Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bağımsızlığına kast eden davranışların, gerek bilerek gerekse de bilmeyerek sınırlarımızın ihlali, gerek kaza gerek kasten sınırlarımıza yapılan fiili tecavüzü, vatandaşlarımızın can ve mal kaybını kabul etmemek ve tepki göstermek elbette bir Türk vatandaşı olarak görevimizdir.
Ancak bazı noktalara da temas edilmezse sapla samanı birbirine karıştırır içinden çıkılmaz bir duruma
düşeriz.
Bölgemizde ve diğer İslam ülkelerinde estirilen sahte bahar rüzgârlarının ne bölgeye ne bize bir hayır getirmeyeceğini, BOP eş başkanlığının ne milletimiz ne devletimiz adına asla hayırlı sonuçlar doğurmayacağını söylemekten tabir yerindeyse dilimizde tüy bitti.
BOP kapsamında Suriye’de estirilen rüzgârın diğer ülkelere nazaran kolay olmayacağını, Suriye de tutuşturulan ateşin bizi de yakacağını, içinden çıkılmaz bir batağa sürükleyeceğimizi ta işin başından bu yana yazdık çizdik söyledik. Bu konudaki ufkumuzu ve görüşümüzün keskinliğini Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’a borçluyuz. Sayın Baş, Suriye batağının bir girdap gibi bizi içine alabileceğini, Suriye’deki iç savaşın bizi mutlak etkileyeceğini, be ve benzeri konularda çok ciddi uyarılarda bulunmuştu.
Ama maalesef ilgililer bu uyarıları dikkate almadı ve yanlış politikalarıyla Suriye ile aramızdaki ilişkiler gittikçe artan bir sorun haline geldi.
Sınırda meydana gelen olaylar ülkemize de sıçramaya başlamıştır. Önce Kilis de sınırın diğer tarafında savaşıp konteynır kente sığınmaya çalışan isyancılara sıkılan kurşunlarla sınır ihlali, sonra düşürülen uçak, şimdi de Akçakale’ye düşen top mermisi, sonra Türk topçuların misilleme yapması, gittikçe gerginliği artırmaktadır.
Atalarımız ne demişler “hamama giren terler.” Siz bir ülkenin iç işlerine karışırsanız, kendi ülkenizde darbeye teşebbüs edenleri yargılar, komşunuzdaki darbe ve iç savaşı desteklerseniz hamama girmiş olur ve bedel olarak da mutlaka terlersiniz.
Hükümetin Suriye konusunda gittiği yol çıkmaz sokaktır. Bu yolun sonunda vatandaşlar olarak tehlikeli şeyler yaşamak istemiyoruz. Lütfen batılı sözde müttefiklerin gazına gelerek şanlı ordumuzu, devletimizi ve milletimizi tehlikeye atmayın.
Ancak bazı noktalara da temas edilmezse sapla samanı birbirine karıştırır içinden çıkılmaz bir duruma
düşeriz.
Bölgemizde ve diğer İslam ülkelerinde estirilen sahte bahar rüzgârlarının ne bölgeye ne bize bir hayır getirmeyeceğini, BOP eş başkanlığının ne milletimiz ne devletimiz adına asla hayırlı sonuçlar doğurmayacağını söylemekten tabir yerindeyse dilimizde tüy bitti.
BOP kapsamında Suriye’de estirilen rüzgârın diğer ülkelere nazaran kolay olmayacağını, Suriye de tutuşturulan ateşin bizi de yakacağını, içinden çıkılmaz bir batağa sürükleyeceğimizi ta işin başından bu yana yazdık çizdik söyledik. Bu konudaki ufkumuzu ve görüşümüzün keskinliğini Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’a borçluyuz. Sayın Baş, Suriye batağının bir girdap gibi bizi içine alabileceğini, Suriye’deki iç savaşın bizi mutlak etkileyeceğini, be ve benzeri konularda çok ciddi uyarılarda bulunmuştu.
Ama maalesef ilgililer bu uyarıları dikkate almadı ve yanlış politikalarıyla Suriye ile aramızdaki ilişkiler gittikçe artan bir sorun haline geldi.
Sınırda meydana gelen olaylar ülkemize de sıçramaya başlamıştır. Önce Kilis de sınırın diğer tarafında savaşıp konteynır kente sığınmaya çalışan isyancılara sıkılan kurşunlarla sınır ihlali, sonra düşürülen uçak, şimdi de Akçakale’ye düşen top mermisi, sonra Türk topçuların misilleme yapması, gittikçe gerginliği artırmaktadır.
Atalarımız ne demişler “hamama giren terler.” Siz bir ülkenin iç işlerine karışırsanız, kendi ülkenizde darbeye teşebbüs edenleri yargılar, komşunuzdaki darbe ve iç savaşı desteklerseniz hamama girmiş olur ve bedel olarak da mutlaka terlersiniz.
Hükümetin Suriye konusunda gittiği yol çıkmaz sokaktır. Bu yolun sonunda vatandaşlar olarak tehlikeli şeyler yaşamak istemiyoruz. Lütfen batılı sözde müttefiklerin gazına gelerek şanlı ordumuzu, devletimizi ve milletimizi tehlikeye atmayın.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Sevgiden mahrum bir neslin geldiği durum / 20.04.2026
- Ahlâkın çöküşü, toplumun çözülüşü / 19.04.2026
- BTP’nin uyardığı tehlike: Gençlik elden gidiyor / 18.04.2026
- Gençliği kaybeden bir sistem ayakta kalamaz / 17.04.2026
- Mirasın taşıyıcısı Hüseyin Baş’ın tarihi misyonu / 16.04.2026
- Fikirler ölmez, millet sahip çıkarsa dirilir / 15.04.2026
- Fikir ölmez, dava yürür: Bir mirasın dirilişi / 14.04.2026
- İnsanlığı barışta buluşturan model MEM’dir / 13.04.2026
- Yeter, bitsin bu savaşlar / 11.04.2026
- Ateşkesi nasıl okumalıyız? / 10.04.2026
- Ahlâkın çöküşü, toplumun çözülüşü / 19.04.2026
- BTP’nin uyardığı tehlike: Gençlik elden gidiyor / 18.04.2026
- Gençliği kaybeden bir sistem ayakta kalamaz / 17.04.2026
- Mirasın taşıyıcısı Hüseyin Baş’ın tarihi misyonu / 16.04.2026
- Fikirler ölmez, millet sahip çıkarsa dirilir / 15.04.2026
- Fikir ölmez, dava yürür: Bir mirasın dirilişi / 14.04.2026
- İnsanlığı barışta buluşturan model MEM’dir / 13.04.2026
- Yeter, bitsin bu savaşlar / 11.04.2026
- Ateşkesi nasıl okumalıyız? / 10.04.2026



























































