HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Hergün bir yenisi ekleniyor dertlerime

09.07.2001 00:00:00
26-27 Haziran tarihli yazılarımda bir hususa, bana göre çok ama çok öneli bir hususa dikkat çekmeye çalışmış ve demiştim ki, "eriyoruz gündüz gece."

Şunu demek istemiştim; bu ülke insanı şu veya bu sebeplerden dolayı bu güzelim ülkeyi, "bu cennet vatanı" terke zorlanıyor.

Çeşitli sebepler, ama sudan sebeplerle hem de.

"Ah evladım diyor yaşlı bir kadın ve ekliyor; ah evladım bu cennet vatan hiç terk edilir mi? Ama ne yapacaksın? Diye soruyor ve ekliyor; Geçim derdi!"

Ne yapacağım abi? Ben üniversite mezunuyum, ama boş geziyorum. İşim olsa gitmem ama, başka çare yok.

Yaşım müsait olsa ben de gitmek isterdim, ama yaşım müsait değil diyor yaşlı bir bayan.

Hayatlarını evlat yetiştirmek yerine kedi köpek beslemekle geçirenlerin, Anadolu analarının binbir emekle, aç susuz uykusuz kalarak yetiştirdiği fidan gibi geçleri, hem de hiç bir emek vermeden kendi bağ-bahçelerinde çalıştırmak için sipariş vermeleri inanın kanıma dokunuyor.

Yıllardır bizi idare edenler kına yaksın.

Bu ülkeyi bilinçli olarak yaşanmaz hale getirenler, bu ülke insanını başka yerlere göçe zorlarken, yurt dışında da bir kısım kuruluşlar oradaki Türk insanına; siz hala Alman vatandaşı olmadınız mı? Şeklinde sordukları sorularla insanımızı kendi ülkesini bırakıp bir başka Avrupa ülkesinin vatandaşı olmaya özendiriyorlar.

Şairin; "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?", ruhu, yerini geçim için kim bu yaşanmaz ülkeyi bırakmaz ki şeklini aldı maalesef.

Bu ülkede yaşanan ekonomik kriz bu insaların kaderi asla değildir. Beceriksiz iktidarların ve anlayışların ülkeyi getirdiği bu hal, bence bu ülkeyi yaşanmaz kılmak ve yaşamak için de başka bir yeri seçmeye insanımız mecbur etmeye yönelik bir sinsi harekettir.

Bu ülkede sefaletin görüntülerinin yanında çeşitli batı ülkelerindeki lüks ve depdebe görüntüleri eklenmekte, insanımıza ya bu yada bu şeklinde iki şıktan biri sunulmaktadır.

Değer ölçüleri yok olmuş/edilmiş biri için de o lüks hayat büyük bir bedel karşlığı olsa da her şeye tercih ediliyor.

Vatanı sevmek, onun uğrunda ölmek gibi kavramlardan uzaklaştırılan insanlara, "vatan sevgisi imandandır" gibi insanı bu değerlere sahip çıkmayı teşvik eden sözler hadis değildir diye yırtınan kimi teologların gayreti de eklenince gelinen noktayı varın siz düşünün.

Bütün bu yanlışlara yanlış bir vatan tarifi de eklenince, iş çok garip bir hal alıyor.

"Vatan dayak yemediğim yerdir." "Vatan midemin doyduğu yerdir" gibi sözler sathi ve soy sıkıntısı taşıyanlara uygun düşen tariflerdir.

Benim için en ideal yer kemik bulduğum çöplüktür diyen bir köpek gibi vatan tarifi yapılamaz.

Geçen yazımda ifade etmiştim.

Ülkemizde 1 milyon 700 bin insan ABD vatandaşlığının ilk basamağı olan "Green Cart" almak için Kentucky'e müracaatta bulunmuş. Bu başvuru 30 Ekim 2002 tarihine kadar süreceğini düşünürseniz bu rakam ortalam 5 milyonu bulur.

En son olarak da Almanaya'dan bir açıklama geldi. 50 bin vasıflı göçmen alacak Almanya. Ama vasıflı göçmen. Babalarımız, amcalarımız gibi ilkokul mezunu bile olmayan 1965 yıllarının işçi sınıfı yok artık listede.

O tarihlerde Almanların çöplüklerini birer mükemmel mesken haline getirenler istenmiyor artık.

Onların yerine vasıflı kişiler, üniversite mezunu gençler, doktor, mühendis, veteriner isteniyor artık.

Bir yandan "Green Cart" bir yandan Almanya'nın alacağı vasıflı insan ve bunlara ilave olarak gazetelerde boy boy yurt dışında okuma ile ilgili ilanlar.

Ülkeyi idare etmeye talip bazı arkadaşların çoluk çocuğunu değişik AB ülkelerinde, ABD'de okutma gayretleri.

Beyler bir tek Türkiye var. Bu Türkiye'den başaka bir Türkiye yok.

Sadece Türki bölgeler var. Ama Türkiye yok.

Bir ferdi dünyaya bedel ülke gitmiş, yerine bir sendi her şeye değer ülkeler ortaya çıktı.

Eriyoruz gündüz gece.

Eritiliyoruz yani.

Bakalım kim dur diyecek bu kötü gidişe.

Belki ecdadımızın geldiği yer olan Orta Asyaya gönderilmiyoruz, ama Orta Asya'ya gider gibi terk ediyoruz bu ülkeyi.

Kime mi?

Onu da siz düşünün.

Ama bir ipucu vereyim;

Gidenlerin dışında kim kalıyorsa onlara.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.