HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Hakka karşı batılın mücadele tarzı

01.06.2012 00:00:00
Tarih boyunca bâtıl ve aveneleri güneş balçıkla sıvanır mantığı ile hareket etmiş ve bu mantığı geliştirmeye çalışmışlardır. Bâtıl cenahında bulunan otoriterler bâtıl cenahın neferlerine siyasi ve ekonomik alanlarda hep imkân sağlamış ve bu uğurda imkânlarını bu neferler için seferber etmişlerdir. Bu imkânları bulanlar kimi zaman kalemleri ile kimi zamanda Bâtıldan aldıkları rütbeleri ile amaçları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Ancak çağımız medya ve iletişim çağı olduğundan, bu gün bâtıl cenah imkânlarını TV, radyo, gazete, dergi, internet vb. alanlara seferber etmekte ve bu cenahın da neferleri misyonları dalında uğraş vermektedirler.
Bâtıl serleri bazen hak neferleri içinde bulunan ve hakkın neferlerinden biri diye bilinen bazılarını da kendilerine aktör olarak seçerler, onları imkânlarla donatırlar ve onlarda menfaat ve çıkarlara kul oldukları için hak neferleri arasında tefrika çıkararak bâtıla hizmet etmiş olurlar.
Hak neferleri özellikle bâtılın aktörlüğünü üstlenenlere çok dikkat etmelidirler. Zira bâtılın kendisi kendisini bâtıl olarak gösterdiği için hak neferlerin arasında pek başarılı olamaz. Ancak bâtılın aktörleri hak neferleri içinde gözüküp kendisini hak kisvesinde sunduğundan bazılarını yanıltıp amacında kullanabilir. Bu bağlamda İmam Ali ve Ehl-i Beyt okulunun öğrencileri kendilerini iki yaşında deve konumuna sokmalı, kendilerini sağdırtmamalı ve sırtlarını bu aktörlere binek yapmamalıdırlar.
İslam tarihinde bu güne kadar Ehli hakkın ve hidayetin önderleri ve kurtuluş gemisinin kaptanları olan Ehl-i Beyt imamları hakkında çok şeyler söylenmiş ve yazılmıştır. Bu söylenen ve yazılanların kimisi hakkı ifa ettiği gibi kimisi de bâtılı ifa etmiştir. Bâtılı ifa edenlerin bazıları doğruya, hakka ulaşamadıklarından söyledikleri ve yazdıklarını hak olarak gördükleri için söylemişler ve yazmışlardır. Bazıları da söyledikleri ve yazdıklarının bâtıl olduğunu bildikleri halde taassup, bağnazlık, çıkar ve menfaatleri gereği hakkı inkâr etmiş ve bâtılı hak olarak savunmuşlardır. İnsaf ehli olan ve derdi, amacı din ve hakikat derdi olan ve kendilerini hakka adayanlar bu gerçekleri gördükleri zaman, bâtıl ve yanlış üzerinde direnmemiş tam aksine hakkı haykırmaya ve itiraf etmeye başlamışlardır.
Dinler tarihi boyunca dine karşı olanlar zümresi, genelde dine karşı din ile mücadele etmişlerdir. Bunlar İblisin askerliğini yapanlardır. Bazı insanlarda dine inandıkları, dinin mensubu oldukları halde “nefse esir, iblise tutsak” olduklarından dolayı, çıkar ve menfaatleri doğrultusunda dinden ve din mensuplarından nemalanmak için ilahi değer ve kavramları kullanmışlardır.
İkinci zümrenin dine ve mensuplarına vurdukları zararlar birinci zümreden daha fazla olmuştur. Zira birinci zümre din karşıtı olduklarını açıkça sergiledikleri için, samimi Müslümanlar onlara karşı nasıl tedbir alacaklarını bilmektedirler. Ancak ikinci zümre kendilerini din diyanet ehli göstererek, nefsin havarisi olduklarından dolayı samimi dindarların zihinlerini bulandırmış ve bu alanda birçok zararlara sebep olmuşlardır.
Şeytan insanları kendisine uşak ve kul etmek için her türlü vesileyi kullanır. Kimisini kadın yoluyla, kimisini servet düşkünlüğü ile kimisini makam ve mevki ile kimisini alkol ve kumar ile kimisini soy ve sop ile kimisini kin, haset, gıybet gibi nefsi hastalıklar ile kimisini de ibadet yolu ile aldatmak ister. İblisin aldatma alanında başarılı olduğu alanlardan bir tanesi ibadet kanalı ile aldatmasıdır. İblis ilk aşamada insana sünnetleri önemsiz ve mekruhları ise tatlı gösterir. Bu alanda başarılı olduktan sonra farzları önemsiz ve haramları tatlı gösterir. İnsan bu aşamaya geldiği zaman yaptığı günahlara şeriat kılıfı giydirmeye ve günahını meşrulaştırmaya gayret eder…
Selam ve dua ile.
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

01.06.2011, 01.06.2010, 01.06.2009, 01.06.2008, 01.06.2007, 01.06.2006, 01.06.2005, 01.06.2004, 01.06.2003, 01.06.2002, 01.06.2001, 01.06.2000, 01.06.1999, 01.06.1998, 01.06.1997, 01.06.1996, 01.06.1995, 01.06.1994, 01.06.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.