logo
13 AĞUSTOS 2026

Her 100 kişinin 2’sinde var

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aysel Aydın Kaderli, doğuştan kalp hastalıklarının toplumun yüzde 2’sini ilgilendirdiğini söyledi

11.08.2020 03:26:00
 
Her 100 kişinin 2’sinde var
Her 100 kişinin 2’sinde var
Çocukluk yaşlarda morarma ile ortaya çıkan çok sayıdaki doğumsal kalp hastalığı tedavisinin yetişkin yaşlarda ise kardiyoloji uzmanları tarafından takip edildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aysel Aydın Kaderli, "Doğuştan kalp hastalıkları toplumun yüzde 2'sini ilgilendirmektedir. Ancak bazen çocukluk yaşlarında hiç teşhis konulmaksınız ileri yaşlarda çarpıntı ve zaman zaman çabuk yorulma ve hayata karşı isteksizliklerle ortaya çıkmaktadır. Bunların tedavi yöntemlerini de zaman zaman cerrahi tekniklerle zaman zaman da cerrahiye gerek olmadan girişimsel olarak düzeltebilmektedir.
Özellikle kalp delikleri ve kalbin kulakçıkları arasındaki delikler kasıktan toplar damara girilerek delik içerisine bir kapatıcı cihaz yerleştirilmesi sonucunda son derece iyi sonuçlar elde etmekteyiz. Son 20 yıl içerisinde ilerleme kaydedildi. Kalp deliklerinin içerisine yerleştirilen şemsiyelerin bu hastalarla ilgili faydalı olduğunu söylemek mümkün" diye konuştu.
Son yıllarda giderek daha fazla hassasiyetle sürdürülen koruyucu hekimlik sayesinde Avrupa'daki kalp damar hastalıklarına bağlı ölümler neredeyse yarı yarıya azaldığını belirten Kaderli, "Kalp damar hastalıklarından korunma hayat tarzı haline getirilmelidir. Yüksek kalp damar hastalığı riski, hayat tarzı değişikliği ve risk faktörlerinin yönetimi ile kontrol altına alınabilmektedir. Etkili bir korunma tedavisi ile kalp damar hastalıklarının yüzde 80'i ve kanser hastalıklarının ise yüzde 40'ının önlenebileceği tahmin edilmektedir" dedi. İHA





Holding patronundan madencilere söz

Eskişehir Mihalıççık'taki maden ocağından Ankara'ya yürüyen ve günlerdir açlık grevinde olan Doruk Madencilik işçileri, Yıldızlar SSS Holding binasında şirket sahibi Sebahattin Yıldız ile karşı karşıya geldi. Kameraların kayıtta olduğu nefes kesen görüşmede Yıldız, alacakların yatırılacağını açıklarken; işçiler holding sahibinin yemek davetini "Paralar yatana kadar açız" diyerek geri çevirdi

13.08.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Holding patronundan madencilere söz
Holding patronundan madencilere söz
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik'te (eski adıyla Adularya) çalışan ve aylardır maaş, kıdem tazminatı ile emeklilik haklarını alamayan maden işçilerinin Ankara'daki adalet arayışı bugün çok kritik bir gelişmeye sahne oldu. Türkiye Maden-İş Sendikası çatısı altında bir araya gelerek başkentte açlık grevi başlatan işçiler, bugün haklarını talep etmek üzere maden ocağının bağlı olduğu Yıldızlar SSS Holding'in Ankara'daki genel merkez binasına girdi.

Kameralar önünde canlı yayın gibi görüşme

İşçilerin kararlı bekleyişinin ardından Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, işçi temsilcileri ve sendika yöneticileriyle basın mensuplarının gözü önünde yüz yüze görüştü. Finansal olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve bankalardan kredi bulmakta zorlandıklarını savunan holding patronu Sebahattin Yıldız, madencilerin mağduriyetini kabul etti.

Yıldız, yaşanan gecikmelerin şirket bürokrasisinden de kaynaklandığını belirterek, aktif çalışan madencilerin birikmiş maaş ve tazminat alacaklarının bugün itibarıyla banka hesaplarına yatırılmaya başlanacağını resmen ilan etti.

"Yemek teklifini reddediyoruz, haklarımızı istiyoruz!"

Görüşme sırasında duygusal ve gergin anlar da yaşandı. Holding sahibi Sebahattin Yıldız'ın, günlerdir açlık grevinde olan madencilere jest yapmak amacıyla "Gelin hep birlikte bir restorana gidelim, size yemek ısmarlayayım" teklifinde bulunması üzerine işçilerden sert bir yanıt geldi.

Maden işçileri, "Biz buraya yemek yemeye gelmedik, hakkımızı aramaya geldik. Şu an açlık grevindeyiz. Bizim tek bir beklentimiz var, o da alın terimizin karşılığı olan paranın hesaplarımıza eksiksiz yatmasıdır. Paralar yatana kadar hiçbir şey yemeyeceğiz" diyerek teklifi net bir dille reddetti.

İşçilere açılan 50'şer bin liralık davalardan geri adım

Toplantıda, şirketin daha önce üretim yapılamadığı gerekçesiyle 94 maden işçisine açtığı 50'şer bin liralık tazminat davaları da gündeme geldi. İşçilerin hak arama mücadelesinin suç sayılamayacağını belirten sendika temsilcilerine hak veren Sebahattin Yıldız, "Bu davalarla bir yere varamayız. İşçilerin bu durumda bir suçu yok, sorun malzeme ve altyapı eksikliğindeydi" diyerek bu davaların geri çekileceğinin sinyalini verdi.

Holding sahibi ayrıca, işten ayrılan eski işçiler ile şirketin Söğüt ve Elazığ'daki diğer tesislerinde çalışan madencilerin ödemelerinin de önümüzdeki hafta içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Sendikadan açıklama: "Açlık grevi bitti, nöbet devam ediyor"

Görüşmenin ardından basın açıklaması yapan Türkiye Maden-İş Sendikası yetkilileri, işveren tarafından verilen resmi ödeme sözü doğrultusunda madencilerin sağlık sağlığını korumak adına açlık grevini sonlandırdıklarını duyurdu. Ancak sendika, paranın tamamı işçilerin hesaplarında görülene kadar Ankara'yı terk etmeyeceklerini vurguladı.

Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde günübirlik mavi tur düzenleyen gezi teknesinde çıkan yangın nedeniyle tam bir can pazarı yaşandı. Kısa sürede tüm gövdeyi saran alevlerden kurtulmak isteyen, aralarında çocukların da olduğu 115 yolcu can yeleklerini giyerek kendilerini serin sulara bıraktı

13.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Muğla'nın dünyaca ünlü turizm merkezi Fethiye, bugün sabah saatlerinde denizin ortasında kabus dolu anlara sahne oldu. Edinilen bilgilere göre olay, saat 11.00 sıralarında Katrancı Koyu yakınlarında meydana geldi. Bölgede günübirlik mavi tur hizmeti veren "Toys Boat" (bazı kaynaklarda İmparator Atila) isimli gezi teknesinin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.

Alevler saniyeler içinde tüm tekneyi sardı

Mutfakta başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle saniyeler içinde büyüyerek tüm tekneyi etkisi altına aldı. Gökyüzünü kaplayan yoğun siyah dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, teknede bulunan yolcular büyük bir panik yaşadı.

Alevlerin kaçış yollarını kapatması üzerine, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 115 yolcu, kaptan ve mürettebatın yönlendirmesiyle hızlıca can yeleklerini giydi. Güvertede sıkışan vatandaşlar, alevlerden korunabilmek adına sırayla denize atlamaya başladı.

Çevre tekneler yardıma koştu

Olayın ardından yapılan acil çağrılar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Deniz Polisi ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Telsiz anonslarını duyan çevredeki balıkçılar, özel tekneler ve diğer günübirlik tur tekneleri de hızla olay yerine rotalarını çevirdi.

Deniz yüzeyinde can pazarının yaşandığı dakikalarda, Sahil Güvenlik botları ve sivil deniz araçları koordineli bir şekilde çalışarak suda mahsur kalan vatandaşları birer birer altı. Yoğun çabalar sonucunda denize atlayan 115 kişinin tamamı sudan çıkarılarak güvenli bölgelere tahliye edildi.

Dumandan etkilenenler hastaneye kaldırıldı

Kurtarılan yolcular, Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığı iskelelerine getirilerek karaya çıkarıldı. İskelelerde hazır bekletilen ambulanslardaki sağlık ekipleri, vatandaşlara ilk müdahaleyi burada yaptı.

İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya ağır yaralanma yaşanmadı. Ancak dumandan etkilendiği belirlenen 2 yolcu tedbir amaçlı olarak Fethiye'deki hastanelere kaldırıldı. Korku dolu anlar yaşayan çocukların ve diğer yolcuların sağlık kontrolleri ise ayakta tamamlandı.

Fethiye Kaymakamı'ndan açıklama

Olay yerinde ve tahliye noktalarında incelemelerde bulunan Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, duruma ilişkin yaptığı açıklamada mucizevi bir kurtuluş yaşandığını vurguladı. Kaymakam Akkaya, "Olayın hemen ardından devletimizin tüm imkanları ve çevredeki duyarlı denizcilerimiz bölgeye intikal etti. En büyük tesellimiz tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamamış olmasıdır. Yolcularımızın tamamı Sahil Güvenlik botlarımız ve çevredeki teknelerle güvenli şekilde tahliye edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Dev gezi teknesi sulara gömüldü

Yangın söndürme ekiplerinin denizden yaptığı yoğun müdahaleye rağmen, ahşap ve fiber malzemelerin hızla yanması nedeniyle gezi teknesi tamamen küle döndü. Büyük bölümü yanan ve ağır hasar alan tekne, bir süre sonra dengesini kaybederek Katrancı Koyu açıklarında batmaya başladı. Teknede oluşan maddi zararın milyonlarca lira olduğu tahmin ediliyor.

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı, 115 kişinin hayatını tehlikeye atan yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Çerçeve Yasa" ve Mekke Anlaşması'na dair değerlendirmelerde bulundu

"Çerçeve Yasa" oylamasında CHP ve YENİ Parti'nin tutumunu eleştiren Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Bize 'Muhalefet partisiyiz' demeyin. Siz iktidarın ancak bu şekilde payandası olursunuz" dedi

13.08.2026 17:11:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Çerçeve Yasa" ve Mekke Anlaşması'na dair değerlendirmelerde bulundu
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, "Çerçeve Yasa" ve Mekke Anlaşması'na dair değerlendirmelerde bulundu
Partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Özdağ, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"a ilişkin, "Oylama sonucundan, daha Genel Kurul'dan başlayarak bölücülerin, PKK yandaşlarının, Kandil'deki narko-terör baronlarının çok mutlu olduğunu gördük" dedi.

Özdağ, AKP Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman'ın, "Çerçeve Yasa"nın kabul edilmesinin ardından terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a teşekkür etmesine dair şunları söyledi:

"Hanımefendi, siz kimin milletvekilisiniz? Siz Diyarbakır'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Hakkari'de yapılan katliamları kimin yaptığını unuttunuz mu? Pınarcık'ta, Çevrimli'de, Başbağlar'da beşikteki bebekleri katledenin Öcalan olduğunu unuttunuz mu? Hadi şimdi bu köylere gidin de bu köylerdeki vatandaşlarımızın önünde de 'Allah Öcalan'dan razı olsun' deyin. Bakın size ne yapıyorlar. Bebek ve çocuk katili bir terör ve cinayet çetesinden, onun elebaşından Allah elbette razı olmayacaktır. Ancak bu vekili ve onun gibi düşünenleri Allah'a havale ediyoruz. Allah sana ve senin gibilere her iki cihanda da bildiği gibi yapsın."

Özdağ, bazı milletvekillerinin TBMM'de "Çerçeve Yasa"ya evet oyu verdiğini ancak bundan memnun olmadığını öne sürdü. Özdağ, şu ifadelere yer verdi:

"İki gün önce tesadüfen karşılaştığım ve hâlen milletvekili olan bir AK Partili yanıma gelip kendisini tanıttıktan sonra, 'Allah yardımcınız olsun' dedi. Allah'ın Türk milletine yardım edeceğinden eminim. Evet, içlerine sinmediği hâlde evet oyu verenlerin, biz 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi davranmalarını arzu etmiştik. Öyle davranmadılar. Tarih de millet de onları affetmeyecek."

"Ulus devlet yapımızı sözde Öcalan'ın tasarladığı 'demokratik ulus' ile değiştirecekmişiz" diyen Özdağ, şu sözlerle devam etti:

"Demokratik ulus dedikleri ne? Çok etnisiteli, çok mezhepli, Lübnan, Yugoslavya, Irak gibi bir model. Yani çözülmeye ve dağılmaya hazır bir yapı. Bu bağlamda halkların kendi kaderini tayin hakkı istiyorlar. Bununla yetinmiyorlar. 'Doğal kaynakların kullanım hakkı' diyorlar. Daha Meclis'te konuşurken bu af yasası için 'Fırat'ın doğusu ve batısı' diye Türkiye'yi bölüyorlar."

Bu süreçte CHP ve YENİ Parti'nin tutumuna tepki gösteren Özdağ şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Sevr'in yıl dönümünde, PKK'ya af yasasının arkasında durup, PKK'nın kullandığı 'eşit vatandaşlık' kavramını parti programına koyup, Öcalan'ın 'Bunu yapın, yeter' dediği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki çekinceleri kaldırıp, sonra bize 'Muhalefet partisiyiz' demeyin. Siz iktidarın ancak bu şekilde payandası olursunuz."

Yalova'da F-16 eğitim uçağı düştü

Yalova'da F-16 uçağı eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradı. Düşen F 16 uçağından kendini fırlatarak hayatta kalan pilot Yalova Eğitim Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı

12.08.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Yalova'da F-16 eğitim uçağı düştü
Yalova'da F-16 eğitim uçağı düştü
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait bir F-16 uçağının, eğitim uçuşu sırasında Yalova'da kaza kırıma uğradığını, pilotun atlayarak kurtulduğunu bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız, eğitim uçuşu sırasında Yalova'da kaza kırıma uğramış, pilotumuz atlayarak kurtulmuştur. Kaza kırım nedeni, yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur" ifadeleri kullanıldı.

YALOVA VALİSİNİN AÇIKLAMASI

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta da olay yerinde incelemelerde bulundu.

Usta, F-16 uçağının kaza kırıma uğradığını söyledi.

Pilotun sağ olduğunu belirten Usta, "Herhangi bir sivil veya askeri personelimizde sıkıntı yok. Kaza kırım ekibi çalışıyor" dedi.

Usta, uçağın 18. Ana Üs Komutanlığı yerleşkesinin dışındaki alanda kırıma uğradığını anlatarak, "Bir yerleşim yeri yok. Herhangi bir sivil ya da askeri yaralımız yok. Pilotumuz tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Bir sıkıntı yok. Gerekli incelemeleri yapıyoruz." dedi.

Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu

Trabzon’da 9 yıl önce şehit düşen Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve yeni yasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. Ayşe Bülbül, "Evimin kapısını 9 yıldır kilitlemiyorum, teröristlerin serbest kalma ihtimalini asla kabul etmiyorum" dedi

12.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Trabzon'un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017'de terör saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin duygusal bir açıklama yaptı. Acılı anne, 9 yıldır kapısını kilitlemediğini belirterek teröristlerin serbest bırakılması ihtimaline sert tepki gösterdi

Trabzon'un Maçka ilçesinde oğlunun şehit edildiği bölgede basın mensuplarına konuşan Ayşe Bülbül, gözyaşları içinde şunları söyledi:

"9 yıldır kapı kilitlemiyorum. Benim yavrum gelecek diyorum. Yaralıdır, kollarını kaldırıp kapıyı açamaz diyorum. Hâlâ yavrumun geleceğini hissediyorum. Gece hava güzel olduğunda gelip kabrinde oturuyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Terör olayları bitsin. Kimse neden bitiyor diyemez ama ne şekilde ve nasıl bitecek? Cezaevinde salınacaklar salınırsa benim kırgınlıklarım hayatta bitmez. Bir şehit annesi olarak başka duyumlar alıyorum. İçerdekiler çıkarsa ben bir anne olarak yıkılırım, yıkıldığım yerden kalkamam. Teröristler bırakılırsa ben bir şehit annesi olarak bir daha ayağa kalkamam.

Yavrum, babasının yerine geçti. Kimseyi incitmezdi. Kimseye bir şey yapmadı. 17 kurşuna evladımı şehit verdim. Terör normal şekilde bitsin. Salınmasınlar, yıkılırım. Şehit annesi olarak içerdekiler çıkarsa yıkıldığım yerden, düştüğüm yerden kalkamam."

Ayşe Bülbül, konuşmasında terörün sona ermesini istediğini ancak bunun cezaevindeki terör örgütü mensuplarının salıverilmesi yoluyla gerçekleşmesi halinde acısının asla dinmeyeceğini vurguladı. 9 yıldır kapısını kilitlememesinin nedenini ise oğlunun "yaralı olduğu ve kapıyı açamayacağı" inancına bağladı.


Dinmeyecek bir acı


11 Ağustos 2017'de PKK'lı teröristlerin erzak çaldığı bir evi güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül'ün annesi, yıllardır aynı acıyla yaşadığını her fırsatta dile getiriyor. Açıklaması, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Ağustos 2026 gecesi 467 oyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (kamuoyunda Çerçeve Yasa) tartışmalarının gölgesinde yapıldı. Yasa, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütün fiili varlığına son verildiğinin tespiti halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesini öngörüyor.

Ayşe Bülbül'ün bu sözleri, sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından "şehit ailelerinin sesi" olarak paylaşıldı. Acılı anne, daha önce de benzer açıklamalarında terörün gerçekten bitmesi halinde süreci destekleyebileceğini, ancak aldatmaca olması durumunda şehit ailelerinin daha fazla acı çekeceğini belirtmişti.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu

12.08.2026 14:46:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş TBMM'den tartışmalar eşliğinde geçen Çerçeve Yasaya alternatif bir öneride bulundu.

"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme bizce şöyle olur" diyen BTP liderinin 13 maddelik önerisi şöyle:

"Madde 1: Devletimizin üniter yapısı, Mustafa Kemal Atatürk ilkeleri kırmızı çizgimizdir.

Madde 2: Türkiye'nin yabancıya ve yandaşa verilen madenleri geri alınarak devlet-millet ortaklığı ile işletilecektir. Bu kaynakların geliri vatandaşa vatandaşlık maaşı olarak verilecektir.

Madde 3: Devletin özelleştirmeler yoluyla elden çıkarılan fabrikaları yeniden devletleştirilecek ve bölgesel istihdam güçlendirilecektir. İş sahibi olacak olan gençler illegal yapıların istismarına açık olmaktan kurtarılacaktır.

Madde 4: Parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'nin gelir adaletini sağlayacak projeleriyle vatandaşlar arasındaki adaletsizlik duygusu ortadan kaldırılacak ve devlet-millet bağı güçlendirilecektir.

Madde 5: Yargı bağımsızlığı temin edilecek, kuvvetler ayrılığı ilkesi gerçek anlamda yeniden tesis edilecek ve hiç kimse kendini yargının, anayasanın üzerinde göremeyecektir.

Madde 6: Yargıdaki siyasallaşma ortadan kaldırılarak, herkesin "adalet var" duygusu ile devletine güveni sağlanacaktır.

Madde 7: Köy okulları yeniden faaliyete geçirilecek, okulsuz köy kalmayacaktır. Anayasal bir hak olan eğitimde fırsat eşitliği ülkenin tamamında hayata geçirilecek ve bölgesel dezavantajlar ortadan kaldırılacaktır.

Madde 8: Sağlık hizmeti ülke geneline eşit kalitede yayılacak ve yine anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine erişimde bölge farkı olmayacaktır.

Madde 9: Milli birlik ve beraberlik konusunda ortak paydalar ön plana çıkarılacak ve bu yönde çeşitli şekillerde yayınlar ve eğitim faaliyetleri yapılacaktır.

Madde 10: Dış güçlerin Türkiye üzerindeki planlarının bir parçası olarak Türk askerine, polisine, öğretmenine, doktoruna vs. silah doğrultmuş hiç kimse ve hiçbir grup için af söz konusu olamaz, teklif dahi edilemez.

Madde 11: Türkiye'nin demografik yapısını bozan kontrolsüz dış göç önlenecek ve Türkiye'deki kaçak göçmenler hukuk çerçevesinde ülkelerine gönderilecektir.

Madde 12: Türkiye, dış politikada ulusal güvenliğini tehdit eden ülkelerle ilişkilerini gözden geçirecek ve gereken adımları atacaktır.

Madde 13: Türkiye, komşularıyla iyi ilişkiler kurarak bölgesel istikrar ve güvenin temini için gereken adımları atacak."

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

12.08.2026 14:00:00
AA
 
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Meclis'te rekor oyla yasalaştı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kanunun 467 oy ile yasalaşmasına dikkat çeken Kurtulmuş, "Ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime yok." dedi. Yasanın yeni bir kapı açtığına da işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte dış tehditlere karşı uyardı.

Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türkiye tarihi bakımından en önemli süreçlerini yaşıyoruz. İlk asrının yarısı terör meselesiyle Türkiye'nin ayaklarına pranga vuruldu. Türkiye'de Türk ve Kürt toplumunun arasına husumet sokulmaya çalışıldı.

"467 OY MİLLETİN SÜRECE YANSIMASI"

5 Ağustos 2025'te komisyon toplantısını yaptık. Bütün siyasi partilerin katılması çok değerliydi. Türk toplumunun farklı kesimlerinin temsilcilerinin 21 toplantı boyunca buraya geldi. Görüşlerini ortaya koydu. Hiç kimse komisyonda konuşandan sonra aleyhine söz almadı. Bütün partiler uzlaştı ve bir rapor ortaya çıktı. Komisyon toplumsal desteğe vesile oldu.

467 kabul oyu milletin sürece desteğinin yansımasıdır. Süreç tamamen açık ve şeffaf bir şekilde ilerleyecek. Yasaya herkes destek verdi. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı. Kürt'ün onuru, Türk'ün gururunu koruyarak bir çalışmanın yapılması.

Devletin temel nitelikleriyle ilgili tartışma olmamıştır. Öneri de bulunulmamıştır. Ortak bir kararlılıkla yürütülmüştür.

"YASA KAPIYI AÇTI"

Bu noktaya gelmemizin en önemli hususiyetlerden bir tanesi bölgedeki risklerdir. Türkiye olarak bizim baştan beri tezimiz, biz daha fazla bölünmenin değil daha fazla derlenip toparlamanın merkezi olmalıyız.

Asla duyguları incitmeyecek şekilde hareket ettik. Bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Raporun kapıyı araladığını, yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyoruz. Bu yol Türkiye'de birliğin, kardeşliğin yoludur.

Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyaseti konuşma devri artık geride kalmalıdır. Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun barış ve kardeşlik diliyle konuşmalıdır. Bu vatanın tamamı bizimdir. Terörden hep beraber kurtulacağız. Dış tehditlere ve provokasyonlara karşı tedbirli olmalıyız.

"GEÇİCİ VE MÜSTAKİL BİR YASADIR"

Bu yasanın af yasası söylemlerine katılmıyorum. Bu eleştirileri haksız buluyorum ancak saygıyla karşılıyorum. Raporda milli egemenliğimizi, milli birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur. Geçici ve müstakil bir yasadır. PKK/KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgilidir. Hazırlanan yasada 3 tane emniyet sibobu yerleştirilmiştir.

"GENEL BİR AF DEĞİL"

Bu yasa genel bir af değil. TBMM her safhayı kontrol edecek ve komisyon oluşturulacak. Bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış bir yasa teklifi, nasıl bölücü bir yasa teklifi değil.

Bu yasayla birlikte terörsüz Türkiye'ye, bölgeye kapı açılmıştır. Yasa çıkarmak işin en kolayı. Mühim olan zihniyetlerin, siyaset bakışların değişmesi. Hepimiz bu topraklara bağlıyız. Yılların verdiği tahribatlar var. Bunların da süratle giderilmesi lazım.

Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa Teklifi’ne “evet” oyu vermesinin ardından tepki gösterdi. Daha önce Özel’den rozet alan Çerçioğlu, rozeti geri iade edeceğini açıkladı

12.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Gazi Çerçioğlu: “İstemiyorum onun rozetini”
Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Çerçeve Yasa Teklifi'ne "evet" oyu vermesinin ardından sert tepki gösterdi. Çerçioğlu, daha önce Özel'in kendisine hediye ettiği YENİ Parti rozetini geri iade edeceğini duyurdu.

Çerçeve Yasa görüşmeleri öncesinde Güvenpark'ta eylem yapan gazileri ziyaret eden Özgür Özel, bu sırada Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Erdem Çerçioğlu'na YENİ Parti rozeti takmıştı. Yasanın Meclis'te kabul edilmesinin ardından konuşan Çerçioğlu, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Sayın Özgür Özel'e söylediğim şey şuydu. Eğer şehit ailelerini, gazileri ağlatacak yasaya 'evet' derseniz size de hakkımız helal değil dedim. Özgür Özel'in şahsını çok sevdiğim için yakasındaki rozeti istemiştim. İstemiyorum onun rozetini falan. Geri iade edeceğim."

Çerçioğlu, açıklamasında Özel'e daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatarak, şehit aileleri ve gazileri üzecek bir düzenlemeye destek verilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rozeti şahsi sempatisi nedeniyle istediğini belirten Çerçioğlu, artık bu rozeti taşımak istemediğini net bir şekilde dile getirdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi olarak bilinen Çerçeve Yasa, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında bazı terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini öngörüyor. Gaziler ve şehit yakınları çevrelerinde yasanın kapsamı nedeniyle tepkilere yol açtığı biliniyor.

Erdem Çerçioğlu'nun açıklaması, yasanın kabulünün ardından gaziler kesiminde yaşanan rahatsızlığı bir kez daha gündeme getirdi.

Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığı, bu yılın ilk 7 ayında dış ticaret işlemleri kapsamında yapılan sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini bildirdi

12.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, dış ticaret işlemlerinde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve gümrük işlemlerini mevzuata uygun şekilde gerçekleştiren dış ticaret erbabının haklarının gözetilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Bu kapsamda geçmiş dönemlere ilişkin gümrük ve dış ticaret işlemlerinin denetiminin etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, risk analizleri ve kontrol çalışmaları yapıldığına değinildi.

Açıklamada, söz konusu çalışmalarda ileri veri analitiği tekniklerinden yararlanıldığı da vurgulandı.

Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki kontrol şubelerince, ikincil kontrol beyanname incelemeleri yapıldığı bildirilen açıklamada, 3 bin 223 firma tarafından tescil edilen 19 bin 638 gümrük beyannamesinin kontrol edildiği belirtildi.

Açıklamada, bu incelemeler sonucunda 7,2 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiği bilgisi verildi.

"Tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttı"

Bakanlık müfettişlerince yapılan sonradan kontrol firma denetimleri kapsamında ise 145 firmanın denetlendiğine dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu denetimler sonucunda 1,7 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Böylece, bu yılın ilk 7 ayında gerçekleştirilen sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artış gösterdi. Bakanlık, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak, vergi kayıp ve kaçağını önlemek ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarını korumak amacıyla geçmiş dönem gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik kontrollerini etkin şekilde sürdürecektir." 

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.