logo
28 EYLÜL 2026

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek vergi artışı düşünmediklerini söyledi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, kurumlar vergisi ve gelir vergisinde bir artışın gündemlerinde olmadığını belirterek, 2025'in sonunda enflasyonu yüzde 20'nin altına indirebileceklerini bildirdi

 

17.09.2024 10:16:00
AA
 
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek vergi artışı düşünmediklerini söyledi
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek vergi artışı düşünmediklerini söyledi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtladı.

Göreve ilk başladıklarında birincil önceliklerinin ülkenin dış kırılganlığını azaltmak, ikinci önceliklerinin de enflasyonun kontrolden çıkmasını engellemek ve kontrol altına almak olduğunu belirten Şimşek, geçen sene mayıs ayı itibarıyla 57 milyar dolar olan cari açığı 19 milyar dolar civarına indirdiklerine işaret etti.

Şimşek, "Cari açığı önemli ölçüde azalttık bu birinci kazanım. Bu dış kaynak ihtiyacımızı azalttı, kırılganlığımızı azalttı. İkinci olarak ülkenin rezervlerini iyileştirdik. Uluslararası rezervlerimiz geçen sene mayıs ayında brüt olarak 98,5 milyar dolardı, perşembe günü açıklanan resmi rakamlar 147 milyar dolar civarına çıktı. Cuma kapanış itibarıyla 153 milyar doların üzerinde bir rezervimiz var." diye konuştu.

Bu 98,5 milyar doların swap dahil bir rakam olduğunu, swapın hariç tutulduğunda eksi 60,5 milyar dolar gibi bir tutarın ortaya çıktığını dile getiren Şimşek, "Swap hariç net rezervlerimiz 78 milyar dolar iyileşti. Son haftada çok ciddi girişler var. Cuma günü itibarıyla yaklaşık 90 milyar doların üzerinde net rezervlerde iyileşme var." ifadesini kullandı.

"Enflasyon en kötü ve adaletsiz vergi"

Şimşek, vatandaşlarla bir araya gelme fırsatı yakaladığını ve sorunlarını dinlediğini ifade ederek, enflasyonun en kötü ve en adaletsiz "vergi" olduğunu söyledi.

Şimşek, Orta Vadeli Program'ı yaparken 3 yıllık perspektif ortaya koyduklarını vurgulayarak, ilk yıl enflasyonun kontrol altına alındığını, dezenflasyonun başladığını ve belirgin, kalıcı dezenflasyonun içinde olunduğunu dile getirdi.

Şimşek, şöyle devam etti:

"2025'in ilk çeyreğinde enflasyon yüzde 30'lu rakamlara düşecek. Haziran, temmuz gibi çok büyük ihtimalle yüzde 20'li rakamlara düşecek. Belki daha önce düşer. 2025'in sonunda enflasyonu yüzde 20'nin altına indirebileceğimize samimi şekilde inanıyorum. Kredibilite konuşarak kazanılmaz, sonuç üreterek elde edilir. Enflasyonla ilgili tereddütlere saygı duyuyorum ama biz inanıyoruz ve programımız sonuçları üretecek. Kalıcı refah artışı için, daha adil gelir dağılımı için enflasyonu tekrar tek haneye indireceğiz."

Zaman, sabır ve kararlılığa işaret eden Şimşek, şok terapi seçeneğini değerlendirmediklerini, uygulamaya ve başarılı programlara baktıklarını ve kalıcı kazanımlar peşinde olduklarını bildirdi.

İlk yıl makro finansal istikrarı önceliklendirdiklerini anlatan Şimşek, rezervlerin, KKM'nin ve cari açığın endişe kaynağı olmaktan çıktığını söyledi.

"Ilımlı büyüme sürecine girdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyüme ve enflasyonla ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine Şimşek, "Bunun arka planında çok güçlü empirik destek var. Geçmiş deneyimler bunu destekliyor. Kısa vadede enflasyonu düşürürken, iç talepte bir miktar yumuşama olur. İç talep bir miktar yavaşlar. Uzun vadede yüksek sürdürülebilir büyümenin temeli atılıyor. Bazen diyet yapmanız gerekiyor, böyle bir şey. Diyetin önemli bir kısmı, en zorlu süreci geride kaldı." diye konuştu.

Şimşek, inişli çıkışlı büyümenin kalıcı zenginlik sağlamadığını vurgulayarak, "Kısa vadede büyüme ile enflasyon arasında ters bir ilişki varmış gibi. Kısa vadede böyle bir olgu karşımıza çıkıyor ama biz ılımlı büyüme sürecine girdik. Fakat orta ve uzun vadede dezenflasyonla birlikte tekrar Türkiye yüksek büyüme patikasına girecek." ifadelerini kullandı.

Özel sektörün eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Şimşek, kısa vadeli dengesizlikleri gidermek için hep birlikte fedakarlık yapılacağını dile getirdi. Şimşek, "Ondan sonra da düzlüğe çıkmakla kalmayacağız, koşabileceğiz. Sanayicimizin umudu olsun. Çünkü toparlanma başladı. Küresel finansal koşullar iyileşiyor. Özellikle bizim ticaret ortaklarımızda toparlanma hızlanıyor. Enflasyonist ortamda eskiden stoka çalışıyordu. Bu programla birlikte enflasyon düşmeye başladı, fiyatlar onların istedikleri kadar artmıyor. Stok tutmanın maliyeti yükseldi. Bu nedenle sanayi üretiminde geçici bir yavaşlama, daralma var. Reel ekonomiyi yakından takip ediyoruz Göstergeler üzerinden modeller üzerinden gereken tedbirleri alırız ama şu anda ekonomide ılımlı bir büyüme var. Neden' çünkü bizim programın bir çıktısı bu." değerlendirmesinde bulundu.

"KDV, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi'nde artış gündemimizde yok"

Şimşek, toplumsal sahiplenmenin yüksek olmasıyla birlikte program maliyetinin düştüğünü belirterek, "Program sonuç üretiyor. Hiç kimse inanmazsa, ona göre davranırsa programdan sonuç almak zorlaşır. Programın uygulama maliyeti yükselir." dedi.

Vergilerle ilgili eleştirilerde "haksızlık" yapıldığını dile getiren Şimşek, bu konuyla ilgili yapılan düzenlemelere örnek verdi. Şimşek, "Şu anda KDV, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi'nde bir artış gündemimizde yok, programımızda yok. Bazı istisnalar, indirimli oranlar konusunda çalışmalarımız devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Harcama disipliniyle 2024'te 657 milyar liralık tasarruf edilecek

Şimşek, vatandaşın en büyük önceliğinin makul fiyatlarla gıda ihtiyacının karşılanması olduğunu vurgulayarak, "Bunu nasıl yapacağız' Bütçede tasarruf genelgesinde var. En öncelikli yatırım alanı sulamadır. Çünkü suyla toprak buluştuğunda endüstriyel ürün üretebiliyorsunuz." diye konuştu.

Yatırımları bu yıl için yüzde 15 kısacaklarını ama üç öncelikli alana kaynakları aktaracaklarını anımsatan Şimşek, bu alanların tarımsal sulama ve lojistik, yeşil dönüşüm ile organize sanayi bölgelerinin raylı sistemlerle limanlara bağlanması olduğunu söyledi.

Tasarruf tedbirlerinin etkisine ilişkin soru üzerine Şimşek, son 10 yılda öngörülen harcamalardan sapma oranının yaklaşık yüzde 9,5 olduğunu belirterek, "2024'te bu sapma yüzde 1'in altında olacak. Bütçe büyüklüğümüze göre bu yaklaşık 657 milyar liralık tasarruf demek. Bu da bu seneki milli gelire oran olarak yaklaşık yüzde 1,5'e tekabül ediyor. Bu harcama disipliniyle elde edilen bir sonuçtur. Harcama disiplini, tasarruf demektir. " dedi.

Şimşek, dünyada başlayacak faiz indirimi sürecinin Türkiye'ye etkisine ilişkin soru üzerine, geçen sene küresel finansal koşulların sıkı olduğunu, faizlerin yüksek büyüme oranlarının da düşük seyrettiğine işaret etti.

Küresel finansal koşulların gevşediğini belirten Şimşek, "Bu kalıcı bir trend. Çok büyük ihtimalle ticaret ortaklarımızdaki toparlanma da güçlenecek. Bu ihracatımız açısından çok olumlu. Türkiye'ye ilave fon akışı açısından olumlu. Türkiye'ye doğrudan yatırımlar açısından çok olumlu." değerlendirmesinde bulundu.

"Ülkemize hizmet dışında zerre kadar başka bir saikim yok"

Bakan Şimşek, istifa iddialarına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:

"Ben de anlamakta zorluk çekiyorum. Cumhurbaşkanı'mız seçim sonrası davet ettiler. Bu sorumluluğu teveccüh göstererek bana tevdi ettiler. Bu sorumluluk şiarıyla hareket ediyorum. Benim bir siyasi gündemim yok. Benim bir unvan merakım yok. Bunlar diplomayla kazanılan unvanlar değil. Cumhurbaşkanı'mız Başbakan iken bir şekilde vesile oldular. Türkiye'ye döndüm ve ülkeme hizmet etme fırsatı buldum. Bizim için büyük bir onur, hakikaten büyük bir gurur. Buradan herhangi bir kişisel anlamda bir çıkar gündemim yok. Bir siyasi gündemim yok. Makro ekonomik dengeleri sağlama, sorunları çözme noktasında Sayın Cumhurbaşkanı'mıza yardımcı olma dışında başka bir ne motivasyonum var ne gündemim var. Gerçekten güzel ülkemize hizmet dışında zerre kadar başka bir saikim yok. Başka bir motivasyonum yok. Benimle özdeşleştirilmesi doğru olmaz. Bakın bunu samimi olarak söylüyorum Cumhurbaşkanı'mız var, Cumhurbaşkanı Yardımcı'mız var. Ekonomide çok değerli arkadaşlarımız var. Gerçekten bu güçlü bir ekip işi."

Şimşek, ağustosun başında Japonya kaynaklı küresel piyasalarda küçük bir türbülans yaşandığını anımsatarak bunların Türkiye'ye etkisinin sınırlığı olduğuna işaret etti. Bakan Şimşek, şöyle devam etti:

"Bu asılsız iddialar sonrası Türkiye'den muazzam bir para çıkışı oldu. Özellikle off-shore. Dışarıdan kaynak. Çünkü onlar tedirgin oldular. Dolayısıyla bu tedirginliklerin, belirsizliklerin, bu tür iddiaların maalesef maliyeti var. Memlekete maliyeti var. Maalesef bu dedikodular devam etti. Dışarıya bir şekilde servis edildi. Programa yönelik bir çaba olduğu düşüncesindeyim. Kim bunu yayıyorsa içeriden, dışarıdan bilmiyorum. İyilik yapmadığı çok net. Neden' Çünkü bu program ekip işi ama dışarıda bizimle bir miktar daha ilişkilendiriliyor. Sonuçta geçen sene mayıs sonrası süreçte biz bir miktar ön plana çıktık. Biraz onun üzerinden gidiliyor. Sadece o mu' Bu dönemde kişisel anlamda da bizim üzerimize geliyorlar ki anlamlandırmakta zorluk çekiyorum. Ben bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bazen arkadaşların bir kısmı şunu diyorlar, 'ya bu program başarılı olursa işte 2028'e giden süreçte işte belli kesimlerin menfaatine olmayacak şekilde' bir genel kanı var. Halbuki ülkemiz kazansın. Program başarılı olsun. Ondan sonra yeter ki milletimize kaliteli hizmet sunalım. Ülkede yatırımlar gerçekleşsin. Ülkede kırılganlıklar azalsın. Bu arada ben her şey iyileşti, sorunları çözdük iddiasında değilim. Öyle bir iddiamız yok. Gerçekten zorlu bir süreci geride bıraktık."

"Programı uygulamada her türlü desteği alıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ABD'ye gidip, yatırımcılarla görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soru üzerine Şimşek, yurt dışına Türkiye'nin potansiyelini, yatırım fırsatlarını anlatmak için gittiğini söyledi.

Şimşek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'de iş insanlarıyla bir araya geleceğini belirterek kendisinin de farklı programlarda iş çevreleriyle bir araya geleceğini dile getirdi.

Programı uygulamanın yeterli olmadığına işaret eden Şimşek, programı anlatmanın önemine dikkati çekti.

Şimşek, programı anlatmaya devam edeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

'Cumhurbaşkanı'mız da bu anlamda ahenk içerisinde ve gerçekten güçlü desteği sayesinde bu program var. Orada hani belli makamlarda insanlar, bakanlar var ama sonuçta seçilmiş liderin bir şekilde sahiplenmesi olmazsa o süreçler işlemiyor, program çalışmıyor. Dolayısıyla program, Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde hazırlanmış. Kendisi geçen sene açıkladılar ve bu programı uygulamada her türlü desteği alıyoruz. Almaya devam edeceğiz. Ben kendisine de perspektifi sürekli sunuyoruz. Çünkü biliyorum kendisi özellikle vatandaşımızın bu geçim sorunu konusunda çok hassas. Gerçekten öyle. çok net. Üretim konusunda, istihdam konusunda, yatırım konusunda, ihracat konusunda hassas. Hem vatandaş hem iş. Dolayısıyla aynı hassasiyeti biz taşımak zorundayız ama kolay değil yani bu konjonktür geçici birtakım etkileri içeriyor. Bakın geçici diyorum, altını çiziyorum. hiçbir ilaç yan etkisiz olur mu' Hiçbir tedavi meşakkatsiz olur mu' Kolaycı çözüm olsa zaten bulunmuş olurdu. Onun için kestirme yol peşinde değiliz, kolaycı çözümler peşinde değiliz. Kalıcı kazanımlar peşindeyiz.' 

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.