logo
13 TEMMUZ 2026

Haluk Levent’ten ilk açıklama: 'Asıl bombayı bekleyin'

Ahbap Derneği’nin kurucusu Haluk Levent, gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’a mesaj attığını ve 15 gündür her gün yazmaya devam ettiğini açıkladı. Kişisel borç-alacak ilişkilerinin dernekle ilgisi olmadığını vurgulayan Levent, “Zaman her şeyi gösterecek, yakında asıl bombayı göreceksiniz” dedi

13.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Haluk Levent’ten ilk açıklama: 'Asıl bombayı bekleyin'
Haluk Levent’ten ilk açıklama: 'Asıl bombayı bekleyin'
Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla ilk kez kamuoyuna seslenen Haluk Levent, hakkında gündeme gelen iddialara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Levent, "Sevgili dostlarım" diye hitap ettiği mesajında, gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'a bir mesaj gönderdiğini belirtti. Levent, o günden beri her gün aynı talebi ilettiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:

"Sayın Bakanım, benim özel hayatımı Ahbap ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Gelin, çok acil gelin; deprem sürecinden bugüne kadar olan her şeyi denetleyin ve kamuoyuyla paylaşın. Kişisel borç-alacak ilişkilerimi Ahbap ile ilişkilendirmeyin."

Haluk Levent, söz konusu denetim talebinin hâlâ geçerli olduğunu ve gerçeğin ortaya çıkmasının zaman alacağını ancak sonunda haklılıklarının tescil edileceğini kaydetti.

'Asıl bombayı bekleyin'

Mesajında "asıl bomba" vurgusu yapan Levent, yakın zamanda daha kapsamlı açıklamalar yapacağını müjdeledi. "En baştan bu sürece nasıl gelindiğini öğrenecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız" diyen Levent, kamuoyunda büyük yankı uyandıracak detayların yakında paylaşılacağını ima etti.

Levent, ısrarla altını çizdiği bir noktayı da şöyle özetledi: 

"Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır. Ancak ısrarla bununla ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Zaman her şeyi gösterecek."

Açıklamanın, özellikle 2023 depremleri sonrasında Ahbap Derneği'nin yürüttüğü yardım faaliyetleri ve derneğin mali yönetimiyle ilgili tartışmaların devam ettiği bir dönemde gelmesi dikkat çekti. Levent'in mesajı, hem destekçilerinden hem de eleştirmenlerden yoğun etkileşim aldı.


Soruşturmanın detayları belli oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu öğrenildi

 

13.07.2026 17:00:00
Anadolu Ajansı
 
Soruşturmanın detayları belli oldu
Soruşturmanın detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 25'inin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Başsavcılıkça, konuyla ilgili daha önce görev alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaları incelendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı inceleme yapıldı.

Bu kapsamda, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009'da olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibi ve askeri kaza kırım ekibiyle hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu söz konusu kişilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller tespit edildi.

Bu doğrultuda Başsavcılıkça 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde olduğu tespiti üzerine 27 şüpheliye yönelik 10 ilde operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 25'i gözaltına alınırken, 2'sinin firari olduğu belirlendi.

Öte yandan, şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çaplarda mermi, 35 şarjör, 2 av tüfeğinin ele geçirildiği öğrenildi.

Olayın geçmişi

TC-HEK tescil işaretli helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar sonucu bazı kamu görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden dava açılmış ve sanıklar çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

"Ölüm" olayına ilişkin soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı geçen ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. 

Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart'ta uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı ile ilgili davada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü

13.07.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

Olay sonrası gözaltına alınan aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 8 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç, Engin Taşkıran ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu"

Yalçınay Yıldız, "Bizi stüdyoya Kubilay'ın götürmesini istedik. O sırada Vahap Canbay'ı temizlikçi aradı ve Aleyna'nın hayatında biri olduğunu söyledi. Canbay ağlamaya başladı. Ben de Aleyna'yı arayıp doğru olup olmadığını sordum. Daha sonra telefonu Canbay aldı ve ağladı. Ardından Kubilay telefonu alarak, "Abla sizi barıştırmak istiyorum" dedi. Sonra stüdyoya gittik. Oradaki bir kadın temizlik olduğunu söyleyerek bizi içeri alamayacağını söyledi. Bu sırada Aleyna ile Canbay'ın ortak köpeği Mokka da oradaydı. Ben de "Gelirler, belki barışırsınız." dedim. Daha sonra Bertin'i aradım ancak telefon meşgule düştü. Bir süre sonra Aleyna bizi arayarak, "Çok geç geleceğiz." dedi. Yanında kimin olduğunu sordu. Ben de "Kubilay var" dedim. "Tamam" dedi. O sırada Kubilay annesiyle telefonda konuşuyordu. Daha sonra Aleyna'yı da aradı. Biz birkaç kez tuvalet ihtiyacı için bulunduğumuz yerden ayrılıp geri geldik. En son Aleyna beni arayarak, "Şarkımı yükledin mi'" diye sordu. Ben de "Yükledim" dedim. Ardından "Eve geçiyoruz" dediler. Biz de beklemeye devam ettik. Bir süre sonra çakarlı bir araç geldi. İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi ve aracın camına vurdu. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Daha sonra o kişinin sağ elinde silah olduğunu gördüm. Karşı taraftaki kişi, "Bir daha sizi görmeyeceğim" dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" dedi.

"Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur"

Sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim" dedi.

"Aileden de çok özür dilerim"

Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim" ifadelerini kullandı.

"Çok mağdurum"

İzzet Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiç bir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü.

Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 7 Ekim tarihine ertelendi.

Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü

Gaziantep'te cezaevinden izinli çıkan şahıs tartıştığı eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra kendisini astı

13.07.2026 15:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Olay, Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi Kayaönü Mahallesi, Hamidiye Caddesi üzerinde bulunan bir evde meydana geldi.

Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen E.A, gece geç saatlerde eşi Esengül Doğu ile tartıştı. Tartışma sırasında eşini bıçaklayarak öldüren şahıs daha sonra iple kendisini astı. Kendilerinden haber alamayan yakınları durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri E.A ve Esengül Doğu'nun öldüğünü belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

Elazığ'da etkisini arttıran sıcak hava dalgalarından dolayı, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

13.07.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Yaz döneminde hissedilen bunaltıcı sıcakların artmasıyla yaşam alanlarında serin hava isteyenlerin klima ve vantilatör arayışları da hız kazandı. Elazığ'ı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının ardından serinlemek isteyen vatandaşlar, soluğu klima ve vantilatör satan yerlerde aldı. Avrupa'da yaşanan klima sıkıntısının aksine Türkiye'de stokların fazla olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Klima ve vantilatör ihtiyacı olanlar geç kalmadan alsınlar" dedi.

Klimalara yoğun bir talep olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Özellikle son dönemlerde havaların ısınmasıyla beraber çok ciddi bir talep var. Biz de müşterilerimize bunun karşılığını vermeye çalışıyoruz. Vatandaşlar klima olarak 18 ve 12 binlik İhlas aura ürünlerini talep ediyor. Onun dışında ekonomik şartların zorluğu nedeniyle vantilatör talepleri de oldukça fazla.

Klima fiyatları 30 bin liradan başlıyor 50 bin liraya kadar gidiyor, vantilatörler ise bin liradan başlayarak 5 bin liraya kadar yükseliyor. Şu anda Türkiye'de klima stoku yeterince var. Türkiye'de üretim kapasitesi ve ithalatın olması Avrupa ülkelerindeki sıkıntılar gibi olmadı. Biz Türk milleti olarak işlerimizi son dakikalarda yaparız. Klima alacak vatandaşlara tavsiyem bu işleri son dakikalara bırakmamalarıdır. Öyle olunca montaj ve servisler yoğun oluyor. Ondan dolayı çok fazla sıcaklar gelmeden klima veya vantilatör ihtiyacı olanlar bir an önce alsınlar" ifadelerini kullandı.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı

12.07.2026 18:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı. Başsavcılık, soruşturmanın "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt" suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü açıkladı. Ayrıca depremin ardından yapılan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarda para transferi yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı, deprem bağışlarının yurt dışına çıkarıldığı ve amacı dışında kullanıldığı yönündeki iddiaların artması üzerine ise soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, Haluk Levent'in çok sayıda şüpheliye ait banka hesaplarını kullandığının tespit edildiği, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu ifade edildi. Dernek hesaplarından Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına yaklaşık 120 milyon lira para transferi gerçekleştirildiğinin belirlendiği kaydedildi.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Haluk Levent tarafından kullanıldığı belirtilen dernek kurucularından Alper Çelik'e ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandığı, yaklaşık 390 milyon lira kayıp oluştuğunun tespit edildiği bildirildi. Şahsi banka hesabını kullanamadığı ve ticari faaliyetlerinde karşılıksız çekleri bulunduğu belirtilen Haluk Levent'in bu büyüklükte bahis işlemleri gerçekleştirmesinin soruşturmadaki şüpheleri artırdığı ifade edildi.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Haluk Levent'in yurt dışına kaçma hazırlığında olduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı belirtildi. Farklı bir soruşturmada ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan gayrimenkul alındığı, Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların daha sonra başka kişiler adına tescil edildiği ve bu yöntemle yaklaşık 60 milyon dolar mağduriyet oluşturulduğu öne sürüldü. Açıklamada, dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve şahsi hesaplar aracılığıyla boşaltıldığına ilişkin ciddi emarelerin bulunduğu, derneğe ait bazı gayrimenkullerin şüpheliler adına tescil edildiğinin tespit edildiği de kaydedildi.

Başsavcılık, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından vatandaşlar tarafından yapılan bağışların şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis faaliyetlerinde kullanıldığı ve üçüncü kişilere yönlendirildiğinin belirlendiğini bildirerek, soruşturma kapsamında şüphelilerin gözaltına alındığını açıkladı.İHA

İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi

Yaz mevsiminin etkisini iyice hissettirmesi ve artan hava sıcaklıkları, İstanbul’un su rezervlerini doğrudan etkilemeye başladı

12.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı hızla aşağı yönlü ivme kaydediyor.

1 Temmuz tarihinde yapılan ölçümlerde yüzde 63,68 seviyesinde olan ortalama doluluk oranı, sadece 11 gün içerisinde belirgin bir düşüş yaşadı. Kavurucu sıcakların tetiklediği buharlaşma ve İstanbulluların artan günlük su tüketimi sebebiyle, 12 Temmuz itibarıyla barajlardaki ortalama su seviyesi yüzde 60,64'e kadar geriledi.

İSKİ'nin güncel havza raporuna göre, İstanbul'un barajları arasında en yüksek doluluk oranına sahip olan rezervuar yüzde 90,29 ile Elmalı Barajı oldu. Elmalı'yı sırasıyla Darlık ve Ömerli barajları takip ediyor. Buna karşın kentin su ihtiyacı açısından en kritik noktaya gerileyen yer ise yüzde 26,05'lik doluluk oranıyla Istrancalar Barajı olarak kayıtlara geçti.

Henüz yaz döneminin başında olunmasına rağmen su rezervlerindeki bu hızlı düşüş, önümüzdeki Ağustos ve Eylül ayları için tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Uzmanlar ve yetkililer, su arzında ilerleyen aylarda bir kriz yaşanmaması adına megakent sakinlerini suyu daha bilinçli ve tasarruflu kullanmaya davet ediyor.

Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi

Bursa'nın Kestel ilçesi Kozluören Mahallesi'nde gerçekleştirilen 525'inci Geleneksel Kozluören Yağlı Güreşleri renkli görüntülere sahne oldu. Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaştığı belirtilen gelenekte, güreşlerden çok kadınların bir günlüğüne köyün yönetimini ele geçirmesi dikkat çekti. Erkekler mehter takımı eşliğinde köy meydanından er meydanına uğurlanırken, kadınlar ise çay servisi yaptı, okey oynadı, market ve berberde görev aldı

12.07.2026 16:58:00 / Güncelleme: 12.07.2026 17:01:44
İhlas Haber Ajansı
 
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kozluören Mahallesi'nde asırlardır sürdürülen gelenek kapsamında sabah saatlerinde çocuklar hariç tüm erkekler mehter takımı eşliğinde mahalleden uğurlandı. Mahalle girişinde güvenlik önlemleri alınırken, kadınlar gün boyunca mahallenin idaresini üstlendi. Gelenek doğrultusunda Kozluören Mahalle Muhtarı Mehmet Çalışkan, görevini bir günlüğüne eşi Emine Çalışkan'a devretti. Azaların eşleri de eşlerinin görevlerini üstlenirken, mahalle bakkalı kadınlar tarafından işletildi. Kadınlar gün boyunca gelen misafirleri ağırlayıp çay ikramında bulunurken, hazırlanan kazanlarda pişirilen etli bulgur pilavı vatandaşlara dağıtıldı.

Şenlik kapsamında kadınlar kahvehanede okey oynayarak eğlendi, mahallede kurulan etkinlik alanlarında bir araya gelerek geleneksel günü coşkuyla kutladı. Çeşitli illerden gelen misafirler de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.

Erkekler ise mahalle dışında düzenlenen yağlı güreş organizasyonunu takip ederken, gün boyunca mahalleye giriş yapamadı.

Programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol da katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye ekiplerinin desteğiyle gerçekleştirilen organizasyonda, asırlardır yaşatılan gelenek bir kez daha gelecek nesillere aktarıldı.

Osmanlı döneminden günümüze ulaştığı belirtilen geleneğin, savaş yıllarında erkeklerin cephede olduğu dönemlerde kadınların köyün yönetimini üstlenmesine dayandığı ifade edilirken, Kozluören Mahallesi'nde bu kültürel miras 525 yıldır aynı heyecanla yaşatılmaya devam ediyor.

Eli titreyerek mührü eşine devreden Çalışkan, "Sorumluluk kolay bir şey değil. Ben eşime ve diğer kadınlara güveniyorum. 3 yıldır yapıyoruz. Alınlarının akıyla bugünü geçireceklerini düşünüyorum" dedi.

Erkeksiz güzel bir gün geçirmenin mutluluğunu hep birlikte yaşayacaklarını belirten Emine Çalışkan ise, "Belediye başkanımız gereken bütün isteklerimizi kabul ediyor. Ama yine de bizim bir kaç isteğimiz olacak" diye konuştu.

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ise, "Edirne'den sonraki 3'üncü en kapsamlı güreşleri burada idrak ediyoruz. 15-16 yıldır ara verilmişti. Biz 3 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Bu geleneğin en dikkat çekeni ise köydeki bütün her şey kadınlar tarafından gerçekleştirilecek. Akşama kadar köye erkek girmesi yasak. Muhtarımız mührü eli titreyerek de olsa devretti" şeklinde konuştu.

Köydeki gençler ve vatandaşlar ise, "Çok güzel bir geleneği yaşatıyoruz. İnşallah gelecek nesillere kadar sürer. 1 günde olsa erkeklerin olmaması ve onların her gün olduğu yerde bizim olmamız çok güzel" diye konuştu.

Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı

Adana'da yabancı uyruklu 43 yaşındaki D.G., tartıştığı 38 yaşındaki eşi K.C.'yi apartman girişinde başına defalarca çekiçle vurup boğazından bıçaklayarak ağır yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan kadın hastaneye kaldırılırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı

12.07.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Olay, Çukurova ilçesine bağlı Mahfesığmaz Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yabancı uyruklu D.G. (43) ile eşi K.C. (38) arasında apartmanın 4'üncü katındaki dairelerinde henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın evden çıkarak apartmandan aşağıya kaçtı. Bunun üzerine eline çekiç ve bıçak alan D.G., eşinin peşinden indi.

Apartmanın giriş kapısında kadını yakalayan D.G., eşi K.C.'nin başına defalarca çekiçle vurduktan sonra boğazından bıçakladı. Ağır yaralanan K.C. kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı ağır yaralı K.C., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Öte yandan, olay sırasında evde bulunan çiftin iki çocuğu, polis ekiplerince güvenli bölgeye götürüldü.

Polis ekipleri, firari şüpheli D.G.'nin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.