logo
25 TEMMUZ 2026

Hayatüs Sahabe/ Makbul olan isim

19.01.2007 00:00:00
 
Yahya İbnu Sa'îd (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bol sütlü bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sordu.

Bir adam ayağa kalkmıştı ki Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) "İsmin ne?" dedi. Adam: "Mürre (acı)!" deyince, ona: "Otur!" dedi.Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar "Bunu kim sağıverecek?" diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona da: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Harb!" diye cevap verdi. Ona da "Otur" dedi.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu deveyi kim bize sağıverecek?" diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. "Ya'îş (yaşıyor!)" cevabını alınca ona: "Sen sağ" diyerek müsaade etti."(Muvatta, İsti'zan 24 (2, 973). Ebu Mûsâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir oğlum doğmuştu. Hemen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirdim. İbrahim ismini verip bir hurma ile tahnikde bulundu. Sonra da "Mübarek olsun" diye dua buyurdu ve çocuğu bana geri verdi. Bu çocuk, Ebu Musa'nın en büyük evladı idi." (Buhârî, Akîka 1; Müslim, Adab 24, (2145).

Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem


 
1966 Trabzon doğumlu olan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapılan ölçümlerde Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en kilolu bölgesi olarak belirlendiğine işaret ederek, "Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim. Bu konuda eskiden sabah kahvaltısında kuymak yiyip tütün tarlasına giden annelerimiz, ninelerimiz gibi değil, maalesef masada oturan insanlar olmuş durumdayız" dedi.

25.07.2026 11:16:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem
 Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapım çalışmaları devam eden Trabzon Şehir Hastanesi'nde incelemelerde bulundu. Trabzon Şehir Hastanesi'nde bütün tedavileri yapabilecek, dünyanın en ileri teknoloji cihazlarını kullanabilecek fiziki yapıyı gerçekleştirdiklerini dile getiren Memişoğlu, "Hekimlerimiz de bu konuda yeterli. İnşallah bölgenin merkezi olacak. Sadece bölgeye değil, esasında Gürcistan'dan İran'a her türlü yabancı hastaya da hizmet edebilecek bir binadayız. Herkese hayırlı olsun. Emeği geçenlere çok teşekkür ederim" dedi. Memişoğlu, 2023'te başlayan inşaat çalışmalarında sona gelindiğini ifade ederek, yaklaşık 265 bin metrekarelik alanda deprem izolatörü kullanıldığını vurguladı.

Bazı hastaneler taşınacak

Trabzon'da diğer hastanelerin taşınması konusuna değinen Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kemik Hastanesi ve Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ni buraya taşıyacağız. Kanuni Hastanemiz aynı şekilde doğu bölgesinde sağlık hizmeti eğitim araştırma olarak devam edecek. Bunun yanında Numune Hastanesi'nin sağlık hizmetini de buraya taşıyacağız. Fatih Hastanemizde de hizmetlere devam edeceğiz. İnşallah Fatih Hastanesi'ni yenileyerek merkezde de bir hastanemizin yeni bir şekilde hizmetine devam etmesini sağladık. Ben bütün Trabzon halkına hayırlı olmasını diliyorum."



Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda

Trabzon'da doğduğunu ve şehirde geçmiş sağlık hizmetlerini bildiğini dile getiren Memişoğlu, "Şu anda Türkiye ve Trabzon sağlık anlamında geçmişe göre çok çok iyi yerlerde. Her bir vatandaşımız bugün sağlıktan yılda 12,2 kez hizmet alıyor. Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda. Yalnız toplumumuzdan en çok istediğim de sağlıklı olmalarını sağlamak. Yani esas hedefimizin sağlıklı kalmak olması, kötü alışkanlıklardan, kötü beslenmeden, hareketsizlikten uzak durmamız lazım. Onun için sigara dediğimiz, alkol dediğimiz kötü alışkanlıklardan herkesin uzak durmasını, egzersiz yapmasını ve kilolarına dikkat etmesini istiyorum" diye konuştu.

Bu kilolar niye?

Memişoğlu, yapılan ölçümlerde Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en kilolu bölgesi olarak belirlendiğine işaret ederek, "Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim. Bu konuda eskiden sabah kahvaltısında kuymak yiyip tütün tarlasına giden annelerimiz, ninelerimiz gibi değil, maalesef masada oturan insanlar olmuş durumdayız. Sağlıklı hayat merkezlerine ve aile hekimliklerine giderek bu konuda bedenimize nasıl bakacağımızı, nasıl sağlıklı kalacağımızı öğrenelim" ifadelerini kullandı. 

YKS'de 'sıfır çekenler'in sayısı katlandı


 
Sınava katılan 67 bin 87 aday TYT puanının hesaplanmasına yetecek neti çıkaramadı, bir başka ifadeyle 'sıfır çekti.' Bu sayı geçen seneye göre yaklaşık yüzde 64 arttı. Geçen sene bu sayı 40 bin seviyesinde idi.

25.07.2026 11:02:00
Haber Merkezi
 
YKS'de 'sıfır çekenler'in sayısı katlandı
YKS'de 'sıfır çekenler'in sayısı katlandı

Türkiye'de 20-21 Haziran'da yapılan ve üniversite tercihlerini belirleyen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) bu yıl 2 milyon 255 bin öğrenci girdi. ÖSYM'nin 21 Temmuz'da açıkladığı YKS sonuçları, yüksek puan dilimindeki adayların sayısının arttığını ancak özellikle matematik ve fen testlerinde ortalama doğru cevap sayısının yine düşük düzeyde kaldığını gösterdi. Bu yıl YKS'ye katılan aday sayısı geçen yıla göre Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumlarının tamamında azaldı. 170 bin kişi başvurduğu halde sınava girmedi. YKS'nin üç oturumunda toplam 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

0.5'lik net bile çıkaramayan kitle

Sınava katılan 67 bin 87 aday TYT puanının hesaplanmasına yetecek neti çıkaramadı, bir başka ifadeyle 'sıfır çekti.' Bu sayı geçen seneye göre yaklaşık yüzde 64 arttı. Geçen sene bu sayı 40 bin seviyesinde idi.
Çünkü sınav kurallarına göre puan hesaplanması için Türkçe ya da matematikten 0.5 net yapılması gerekiyor. Yani eksiye düşülmemesi şart.
ÖSYM henüz iller bazında başarı sıralaması yayımlamadı. Ancak Türkiye birincilerinin önemli bölümü İstanbul'daki okullardan çıktı. TYT'de beş birincinin üçü; sayısal birincisi, sözel birincisi, eşit ağırlık birincisi ve İngilizce, Almanca, Arapça ve Rusça birincileri İstanbul'dan çıktı. Kabataş Erkek Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi ve Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi başta olmak üzere birçok başarılı okul zirvede yer aldı.

Özel okullar başarısız

Öğrencilerinin derece yaptığı diğer iller ise Eskişehir, Şanlıurfa, Denizli oldu. 2026 YKS sonuçlarında dikkat çekici bir diğer konu da, özel okullardan hiç Türkiye birincisi çıkmaması ve devlet okullarının öne çıkması oldu. Oysa LGS'de özel okullar devlet okullarına fark atmıştı. Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk, Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin genellikle yurtdışındaki üniversiteleri tercih ettiğini söylüyor. Öztürk, Türkiye'deki en prestijli ilk 10 özel okulun öğrencilerinin en az yüzde 65-70 seviyesinde yurt dışına gittiğini belirtiyor.

Yazıcıoğlu'nun avukatı: 'Suikastın arkasında Enver Altaylı var'

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu suikastın arkasındaki isimlerden birisinin Enver Altaylı olabileceğini söyledi

25.07.2026 06:27:00 / Güncelleme: 25.07.2026 06:47:19
İhlas Haber Ajansı
 
Yazıcıoğlu'nun avukatı: 'Suikastın arkasında Enver Altaylı var'
Yazıcıoğlu'nun avukatı: 'Suikastın arkasında Enver Altaylı var'
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu suikastın arkasındaki isimlerden birisinin Enver Altaylı olabileceğini söyledi.

Ekici, saat 15.15 itibarıyla parti yetkililerinden birine Altaylı kaynaklı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü haberi geldiğini söyledi. Ekici, "Bu durum, helikopterin 15.00 civarı düştüğü tahmin edildiği için önem taşıyor. Rahmetli İHA muhabiri İsmail Güneş'in 112'yi araması saat 15.26'dır. Arada 11 dakikalık bir fark var ve bu çok önemli bir durumdur" dişe konuştu..

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu'nun, yanındaki 5 kişi ile birlikte 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma dosyasını yeniden ele aldı. Yürütülen soruşturmada, tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 27 şüpheliden 19'u tutuklanırken, 8'i hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Aynı zamanda soruşturmaya, FETÖ'cü Enver Altaylı'nın adı da girdi.

Enver Altaylı olayının dosyaya yeni bir boyut katan bir yönü olduğunu aktaran Avukat Ekici, "Olay günü saat 15.15 itibarıyla parti yetkililerinden birine Enver Altaylı kaynaklı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü haberi geliyor. Bu durum, helikopterin 15.00 civarı düştüğü tahmin edildiği için önem taşıyor. Rahmetli İHA muhabiri İsmail Güneş'in 112'yi araması saat 15.26'dır. Arada 11 dakikalık bir fark var ve bu çok önemli bir durumdur. Enver Altaylı'nın kişiliği de dikkate alındığında bu bilginin rahmetli İsmail Güneş'in basına düşen bilgisinden önce gitmesi çok manidar bir durumdur.



İkinci bir husus olarak Enver Altaylı'nın, emekli jandarma yarbay olan Ercüment Güler isimli kişiyle ilişkisi olduğu noktasında iddialar var. Eğer bu durum teyit edilebilirse çok önemli olacaktır, çünkü Ercüment Güler, o gün arama kurtarmanın başında olan, askeri ve sivil personeli yöneten kişi olarak biliniyor. Hatta bizim arkadaşlarımız olay yerine vardıkları zaman o kişinin orada olduğu biliniyor. Bu açıdan bilginin oradan mı geldiği noktasında çok ciddi bir delil ortaya çıkmış olacak ve bu işin organize bir yapı tarafından yapıldığı teyit edilecektir" diye konuştu.

Olayı 3 boyutlu incelediklerini aktaran Ekici, "Avukatlar olarak olayı şöyle değerlendiriyoruz, olay öncesini yani helikopterin kiralanma sürecini, olayın gerçekleştiği anı ve gerçekleştikten sonra arama kurtarma dediğimiz ya da aramama kurtarmama olayı üç boyutta inceliyoruz. Aramama kurtarmama boyutuyla baktığımız zaman birçok yetkili ve görevli görevi kötüye kullanmaktan ceza aldı. Arama ve kurtarmanın gereği gibi yapılmadığı noktasında mahkeme kararları da mevcuttur. Biz o zaman da iddia etmiştik, aramama kurtarmama, helikopterin düşürülmesi ve helikopterin kiralanma süreci örgütlü bir yapının işi olabileceği noktasındaki ısrarlarımıza rağmen dosya bölünüp parçalanarak yürütüldü. Ancak bugün itibarıyla Ankara'ya gelişinden itibaren dosyada gördüğümüz kadarıyla Adalet Bakanlığı'na teşekkür etmek istiyorum, soruşturmayı yürüten savcıların da ciddi ve titiz bir çalışma yaptıklarını görüyoruz" şeklinde konuştu.

"Helikopteri Büyük Birlik Partisi'nden kimin tuttuğu çok açık belli"



Ekici, "Helikopteri düşürdüğünü tahmin ettiğimiz, iddia ettiğimiz üç tane jet vardı. Bu jetlerden önemli olanı HH-721 kodlu F-4'tü. Şimdiye kadar bu pilotlar sorgulanmadı, hatta 2019 yılında bizim talebimiz üzerine tanık olarak ifadeleri alındı. Fakat bugün HH-721 F-4'te uçan iki pilot sorgulandı ve tutuklandı. MJ-524 F-16 pilotu sorgulanıp adli kontrolle bırakıldı, HK-046 kodlu pilot da sorgulanıp adli kontrolle bırakıldı ve bunlar şu anda dosyamızın şüphelisi oldu. Bu manada dosyanın çok ciddi biçimde soruşturulduğunu müşahede ediyoruz ve bundan sonra da çok detaylı incelemelerin yapılacağını umut ediyoruz. Buradan helikopteri kim tuttu ve nasıl tuttu onu bugün de ifade etmiştim onun sorgulamak lazım. Helikopteri Büyük Birlik Partisi'nden kimin tuttuğu çok açık belli. OHEM diye bir şirket var, o şirketin Büyük Birlik Partisi'nde kime ait olduğu bellidir. Bunlar tartışmasız konular ama kamuoyunun gündemine şimdi geliyor. Birinci husus bir parti yetkilisine rahmetli İsmail Güneş'in telefonundan önce birilerinin haberinin olması, ikincisi ise helikopteri partide yetkili birinin, ismi ve savcılık dosyasına var, tutması. Bunlar çok önemli hususlar" diye konuştu.

"Önümüzdeki günlerde daha büyük gelişmeler olacağını tahmin ediyoruz"



İddialarında geçen HH-721 kodlu jetin pilotu Ali Armağan'nın, dosya açısından çok önemli bir şahsiyet olduğunu ifade eden Ekici, "Kendisinin, Adil Öksüz ile ve FETÖ ile bağlantıları ortaya çıktı. Bununla da kalmadı, eşinin de Adil Öksüz ile bağlantıları ortaya çıktı. Bu durum ciddi bir FETÖ bağlantısının olduğunu gösteriyor. Keza, helikopterin üstünden iki tane cihazı söken kişilerin de FETÖ'cü olduğu anlaşıldı ki bu görüntüler o zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından savcılığa bildirilmişti. Hatta dosyamızda şüpheli olan ve bu cihazları söken kişilerin 15 Temmuz alçak darbe girişiminde Cumhurbaşkanına suikast ekibi içinde yer almaları çok ilginçtir.

Bilindiği gibi 28 Haziran 2016 tarihinde dosyamıza takipsizlik kararı verilmişti. Biz de darbe girişiminden 2 ya da 3 gün önce itirazda bulunmuştuk. Bu şahıslar darbe girişiminden sonra ortaya çıktı ve soruşturma Kahramanmaraş'ta FETÖ üzerinden yeniden başladı. Ancak üzülerek ifade ediyorum, Maraş'ta 7 yıllık dosya uykuya yatırıldı ve bir gelişme olmadı. Gerçekten hiç şüpheli olmaması gerekenler şüpheli oldu, asıl şüpheliler kaçırıldı, fakat dosya Ankara'ya gidince bu işin ciddiye alındığını ve gerçek şüpheliler üzerinden bir soruşturmanın yürüyeceğini bugün itibarıyla teyit etmiş oluyoruz. Önümüzdeki günlerde daha büyük gelişmeler olacağını tahmin ediyoruz" dedi.

"Parti yetkilileri başka bir helikopteri, kazada düşen helikopteri tutuyor"



Helikopterin kiralama sürecine değinen Ekici, "Rahmetli Muhsin Başkan'ın bu tip helikopter kiralama, uçak kiralama ya da otel gibi programları olduğu zaman irtibata geçtiği Ahmet Demir isimli bir iş adamı dostu vardır ve kendisinden yardımcı olmasını ister. Bu helikopter meselesinde de Ahmet Demir'i arayarak yardımcı olmasını talep ediyor. Ahmet Demir bununla uğraşırken kendisinden habersiz parti yetkilileri başka bir helikopteri, yani kazada düşen Bell 206L-4 LongRanger IV tipi TC-HEK tescilli helikopteri tutuyor. Ahmet Demir Muhsin Başkan'ı arayarak 'Başkanım, bu uçan bir tabut. Kötü bir minibüsle gidin ama bununla gitmeyin, bu helikoptere binmeyin' diye ısrarlı beyanlarda bulunuyor. O dönem partide görev yapan Genel Başkan Yardımcılarından birkaçına da bu bilgi gidiyor. Ahmet Demir bunu ısrarla belirtmesine rağmen Muhsin Başkan bu Bell 206L-4 tipi uçan tabuta bindiriliyor ve bu olay meydana geliyor" diye kaydetti.

Konuşmalarını sürdüren Ekici, "Muhsin Başkan'ın uçuş programı için iki tane helikopter yer almaktadır. Birinci helikopter, düşen Bell 206L-4 LongRanger IV tipi helikopterdir, bu helikopterin birinci uçuş programı Sivas, Çağlayancerit ve Yerköy'dür. İkinci helikopter ise Agusta AW119 Koala tipi bir helikopterdir ve onun ikinci günkü uçuş güzergâhı Suşehri ve Gemerek gibi Sivas'ın ilçeleridir. AgustaWestland AW119 Koala ile Bell 206L-4 tipi helikopter karşılaştırıldığında düşen helikopter için Şahin, diğer Agusta/Koala helikopteri için Mercedes benzetmesi yapılıyor. Firma yetkililerine uzun mesafeye neden daha kötü araçla uçuş gerçekleştirildiğini, kısa mesafeler için neden daha iyi helikopterin programlanmadığını sorduk ve sormaya devam ediyoruz" cümlelerini kullandı.

"Beni öldürecek misiniz' Bu helikopter işi nereden çıktı"

Çağlayancerit'e Muhsin Başkan'ın kesinlikle gitmek istemediğini de net olarak bildiklerini dile getiren Ekici, "O dönem Kahramanmaraş Belediye Başkan adayımız olan Bekir Kılıç, Başkanı arayarak Çağlayancerit'e gelmesini istiyor. Muhsin Başkan, 'Bak Bekir, bu Çağlayancerit yüzünden birinin kalbini kıracağım, bu sen olma. Beni öldürecek misiniz' Bu helikopter işi nereden çıktı' Genel merkeze soruyorum, onlar birbirlerinin yüzlerine bakıyor' diyor ve bu ifadeler dosyada mevcuttur. Çağlayancerit'e gidebilmesi için Çubuk mitinginin iptal edilmesi gerekiyordu. Çubuk büyük bir ilçe iken Çağlayancerit onun yanında köy gibi kalan bir yerdir. 'İllaki Çağlayancerit'e geleceksin, biz seçimi kazanacağız' denilmesine rağmen seçim sonucunda Çağlayancerit'te dördüncü parti, Çubuk'ta ise ikinci parti oluyoruz.

Çubuk'un Çağlayancerit'e neden tercih edildiğinin ve bunu kimin iptal ettiğinin ciddi manada sorgulanması lazımdır. Ayrıca bilirkişilerin tespit ettiği bir husus var, helikopter kazasının meydana geldiği nokta radarların kör noktasıdır. Kör noktada uçuşa zorlanmak ya da o bölgede bir operasyon yapmak daha kolaydır. Türkiye'deki radarların kör noktalarını sen, ben, vatandaş bilmez, bunu bilen Hava Kuvvetleri'dir. Bunun da önemle dikkate alınması gerektiğini ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Vali Sonel'in eşi tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel tutuklandı

25.07.2026 02:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Vali Sonel'in eşi tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Vali Sonel'in eşi tutuklandı

Doku soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen ve savcılık sorgusu tamamlanan Handan Sonel, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklandı.

Korucubaşı Y.A. ise savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Böylelikle soruşturmada bugüne kadar tutuklanan zanlı sayısı 15 oldu.

14 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 30 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Aydın'da iki aile birbirine girdi, iki kişi öldü


 
Aydın'da iki aile arasında çıkan kavgada 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı.
 

25.07.2026 00:43:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Aydın'da iki aile birbirine girdi, iki kişi öldü
Aydın'da iki aile birbirine girdi, iki kişi öldü

Aydın'ın Söke ilçesinde iki aile arasında çıkan silahlı kavgada 2 kişi öldü, 5 kişi yaralandı. Kemalpaşa Mahallesi'nde kız alma meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunan iki aile arasında kavga çıktı. Tarafların birbirlerine silahla ateş etmesi sonucu 7 kişi yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kavgayı ayırmaya gitti, öldü

Çeşitli hastanelere kaldırılan yaralılardan Umut Cabaş (38), müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Cabaş'ın kavgayı ayırmaya gittiği ve bu sırada silahla vurulduğu öğrenildi. Yaralılardan Doğan Işık da kaldırıldığı Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.

Olaya ilişkin R.D, C.D, M.N.D ve S.D. gözaltına alındı. Polis, hastanelerde de tarafların yakınları arasında olumsuzluk yaşanmaması için yoğun güvenlik önlemi aldı. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheli tutuklandı.

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: 'Yola çıktım'

Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in yeni parti açıklamasının ardından ilk kez sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu, toplumun unutulmuş kesimlerinin sorunlarını çözmek için yola çıktığını belirterek, "Benim siyaset anlayışım budur" dedi

24.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: 'Yola çıktım'
Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: 'Yola çıktım'
Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in yeni parti açıklamasının ardından ilk kez sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Kılıçdaroğlu, toplumun unutulmuş kesimlerinin sorunlarını çözmek için yola çıktığını belirterek, "Benim siyaset anlayışım budur" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in CHP'den ayrılarak yeni parti kuracağını açıklamasının ardından ilk kez sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.

Kılıçdaroğlu'nun söz konusu açıklamasının tamamı ise şöyle:

"Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir. Çöpten kâğıt toplayan insanların da, mesai saati gözetmeksizin tarlada alın teriyle geçimini sağlayan insanların da sorunlarını çözmek için yola çıktım. Benim siyaset anlayışım budur."

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, bu yıl hasadın iklim şartları nedeniyle yaklaşık 10 gün geciktiğini, ancak doğal afet yaşanmaması sayesinde rekolte beklentisinin yüksek olduğunu söyledi

24.07.2026 12:51:00
İHA
 
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Türkiye'nin çekirdeksiz üzüm üretim üssü Manisa'da 2026 yılı yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen erkenci sofralık üzüm çeşidi Spil Karasında ilk hasat gerçekleştirilirken, üreticiler verimli bir sezon beklentisi taşıyor.

1930 yılından bu yana bağcılık alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdüren Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen Spil Karası üzüm çeşidinde hasat başladı. Enstitü Müdürü Akay Ünal, Spil Karası'nın isminin üreticilerin katıldığı anket sonucunda belirlendiğini hatırlatarak, çeşidin bölgenin en erkenci ve kaliteli sofralık üzümlerinden biri olduğunu ifade etti.

Yaş üzüm sezonunun resmen açıldığını belirten Ünal, bu yıl bağlarda doğal afet kaynaklı önemli bir zarar yaşanmamasının üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Bağcılık Araştırma Enstitüsü olarak yeni üzüm çeşitleri geliştirme çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Ünal, "Bulunduğumuz parsel kurumumuzun melez parselidir. Özellikle erkenci çeşitlerde hasadımıza başlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 13 bin fert üzerinde yeni çeşit geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut çeşitlerden daha üstün özelliklere sahip olanları geniş parsellerimize aktararak değerlendirmeye alıyoruz. Hasadın başlamasıyla birlikte bizim için de yeni sezon açılmış oldu" dedi.

Son 10 yılda 14 yeni üzüm çeşidini tescil ederek Türk tarımına kazandırdıklarını vurgulayan Ünal, "Yeni çeşitlerimizle bu katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Amacımız üreticimizin daha kaliteli ürünle daha fazla gelir elde etmesini sağlamak" diye konuştu.

"Hasatta yaklaşık 10 günlük gecikme yaşandı"

Bu yıl ilkbahar dönemindeki iklim şartlarının hasat takvimini etkilediğini dile getiren Ünal, bazı üzüm çeşitlerinde gecikmenin daha da arttığını söyledi.

Hasadın geçen yıllara göre yaklaşık 10 gün gecikmeli başladığını belirten Ünal, "Bazı çeşitlere göre bu süre 15 güne kadar çıkabiliyor. Şu anda henüz ismi bile verilmemiş yeni üzüm çeşitlerinin hasadını yaparak sezonu açmış bulunuyoruz. Buna rağmen rekolteyi olumsuz etkileyecek ölçüde herhangi bir doğal afet yaşanmadı. Bu nedenle verimli ve bereketli bir sezon bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı

24.07.2026 12:46:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:49:13
İhlas Haber Ajansı
 
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
ÖSYM KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre, 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında tercihleri alınan KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, yerleştirme sonuçlarına 24 Temmuz 2026 saat 11.45'ten itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden erişebilecek. Sonuçlara ilişkin sayısal bilgiler de ÖSYM tarafından yayımlandı.

Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı

İstanbul Beşiktaş'ta, Çarşı taraftar oluşumu "Deplasman Kartalları" grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı'ya yolda yürüdüğü sırada silahlı saldırı düzenlendi. Yaralanan Uluhanlı hastaneye kaldırılırken, 7 şüpheli gözaltına alındı. Saldırıda kullanılan motosikletin Kağıthane'de bir sitenin otoparkında üzeri örtülü halde bulunduğu öğrenildi

24.07.2026 12:27:00
İHA
 
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Olay, 10 Temmuz Cuma günü Beşiktaş Gayrettepe Mahallesi'nde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beşiktaş taraftar oluşumu Çarşı'nın "Deplasman Kartalları" adı verilen grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı, sokakta yürüdüğü esnada motosikletli iki kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sonucu Ulhanlı, 5 yerinden yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Uluhanlı, ambulansla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine kaldırıldı. Uluhanlı'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Olay yerinde çalışmalarını sürdüren ekipler 3 adet boş kovan bulurken, ekiplerin ifadesine başvurduğu E.K. (15) silah seslerini duyduktan sonra siyah kıyafetli ve maskeli bir kişinin koşarak uzaklaştığını gördüğünü ifade etti.

Saldırıda kullanılan motosiklet bir sitenin otoparkında üzeri örtülü şekilde bulundu

Olayla ilgili çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri, saldırıda kullanılan 34 FVP 162 plakalı motosikletin Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi'ndeki bir sitenin otoparkında üzeri örtülmüş şekilde saklandığını tespit etti. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin motosiklet üzerinde yaptığı çalışmalarda Hamza T.'nin (19) parmak izi bulundu. Yürütülen çalışmalarda Hamza T.'nin motosikleti kullandığı, silahı ise Onur T.'nin ateşlediği belirlendi.

Şüphelilerin silahlı saldırının ardından ikinci bir motosiklet ve kiralık otomobille hareket ettiği belirlendi. Eren K.'nin (24) şüphelilerle birlikte hareket ederek diğer motosikleti kullandığı, Derya Ö.'nün (23), Nuran Ö. (25) tarafından kiralanan otomobille şüphelilerle birlikte saldırıda kullanılan motosikleti almaya gittiği tespit edildi. Öte yandan Abdulsamet K.'nin (22) motosikleti terk edildiği yerden aldığı, Eray Ç.'nin (23) ise motosikleti Mustafa K.'ye (26) verdiği tespit edildi.

7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

Cinayet Büro Amirliği ekipleri 15 Temmuz'da operasyon için düğmeye bastı. Operasyonda Eray Ç., Derya Ö., Nuran Ö., Eren K., Abdulsamet K., Mustafa K. ve Hamza T. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden Mustafa K. ile Hamza T.'nin ifadelerinde, saldırıda silahı Onur T.'nin ateşlediği, motosikletin Hamza T. tarafından kullanıldığını ve saldırıyı organize edenin Fuat U. (25) olduğunu söyledikleri öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Kemal Ulhanlı'nın toplam 4 suç kaydının bulunduğu öğrenildi.

Ayrıca silahı ateşleyen Onur T.'nin 'kasten yaralama', 'kasten öldürmeye teşebbüs', 'mala zarar verme' ve 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından toplamda 23 suç kaydı olduğu öğrenilirken, Fuat U.'nun ise 'ateşli silahlar kanununa muhalefet', 'motosiklet hırsızlığı' ve 'uyuşturucu madde kullanmak' suçlarından toplam 6 suç kaydı olduğu tespit edildi. Tutuklanan şüphelilerden Abdulsamet K.'nin 7, Eray Ç.'nin 3, Eren K.'nin 6,, Mustafa K.'nin toplam 2 ve Hamza T.'nin 4 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Saldırıyı gerçekleştiren Onur T. ile olayın azmettiricisi olduğu değerlendirilen Fuat U.'nun yakalanmasına yönelik ekiplerin çalışmaları sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.