logo
23 TEMMUZ 2026

Hainler sıraya girsin

16.10.2006 00:00:00
 
'TÜRKLER bir milyon Ermeni'yi ve otuzbin Kürt'ü katletti' diyen Orhan Pamuk'a geçen yıl kaçırdığı Nobel Edebiyat Ödülü bu yıl altın tepsiyle sunuldu. Türklüğe hakaretten yargılanan, fakat 'Roman kahramanlarının sözleri suç oluşturmaz' gerekçesiyle beraat eden Elif Şafak'ın 'Baba ve Piç' adlı romanı yok satıyormuş!İçimizdeki piçleri görmeden, 'Fransız Ulusal Meclisi Ermeni soykırımını inkar edenleri cezalandırmayı öngören yasa tasarısını nasıl kabul edebilir' diye hop oturup hop kalkıyoruz.Ermeni soykırımını inkar edene ceza, Ermeni soykırımını kabul edene ödül!İçeride de aynı, dışarıda da...BİRİ DE kalkmış, 'Fransa, yetmiş milyon Türk'ün başına çuval geçirdi' diyor. Oysa o çuvalı biz Avrupa Birliği diye diye kendi başımıza çoktan geçirmiştik. Orhan Pamuk ve Elif Şafak gibi yazarlar üreten, o yazarları baş tacı eden ve kitaplarını ekmek peynir gibi tüketen bir toplum, başına çuval değil, türban geçirecek değildi ya!Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu İsviçre'de, Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan Fransa'da 'Ermeni soykırımı yoktur' dedikleri için hapse tıkılma tehdidi ile karşı karşıya kalacaklar ama, Türklüğe hakaret eden Orhan Pamuk Nobel ile Elif Şafak ise kitabı kapışılarak ödüllendirilecek!Hem içeriden ihanet, hem dışarıdan ihanet!Fransızlar, Ermeniler, Avrupa Birliği, Orhan Pamuk ve Elif Şafak değil, Türkiye'yi bu duruma getirenler utansın! Şimdi sıra Elif Şafak'ta... NOBEL Edebiyat Ödülü kazanan Orhan Pamuk, alacağı yaklaşık 1 milyon Eruro para ödülünü 'Otuzbinini katlettik' dediği Kürtler'e bağışlayacak mı?'Baba ve Piç' adlı romanında Ermeni soykırımını dramatize ederek anlatan Elif Şafak, satış rekorları kıran kitabının gelirini Türkler'in katlettiği (!) bir Ermeni'nin piçine mi bağışlamayı düşünüyor?Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesini Türkiye'nin başına adeta dert haline getirenin de bu iki sözde yazar olduğunu unutmayalım.Orhan Pamuk'tan sonra Nobel Edebiyat Ödülü alma sırasının Elif Şafak'ta olduğunu da bir kenara not edelim.Ondan sonra da, Türklüğe hakaret eden veya edecek olan cümle hainler, kitaplarının listebaşı olması ya da Nobel Edebiyat Ödülü alması için sıraya girsinler.Orhan Pamuk ya da Elif Şafak olmak isteyen o kadar çok hain var ki Türkiye'de.Çünkü artık ihanet prim yapıyor.İhanet et ki gelsin şöhret, aksın paralar...İhanetin ödülü zıkkım olsun... Orhan Pamuk'u dünden beri kutlayan kutlayana...Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür Bakanı Atilla Koç, Nobel Edebiyat Ödülü aldığı için ağzı kulaklarına varan sözde yazarı bakalım kutlayacaklar mı?Kutlarlarsa, mesajlarında ne diyecekler?Dünün hızlı Marksisti Özdemir İnce bile Pamuk'un Nobel'le ödüllendirilmesi karşısında perişan olmuştu ve 'İnanın çok kötü oldum. Şu an yazı bile yazamıyorum' diyordu.Adam ihanetinin ödülünü keyifle zıkkımlanırken, biz burada perişan olmaya devam edelim.Müstahak mıyız yoksa?..Sırrı Yüksel Cebeci

Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle gerçekleştirdiği kritik "çerçeve yasa" turunun ardından basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Asla genel af ya da şahsa özel af olmayacak" diyerek kırmızı çizgileri çekti ve yasanın Meclis tatile girmeden önce yasalaşmasını ümit ettiklerini belirtti

22.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Numan Kurtulmuş yol haritasını açıkladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlamayı planladığı "çerçeve yasa" öncesinde yürüttüğü liderler turunu tamamlayarak kameraların karşısına geçti.

İki gün boyunca MHP, DEM Parti, Yeni Yol Partisi, CHP, İYİ Parti ve AK Parti gruplarıyla yoğun bir diplomasi yürüten Kurtulmuş, yeni dönemin yol haritasına ilişkin hayati açıklamalarda bulundu.

"PKK'nın silah bırakmasıyla yeni bir dönem başladı"

Meclis'te gerçekleştirilen görüşmelerin son derece yapıcı ve nitelikli geçtiğini ifade eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin yarım asırlık terör kamburundan kurtulması için tarihi bir eşikte olunduğunu belirtti.

Kurtulmuş, "PKK'nın silahları bırakması ile birlikte Türkiye açısından yeni bir süreç başlamıştır. Artık silahların tamamen geride bırakıldığı, demokrasinin ve sivil siyasetin tahkim edildiği bir döneme giriyoruz" dedi.

Kırmızı çizgiyi çekti: "Asla genel veya özel af olmayacak"

Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve spekülasyonlara neden olan 'af' iddialarına son noktayı koyan Kurtulmuş, düzenlemenin içeriğine dair net bir sınır çizdi. Meclis Başkanı, "Bu yasal düzenleme geniş bir ittifakla olsun istiyoruz. Ancak şunun altını kalın çizgilerle çizmek isterim: Bu çalışma asla bir genel af ya da şahsa özel bir af niteliğinde olmamalıdır, olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin, terör örgütü üyelerinin silah bırakmasının ardından hukuki ve infaz şartlarını belirleyen müstakil ve geçici bir yasa olacağını kaydetti.

"Sorumluluk Meclis'teki partilerin üzerindedir"

Hazırlanacak yasal çerçevenin kapsayıcı ve kalıcı olması için tüm siyasi partilerin taşın altına elini koyması gerektiğini hatırlatan Numan Kurtulmuş, parlamentonun ortak iradesine vurgu yaptı. Görüşmelerde genel bir anlayış birliği müşahede ettiğini aktaran Kurtulmuş, şu sözlerle partilere çağrıda bulundu:

"Bu yasa konusundaki sorumluluk, doğrudan TBMM'de grubu bulunan ve temsil edilen tüm siyasi partilerin üzerindedir. Bütün partilerin katılımı ve katkısı ile bu sürecin yürütülmesi hayati önem taşıyor. Ortaya çıkacak metin, son derece nitelikli ve geleceğe yön veren bir çalışma olacak. Bu durum aynı zamanda Gazi Meclis'imizin demokratik gücünü ve kurumsal taşıyıcılığını tüm dünyaya bir kez daha gösterecektir."

Hedef Meclis tatile girmeden yasalaşması

Hükümetin ve parlamentonun takvimine ilişkin de bilgi veren Meclis Başkanı Kurtulmuş, zaman kaybetmeden adımların atılacağını sinyalini verdi.

Görüşmelerden elde edilen çıktıların hızlıca yasa taslağına dönüştürüleceğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ve arzu ederiz ki, Meclis yaz tatiline girmeden evvel bu yasa genel kuruldan geçerek yasalaşmış olur. Böylece Türkiye için yepyeni ve temiz bir dönemin kapılarını ardına kadar açmış olacağız" diyerek konuşmasını sonlandı yardı.

Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, küçük Leyla'nın bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise dere kenarına bilinçli şekilde bırakıldığı kanaatine vardığını bildirdi

22.07.2026 19:20:00
İHA
 
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki dere kenarında ölü bulunduğu hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeninin kesin olarak belirlenemediği ancak Leyla'nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği ifade edildi.

Kararda, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla'nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, küçük kızın kaybolmadığı, rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bilinçli olarak bırakıldığı kanaatine yer verildi.

Mahkeme, olay tarihinde 3 yaşında olan Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığına işaret ederek, cinayetin anne ve babasıyla husumeti bulunan biri tarafından işlenmiş olabileceğini değerlendirdi.

Kararda ayrıca, Leyla'nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı, çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği kanaatine ulaşıldığı belirtildi.

Tanık anlatımları doğrultusunda suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği, bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı değerlendirmesi de gerekçeli kararda yer aldı.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunun, Leyla'nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunmasının ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği ifade edildi. Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir'in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanmaya başladığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı ilk etapta yeri belirlenemeyen bir noktada sakladığını, kayıp olduğunun anlaşılmasının ardından ise evinde ve daha sonra serin bir bölümde gizlediğini değerlendirdi.

Kararda, sanığın yoğun arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatarak çocuğun bulunduğu yere gittiği, Leyla'nın bir süre sütle beslendiği, daha sonra ise adli tıp tarafından kesin zamanı belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı.

Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir'in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın dere yatağına bıraktığını değerlendirdi.

Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili davada ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar ise beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, karar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu.

Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir'i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti.

Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. hakkında ise suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

22.07.2026 18:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Fethiye’deki yangın 4 saattir devam ediyor
Muğla'nın Fethiye ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.

Rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayılan yangın söndürme çalışmalarına 14 helikopter, 5 yangın söndürme uçağı, 21 arazöz, 9 su tankeri, 3 dozer ve 200 personel katılıyor

Muğla'nın Fethiye ilçesinde çıkan orman yangını yerleşim yerlerine yaklaşırken bir mahalle tedbir amaçlı tahliye ediliyor.

Fethiye'nin Göcek Mahallesi'nde çıkan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek İnlice Mahallesi'ne kadar ulaştı. Alevlerin yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine jandarma ekipleri, İnlice Mahallesi'nde tahliye çalışmalarına başladı.



Alevlerin İnlice Mahallesi'ndeki yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine bölgede güvenlik önlemlerini artıran jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla mahallede tahliye çalışmalarını başlattı.

Yangına havadan ve karadan çok sayıda ekip müdahale ederken, ekiplerin alevlerin yerleşim alanlarına sıçramaması için havadan ve karadan yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi.


Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı

Karadeniz’de Novorossiysk açıklarında seyir halindeki Türk bayraklı “Mv Reyhan Sarı” kuru yük gemisi insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğradı. Saldırıda 1 Türk mürettebat hayatını kaybederken, 2 personel yaralandı. Gemi hasara rağmen Samsun açıklarına ulaşmayı başardı

22.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı
Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı
İstanbul liman kütüğüne kayıtlı, IMO numarası 9543342 olan "Mv Reyhan Sarı" gemisi, Rusya'nın Taman Limanı'ndan aldığı kömür yükünü Trabzon'a ulaştırmak üzere yola çıkmıştı. 22 Temmuz 2026 gecesi Karadeniz'de seyir halindeyken dron saldırısına maruz kaldı.

Şirket yetkilileri olayla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Gemimiz Karadeniz'de seyrini sürdürdüğü sırada insansız hava aracı saldırısı neticesinde hasar almıştır. Hasara rağmen kendi imkanlarıyla seyrine devam ederek Samsun açıklarına güvenli şekilde ulaşmıştır. Saldırı sonucunda geminin haberleşme sistemleri zarar görmüştür. İlgili kamu kurumlarıyla koordinasyon neticesinde yaralı iki mürettebatımız helikopterlerle tahliye edilerek Samsun'daki hastanelere sevk edilmiştir. Mürettebatımızın güvenliği ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması önceliğimizdir."

Yaralılar Samsun'a tahliye edildi

Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı'na ait helikopter, yaralıları gemiden alarak Samsun Çarşamba Havalimanı'na getirdi.

Ufuk Cihan Yılmaz, 112 hava ambulansıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Her iki bacağında açık yara tespit edildi.

Enes Torun (21) ise Samsun Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Basit kesileri olduğu öğrenildi. Yaralıların tedavi süreçleri yakından takip ediliyor.

Yaralı genç saldırı anlarını anlattı

Saldırıda yaralanan 21 yaşındaki Çorumlu Enes Torun, dehşet anlarını şöyle anlattı:

"Gece 01.30 sıralarında vardiyamdan kalkmıştım. Dron ile kamaramı vurdular. Beni enkaz altından çıkardılar. Revirdeyken ikinci patlama oldu. Güverteyi tamamen patlattılar. Orada ölü ve yaralılar oldu. Benim dışımda iki yaralı, bir ölü var."

Olayın seyri

Gemi makine dairesi ve güverte bölgesinde hasar aldı. Haberleşme sistemlerindeki arıza nedeniyle ilk saatlerde gemiyle kesintisiz iletişim kurulamadı. Mürettebatın durumuyla ilgili doğrulama çalışmaları halen devam ediyor. Şirket, ulusal ve uluslararası makamlar, sigortacılar ile tam koordinasyon halinde çalıştıklarını belirtti.

Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde 2 otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı

22.07.2026 15:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı
Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı
Kayseri-Malatya karayolu Köprübaşı Mevkii'nde meydana gelen trafik kazasında, 34 CSH 456 plakalı otomobil ile 44 AHT 507 plakalı otomobil çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

Yapılan incelemede kazada isimleri öğrenilemeyen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, 1'i ağır 9 kişi de yaralandı. Yaralılar ambulanslar ile hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın meydana geldiği yolda geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Kazaya karışan araçlarda çekici ile kaldırıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı

Küresel ölçekte İHA ve kamikaze dron tehditlerinin artması üzerine Türkiye, hava savunma ekosistemine yeni nesil yerli çözümler entegre etmek için düğmeye bastı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yayımlanan Bilgi İstek Dokümanı ile tehditleri havada fiziksel ya da ağla yakalayarak imha edecek yerli "Dron Avcısı" sistemleri için başvuru süreci resmen başladı

22.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı
SSB "Dron Avcısı" teknolojileri için resmi çağrıya çıktı
Asimetrik savaş senaryolarının en kritik unsuru haline gelen insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı, Türkiye savunma sanayisinde yerlilik oranını ve teknolojik kabiliyetlerini bir üst faza taşıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), mikro ve mini İHA tehditlerini çarpma, parça tesirli imha veya ağ fırlatarak yakalama gibi fiziksel yöntemlerle etkisiz hale getirecek yerli sistemleri envantere katmak için resmi olarak çağrıya çıktı.

31 Temmuz'a kadar başvurular kabul edilecek

Yayımlanan dokümana göre, projeye dahil olmak isteyen şirketler, üniversiteler, araştırma merkezleri ve teknoparkların geliştirdiği sistemlerin teknoloji hazırlık seviyesinin en az 6 olması şartı aranıyor.

Sektör paydaşlarının mevcut imkân ve kabiliyetlerini belirlemeyi amaçlayan bu stratejik hamle kapsamında, gerekli dokümanlar 31 Temmuz 2026 saat 16.00'ya kadar elektronik kopya halinde SSB'nin Ankara'daki ilgili birimlerine teslim edilebilecek.

Üç yerli savunma sistemi ön plana çıkıyor

Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, SSB'nin bu hamlesine yurt içinden şimdiden somut yanıtlar verilmiş durumda. Türkiye'nin öne çıkan avcı ve önleyici İHA çözümleri arasında üç farklı yerli mimari rekabet ediyor:

STM – TUNGA-X: Kamikaze İHA'lara karşı özel olarak geliştirilen bu sistem, çok rotorlu mimarisi sayesinde dar alanlardan veya hareket halindeki askeri araçlardan dikey dikey kalkış yapabiliyor.

Skydagger – Avcı Dron: Tehdit unsurlarını havada takip ederek fiziksel çarpma ya da parça tesirli yöntemlerle etkisiz kılmak için kurgulandı.

Han Robotics – TAYGAN: Mobil ağ fırlatma mekanizması ve otonom takip yeteneğiyle hassas altyapıların korunmasında stratejik bir kalkan görevi üstleniyor.

Tedarik zinciri KOBİ'lere yayılıyor

SSB'nin bu son çağrısı, Türkiye'nin savunma sanayiini sadece belirli büyük firmaların tekelinden çıkarıp 81 ile yayma vizyonunun da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Savunma Sanayii Başkanlığı, kritik savunma teknolojilerinin kesintisiz üretimi için KOBİ'leri, yerel girişimleri ve üniversitelerin Ar-Ge laboratuvarlarını kapsayan geniş tabanlı bir yerli tedarik zinciri kurmayı hedefliyor.

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
 

22.07.2026 13:27:00
AA
 
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve hacı adaylarının katılımıyla Başkanlık Konferans Salonu'nda 2027 yılı hac kuraları çekildi.

Bilgisayar ortamında ve noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimine, bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708, önceki yıllardan kaydı bulunup bu yıl kayıt yenileme işlemini gerçekleştiren 1 milyon 625 bin 338 olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı dahil oldu.

Kurayı salondan takip eden ve isimlerinin çıktığını gören hacı adayları ve yakınları, duygusal anlar yaşadı.

Kura sonuçları, saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenilebilecek.

Kurada kesin kayıt hakkı elde eden vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos'a kadar e-Devlet'ten gerçekleştirebilecek.

"Hac, müstesna bir ibadet"
Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diledi.

İslam'ın temel şartlarından biri olan hac ibadetinin, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğuna işaret eden Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir, ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah'a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan arınmasıdır. Arafat'ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah'ın rızasını yerleştirmesidir. Hac, aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebidir. İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve yüce Allah'ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır."

Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, millete rehberlik etmenin onurunu yaşadıklarını belirterek, bu konuda Başkanlığın yarım asırlık büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu dile getirdi.

"Hac yolculuğu çalışmalarımızı müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak sürdürüyoruz"
Rahman'ın misafiri olan her bir hacı adayını uhdelerinde bir emanet olarak gördüklerini, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ettiklerini söyleyen Arpaguş, şöyle devam etti:

"Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz, müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz."

Arpaguş, hac hizmetlerinde temel gayelerinin, vatandaşların bu mukaddes yolculuğunu güven ve huzur içerisinde, her anından azami istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Hac yolculuğu, önce gönüllerde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecanımızdır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir." dedi.

Gönüllerinin hac için başvuran her vatandaşı kutsal beldelere uğurlayabilmeyi istediğini ancak hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, ibadetin gerçekleştirildiği mekanların kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfuslarıyla orantılı bir kota uygulandığını ve bu kapsamda Türkiye'ye 84 bin 942 kişilik kontenjan hakkı verildiğini söyledi.

Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı

Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı

22.07.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı
Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve iki kişi gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Çankaya Belediyesi soruşturması genişledi.

CHP'li Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Karabulut, Eyüpsultan Belediyesi Özel Kalem Müdürü Güray Geçyatan ile Benan Esengül'ün İstanbul'da belirlenen adreslerine eş zamanlı şafak baskını düzenlendi.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ifadelerine başvurmak üzere üç ismi de gözaltına aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "üç şüpheli hakkında gözaltı talimatı ile ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma kararı verildiğini" bildirdi.

Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

KKKA hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi ediliyor

 

22.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi'nde tedavi ediliyor.

Vücutlarına yapışan kene nedeniyle farklı zamanlarda rahatsızlanan 10 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.

KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. 

Baraj doluluk oranları alarm veriyor

Yaz sıcaklarının poyraz fırtınası ve sağanak yağış dalgasıyla bölünmeye hazırlandığı İstanbul'da, su rezervleri kritik seviyelere geriledi. İSKİ'nin resmi verilerine göre, kente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 57,32 seviyesine düşerken, özellikle Avrupa Yakası'nın can damarı olan Terkos ve Büyükçekmece barajlarında psikolojik sınırlar aşıldı

22.07.2026 10:30:00 / Güncelleme: 22.07.2026 12:12:01
Eyüp Kabil
 
Baraj doluluk oranları alarm veriyor
Baraj doluluk oranları alarm veriyor
Kavurucu sıcakların etkisi altında geçen yaz aylarının ardından mega kent İstanbul'un su kaynaklarındaki erime hız kazandı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kent genelindeki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 57,32 seviyesine kadar gerileyerek alarm sinyalleri vermeye başladı.

Terkos ve Büyükçekmece'de kritik eşik aşıldı

Avrupa Yakası'nın en yoğun nüfuslu bölgelerini besleyen iki büyük su havzasında düşüş grafiği çok daha keskin hissediliyor. Güncel verilere göre, Terkos Barajı'nda doluluk oranı yüzde 50 psikolojik sınırının altına inerek yüzde 47,75 seviyelerine çekildi. Terkos ve Büyükçekmece barajlarındaki bu düşüş yaz ortası için kritik bir evre olarak yorumlanıyor.

Büyükçekmece Barajı'nda ise milyonlarca abonenin doğrudan bağımlı olduğu havzada su miktarı yüzde 41,18 seviyesine kadar geriledi.

Uzmanlar, bu iki havzadaki tablonun buharlaşma oranlarının artmasıyla birleştiğinde su yönetimini zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.

Meteoroloji'den "kuvvetli sağanak ve poyraz" uyarısı

Barajlardaki alarm durumunun gölgesinde gözler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği tarafından yapılan sağanak yağış ve fırtına uyarılarına çevrilmiş durumda. Paylaşılan hava raporlarına göre, kent genelinde sıcaklıklar ani bir şekilde mevsim normallerinin 2 ila 4 derece altına düşecek.

Avrupa Yakası'nın batı ilçeleri (Çatalca, Silivri, Arnavutköy ve Büyükçekmece) başta olmak üzere il genelinde yerel kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile saatte 50-60 kilometre hıza ulaşabilecek sert poyraz rüzgarları bekleniyor. Hafta sonuna kadar sürmesi öngörülen bu yağış dalgasının, ani sel ve su baskınlarına yol açabileceği uyarısı yapılırken, yağışların baraj havzalarına düşmesi halinde kuruyan toprağın suyu emerek doluluk oranlarına hemen yansımayabileceği belirtiliyor.

Tasarruf çağrıları yeniden gündemde

İSKİ yetkilileri, beklenen yağışların kalıcı bir rahatlama getirmeme ihtimaline karşı İstanbulluları su tüketimi konusunda daha temkinli olmaya davet ediyor. Özellikle yaz aylarında park, bahçe sulamaları ve araç yıkama gibi yüksek su tüketen faaliyetlerde optimum tasarruf formüllerinin uygulanması gerektiği vurgulanıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.