logo
28 TEMMUZ 2026

Halil İbrahim Sofrası

09.08.2001 00:00:00
 
Patlıcanlı tencere kebabı

MALZEMELER

* Yarım kilo kemikli koyun eti

* 2 adet soğan

* 2 adet domates

* 4 adet patlıcan

* 4-5 adet sivri biber

* 1 fincan ayçiçek yağı

* 1 çorba kaşığı margarin

* Yeterince tuz, karabiber

HAZIRLANIŞI

Patlıcanları soyup, uzunlamasına dörde böldükten sonra enlemesine ikiye kesin. Bolca tuzlayıp süzgece bırakın. Etleri çelik ya da kalın dipli bir tencerede bir kaşık margarinle çevirerek kızartın. Çentilmiş soğanları ve karabiberi de ekleyerek, bir bardak sıcak su ilavesiyle pişmeye bırakın. Suyu azaldıkça sıcak su ekleyin. Öte yandan siyah suyu çıkan patlıcanları iyice yıkayıp kurulayın, ve ayçiçek yağında çevirerek kızartın. İyice yumuşayan etleri bir tencereye suyu ile yerleştirin, patlıcanları da üste dizin, domates ve biber dilimleri ile süsleyip, kendi suyu ile 10 dakika kısık ateşte pişirin. Sıcak sıcak servis yapın.

Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinde en kritik aşamaya girildi. PKK'nın tasfiyesi ve silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak 10-12 maddelik "çerçeve yasa" teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Meclis tatile girmeden yasalaşması hedeflenen düzenlemenin sınırları netleşirken, siyasi kulisler hareketlendi

27.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan, Temmuz 2025'te örgüt üyelerinin Kuzey Irak'ta sembolik olarak silah yakması ve Şubat 2026'da TBMM Komisyon raporunun kabul edilmesiyle ilerleyen süreçte, hukuki zemin nihayet şekilleniyor.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin ortaklaşa hazırladığı taslak metinde yasanın sınırları ana hatlarıyla belirlendi.

Yasa, PKK'nın silah bıraktığının ve kendisini resmen feshettiğinin teyit edilmesiyle yürürlüğe girecek.

İlk aşamada suça karışmamış örgüt mensuplarının eve dönüşü kolaylaştırılacak ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanacak.

Çerçeve Yasa kapsamında dönüş yapan bu kişilere, topluma entegrasyon sürecinde beş yıl boyunca siyaset yasağı getirilmesi öngörülüyor.

Kandil'deki örgüt yöneticilerine ve lider kadrosuna ilk etapta dönüş yolu açılmayacak.

Yasanın uygulama süresinin 3 yıl olması ve ihtiyaç halinde 6 aylık periyotlarla uzatılması planlanıyor.


DEM Parti ve PKK kanadından açıklamalar


Yasa teklifi öncesinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti gruplarını ziyaret ederek temas trafiğini yürüttü.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasanın muhtemelen bu hafta geleceğini belirterek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır. Kategorik ayrımlar yapmamalı, tam bir yasa olmalıdır" dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise yasanın "yeni bir başlangıcın ilk adımı" olduğunu, siyasete katılım ile dönüşleri hukuki güvenceye bağlaması gerektiğini vurguladı ve yasa sonrasında Meclis'te bir "barış izleme ve takip kurulu" kurulmasını talep ettiklerini açıkladı.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu da taslağı beklediklerini ifade ederek, "Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz. Yeni adımların ön adımı olacaksa teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz" açıklamasıyla taslağı görmeyi beklediklerini dile getirdi.


Ankara kulisi


Ankara kulislerinde en çok tartışılan konuların başında Abdullah Öcalan'ın hukuki durumu geliyor. Edinilen bilgilere göre, MHP lideri Bahçeli'nin daha önce değindiği statü adımlarına AK Parti mesafeli yaklaşıyor.

Yasada Öcalan'a özel bir hukuki statü yer almayacak, mevcut hükümlü durumu korunacak. Ancak fiili bir esneklik sağlanarak İmralı'ya gazeteci, yazar ve akademisyenlerin gitmesinin önünün açılması planlanıyor. Kulislere yansıyan bir diğer bilgiye göre ise terörist başı Öcalan'ın bu taslağa olumlu baktığı, eksiklerin sonraki süreçlerde tamamlanabileceğini ilettiği belirtiliyor.


Ne zaman yasalaşacak?


Takvim konusunda DEM Parti yöneticileri, teklifin Meclis yaz tatile girmeden Adalet Komisyonu ve Genel Kurul aşamalarından geçerek yasalaşacağına dair bilgileri teyit etti.

Siyasi partiler arasında büyük ölçüde mutabakat sağlandığı ve yasanın en geç Ağustos ayı ortasına kadar yasalaşmasının hedeflendiği aktarılıyor. Kulislere düşen "B Planı" senaryosuna göre, takvim sıkışırsa Meclis tatile girse dahi Adalet Komisyonu çalışmaya devam edecek ve Genel Kurul olağanüstü çağrılarak süreç tamamlanacak.

Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”

Lüks restoran anlayışı radikal bir kabuk değişiminden geçiyor; Michelin ve Gault&Millau listelerini altüst eden yeni trend, şatafatlı sunumlar yerine "samimiyet", "atıksızlık" ve "hikâyesi olan yerel malzeme" üzerine kuruluyor

27.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Gastronomide yeni lüksün adı “Cozy Dining”
Küresel gastronomi dünyası, uzun yıllardır hakimiyetini sürdüren ağır, gösterişli ve aşırı teknik odaklı "fine dining" konseptine veda ediyor. Michelin Rehberi ve Gault&Millau Türkiye gibi prestijli oluşumların 2026 değerlendirmelerinde de ağırlığını hissettiren yeni akım, odağına "cozy dining" (konforlu ve samimi yemek) kültürünü aldı.

Kristal kadehler, kusursuz beyaz örtüler ve garsonların mesafeli tavırları yerini; ahşap masalara, şefle doğrudan diyalog kurulabilen açık mutfaklara ve her bir malzemenin topraktan tabağa uzanan şeffaf hikâyesine bırakıyor.


Gösteriş bitti, "duyusal maksimalizm" başladı


Yeni dönemde restoran tasarımları ve servis süreçleri ne kadar sadeleşiyorsa, damakta bırakılan tatlar da bir o kadar katmanlı ve cesur hale geliyor. Gastronomi analistlerinin "duyusal maksimalizm" olarak tanımladığı bu akım, şekere ya da yapay aromalara sığınmadan; doğru asidite, fermantasyon teknikleri ve dumanlı ocakbaşı dokunuşlarıyla tabağın özünü parlatmayı hedefliyor.

Mutfak Dostları Derneği ve Le Cordon Bleu Türkiye temsilcilerinin ortak öngörülerine göre önümüzdeki dönemin vazgeçilmez mutfak enstrümanları şunlar olacak:

• Sabır Gerektiren Teknikler: Haftalarca olgunlaştırılmış (aged) ürünler, ev yapımı misolar, kombuchalar ve koji bazlı soslar.

• Ateş ve Duman: Geleneksel ocakbaşı ve odun ateşi tekniklerinin, batı mutfak disiplinleriyle harmanlanması.

• Mutfak Odaklı Mocktail'ler: Yemeğin aromasını tamamlayan botanik özlü ve fermente içecek eşleşmeleri.


Tabaktaki lüksün yeni ölçüsü: İzlenebilirlik ve atıksızlık


Tüketiciler artık sadece tabağın lezzetine değil, o tabağın gezegene olan maliyetine de bakıyor. Restoranların menülerine entegre etmeye başladığı yeni nesil QR kod sistemleri, sipariş edilen bir balığın hangi denizden, ne zaman ve hangi sürdürülebilir yöntemle avlandığını; zeytinyağının ise hangi yerel üreticinin bahçesinden sıkıldığını müşteriye saniyeler içinde kanıtlıyor.

Bununla birlikte, mutfakta sıfır atık felsefesi artık bir halkla ilişkiler malzemesi olmaktan çıkıp zorunlu bir işletme ahlakına dönüştü. Sebze kabuklarından hazırlanan imza soslar, bayat ekmeklerin fermente edilerek yeni reçetelere dahil edilmesi ve IQF (bireysel hızlı dondurma) gibi hücresel yapıyı koruyan teknolojilerin mutfağa girmesi, gün sonu gıda firesini neredeyse sıfıra indiriyor. Michelin'in sürdürülebilirliğe verdiği "Yeşil Yıldız" ödülleri, şeflerin yaratıcılık yarışında artık en az geleneksel yıldızlar kadar büyük bir prestij unsuru.


Solo dining: Yalnız yemek yemek artık bir ritüel


Yeme-içme alışkanlıklarındaki bir diğer çarpıcı kırılma ise tek kişilik masalarda yaşanıyor. Geçmişte "aceleyle geçiştirilen bir durum" olarak kodlanan yalnız yemek yemek (solo dining), modern şehir insanı için bilinçli ve odaklanmış bir kişisel terapi ritüeline dönüştü.

Yeni nesil restoranlar, sadece tekil misafirlerin ağırlanabileceği şef tezgahı (chef's table) konseptlerini büyüterek, yemeği bir sosyal zorunluluktan çıkarıp tamamen duyusal bir deneyim haline getiriyor.


İstanbul dünya gastronomi radarında devleşiyor


Uluslararası seyahat ve lezzet endekslerinin yayımladığı küresel raporlara göre, İstanbul, sokak lezzetleri ile yüksek mutfak kültürünü harmanlama kabiliyeti sayesinde dünyanın en iyi 10 gastronomi şehri arasındaki yerini sağlamlaştırdı.

Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün zenginliğinin ve Anadolu mutfağı köklerinin modern tekniklerle dünyaya anlatılmasının, gastronomi turizmini önümüzdeki dönemde çok daha stratejik bir konuma taşıyacağını vurguluyor.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi

27.07.2026 12:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi.

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildiler
Edinilen bilgiye göre, cezaevinden getirilen şüpheliler Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, bugün sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesi'ne nakledildi. Hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının hemen ardından şüphelilerin, soruşturmayı yürüten savcılığa ek ifade vermek ve adli işlemleri tamamlamak üzere Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Soruşturmada Whatsapp kayıtları ve masak raporları etkili oldu
Yürütülen derin soruşturmada, eski Vali Tuncay Sonel ile Gökhan Ertok arasında yasa dışı teknik takip ve dijital verilere müdahale içerikli WhatsApp yazışmaları tespit edilmişti. Yapılan MASAK incelemelerinde ise bu faaliyetler karşılığında koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun banka hesabı üzerinden Gökhan Ertok'a finansal transferler yapıldığı belgelenmişti. Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte son süreçte eski Vali Sonel'in eşi Handan Sonel, bilişim şirketi yöneticileri ve bazı güvenlik korucuları da tutuklanmıştı.İHA

Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!

Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti

27.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti. Açıklamada, "Olmayan bir suç var edilemez. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır" denildi.

Tunç Soyer'in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, tutukluluk sürecine ilişkin yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Tunç Soyer, Türkiye'de yargı eliyle yaratılmış en ağır mağduriyetlerden birini yaşamaktadır. Suçsuzluğunun dosyadaki bütün belgelerle bu kadar açık biçimde ortaya çıkmış olmasına rağmen bir yılı aşkın süredir tutuklu şekilde iddianame beklemektedir.

İlk dosyadan 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edilmiştir. Ancak 17 Temmuz 2025'te ilk dosyadan ayrılan, o zamandan beri açık olan, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin soruşturma sebebiyle tahliyesinden birkaç gün önce tekrar tutuklanmıştır. İkinci tutukluluğun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hâlâ iddianame yazılmamıştır. Aynı konu farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar sorgulanmış, kooperatifler için ayrı ayrı dosyalar açılarak yedeğin yedeği tutuklamalar yapılmıştır.

"Somutlaştırılmış bir suçlama yok"
Tunç Soyer hakkında varsayım düzeyinde dahi somutlaştırılmış bir suçlama yoktur. Hangi eylemiyle sorgulandığı, neden ve nasıl dosyaya dahil edildiği anlaşılamamaktadır. Savcılığın da kabul ettiği üzere alınan raporlara göre "sorumluluğu olmadığı" anlaşılmıştır.

Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde Tunç Soyer neyle suçlandığını sormakta, suçunu bilirse ona göre savunma yapacağını beyan etmektedir. Bu sorusuna hiçbir sulh ceza hâkimi cevap verememekte ancak hepsi tutukluluk hâlinin devamına karar vermektedir. İtirazlarımız gerçek anlamda değerlendirilmemekte, isnat edilen somut bir eylem gösterilmemekte, kararlarda bir gerekçe yazılmamaktadır.

"MASAK raporu da bunu kanıtladı"
Tunç Soyer hiçbir kooperatifin üyesi, yöneticisi veya denetçisi değildir. Kooperatiflerin paraları ve kararları üzerinde hiçbir yetkisi yoktur. Kooperatiflerin yüklenici firmalarını da tanımamaktadır. Dosyada imzaladığı bir belge, elde ettiği bir menfaat, kurduğu bir para ilişkisi veya şüpheli bir mali işlemi bulunmamaktadır. Nisan ayında gelen MASAK raporu da bunu tekrar kanıtlamıştır.

Aylardır birçok bilirkişi raporu alınmış, teknik takipler yapılmış, onlarca kişinin ifadesine başvurulmuş, mali incelemeler titizlikle sürdürülmüş ve ek fezlekeler hazırlanmıştır. Sonuçta dosyadaki tüm deliller toplanmıştır. Her biri Tunç Soyer lehinedir ve suçsuzluğunu yeniden yeniden kanıtlamaktadır.

Bir yılı aşkın süredir iddianamenin yazılmaması ve üç kez savcı değişmesi hukuki süreci sürüncemede bırakmış, makul süre aşılmıştır. Olmayan bir suç var edilemez. Biz Tunç Soyer'in vekilleri olarak sadece hukuk ve adalet talep ediyoruz. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır."

Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi daha gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturma kapsamında 18 şüpheli daha gözaltına alındı

 

27.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi daha gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi daha gözaltına alındı

Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarının talimatı doğrultusunda, Erzurum İl Jandarma Komutanlığı tarafından bu sabah Nevşehir, İstanbul, Isparta, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Ordu, Aydın, Diyarbakır, Kayseri, Ankara, Erzincan, Eskişehir, İzmir ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, 10 polis memuru, bilgisayar işletmeni ve 3 emekli polis memurunun bulunduğu 19 zanlı hakkında işlem yapıldı.

Gözaltına alınan 18 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

15 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, yürütülen arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğulları Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, Y.A, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla, Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı.

Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile rock müzik sanatçısı Hayko Cepkin'in ifadeye çağrılacakları öğrenildi. Öte yandan düzenlenen dördüncü dalga operasyonda 13 kişi daha gözaltına alındı

27.07.2026 10:42:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturmasında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin ifadeye çağrıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve sanatçı Haluk Levent'in kurucusu olduğu Ahbap derneğinin topladığı bağışlar ile usulsüz işlemler gerçekleştirdiğine yönelik tespitlerin ardından aralarında Haluk Levent'in de yer aldığı dernek yöneticileri tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada bugün düzenlenen dördüncü dalga operasyon ile 13 kişi daha gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca koordine edilen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasının 4'üncü dalga operasyonunda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler bütün yönleriyle incelenmektedir" açıklamasını yaptı.

Öte yandan soruşturma kapsamında gazeteci Uğur Dündar, sanatçı ve yönetmen Mahsun Kırmızıgül, şarkıcı ve oyuncu Gülben Ergen, oyuncu Elçin Sangu ile rock müzik sanatçısı Hayko Cepkin'in ifadeye çağrılacakları öğrenildi.

Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan soruşturmada şu ana kadar 3 operasyon düzenlenmişti. Soruşturma kapsamında aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 28 kişi tutuklu bulunuyor.

Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu, 1'i hastaneye kaldırıldı, 1'i kayboldu

27.07.2026 00:41:00
AA
 
Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu
Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu

Kulak Mahallesi sahilinden denize giren Zehra (39), Savaş (42), Fatma ve Halil Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağaşan (30), bir süre sonra çırpınmaya başladı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik, jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekipler tarafından 4 kişi sudan çıkarıldı, 1 kişiye ise ulaşılamadı.

Sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede Zehra Öztürk, Savaş Öztürk ve Ceylan Dağaşan'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Boğulma tehlikesi geçiren Fatma Öztürk (16) ise hastaneye kaldırıldı. Kaybolan Halil Öztürk'ün (16) bulunması için çalışma başlatıldı.

Vali Atilla Toros'tan açıklama

Bölgeye giden Vali Atilla Toros, ekiplerden bilgi aldı.

Toros, gazetecilere, ailenin Tarsus Çayı'nın denize döküldüğü bölgede serinlemek amacıyla suya girdiğini söyledi.

Boğulma ihbarı üzerine ekiplerin yönlendirildiğini dile getiren Toros, şöyle konuştu:

"Akabinde arama çalışmalarına başladık. 2 kişinin de 5 kişilik ailenin arkasından onları kurtarmak üzere denize girdiğine ilişkin de bilgi edinmiş olduk. Bu 2 kişinin daha sonra kendi imkanlarıyla denizden çıktıklarını da öğrendik. 5 kişilik ailede anne, baba, annenin kız kardeşi, bir yeğen ve bir kız çocuğu var. Anne, baba ve annenin kız kardeşi maalesef hayatlarını kaybetti, cansız bedenlerine ulaştık. Bir kız çocuğu şu an hastanede tedavi altında. Durumu inşallah iyi olacak. Durumunun iyiye gittiğine ilişkin bilgiler geldi."

Toros, kayıp kişiyi arama çalışmalarının denizde ve karada sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Yeğeni arama çalışmalarımız devam ediyor. Halihazırda 4 botumuz şu an sahada, denizde. 2 sahil güvenlik, 1 AFAD ve 1 polis botu, 4 dalgıcımız denizde aramaya devam ediyor. Karada da emniyetimiz, jandarmamız, AFAD'ımız, İtfaiye Daire Başkanlığı ve Sağlık Müdürlüğümüze bağlı 112 ekiplerimizden oluşan bir ekiple buradayız. İnşallah en kısa zamanda denizde arama çalışmalarını sürdürdüğümüz vatandaşımızı da bulmayı ümit ediyoruz." 

TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek

26.07.2026 15:40:00 / Güncelleme: 26.07.2026 15:46:02
AA
 
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.

Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.

Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.