logo
08 AĞUSTOS 2026

Gereksiz antibiyotik kullanımına dikkat

Antibiyotiğin etkinliğinin gereksiz kullanımdan dolayı ciddi bir tehdit altında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Ziya Demiroğlu, "Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl 700 bin ile 1,5 milyon arasında insan, doğrudan dirençli bakteriyel enfeksiyonların tedavi edilememesi nedeniyle hayatını kaybediyor" dedi

11.02.2026 12:59:00
İHA
 
Gereksiz antibiyotik kullanımına dikkat
Gereksiz antibiyotik kullanımına dikkat
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Yusuf Ziya Demiroğlu yaptığı açıklamada, tüm dünyada giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline gelen antibiyotik direncine karşı farkındalık çağrısında bulundu. Demiroğlu, "Antibiyotikler, modern tıbbın en önemli buluşlarından biri olarak insanlık tarihine damgasını vurdu. 1928 yılında penisilinin keşfiyle başlayan bu süreç, 1940'lı yıllarda klinik kullanıma girmesiyle birlikte milyonlarca insanın hayatını kurtardı. Ancak bugün, bu ilaçların etkinliği dünya genelinde ciddi bir tehdit altında" diye konuştu.






Antibiyotiklerin bilinçsiz ve yaygın kullanımının, bakterilerde güçlü direnç mekanizmalarının oluşmasına neden olduğunu vurgulayan Demiroğlu, bu durumun özellikle Türkiye, bazı Akdeniz ve OECD ülkelerinde kritik seviyelere ulaştığını söyledi.






Demiroğlu, "Bir bakteri belirli bir antibiyotiğe direnç geliştirdiğinde artık o tedavi yöntemi geçerliliğini yitiriyor. O ilacı kullanımdan kaybediyoruz ve tedavi edilemeyen enfeksiyonlar hasta kayıplarına yol açıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl 700 bin ile 1,5 milyon arasında insan, doğrudan dirençli bakteriyel enfeksiyonların tedavi edilememesi nedeniyle hayatını kaybediyor. Dolaylı etkilerle bu sayı 5 milyon kişiye kadar ulaşabiliyor" ifadelerini kullandı.






"Gereksiz antibiyotik kullanımı direnci hızlandırıyor"

Demiroğlu, antibiyotiklerin yalnızca insan sağlığında değil, hayvancılık sektöründe de yoğun şekilde kullanıldığını belirterek dünyadaki antibiyotik tüketiminin yaklaşık yüzde 70'inin büyükbaş, küçükbaş, kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde gerçekleştiğini vurgulayarak bu durumun çevresel ve tarımsal alanlarda da dirençli bakterilerin yayılımını kolaylaştırdığına söyledi.






Dünya Sağlık Örgütü'nün antibiyotik farkındalığına yönelik çalışmalarının, FAO ve diğer çevresel paydaşlarla birlikte yürütüldüğünü belirten Demiroğlu, şöyle devam etti:

"Bu iş birliğinin temel hedefleri gereksiz antibiyotik kullanımını azaltmak, farkındalığı artırmak ve küresel bir eylem planı oluşturmaktır. Ülkelerin "tek sağlık yaklaşımı" çerçevesinde tarım, gıda ve sağlık sektörlerini birlikte değerlendirerek ortak stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir. Türkiye'de reçetesiz antibiyotik satışının yasaklanması bu amaç doğrultusunda atılmış önemli bir adım. Buna rağmen hâlâ gidilecek çok yol var. Özellikle bazı dirençli gram - negatif bakterilerde direnç oranları yüzde 60'ın üzerine çıktı. En güçlü antibiyotiklere karşı bile etkisiz hale gelen bakterilerle karşılaşıyoruz. Bu durum hastalar için hayat kaybettiren sonuçlar doğurabiliyor."






"Antibiyotik ateş düşürücü değildir, gelişigüzel kullanılmamalıdır"

Yanlış kullanımın en yaygın sebeplerinden birinin antibiyotiklerin ateş düşürücü veya ağrı kesici gibi değerlendirilmesinden kaynaklandığını belirten Demiroğlu, ,"Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çok büyük bölümü viral kaynaklıdır. Gereksiz antibiyotik alımı vücuttaki yararlı bakterilerin yok olmasına, dirençli bakteri türlerinin çoğalmasına ve bu bakterilerin diğer kişilere bulaşmasına neden olmaktadır. Semptomları olan kişiler en az 3-4 gün sıvı desteği, istirahat ve destekleyici tedavilerle takip edilmesi gerekir. Ancak bu yaklaşım çocuklar, ileri yaşta olanlar ve kronik hastalığı bulunanlar için geçerli değildir" şeklinde konuştu.






Antibiyotik kullanımında doktor önerisinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyleyen Demiroğlu, özellikle idrar yolu enfeksiyonu gibi durumlarda mümkünse kültür ve antibiyogram sonucuna göre ilaç başlanmasının önemine değindi. Demiroğlu, "Antibiyotik tedavisinin mutlaka doğru dozda ve önerilen sürede kullanılması gerekir. Hastaların, birkaç gün içinde kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi yarıda bırakmaları ciddi bir direnç problemine yol açar. Ayrıca gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçmek, direnç gelişimini azaltmanın en güçlü yoludur. Her bireyin bu konuda sorumluluk taşıdığını unutmamalıyız" diyerek sözlerini tamamladı.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.