logo
10 AĞUSTOS 2026

Gökçebey’in tarih, doğa ve lezzet yolculuğu

Zonguldak’ın doğusunda, Filyos Çayı’nın hayat verdiği topraklar üzerinde kurulu olan Gökçebey, Batı Karadeniz’in en huzurlu ve keşfedilmeyi bekleyen ilçelerinden biridir

02.05.2026 00:16:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Gökçebey’in tarih, doğa ve lezzet yolculuğu
Gökçebey’in tarih, doğa ve lezzet yolculuğu
Zonguldak'ın doğusunda, Filyos Çayı'nın hayat verdiği topraklar üzerinde kurulu olan Gökçebey, Batı Karadeniz'in en huzurlu ve keşfedilmeyi bekleyen ilçelerinden biridir.

Hem sanayi geçmişi hem de bakir doğasıyla dikkat çeken bu şirin ilçe, ziyaretçilerine tarihin derinliklerinden mutfağın zenginliğine uzanan geniş bir yelpaze sunuyor.







Kuruluştan Günümüze: Gökçebey'in Serüveni

Gökçebey'in tarih sahnesine çıkışı oldukça eskiye dayansa da modern anlamda gelişimi demiryolu ve sanayi ile şekillenmiştir.







Antik dönemlerde Tefen adıyla anılan bölge, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir nahiye merkezi olarak varlığını sürdürmüştür.

1990 yılında ilçe statüsüne kavuşan Gökçebey, o günden bu yana hem bir tarım merkezi hem de bölgenin önemli bir geçiş noktası olma özelliğini korumaktadır.







Tarihi Yapılar ve Kültürel Miras

İlçenin mimari ve tarihi dokusu, bölgenin geleneksel yaşam tarzını yansıtan izlerle doludur.

Tarihi Tefen Evleri: Yerel mimarinin en güzel örneklerini sunan ahşap ağırlıklı bu evler, ilçenin geçmişteki sosyal dokusunu günümüze taşımaktadır.







Hersek Köyü ve Çevresi: Bölgede yapılan incelemeler, antik dönem yerleşimlerine dair kalıntıları barındırdığını göstermektedir.

Gökçebey Yerel Müzesi: İlçenin etnografik zenginliklerini ve bölgedeki günlük yaşamın evrimini görmek isteyenler için önemli bir durak noktasıdır.







Doğal Güzellikler: Mavinin ve Yeşilinin Buluşması

Gökçebey, doğa tutkunları için adeta bir cennet bahçesidir.

Filyos Çayı: İlçenin içinden geçen ve bölgeye can veren bu nehir, kıyısındaki bitki örtüsüyle harika bir manzara sunar.

Büzmeç ve Namazgah Yaylaları: Yaz aylarında serin havası ve bozulmamış doğasıyla kampçıların ve doğa yürüyüşçülerinin uğrak yeridir.

Süzek Kanyonu ve Macera Parkuru: Doğa sporlarına meraklı olanlar için kanyonun eşsiz yapısı, şelaleleri ve zorlu parkurları unutulmaz bir deneyim sunar.







Gökçebey Mutfağı: Damak Çatlatan Lezzetler

Gökçebey mutfağı, tipik bir Karadeniz mutfağı olmasının yanı sıra, iç kesimlerin hamur işi kültürüyle de harmanlanmıştır.

Cevizli Kömeç: Bölgenin en meşhur ekmeğidir. Ceviz ve yağın hamurla muazzam uyumu, bu lezzeti kahvaltıların vazgeçilmezi yapar.

Malay: Mısır unuyla yapılan ve üzerine tereyağı, pekmez ya da yoğurt dökülerek tüketilen geleneksel bir yemektir.

Tirit: Özel pişirilmiş yufkaların üzerine et suyu ve didilmiş etlerin eklenmesiyle hazırlanan doyurucu bir lezzet klasiğidir.

Mısır Çorbası ve Kabaklı Börek: Yörenin bereketli topraklarından gelen ürünlerle hazırlanan, sadeliği lezzetle buluşturan diğer seçeneklerdir.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.