logo
28 EYLÜL 2026

Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı

TGRT Haber'de canlı yayına katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan "Biz başka bir devlete tehdit oluşturmayız, başka bir devlet bize tehdit oluşturmadığı sürece" dedi. Fidan'ın Yunanistan ile ilgili sözleri ise komşuda tepkilere neden oldu

29.08.2025 12:32:00
Haber Merkezi
 
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TGRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Fidan, "Şu anda bütün dünyanın bizim hissi veya ideolojik bir sebepten dolayı değil artık bütün dünyanın gerçeklere dayalı bir olgudan dolayı soykırım olarak tanımladığı bir gerçeklik var ortada. (Netanyahu'nun) Bu adamın aslında yapmaya çalıştığı kendi soykırımını kapatmak, başka bir şey değil. Bize başka bir şey söyleyerek gidiyor, Fransızlara başka türlü baskı yapıyor, Avustralyalılara başka türlü baskı yapıyor... Her ülkeye bir baskı mekanizması geliştirmiş durumda. Her ülkedeki siyonist lobiyi bir şekilde devreye sokarak onları kendi yerel siyasetleri üzerinden esir almaya çalışıyor." ifadelerini kullandı.

Dünyada Yahudi toplumu içinde bir bölünme olduğuna dikkati çeken Fidan, Yahudilerden de vicdan sahibi olanların, "Bu soykırım, biz bunlardan beriyiz" ifadelerini kullandığını aktardı.

Fidan, "Netanyahu'nun arkadaşlarıyla beraber ortaya koyduğu bu tarihsel çılgınlık, şu anda kendilerinin 60-70 sene önce kınadığı benzer çılgınlığın, Hitler çılgınlığının tekrarı." dedi.


"İsrail'in dokunulmazlığı konusunda oluşan illüzyon dağıldı"


Gazze'deki durum ve Cidde'deki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı hakkındaki soruya yanıt veren Fidan, Filistin meselesinin, son iki yıldır Gazze'de yaşanan soykırımın "tüm Müslümanların, bütün dünyanın bir kanayan yarası ve bir vicdani muhasebe haline dönüşmüş durumda" olduğunu belirtti.

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu, Türkiye'nin yürüttüğü diplomatik çabalar ve Türkiye'nin müttefikleriyle ortaya koyduğu faaliyetlerin Filistin konusundaki retoriği, dili ve anlatıyı değiştirdiğini belirterek, "Filistin meselesi ve İsrail'in dokunulmazlığı konusunda oluşan illüzyon, İsrail çevreleri tarafından bunlar yıllar içerisinde oluşturulmuştu, dağıldı gitti." dedi.

Tüm dünyanın, "İsrail'in aslında hedefinin hiçbir zaman için kendi güvenliği" değil, "güvenlik maskesi altında aslında daha fazla toprak elde etme olduğunu" bildiğini kaydeden Fidan, bunun artık ortaya çıktığını söyledi.

Bakan Fidan, "Biz dünyanın Filistin meselesinde ve Filistin üzerinden aslında oluşturulmuş başka daha büyük bir siyonist sistemin kuşatması altındaki dünya sisteminin nasıl çözümlerle baş başa olduğunu şu an görüyoruz. Aslında tarihi bir döneme şahitlik ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Tarihten ders çıkartılması gerektiğine işaret eden Fidan, "İsraillerin devleti var, devletimiz bunu çok önceden tanımış. Ama İsrail kendine 67 sınırlarıyla verilmiş sınırların çok ötesine giderek artık bir yayılmacılık ve işgal peşinde. Bu çok açık." değerlendirmesini yaptı.


İsrail Gazzelileri tehcire zorluyor


ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinin sorulması üzerine Fidan, mevkidaşıyla görüştüğü konulardan birinin de Gazze'de devam eden trajedi, soykırım ve açlığın durdurulması meselesi olduğunu belirtti.

Fidan, Gazze'ye bir miktar insani yardımın girmeye başladığını belirterek, "Bu tabii ki sevindirici bir haber ama kesinlikle ve kesinlikle yeterli olmaktan çok uzak." dedi.

İsrail'in politikasının Gazze'yi herhangi bir canlının yaşayabileceği yer olmaktan çıkarıp Gazzelileri adeta "tehcire" zorlamak olduğunu kaydeden Fidan, Gazze'deki durumla ilgili bölgedeki bütün ülkelerle çok ciddi temas halinde olduklarını dile getirdi.

Fidan, ABD'nin İsrail'in uyguladığı politikaları "insanlık namına savunacak bir yer olmadığını" kendisinin de gördüğünü belirterek, "Ama İsrail'i durdurma ile ilgili en fazla elinde araç olan, baskı aracı olan ülke Amerika bunu yeterince kullanmıyor, kullanamıyor." diye konuştu.

Bunun Amerika'nın kendi içinde uzun vadede büyük bir hesaplaşmayı getireceğini dile getiren Fidan, "Amerika'nın dünyaya deklare ettiği ne kadar değer varsa şu anda onu çiğneyen bir ülkenin kayıtsız şartsız savunucusu durumuna Amerika düşüyor. Tabii Amerika'nın muazzam derecede uluslararası repütasyonunu ve prestijini aşağıya çeken bir durum ve kafası çalışan, gerçekten Amerikan milliyetçisi olan Amerikalılar yani hep Amerika first derken aslında Amerika first değil İsrail first denildiğini, ülkedeki kurgulanmış politik sistemin politik figürleri ortaya çıkartırken aslında kayıtsız şartsız bu ideolojiye teslim olmaları gerektiği ortada." ifadelerini kullandı.


"İsrail mutlak yalnızlıkla karşı karşıya"


Bakan Fidan, İslam ülkelerinin Gazze konusundaki hassasiyetlerine ilişkin soruya yanıtında, İİT ve Arap Birliği Temas Grubu ülkelerinin Gazze konusunda çaba gösterdiğini dile getirdi.

İsrail'in bölgedeki niyetine dikkati çeken Fidan, "İsrail iki devletli çözüm taraftarı değil. İsrail biliyorsunuz, artık şunun altına çizmek lazım, daha fazla toprak kazanma ve işgal etme (peşinde). Artık Filistin toprakları da değil. Lübnan toprakları, Suriye toprakları. Genişledikçe genişlemeye başlıyor." değerlendirmesini yaptı.

Fidan, İslam ülkeleriyle İsrail'i durduracak bir mekanizma olup olmadığının sorulması üzerine, Filistin konusunun, ülkelerin artık hesaba katması gereken bir davranış haline geldiğini belirterek, "Artık İsrail mutlak yalnızlıkla karşı karşıya. Bir ülke hariç. O da benim için yalnızlık önemli değil, ben seçilmiş bir ülkeyim, benim için güç önemlidir mantığıyla gidiyor. Ama bu her zaman böyle gitmeyecek." ifadelerini kullandı.


"Verdiğimiz mesaj; Bize düşmanlık yapmayın"


Suriye'ye ilişkin, Suriye'deki birliğin, dirliğin, huzurun, düzenin bozulmasıyla ilgili kaygılarının devamlılığının her zaman olacağını kaydeden Fidan, şöyle devam etti:

"İsrail'in ortaya koyduğu yayılmacı tavrın, İsrail'in Suriye ile ilgili ortaya koyduğu, özellikle Netanyahu hükümetinin, tabii ki kabul edilebilir bir tarafı yok. Bu konuda bizim ortaya koyduğumuz daha insani, daha evrensel, herkesin huzurunu, güvenliğini esas alan yapı fevkalade önemli. İçerideki belli grupların, İsrail'in son haftalarda ortaya koyduğu operasyonel baskıyı kendilerine bir fırsat olarak görüp, buradan ayrılıkçı bir siyasal dil üretmeleri, Suriye'nin geleceğini hep beraber kurma yerine dışarıya bağımlılığı esas alan azınlık oluşturma modellerinin ortada olması büyük bir talihsizlik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kılıç kınından çıkarsa kaleme ve kelama yer kalmaz." mesajından ne anlaşılması gerektiği sorusu üzerine Fidan, şunları kaydetti:

"Zor bir geçmişimiz oldu. Zor bir anımız var. Muhtemelen zor bir geleceğimiz de olacak. Biz bize düşmanlık yapılmadığı sürece herhangi bir nedenden dolayı, bir politik entiteye, bir insan grubuna, bir insana düşmanlık eden bir medeniyetimiz ve devlet yapımız, kültürümüz yok. Biz başka bir devlete tehdit oluşturmayız, başka bir devlet bize tehdit oluşturmadığı sürece. Bizim cevabımız devlet veya devlet dışı olsun, hangi aktör olursa olsun, Türkiye'nin güvenliğini, milli çıkarlarını, halkın refahını, huzurunu hedef alan, bunları bozmaya yönelik girişimlerde bulunan bütün odaklara yönelik."

Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milli güvenlik konularında "inanılmaz hassasiyeti" olduğunu belirterek, "Sınırımızın ötesinde tehdit oluştuğu zaman biz gelip burada bizi beklemesini, vurmasını beklemiyoruz. Sınırın ötesinde buna girmemiz lazım." dedi.

Türkiye'nin emperyal niyet taşımadığını, çevresindeki halklara da aynı huzuru getirme imkanına sahip olduğunu vurgulayan Fidan, "Verdiğimiz mesaj: Bize düşmanlık yapmayın. Bize düşmanlık yapmadığınız sürece, biz kimseye oturup durduğumuz yerden düşmanlık yapmayız. Kategorik olarak birilerini düşman sınıfına sokmayız. Böyle bir şey yok. Ama yaptığınız zaman da geri adım atmayız." ifadelerini kullandı.


"Rusya-Ukrayna arasında barışın olması için ümitliyiz"


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere ilişkin çok sayıda görüşme yaptığını belirterek, "Barışın olması için ümitliyiz. Bu ümit için yeterli sebebimiz var. İstanbul müzakerelerinde birinci, ikinci, üçüncü turda evrilerek gelişen bazı olaylar vardı. Üçüncü turda özellikle tarafların ortaya koyduğu pozisyonların daha sonra Alaska'da gündeme geldiğini, somutlaştığını gördük." dedi.


Türkiye'nin ululas güvenliği


"Türkiye'nin kendi ulusal güvenliği tehlikeye düştüğü zaman, ki bunun tanımı giderek daha da belirginleşiyor belli noktalarda. Yani bizim sınırlarımızın ötesinde yaşayan bizim kardeş olduğumuz, akraba olduğumuz milletlerin haklarını da başta Kürtler, Türkmenler, Araplar olmak üzere bir sıkıntı olduğu zaman bizim burada yardıma gitmemiz, düzeni, güvenliği, intizamı sağlayıcı bir güç olmamız bizim tarihi sorumluluğumuz, vazifemiz, bu kardeşlerimize karşı bir görevimiz aynı zamanda." ifadesini kullanan Fidan, emperyal güçlerin bölgedeki planlarına karşı uygun tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

Fidan, Suriye'deki yeni yönetimin hataya düşmesini bekleyip daha sonra harekete geçmek için pusu kuran bazı devlet ve yapıların, burada hata olmadığını gördüklerinde kendilerinin problem olmaya başladığını dile getirdi.

TBMM'de parti gruplarının Filistin meselesinde tek yürek olduğunu belirten Fidan, Dışişleri Bakanı olarak bundan gurur duyduğunu ifade etti.


Azerbaycan-Ermenistan görüşmeleri


Ermenistan ile Azerbaycan arasında mutabık kalınan bir dizi anlaşma ve Azerbaycan ile ABD arasındaki anlaşmayla bölge barışı adına çok güzel bir tablo ortaya çıktığını dile getiren Fidan, "Olayın ilk gününden itibaren Amerikalılar gelip Azeri kardeşlerimizle konuşmaya başladığı andan itibaren bu konu bizimle istişare edilerek gitti." dedi.

Fidan, Zengezur Koridoru'nun deklare edilmesinin, Azerbaycan tarafının baştan beri ortaya koyduğu temel taleplerin prensipte kabulü anlamına geldiğini belirtti.

Zengezur Koridoru'nun deklaresi sonrası formatı netleştirilmiş somut bir şey olmadığını, bunun konsept olarak kabul edildiğini söyleyen Fidan, bunu tarafların kendi aralarında müzakere edeceklerini dile getirdi.

Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere ilişkin çok sayıda görüşme yaptığını belirtti.

"Barışın olması için ümitliyiz. Bu ümit için yeterli sebebimiz var. İstanbul Müzakerelerinde birinci, ikinci, üçüncü turda evrilerek gelişen bazı olaylar vardı. Üçüncü turda özellikle tarafların ortaya koyduğu pozisyonların daha sonra Alaska'da gündeme geldiğini, somutlaştığını gördük." diyen Fidan, Rusya ve Ukrayna taraflarıyla Türkiye olarak yaptığı görüşmelerde ortaya koydukları bazı perspektiflerin bu görüşmelerde ana omurgayı teşkil ettiğini gördüklerini ifade etti.

Fidan, bazı sorunlar olduğunu belirterek, Rus tarafının bazı isteklerinden vazgeçtiklerini aktardı.

Türkiye'nin kilit bir aktör olma özelliği taşıdığını vurgulayan Fidan, "Eğer ortak bir güvenlik mekanizması oluşturulacaksa bunun keyfiyeti farklı. Bununla ilgili görüşmelerimiz var." dedi.

Fidan, Alaska'da belli prensiplerde uzlaşıldığını, Ruslarla ABD'liler arasında yine bir anlaşma olduğunu, bunun hayata geçirilmesiyle ilgili bir zirveden söz edildiğini ve bu zirveyle ilgili netleştirilmiş tarihin ve belli sorun alanlarının olduğunu söyledi.

Avrupalı liderlerin, ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Washington'da yaptığı görüşmede Türkiye'nin neden olmadığı sorusuna karşılık Fidan, şunları ifade etti:

"Alaska'da Trump, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile buluştu. Washington'da Avrupalı ve Ukraynalılarla buluştu. Bu şu demek, Trump savaşın taraflarıyla bir araya geliyor. Biz savaşın bir tarafı değiliz. Ne Alaska'daki masada olmalıyız ne de Washington'daki masada çünkü Trump savaşın taraflarını bir araya getiriyor. Biz savaşın bir tarafı değiliz. O iki resimde de bizim olmamamız kadar normal bir şey yok."

Fidan, Türkiye'nin Libya'daki pozisyonuna değinerek, Türkiye'nin temel stratejisinin Libya'nın birliği, bütünlüğü ve bölünmemesi olduğunu dile getirdi.

"(Libya'da) Biz kendi askeri varlığımızı bir daha çatışmanın çıkmaması için kullandık." diyen Fidan, ülkenin doğu-batıyla birleşmesi için çalıştıklarını söyledi.

Fidan, Libya'da büyük çatışma görmediklerini, Türkiye'nin bunda bir rolü olduğunu ifade etti.

Yunan iç siyasetinde Türkiye ile ilgili konuların bir numaralı konular olduğunu belirten Fidan, Yunan iç siyasetinin bunu kendi içinde çözmesi gerektiğini söyledi. Fidan, "Umarız bir gün Yunan siyaseti de Türk siyasetinin ulaştığı olgunluğa, öz güvene ulaşır. Kendilerine her zaman için tavsiyem, Türkiye aleyhtarlığından, Türk aleyhtarlığından artık çıkmaları gerekiyor." dedi.

Fidan, iç politikada kendisine yönelik eleştirilere ilişkin şunları söyledi:

"Ben iç politik konuları çok yakından aynı zamanda takip ediyorum ama ben bir takım oyuncusuyum, bu takımdaki yerim de dış politika konusu. Takım kaptanımız Cumhurbaşkanı'mız (Recep Tayyip Erdoğan) ve her arkadaşımız, her kabine üyemiz kendi bulunduğu köşeyi en iyi şekilde muhafaza ediyor, görevini yerine getirmeye çalışıyor. Ben takımdaki rolümü, dış politikayla ilgili, dış güvenlikle ilgili rolümü en iyi şekilde hayata geçirmeye çalışıyorum çünkü üzerimizde bir emanet var. Bu emanet, gaflet içinde olduğumuz zaman memleketimize, milletimize ağır bedeller ödetecek bir konu. Bu konuyu çoğu zaman iç politikada ucuz siyasi konulara malzeme etmemeye çalışıyoruz."


"⁠Tek mefkurem insanlık için 'deniz feneri' işlevi görebilmek"


Fidan, "Türkiye'yi ulaştırmak istediği hedefin, Kızılelma mefkuresinin ne olduğu" sorusuna karşılık, bunun "karanlık dönemlerden geçen insanlık için bir deniz feneri işlevi görmek" olduğunu dile getirdi.

Bakan Fidan, "Çok büyük ışık vermesek de küçük bir mum ışığı bile olabilmek, zifiri karanlıkta. Devletimizin ürettiği bu ışığı, bu deniz fenerinin insanlık için sonsuza kadar, kıyamete kadar bir yol gösterici olması belki benim tek mefkurem." diye konuştu.

Bir gününün nasıl geçtiğine sorusuna yanıt olarak da Fidan, zihninin sürekli bir emaneti taşımakla meşgul olduğunu söyledi.

Yapmak istediklerine vakit yetmediğini kaydeden Fidan, yoğun bir çalışma temposu olduğunu ifade etti.

Fidan, aynı anda 6-7 krizi birlikte yönetebilmeyi, bazı fırsatların peşinden gitmeyi öğrenmenin önemli olduğunu belirterek, moral bozukluğu yaşamadan yola devam etmenin önemine vurgu yaptı.

İşi gereği sürekli seyahat trafiğinin olduğunu söyleyen Fidan, iyi bir ekiple çalıştığını dile getirdi.


Fidan'ın Yunanistan ile ilgili açıklamaları gündem oldu


Öte ayndan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün katıldığı TGRT yayınında Türkiye'nin Yunan iç siyasetinde "bir numaralı belirleyici konu" olduğunu söyleyerek "Bu çok ucuz bir siyaset. Bu ufak siyasî menfaatin karşısında kendi milletine ve devletine ödetebileceği çok ciddi stratejik sonuçlar olabilir" dedi. Fidan'ın bu sözlerine Atina'dan yanıt gecikmedi.

Fidan, yayında "Yunan iç siyasetinde Türkiye ile ilgili konular bir numaralı belirleyici konular. Bir de siyasî aspirin gibi; siyasette herhangi bir sorunun varsa Türkiye'yi, Akdeniz'i, Ege'yi gündeme getir. Şartlı refleks teorisi oluşmuş orada, siyasî bir şartlı refleks var" ifadelerini kullandı.

"Bu siyasî şartlı refleksin Türkiye dendiği zaman harekete girmesi halihazırda Yunan siyasetinin kendi içerisinde çözmesi gereken bir konu" diyen Bakan Fidan, şöyle devam etti:

"Burada Cumhurbaşkanımız, uzun erimli ve güçlü iradeleriyle gerçekten kendi halkından aldığı teveccühü birkaç mesele üzerinde kullanmaya çalıştı. Bunlardan biri de Kıbrıs meselesi de dâhil olmak üzere Yunanistan ile sorunların çözülmesi meselesi. Gerçekten hiçbir liderin almadığı siyasî riskleri alarak bu konuların üzerine gitti."

"Umarız bir gün Yunan siyaseti de Türk siyasetinin ulaştığı olgunluğa, özgüvene ulaşır. Konuları daha rahat tartışabilir. Bizim onlarla polemiğe girmekten, karşı koymaktan yana bir çekincemiz yok" diyen Fidan, "Belli konularda farklı türden el açmalar... Biz kimin neyi neden yaptığını, hangi aktörle nereye gittiğini; geçmişte Türkiye'yi bölgede kuşatmaya çalıştıklarını biliyoruz. Biz bunların tedbirlerini aldık" ifadelerini kullandı.


Yunanistan'dan tepki geldi


Bakan Fidan'ın sözlerine Atina'dan jet yanıt geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis, "Yunanistan'ın fobik sendromları yok ve kendini Türkiye'ye göre tanımlamıyor. Ve biz kimseden talimat almıyoruz" dedi.

"Yunanistan'ın güçlü ve aktif dış politikasının neden olabileceği gerginliği anlıyoruz. Herkes bu gerçeği kabul etmeli ve utanç duygusunu düşmanlığa dönüştürmemeli" diyen Gerapetritis, iyi komşuluk ilişkilerinin "ölçüsüz ve zamansız açıklamalarla teşvik edilemeyeceğini" vurguladı.

Yunan Hükûmet Sözcüsü Pavlos Marinakis de Yunanistan'ın kararlarında uluslararası hukuka göre hareket eden egemen bir devlet olduğunu söyledi ve "Herkesle diyalog kurmaya çalışıyor, ancak asla talimatları kabul etmeyecek ve egemenlik meselelerini tartıya koymayacaktır" dedi.

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.