logo
21 EYLÜL 2026

Göçmenleri taşıyan minibüs devrildi: 2 ÖLÜ 30 YARALI

06.09.2019 00:00:00
 

Ağrı'da düzensiz göçmenleri taşıyan minibüsün yoldan çıkarak devrilmesi sonucu 2 kişi öldü, 30 kişi yaralandı. Düzensiz göçmenleri taşıyan sürücüsü belirlenemeyen 76 AAE 157 plakalı minibüs, Ağrı-Van kara yolu Tendürek Dağı Somkaya köyü mevkiinde virajı alamayarak yoldan çıktı. Şarampole düşerek devrilen minibüsteki 32 kişi yaralandı.

Yaralılardan 25'i bölgeye sevk edilen çok sayıda ambulansla Doğubayazıt Dr. Yaşar Eryılmaz Devlet Hastanesine, 7'si ise Çaldıran Devlet Hastanesine kaldırıldı. Doğubayazıt Dr. Yaşar Eryılmaz Hastanesine kaldırılan yaralılardandan 2'si tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kaza nedeniyle kara yolundaki ulaşım jandarma ekiplerince bir süre kontrollü olarak sağlandı.

İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu anlaşılmıştır" açıklamasında bulundu

 

21.09.2026 18:00:00
Anadolu Ajansı
 
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi
İçişleri Bakanlığı: 1070 'usulsüz vatandaşlık' tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin, "Aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır." açıklamasında bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların başvuru, denetim ve değerlendirme süreçlerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütüldüğü belirtildi.

Başvuru sahiplerinin yatırım uygunluk belgelerinin alınmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı aktarılan açıklamada, olumlu sonuçlanan başvuruların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce sonuçlandırıldığı vurgulandı.

Bu süreçte sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık sürecini suistimal etmeye çalışanlara yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler sonucunda 1150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Aile fertleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylelikle toplam 1413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır."

11 Şubat 2026'dan itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1393 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği kaydedilen açıklamada, 7 kişinin vatandaşlığının ise milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunması nedeniyle geri alındığı bildirildi.

Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaya ilişkin, şu bilgilere yer verildi:

"21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlenen aile bireyleriyle birlikte 1070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263'ünün yatırımcı, 807'sinin aile ferdi olduğu, 1015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır.

Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden 1'i hakkında geri alma, 3'ü hakkında ret işlemi gerçekleştirilmiş, 7 kişinin ise vatandaşlık başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimleri olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir."

Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek

21.09.2026 16:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek.

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde, 'Kazım Kaşifoğlu' karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, 'bilgi sahibi' sıfatıyla Silivri Adliyesi'nde savcılıkta ifade verecek.

Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek

Eylül ayının son haftasına girilirken yurt genelinde yazdan kalma günler yerini aniden dondurucu bir serinliğe bırakıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, hafta ortasından itibaren etkili olacak yeni soğuk hava dalgasıyla birlikte hava sıcaklıkları kuzey kesimlerden başlayarak hızla azalacak; iç ve batı bölgelerde adeta iki günlük bir kış havası yaşanacak

21.09.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Yaz aylarının ardından mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları, kuzey yönlü rüzgarlar ve yaklaşan alçak basınç sistemiyle birlikte ani bir kırılma yaşıyor. Yapılan son tahminlere göre, salı ve çarşamba günleri başta olmak üzere özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde termometreler sert bir düşüş kaydedecek.

Kuzey, iç ve batı kesimlerde sıcaklıkların 6 ila 8 derece birden azalacağı ve mevsim normallerinin altına ineceği öngörülüyor.


İstanbul ve Ankara için sağanak uyarısı


Hafta başında başlayan yerel yağış geçişleri, hafta ortasına doğru etkisini artırarak geniş bir alana yayılacak.

İstanbul genelinde rüzgarın sertleşmesiyle birlikte kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış geçişleri görülecek. Hissedilen sıcaklığın kuzeyli rüzgarların etkisiyle kış ayları gibi serin olacağı, termometrelerin ise 19 dereceye kadar gerileyeceği belirtiliyor.

Başkent Ankara çevrelerinde de sağanak yağışlar etkili olacak. Ankara genelinde haftanın ilk günlerindeki sıcak hava yerini sert bir serinliğe bırakırken, yüksek kesimlerde sıcaklık düşüşü çok daha net hissedilecek.


Bölgelerde son hava durumu ve öne çıkan riskler


Yurdun dört bir yanında etkisini gösterecek olan iki günlük soğuk ve yağışlı hava dalgası, bölgelere göre farklılık gösteriyor:

Marmara Bölgesi: İstanbul ve Bursa başta olmak üzere bölge genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava hakim olurken, özellikle kuzey kesimlerde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile ani sıcaklık düşüşleri meydana gelecek.

İç Anadolu Bölgesi: Ankara ve çevresinde parçalı ve çok bulutlu gökyüzüyle birlikte yerel sağanak yağış geçişleri etkisini gösterecek, özellikle geceleri dondurucu bir serinlik yaşanacak.

Karadeniz Bölgesi: Bölge genelinde sağanak ve yer yer kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar görülecek. Dikkat edilmesi gereken en büyük risklerin başında ise ani sel ve su baskınları geliyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Yurdun batısı kış havasına teslim olurken, güneydoğu kesimlerinde parçalı ve az bulutlu bir hava görülmekle birlikte doğu kesimlerinde yoğun toz taşınımı uyarısı öne çıkıyor.


Hafta sonundan itibaren normallere dönecek


Meteoroloji uzmanları, bu ani soğumanın kalıcı bir kış başlangıcı olmadığını, yaklaşık 48 saat boyunca yurdu etkisi altına alacak geçici bir soğuk hava dalgası olduğunu ifade ediyor. Çarşamba gününün ardından perşembe gününden itibaren sistem etkisini kaybetmeye başlayacak ve hafta sonuna doğru sıcaklıkların yeniden eylül ayı normallerine yükselmesi bekleniyor.

Yetkililer, iki gün sürecek ani sıcaklık değişimlerine karşı vatandaşların özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak adına kıyafet seçimine dikkat etmelerini, ani yağışlarda yaşanabilecek ulaşım aksamalarına karşı ise tedbirli olmalarını önemle tavsiye ediyor.

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti. Bektaş, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğini söyledi

21.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, 2023 depremlerinin ardından Savrun Fayı'nın durumunun belirsizliğini koruduğunu belirterek, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.

Adana 5 ile sallandı
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, Adana'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep'te de hissedildi. İlk belirlemelere göre bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bektaş: Hareketlilik 2023'ten bu yana var
Depremin ardından yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki hareketliliğin 2023'ten bu yana devam ettiğine dikkat çekerek özellikle Savrun Fayı'nın mevcut durumunun ayrıntılı şekilde bilinmediğini ifade etti.

'Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı'
Bektaş'ın değerlendirmesine göre 2023 yılında Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylarda kırılmalar meydana gelirken, bloğun batı sınırındaki Savrun Fayı'nın kırılmadan kaldığı belirtiliyor.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki depremlerin ise 2023'ten bu yana bölgedeki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bektaş, Savrun Fayı'nın ne kadar kilitli olduğunun henüz bilinmediğini belirterek, "2023'te Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylar kırıldı. Batı sınırındaki Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı ve Saimbeyli çevresindeki depremlerle 2023 den beri hâlâ hareket ediyor. Savrun'un ne kadar kilitli olduğu bilinmiyor." dedi.

'Büyük deprem olacak' demek doğru değil
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde mevcut bilgiler ışığında Adana için kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını belirtti. Fayın mekanik özellikleri yeterince bilinmeden "büyük deprem olacak" denilmesinin de "tehlike geçti" şeklinde bir sonuca varılmasının da doğru olmadığını ifade etti.

Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı

Cizre'de Amedspor'un galibiyet kutlamalarında atılan havai fişekler 3 iş yeri ile 1 araçta yangına neden oldu. Alevlere müdahale eden 1 itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı

21.09.2026 09:00:00
İHA
 
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Amed Sportif Faaliyetler'in Beşiktaş'ı 3-2 mağlup etmesinin ardından Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokaklara dökülen taraftarların patlattığı havai fişeklerin isabet ettiği 3 iş yeri ve 1 araçta yangın çıkarken, alevlere müdahale eden bir itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı.

Amed Sportif Faaliyetler'in sahasında Beşiktaş karşısında aldığı galibiyet sonrası Cizre'de başlayan kutlamalar, kontrolden çıkan havai fişekler az daha faciaya dönüyordu.

Yüzlerce taraftarın sokaklarda galibiyet coşkusu yaşadığı sırada dikkatsizce ateşlenen havai fişekler çevredeki 3 iş yerine ve park halindeki bir araca isabet etti. İsabet eden fişekler nedeniyle iş yerlerinde ve araçta yangın çıktı.


Kutlama kalabalığının arasında yangın mücadelesi



İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, galibiyet sevinci yaşayan yüzlerce taraftarın kalabalığı arasında zorlukla ilerleyerek alevlere müdahale etti.

Alev alan araca müdahale edildiği sırada kontrolden çıkan bir diğer havai fişek, söndürme çalışması yürüten bir itfaiye erinin yüzüne isabet etti. Yaralanan itfaiye eri, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı personelin sağlık durumunun takip edildiği öğrenildi.

İtfaiye ekiplerinin yoğun çabası sonucu iş yerleri ve araçtaki yangınlar kontrol altına alınarak söndürülürken, yapılarda ve araçta maddi hasar meydana geldi.

Olaylarla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı 

Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

21.09.2026 06:00:00
İHA
 
Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem
Adana'da 5.0 büyüklüğünde deprem
AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02 sularında 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşen deprem yüzeyde hafif bir şekilde hissedildi. İlk belirlemelere göre ilçede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından, Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde meydana gelen depreme ilişkin, "An itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır" denildi.

AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Adana ilimizin Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de meydana gelen ve Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri, Gaziantep illerimizde hissedilen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız" ifadelerine yer verildi.

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

20.09.2026 23:56:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında 29 şüphelinin gözaltına alınmasına, 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yeni deliller elde edildi.
Soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş suç örgütüyle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı kişiler ile şirketlerin, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu belirlendi.

Suçlamalar neler?
Kayıt dışı para ve menkul değer transferlerinin gerçekleştirildiği, örgütün resmi ve bürokratik süreçlerinde danışmanlık faaliyetleri yürütüldüğü, ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının düşük bedellerle temin edilmesine aracılık edildiği, ayrıca yurt dışına yapılan yardım sevkiyatları içine nakit para gizlenerek suçtan elde edilen gelirlerin lojistik şirketleri vasıtasıyla sevk edildiğine ilişkin deliller saptandı.
Soruşturmada, örgütün yurt dışına aktardığı maddi yardımların bir kısmının çevrim içi ödeme sistemleri üzerinden, önemli bir kısmının ise lojistik firmaları aracılığıyla kayıt dışı şekilde güvenilir kuryeler vasıtasıyla ulaştırıldığı, usule aykırı yürütülen bu işlemlerin görünürde yasal hale getirilmesi amacıyla bazı şirketler ve şahıslar tarafından danışmanlık hizmeti verildiği yönünde tespitlere ulaşıldı.

Seçi sürecini etkilemeye yönelik adımlar
Ayrıca soruşturmada elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer deliller kapsamında, şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular da soruşturma dosyasına yansırken, bu konudaki inceleme devam ediyor.
Bu kapsamda, 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde arama gerçekleştirildi. Örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete ise kayyum atanmasına karar verildi.
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınarak hakimliklere sevk edilen şüphelilerden 81'i tutuklanmış, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 dernek ve 55 şirkete el konulmuş, bu şirketlerden 50'sine kayyum atanmıştı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Hayat memnuniyetinde son sıralardayız

Birleşmiş Milletler verileriyle hazırlanan güncel Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası, kıtadaki refah ve mutluluk uçurumunu gözler önüne serdi. İskandinav ülkeleri zirvedeki yerini korurken, 10 üzerinden 5,3 puan alan Türkiye, Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke olarak kayıtlara geçti

20.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Hayat memnuniyetinde son sıralardayız
Avrupa genelinde bireylerin yaşam kalitesini ve genel mutluluk düzeylerini ölçen en güncel "Avrupa Hayat Memnuniyeti Haritası" kamuoyuyla paylaşıldı. Birleşmiş Milletler (BM) verileri baz alınarak Geo Mapped tarafından hazırlanan ve 0 ile 10 puan arasında bir değerlendirme içeren araştırma, kıtanın batısı ile doğusu arasındaki derin sosyal ve ekonomik uçurumu bir kez daha tescilledi.

Haritaya göre Kuzey Avrupa ülkeleri refah ve mutlulukta ulaşılamaz bir seviyeye tırmanırken, Türkiye'nin tablosu alarm veriyor.

Türkiye 5,3 puanla sondan ikinci sırada

Araştırmanın en dikkat çekici ve düşündürücü sonuçlarından biri Türkiye'ye ait. Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, vatandaşların yaşam memnuniyetine doğrudan yansıdı. Türkiye, 10 üzerinden yalnızca 5,3 puan alabilerek Avrupa genelinde hayat memnuniyeti en düşük sondan ikinci ülke oldu.

Bu skorla Türkiye; Balkanlar, Doğu Avrupa ve Güney Avrupa'daki pek çok komşusunun gerisinde kaldı. Türkiye'nin altında yer alan tek ülke ise yıllardır yıkıcı bir savaşın ve ağır bir ekonomik krizin pençesinde mücadele eden Ukrayna (4,7 puan) oldu. Türkiye, savaş bölgesi hariç tutulduğunda Avrupa'da yaşam memnuniyeti en düşük nüfusu barındıran ülke konumuna yerleşti.

İskandinavya yine mutluluğun zirvesinde

Haritanın diğer ucunda ise yıllardır değişmeyen "İskandinav Rüyası" hüküm sürüyor. Finlandiya, 10 üzerinden topladığı 7,8 puanla Avrupa'nın ve dünyanın hayat memnuniyeti en yüksek ülkesi unvanını korudu. Finlandiya'yı 7,5 puanla yakın takibe alan Danimarka ve İzlanda izledi. Kuzey ve Batı Avrupa genelinde güçlü sosyal devlet yapıları, yüksek gelir adaleti ve güvenli yaşam standartları, haritanın bu bölgelerini "yeşil ve yüksek puanlı" bölge olarak sabitledi.

Coğrafi dağılım ne söylüyor?

Harita genel olarak incelendiğinde net bir coğrafi kırılım göze çarpıyor. Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde hayat memnuniyeti 7 puanın üzerinde seyrediyor. Güçlü ekonomiler ve istikrar mutluluğu besliyor. İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkeler 6 ile 7 bandında "orta-yüksek" bir memnuniyet düzeyine sahip. Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde skorlar 5,5 ile 6 arasına sıkışmış durumda.

Ekonomik dönüşüm süreçleri memnuniyeti baskılıyor. Türkiye ve Ukrayna ile birlikte 5 barajı sınırına gerileyen bu iki ülke, krizlerin gölgesinde kalıyor. Uzmanlar, Türkiye'deki bu düşük memnuniyet oranının sadece gelir düzeyiyle değil; gelecek kaygısı, sosyal güven hissi ve iş-yaşam dengesi gibi yapısal faktörlerle de doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporu verileri baz alındığında, Türkiye'nin hayat memnuniyeti skoru son on yılda inişli çıkışlı ama genel olarak aşağı yönlü bir seyir izledi. Ülke, son dönemdeki en yüksek yaşam memnuniyeti seviyesine 10 üzerinden 5,50 puanla 2017 yılında ulaşmıştı.

Kandil başka konuşuyor, Meclis başka

Kandil’den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “ayrılıkçı dil kullanılmasın” uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu

20.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil'den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ayrılıkçı dil kullanılmasın" uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" ve yeni çözüm süreci olarak tartışılan süreçte, Ankara ile Kandil'den gelen mesajlar arasındaki fark dikkat çekiyor.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 18 Eylül'de yaptığı açıklamada sürecin ilerlemesi için KCK yöneticilerinin İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmesi gerektiğini savundu. Bayık, bunun gerçekleşmemesi halinde sürecin sağlıklı ilerlemeyeceğini söyledi.

Bayık bununla da yetinmedi. Öcalan'ın özgür bırakılmaması halinde silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini ifade ederken, siyasi ve hukuki alanda somut değişiklikler yapılmasını da istedi.

Ankara'nın mesajı ise farklı

Bu açıklamaların hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 19 Eylül'de Kırşehir'de yaptığı konuşmada sürecin Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, "Bundan sonra Türkiye'de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz" dedi. Ayrıca sürecin TBMM tarafından takip edileceğini ve 1 Ekim'den sonra bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulacağını açıkladı.

Kurtulmuş'un açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise hazırlanan yasanın ülkenin birliğini ve milli bütünlüğünü tehdit edecek herhangi bir hüküm içermediğinin özellikle vurgulanması oldu.

Peki aynı süreçten iki farklı beklenti mi çıkıyor?

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor: Ankara "ayrılıkçı dil olmasın" derken, Kandil neden Öcalan'ın özgürlüğünü, İmralı'da doğrudan görüşmeyi ve yeni hukuki-siyasi adımları sürecin ön şartları olarak ortaya koyuyor?

Bu soru, sürecin kamuoyuna anlatılan hedefleriyle Kandil tarafından dile getirilen beklentiler arasındaki farkı gösteriyor.

Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefini Türkiye'nin bütünlüğünü güçlendirecek bir proje olarak tanımlarken, Bayık'ın açıklamaları örgüt açısından sürecin yalnızca silah bırakma meselesinden ibaret olmadığını gösteriyor. Bayık, siyasi faaliyet, hukuk, cezaevleri, kayyumlar ve Öcalan'ın konumuna ilişkin talepleri aynı çerçevede sıralıyor.

"Açılım" tartışması yeniden gündemde

Geçmiş çözüm sürecinin ardından bugün yeniden başlayan tartışmanın temel sorularından biri de burada ortaya çıkıyor:

Devletin "terörsüz Türkiye" hedefi ile Kandil'in talepleri aynı noktada buluşuyor mu?

Kurtulmuş, "Bizim işimiz toparlamak, birleştirmek, büyütmektir" derken; Bayık, mevcut yaklaşımın örgütün beklentilerini karşılamadığını ve güven sorununun sürdüğünü söylüyor.

Dolayısıyla süreç ilerledikçe asıl tartışma, yalnızca "silah bırakılacak mı?" sorusuyla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Türkiye'nin milli bütünlüğü, örgütün siyasi talepleri, Öcalan'ın konumu ve yapılması planlanan hukuki düzenlemelerin sınırları sürecin en kritik başlıkları olacak.

TBMM'nin 1 Ekim sonrasında kuracağı komisyonun, bu farklı beklentilerin nasıl yönetileceği konusunda belirleyici bir işlev üstlenmesi bekleniyor.

Kamuoyunun önündeki temel soru ise açık: Türkiye "terörsüzleşirken" süreç hangi tavizler ve hangi sınırlar içinde ilerleyecek?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.