Bu ülkede yaklaşık çeyrek asırdan beri sergilenen hangi savurganlığın, hangi saçıp-savururcasına hesapsız harcamanın içinde emekliler var ki, ortaya çıkan ağır fatura onların sırtına yükleniyor?
Kamu kaynakları, akıl almaz, hesaba-kitaba sığmaz ihale usulleri ile, bazı imtiyazlı kesimlere peşkeş çekilirken, pay edilirken, asla emeklinin fikri sorulmaz, görüşü alınmazken, oluşan devasa yırtıkları yamamak için, hangi hakla emeklinin kırk yamalı elbisesine göz dikilmektedir?
Yol, köprü, hastane ve havaalanı gibi Kamu-Özel İş Birliği modeli ile yaptırılan ve her birinde mutlaka yüzde 90'lara varan hesap sapmalarında, uzun yıllara yayılan korkunç ödemelerin hangisinde emeklilerin dahli var, hangisinin altında emeklilerin imzaları var ki, onların hazinede açtıkları devasa zararlardan emekliler sorumlu tutuluyor ve emeklilerin olmayan bütçelerinden kıstıkça kısılıyor?
Yıllık milyonlarca yolcu için geçiş garantisi verdiğiniz köprülerin, uçuş garantisi verdiğiniz havaalanlarının hangisinin yapım aşamasında, ihale aşamasında emeklinin fikrini sordunuz ki, sonradan ortaya çıkan devasa açıkları, korkunç zararları emeklilere ödetmeye kalkıyorsunuz?
Her gün, bir kaçına birden şahit olduğumuz akla ziyan ve yüz kızartıcı yolsuzlukların ve bu yolsuzluklardan ötürü kamu bütçesinde açılan korkunç çukurların hangisine emekliler sebep olmuştur ki, emeklilerin lokmasından, zeytininden, yumurtasından ve peynirinden kırpılarak, kesilerek bu çukurlar doldurulmaya çalışılıyor?
Neden her defasında, her yeni düzenlemede emeklinin payına şükür ve sabır tavsiyeleri düşüyor?
Neden, emeklinin hayatta kalabilmesi için tüketmek zorunda olduğu her çeşit gıda maddelerine, sebze ve meyve fiyatlarına yıldırım hızıyla zamlar gelirken, emeklinin maaşını artırmaya sıra gelince kaplumbağa hızının da gerisine düşülüyor?
Emeklinin maaşına üç kuruş zam yapmak için aylarca çalışmak ne demek?
Hangi ürünün fiyatını, mesela çayın mı şekerin mi, kendi deyiminizle 'güncellemek' için böyle aylarca çalışıyorsunuz?
Bu neden ve niçinlerle başlayan yığın yığın, tomar tomar soruları desteleyip, postalayıp vicdan sahibi olan yöneticilerle buluşturmak istiyoruz.
Bir umut, bakarsın ki vicdan sahibi birilerine rastlayabiliriz.
Uzak da olsa bir umut.
- ‘Ben toprağın tohumuyum ekmeyiniz taşa beni’ / 04.08.2026
- Yoksulun hakkını pay eylemişler / 31.07.2026
- Açları doyurabilirsiniz ama açgözlüleri biraz zor / 29.07.2026
- Şehitler ölümsüz bilmelisiniz / 28.07.2026
- Anlayan el kaldırsın / 23.07.2026
- Binler kıvranır acından biri vazgeçmez tacından / 16.07.2026
- Kanayan yaraya tuz basanlar var / 15.07.2026
- Onur ve haysiyet çöpe atıldı / 14.07.2026
- "Dostun iki yüzlü düşmanın namert" / 13.07.2026
























































