logo
08 AĞUSTOS 2026

Türkiye’de altın ve petrol madenleri

Ülkemizde söylenenin aksine işlenmemiş hali ile 3 katrilyon dolarlık yeraltı ve yer üstü kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de sahip olduğumuz altın cevheridir

10.05.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Türkiye’de altın ve petrol madenleri
Türkiye’de altın ve petrol madenleri
Ülkemizde söylenenin aksine işlenmemiş hali ile 3 katrilyon dolarlık yeraltı ve yer üstü kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de sahip olduğumuz altın cevheridir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1933 yılında bu cevheri açığa çıkartmak için çalışma başlatmasına rağmen ondan sonra bu faaliyetler adeta durdurulmuş ve ısrarla ülkemizde altın olmadığına dair kamuoyuna yanlış bilgiler aktarılmıştır.

Bir taraftan ülkede altın ne arar haberleri yapılırken bir taraftan da ülke topraklarında özellikle son 20 yıl içerisinde kazılmadık yer bırakılmamıştır.







Türkiye'de petrol madeni

Son yüz yıldır birçok ülkenin iktisadi alanda en büyük destekçisi olan ve dünya siyasetine yön veren maddelerin başında gelen petrol, petrolde ithalata bağımlılık oranı %93,6 ve doğal gazda ithalata bağımlılık oranı %99,2  olan Türkiye için hayati bir önem taşımaktadır.

Türkiye'de altın yok" şeklinde çıkan yalan haberler, maalesef ülkemizde bulunan petrol kaynaklarımız hakkında da yapıldı.

Daha kötüsü ise; muhalefetin, bakanların hatta başbakanların bile "petrolümüz yok" şeklinde açıklama yapması son derece üzücüdür. Oysa ülkemiz çok büyük bir petrol rezervine sahiptir.

Bir ucu Suudi Arabistan diğer ucu Mardin'e uzanan 4000 metre aşağıda büyük bir petrol denizi mevcuttur.







Bu yeni elde edilmiş bir bilgi de değildir. Bugün ülkemizde en önemli petrol firmalarından olan Aladdin Middle East'in eski ortağı ve Müdürü olan Öymen Sayer 12/2/1997 yılında Reuters'e verdiği mülakatta bir ucu Mardin'de olan bu petrol denizine işaret ederek, sadece Mardin'den günde 1.5 milyon varil petrol çıkarılacağını ifade etmiştir.

Dünyanın en saygın araştırma firmaları bölgede yaptıkları araştırmalarda bunu belgelemişlerdir.

Gerek Demac, gerekse Geomark firmalarının bu hususta çok önemli araştırmaları mevcuttur.







Petrol sahasında uluslararası önemli araştırma şirketi Demac'ın kurucusu De Golyer 1940'lı yıllarda ABD adına Ortadoğu'da yaptığı araştırmaları 1944 yılında rapor olarak sunmuş ve bu raporunda bölgede 300 trilyon varil petrol olduğunu belgelemiştir. Bugünkü piyasa ederi 20 katrilyon dolar civarıdır.

Bu petrol denizinin sadece Arabistan ve Irak'ta değil ülkemiz sınırları içerisinde de olduğu sismik araştırmalara dayalı petrol haritalarında mevcuttur.

Suudi Arabistan 4000 metre aşağıya inip bu petrol havuzundan istifade ederken ülkemizdeki kuyular genellikle 1000-2500 metre aralığındadır.

Ülkemizin Mardin'den Karadeniz'e, oradan Kastamonu'ya, Trakya'ya Ege'ye, Akdeniz'e kadar her yerinde petrol bulunmaktadır. Anadolu'nun bir petrol denizinin üzerine oturduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Bu gerçeği bilen yabancı firmalar özellikle Güney Doğu bölgesini üs edinmişlerdir.







Her gün bir tane daha yeni kuyu açılırken bu binlerce kuyunun dağların başında olduğu ve bunların en ufak bir güvenlik sorunu yaşamadığı da dikkate değer bir konudur. Bu kuyulara yönelik en ufak bir terör saldırısı şu ana kadar olmamıştır.

Transatlantik Petroluem firmasının yaptırdığı bir araştırmada sadece Şelmo bölgesinde 800 milyon varil olduğu tespit edilmiştir.  

Petrol İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2013 yılı sonu itibariyle yerli ve yabancı firmalara devredilen petrol arazisi 88 milyon dönüm, yani ülkemizin %10,8'idir.

Özellikle Güneydoğu ve Trakya bölgesi tamamı ile yabancı ve yerli ortaklarına devredilmiş durumdadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.