onanmıştı.

Şimdi ise Altaylı, bu dosyadan bağımsız olarak Kozinoğlu'nun ölümüyle bağlantılı yeni bir ceza soruşturmasının şüphelisi olarak tutuklu.

ŞİMDİ ASIL SORUŞTURMA BAŞLIYOR

Kozinoğlu dosyasında tablo giderek genişliyor:

2011'de cezaevinde ölüm…

15 yıl sonra yeniden soruşturma…

Dönemin cezaevi yöneticileri ve savcıları hakkında tutuklamalar…

Kozinoğlu'nun çevresindeki isimler…

Ve şimdi Enver Altaylı'nın "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklanması…

Dosyanın bundan sonraki seyri, Altaylı hakkındaki suçlamaların hangi delillere dayandığı ve soruşturmanın Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin hangi yeni bulguları ortaya çıkaracağıyla şekillenecek.

Kozinoğlu'nun 2011'de cezaevinde ölümüyle başlayan soru işaretleri, 15 yıl sonra yeniden Türkiye'nin gündeminde. Bu kez dosyanın adı daha da ağır: "Kasten öldürmeye azmettirme."

8 ayda en az 259 kadın katledildi

Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, alınan önlemlere ve yürütülen mücadelelere rağmen 2026 yılında da hız kesmeden can almaya devam ediyor. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) tarafından açıklanan en güncel veriler, koruma mekanizmalarındaki yetersizliği ve dijital hafıza merkezi olan Anıt Sayaç üzerindeki acı bilançonun her geçen gün büyüdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi

22.09.2026 19:20:00
Eyüp Kabil
 
8 ayda en az 259 kadın katledildi
8 ayda en az 259 kadın katledildi
Açıklanan son raporlara göre, Ağustos 2026 ayı içerisinde Türkiye genelinde 22 kadın, erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti. Cinayetlerin arkasındaki acı gerçekler ise değişmedi: Katledilen kadınların büyük bir çoğunluğu boşanma isteği, barışmayı reddetme veya kendi hayatlarına dair bağımsız kararlar almak istemeleri gerekçesiyle en yakınlarındaki erkekler tarafından hedef alındı.

2026 yılının ilk 8 ayı (Ocak - Ağustos) toplandığında ise erkek şiddeti kurbanı olan kadın sayısı en az 259'a ulaştı. Raporlar, kadınların güvenli liman olarak görmesi gereken evlerin, hâlâ en tehlikeli alanlar olmaya devam ettiğini ve cinayetlerin %55'inden fazlasının yaşam alanlarında, çoğunlukla ateşli silahlarla işlendiğini ortaya koyuyor.

"Şüpheli ölüm" sayılarındaki kritik artış

Son dönem verilerinde en dikkat çekici ve endişe uyandıran detayların başında şüpheli kadın ölümleri geliyor. 2026'nın ilk 8 ayında sivil toplum kuruluşlarının kayıtlarına geçen şüpheli kadın ölümü sayısı 215 olarak belirlendi.


Dönem (2026)

Erkekler Tarafından Öldürülen Kadın

Şüpheli Kadın Ölümü

Ocak – Haziran150

150

151

Temmuz

25

31

Ağustos

22

33

Toplam
(İlk 8 Ay)

197 (KCDP) / 259 (TKDF)

215

Not: Kurumların "aile içi cinayet", "şüpheli ölüm" veya "kadın cinayeti" tanımlamalarındaki metodolojik farklar nedeniyle sivil toplum verilerinde dönemsel sayısal değişiklikler görülebilmektedir.

Uzmanlar, özellikle yüksekten düşme, nehir yataklarında bulunma veya intihar süsü verilmiş vakaların oranındaki artışa dikkat çekiyor. Şüpheli ölümlerin %61'inde ölüm nedeninin tam olarak belirlenememesi, faillerin cezalandırılmasının önüne geçen en büyük hukuki engellerden biri olarak değerlendiriliyor.

"5 günde 10 kadın": Koruma kararları etkin uygulanıyor mu?

Eylül 2026 itibarıyla Meclis gündemine de taşınan iddialar, sistemdeki boşlukları yeniden tartışmaya açtı. Siyasi partilerin kadın kolları temsilcileri ve milletvekilleri, sadece 17-21 Eylül 2026 tarihleri arasındaki 5 günlük kısa sürede 10 kadının cinayet veya şüpheli ölüm dalgasıyla yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Hukukçular ve kadın hakları savunucuları, tehlike altındaki kadınların kolluk kuvvetlerine başvurmasına rağmen koruma kararlarının sahada etkin şekilde uygulanmadığını savunuyor. Katillerin karakollarda dahi tehditlerine devam edebilmesi ve adli kontrol şartlarının esnekliği, caydırıcılığı ortadan kaldıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Çözüm arayışı ve çağrılar

Kadın örgütleri, şiddeti önlemenin yolunun kağıt üzerindeki kanunlardan ziyade bütüncül politikaların hayata geçirilmesinden geçtiğini vurguluyor. Sivil toplumun ortak talepleri şu noktalarda yoğunlaşıyor:

* 6284 Sayılı Kanun'un hiçbir esneme payı bırakılmadan, harfiyen uygulanması,

* Uzaklaştırma ve koruma kararlarının ihlali durumunda faillere derhal zorlama hapsi verilmesi,

* Uluslararası bir güvence olan İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesi.

Türkiye'de kadınlar her gün sokaklarda, iş yerlerinde ve evlerinde yaşam mücadelesi verirken; dijital anıt sayaçlar her geçen dakika bir kadının daha ismini hafızaya kazımaya devam ediyor.

AKOM'dan İstanbul için uyarı

AKOM, İstanbul'da yarın metrekareye 60 ila 100 kilogram yağış düşebileceğini duyurdu

 

22.09.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
 
AKOM'dan İstanbul için uyarı
AKOM'dan İstanbul için uyarı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte yarın metrekareye 60 ila 100 kilogram yağış düşebileceğini duyurdu.

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, bugün itibarıyla İstanbul'da şiddetli yağışlar başlayacak ve buna bağlı olarak sıcaklıklar düşecek.

Marmara Bölgesi'ndeki yağışların etkisini artırması ve Avrupa Yakası Boğaz Çevresi ile Anadolu Yakası genelinde bugün metrekare başına 20 ila 40 kilogram yağış görülmesi bekleniyor.

Sıcaklıkların akşam saatlerine kadar azalarak 16 derece civarına gerileyeceği, yağışların yarın gece saatlerine kadar etkili olacağı, rüzgarın kuzeyli yönlerden aralıklarla saatte 30 ila 60 kilometre hızla (fırtına şeklinde) eseceği, yarın aralıklarla kuvvetli sağanak ve yer yer çok kuvvetli (metrekareye 60 ila 100 kilogram) gök gürültülü sağanak yağış geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.

Karadeniz'in nemli havasını taşıyan poyrazdan dolayı nem miktarının özellikle en yüksek seviyelere çıktığı bugünlerde, atmosferin üst seviyesinin soğuk, yer seviyesinin denizden ve karadan sıcak oluşu nedeniyle yıldırımlı, şimşekli, fırtınalı, gök gürültülü kuvvetli sağanak yağmur geçişleri bekleniyor.

AKOM, vatandaşları ani su baskınları, ulaşımda yaşanabilecek aksamalar, yıldırım ve kuvvetli yağış nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı.

Ank-Ar'ın Ağustos 2026 tarihli “Seçmen Gündemi” araştırmasında, seçilmiş milletvekili ve belediye başkanlarının görev süresi devam ederken başka bir siyasi partiye geçmesine ilişkin seçmenlerin görüşleri ölçüldü

Ank-Ar'ın Ağustos 2026 tarihli “Seçmen Gündemi” araştırmasında, seçilmiş milletvekili ve belediye başkanlarının görev süresi devam ederken başka bir siyasi partiye geçmesine ilişkin seçmenlerin görüşleri ölçüldü

22.09.2026 13:11:00
Haber Merkezi
 
 Ank-Ar'ın Ağustos 2026 tarihli “Seçmen Gündemi” araştırmasında, seçilmiş milletvekili ve belediye başkanlarının görev süresi devam ederken başka bir siyasi partiye geçmesine ilişkin seçmenlerin görüşleri ölçüldü
 Ank-Ar'ın Ağustos 2026 tarihli “Seçmen Gündemi” araştırmasında, seçilmiş milletvekili ve belediye başkanlarının görev süresi devam ederken başka bir siyasi partiye geçmesine ilişkin seçmenlerin görüşleri ölçüldü
Ank-Ar'ın Ağustos 2026 tarihli "Seçmen Gündemi" araştırmasında, seçilmiş milletvekili veya belediye başkanlarının görev süreleri devam ederken başka bir siyasi partiye geçmesine yönelik seçmen tutumu araştırıldı. Katılımcılara, "Seçilen bir milletvekili veya belediye başkanının, başka bir siyasi partiye geçmesini doğru buluyor musunuz?" sorusu yöneltildi.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 76,5'i bu soruya "Hayır, doğru bulmuyorum" yanıtını verdi. Parti değiştirmeyi doğru bulanların oranı yüzde 16,9'da kalırken, kararsızların oranı yüzde 2,5, fikri olmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 4,1 oldu. Böylece parti değişikliğine karşı çıkanların oranı, destekleyenlerin yaklaşık 4,5 katına ulaştı.

Parti seçmenleri bazında da parti değişikliğine karşı çıkanların oranının yüksek olduğu görüldü. Bu oran Anahtar Parti seçmeninde yüzde 65,9, Zafer Partisi'nde yüzde 79,3, CHP'de yüzde 81,4, Yeniden Refah Partisi'nde yüzde 83,3, DEM Parti'de yüzde 90, İyi Parti'de yüzde 90,8, Yeni Parti'de yüzde 91,7 ve TİP'te yüzde 95,3 olarak ölçüldü. Diğer seçmen grubunda yüzde 70,3, protesto oy kullananlarda ise yüzde 75,9 olan oran, AKP seçmeninde yüzde 58,6, MHP seçmeninde yüzde 60,7 olarak kaydedildi.

Parti değiştirmeyi doğru bulanların oranı ise AKP seçmeninde yüzde 31,7, MHP seçmeninde yüzde 31,4, CHP seçmeninde yüzde 18,6, Yeni Parti seçmeninde yüzde 5,4, DEM Parti seçmeninde yüzde 5,3, İyi Parti seçmeninde yüzde 4,4 oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.