logo
28 EYLÜL 2026

"Heterodoks politikaya devam, yastık altından 25 milyar dolar bekliyoruz"

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati: Ayşe Teyze, Fatma Teyze, Ahmet Amca, altının yastık içinden ekonomiye kazandırılmasıyla kendisinin de kazanacağını bilsin, kanaatini değiştirsin ve buna ilişkin olarak da biz ilgili enstrümanları verelim. Aynı zamanda bu altının işlenmesi noktasında ilgili paydaşları daha etkili hale getirelim

11.02.2022 18:23:00
 
"Heterodoks politikaya devam, yastık altından 25 milyar dolar bekliyoruz"
"Heterodoks politikaya devam, yastık altından 25 milyar dolar bekliyoruz"

Türkiye için 20 Aralık 2021'in önemli günlerden biri olduğunu ifade eden Nebati, söz konusu tarih öncesinde makroekonomik göstergelerde herhangi bir problem olmadığını, psikolojik davranış bozukluğundan kaynaklanan dövize saldırı dolayısıyla kur artışı gerçekleştiğini söyledi.

Nebati, o akşam açıklanan tedbirler paketinin etkisiyle döviz kurunun hızlı bir şekilde aşağı indiğini anımsatarak, buradaki en önemli ve birinci paketin "kur korumalı TL mevduat" olduğunu bildirdi.

Bunun, Türkiye'de ilk andan itibaren talebin oluşmasını ve oraya doğru yönelişin ivme kazanacak şekilde başlamasını sağladığını vurgulayan Nebati, "O günden itibaren günde ortalama 10 milyar lira civarında giriş oldu, 15 günlük süre içinde. Bu, zaman içinde farklı bir noktaya geldi. İlk gün yüzde 10'lar civarında döviz bozdurma oldu. Bunun yüzde 90'ı Hazine kaynaklı ve garantili. Bugün ulaştığı miktar yüzde 49." diye konuştu.

Söz konusu tedbir paketinin etkilerine dikkati çeken Nebati, şu değerlendirmede bulundu:

"(Kur korumalı TL mevduat ve katılma hesapları) Dün akşam itibarıyla 340 milyar lira civarında bir seviyeye ulaştı. Bunun yüzde 49'u da döviz. Yani 10 milyar doları aşan döviz bozumu ve ona yakın da bir Türk lirası girişi oldu. Yasanın verdiği imkan 31 Aralık 2022'ye kadar. Cumhurbaşkanı'mızın bu tarihi, bir yıl uzatma ya da kesme yetkisi var. İyi gidiyor, halen yatay seyre gelmedi. 10 milyar doları aşmış durumda. Dolayısıyla Merkez Bankasının imkanlarını genişletme açısından ve kurların da stabil olması noktasında bireysellerdeki inancın pekiştirilmesi anlamında çok önemli enstrüman olarak gündemimizde kalmaya devam ediyor. Çıkış optimal noktayı bulduğumuz zaman, diğer enstrümanları da ortaya koyarak yolumuzda yürümeye devam ederiz."

"Türkiye'deki enflasyon içeriden ve dışarıdan kaynaklı"
Nebati, Türkiye'de enflasyondaki artışın iç ve dış gelişmelerden kaynaklandığını, bu konunun dünyanın da temel problemleri arasında yer aldığını ancak ülkelerin sert tedbir almadıklarını dile getirdi.

Türkiye'deki enflasyonun kurdan etkilendiğini, kurdaki herhangi bir değişikliğin fiyatlara yansıdığını belirten Nebati, "Kurla ilgili iş yapsın ya da yapmasın Türkiye'de böyle bir psikoloji var, bunu kabul etmemiz lazım. 20 Aralık akşamına kadar döviz kurlarındaki fiyatlama, hep bir sonraki adıma göre yapıldı." ifadelerini kullandı.

Yurt dışından kaynaklanan problemlerin getirdiği yük ve içerideki kur atağı gibi etkilerle enflasyonun kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Nebati, söz konusu modeldeki temel problemin "kur ve enflasyon" olduğunu bildirdi.

Nebati, enflasyonun bu seviyelerde bir süre devam edeceğini dile getirerek, "Yaza doğru bu seviyelerin gevşemesini bekliyoruz. Güzel haber, mesela herkes kardan, yağmurdan şikayet etti ama Türkiye'de toprak suya doydu, barajlarda kapakları açmak zorunda kaldılar. Demek ki gıdayla, üretimle ilgili sıkıntı yaşanmayacak." dedi.

Yarın bir paket açıklayacaklarını anımsatan Nebati, şöyle konuştu:

"Yarın açıklayacağımız paketle hem özel sektörün hem de kamunun üstündeki yüklerle ilgili atacağımız adımlarla bu psikolojinin de değiştirilmesi noktasında, tüm paydaşları iş birliğine davet edeceğiz. Bu psikolojiyi tersine çevirme gayretiyle enflasyonu, bu yıl aralık döneminde yüzde 24'ler civarında bekliyoruz. Merkez Bankamız da aynı öngörüde bulundu."

Nebati, yaşanan sıkıntıları bertaraf edecek tedbirlerle yola devam edip, Haziran 2023'teki seçime tek rakamlı enflasyonla gireceklerini bildirdi.

"Yastık altı altından 25 milyar dolar beklentimiz var"
Yastık altındaki altınlara yönelik çalışmalara da değinen Nebati, bunların ekonomiye kazandırılması amacıyla adımları biraz daha genişleteceklerini söyledi. Nebati, "Ayşe Teyze, Fatma Teyze, Ahmet Amca, altının yastık içinden ekonomiye kazandırılmasıyla kendisinin de kazanacağını bilsin, kanaatini değiştirsin ve buna ilişkin olarak da biz ilgili enstrümanları verelim. Aynı zamanda bu altının işlenmesi noktasında ilgili paydaşları daha etkili hale getirelim." diye konuştu.

Bununla ilgili bir rafinerinin işlem yaptığını belirten Nebati, şunları kaydetti:

"Darphaneyi de işin içine sokacağız. Bankaları biraz daha yoğun bir şekilde işe sokacağız ama aynı zamanda Türkiye'de 20-30 bin civarında olduğunu tahmin ettiğimiz kuyumcu vasıtasıyla Türkiye'nin her yerine yayacağız. Bu alanlarda 5 bin ton civarında altın olduğu varsayılıyor. 250 milyar dolar, yüzde 10 gelse 25 milyar dolar beklentimiz var. Bu defa çekebileceğimize inanıyoruz. Türkiye'de psikoloji çok önemli. Bunu kanıtlayan da bir günüm var, 20 Aralık. 20 Aralık'ta aynı ekonomik göstergelerle dolar 18,36'ya geldi. Saat 19.00, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın manifestosu oldu. Ertesi gün dolar, aynı ekonomik göstergelerle 10,5'lere kadar indi. Demek ki temenni, şeffaflık, güven, istikrar. 20 Aralık sonrası kur korumalı TL mevduatına olan üst seviyedeki ilgi, altınla taçlandırılmış olacak."

Nebati, yeni bir şey getirmediklerini, 20 Aralık'ta söyledikleri tedbirleri peyder pey uyguladıklarını ifade ederek, kur korumalı Türk lirası mevduatını belli bir noktaya getirdiklerini, şimdi de altını ekonomiye kazandıracaklarını belirtti.

Ekonomide model değişikliklerinin sancılı olduğuna dikkati çeken Nebati, o sancılı dönemin riskini üzerlerine aldıklarını söyledi. "Biz enflasyon riskini aldık." diyen Nebati, dengeli bir büyüme gerçekleştireceklerini, beklentilerinin yüzde 5 büyüme olduğunu anlattı.

Şu an en büyük problemin enflasyon olduğuna işaret eden Nebati, doların stabil halde gittiğini ve kurda oynaklığın en az seviyede olduğunu vurguladı.

Nebati, rekabet edilebilir bir kur seviyesinin yakalandığını, piyasanın artık kuru içselleştirdiğini ve önünü görmeye başladığını belirtti.

Bütçe açığı konusunda asla taviz vermediklerine dikkati çeken Nebati, "Bütçe açığını artırmayacak, disiplinli ve asla taviz vermeyecek bir büyüme modeli ile 2023'e girmiş olacağız." dedi.

"Piyasa gerçekleri ile savaşılmaz"
Nebati, dolara önem verilmesinin Türkiye'nin bir gerçekliği olduğuna işaret ederek "Şimdi bu gerçekliği ekonomi yönetimi olarak bizim bilmemiz lazım. Başka türlü siz attığınız adımların sahici sonuçlar elde etmesini engellemiş olursunuz. Toplumsal gerçeklikle savaş edilmez, piyasa gerçekleri ile savaş edilmez, olan şeyi ifade etmeniz lazım. Buradaki şey şu; Türkiye'de kur yükseldiği zaman enflasyona sebep oluyor. Bu bizim toplumsal gerçekliğimiz. Şimdi bu ifadeden siz 'kültürel enflasyon' diye bir şey çıkarırsanız bu zorlamanın ötesinde bir şeye gitmiş olur. " değerlendirmesinde bulundu.

Londra toplantılarının yansımaları olumlu
Londra'da yatırımcılarla görüşmelerine ilişkin soruyu yanıtlarken Nebati, toplantılarda milyar dolarlara değil, trilyon dolarlara hükmeden yatırımcılarla görüşme yaptıklarını söyledi. "Toplantılar muhteşem geçti." diyen Nebati şunları kaydetti:

"Şundan dolayı muhteşem diyorum. Mesela giderken 'İşte şu kişiler olumsuz yazacaklardır.' diye ön yargıyla gidiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz ki bir tweet atıyor 'Çok hazırlıklı geldi, falan'. Demek ki güzel şeyler olmuş. Sonra daha önemli bir şey; oradaki yatırımcıyı gözlerinden anlıyorsunuz. Gözler gerçekten önemli. Anlıyorsunuz duruşundan, bakışından, ayağa kalkıp gidişinden anlıyorsunuz. Mutlu ayrıldıklarını gördünüz, bu da iyi, güzel. Dönüşte bir iki tane yalan dolan haberler dışında bir eleştiri yok, gelmedi. Bu da güzel. Dördüncüsü en önemli şey geldiğinizde birileri sizi arar. Kötü bir şey varsa sizi kimse aramaz. Ama iyi geçmişse 'Ya biz oradaki yansımaları aldık.' diye birileri sizi arar. Bugün sabah Türkiye temsilcileri ile toplantı yaptım. Türkiye'de olanlarla da sabah üç saati aşkın bir süre toplantı yaptım. Londra'daki temsilcileri ile yöneticileriyle görüştük, buradaki Türkiye temsilcileri ile sabah bir toplantı yaptım. Onun için muhteşem diyorum. Hepsi Londra'yı olumlu değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye'nin 17 ay boyunca nereden nereye geleceğini, büyük bir getiriyle karşı karşıya kalacaklarını, çok farklı, ılımlı bir hava olduğunu ifade ettik. Bunlar da hoşlarına gitti. Açıkçası onlar mutlu, biz mutlu, şimdi sonuçlarını göreceğiz. Önümüzdeki ay tekrar bir Londra ziyareti var; İklim Zirvesi ile ilgili. Oradayken oradaki katılımcılar ile anlaştık. Bir dahaki gelişimde yemek yiyip sohbet edeceğiz, iletişime devam."

Nebati, kur korumalı mevduatla ilgili soru üzerine, şu anda döviz bozdurulduğunu, Türk lirasının dövize gitmesini engellediklerini söyledi. Nebati, "Şimdi olan dövizi Merkez Bankasına aktarıyoruz." dedi.

Kur korumalı mevduatta bozdurulan döviz miktarının yüzde 50'nin üzerine çıkması gerektiğini belirten Nebati, "Londra'dayken yüzde 45'ti oranı, şu anda yüzde 49. Gelecek hafta büyük ihtimalle yüzde 55-60'ları konuşacağız." ifadesini kullandı.

Ekonomide model değişikliğine gidildiğini anımsatan Nebati, "Bunun riskini 20 Aralık'ta aldık. Bu riskin paylaşımında tamamen her şeyi kamu bankalarına yüklersek onlar açısından haksız duruma gelinir. Kamu bankalarının sürekli kredi piyasalarındaki yükünün genişlemesinin doğru olmadığına inananlardanım. Serbest piyasa, özel bankalar üzerinde de yürüsün, repo piyasasını Merkez Bankası çok ucuz bir şekilde fonluyor. Dolayısıyla bu fonlar içerisinde kendi günlük getirilerini artıracak işleri yapsınlar, bir şey demiyoruz ama bunları kamu bankalarıyla eşleşecek şekilde getirmeleri piyasa açısından da onlar açısında da iyi bir noktaya gelir. Biraz gayret göstermeleri lazım. Özel bankaların paylarının düşmesi onların aleyhine bir şeydir." değerlendirmesinde bulundu.

Nebati, heterodoks politikalardan geri adım atmayacaklarını, Londra piyasasının da buna ikna olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Ekonomi yönetimi olarak siyasal iktidarın bir numaralı sorumlusu olan Cumhurbaşkanımızın politikaları doğrultusunda herhangi bir geri adım atma imkanı yoktur, adım atılmayacak. Kaldı ki siz bir model değişikliğini yapıp bütün riskleri üstünüze almış, sonra bunları bertaraf etmeye başlamış, bütün piyasa buna inanmışken, yeni atacağınız bir adımın komplikasyonlarının da nereye varacağını kestiremezsiniz. Bu modeli yüzde 100 kararlılıkla hiçbir şekilde geri adım atmama dürtüsüyle yerine getireceğiz."

Eklektik yöntemi benimsediğini anlatan Nebati, "Tam uyumu yakaladık ve her dönüşümün bir sancısı olduğunu da biliyoruz. Bu dönüşümde biz sancıyı yakaladık, bitti. Geri adımda bu ülkeye yazık edersiniz." diye konuştu.

Şu anda tek problemin enflasyon olduğuna değinen Nebati, "Bunun üzerine gideceğiz, halledeceğiz, yolumuza yürüyeceğiz." dedi.

"Piyasanın gerekleri, ihtiyaçlara göre adımlarımızı atıyoruz"
Politikalarının esnek olduğunun altını çizen Nebati, "Sabit gitmiyor. Piyasanın gerekleri, ihtiyaçlara göre adımlarımızı atıyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Nebati, Ukrayna sorununa da değinerek, "İnşallah problem olmaktan çıkıyor. Şu anda dünyanın gözü orada. Sanki çözüldü gibi. Bunun enerji fiyatları üzerindeki etkisi mutlak surette negatif olacaktır, aşağı doğru inecektir, gevşemesine sebep olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Enerji ve petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde mutlaka etkisinin olacağını dile getiren Nebati, bunu en aza indirecek şekilde adımlar attıklarını ve farklı politikaların geliştirilebileceğini aktardı.

"Türkiye'ye bir akış olacak"
Nebati, şu anda 136 ülkede merkez bankası faiz oranlarının negatifte olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Bizim, Merkez Bankamızın rezervleri dahil olmak üzere ihtiyacımızı, borçlanmamızı giderecek planımız, programımız da açık. Türkiye'ye zaten geçen yıl 13 milyar dolarlık bir doğrudan yatırım gelmiş. Sıcak paranın ne kadar seviyede olduğunu hepimiz biliyoruz. Bundan sonra atacağımız adımlarla tersine bir durum olacak. Türkiye'ye bir akış olacağını hep beraber göreceğiz."

Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Nebati, enflasyonla nasıl mücadele edileceğini bildiklerini, enflasyon ve kur çözüldüğünde en büyük sorun alanının bir tarafa atılacağını anlattı.

"Enflasyon hedefi yıl sonunda yüzde 24"
Bakan Nebati, "Hedefimiz, yüzde 5 civarında bir büyüme. Enflasyon da yıl sonunda yüzde 24. Bunun oynama sıklığını da en aza düşürecek tedbirler alıyoruz." dedi.

Şu ana kadar ihracat endeksinde herhangi bir düşmenin olmadığına dikkati çeken Nebati, "Siparişler de devam ediyor. Kapasite kullanım oranlarımız gayet iyi. Dolayısıyla yurt içi taleple, yurt dışı talebin yine dengeli olarak Türkiye büyümesini desteklediği bir dönemde olacağız." ifadelerini kullandı.

"Yazla birlikte gerçekten yaz gelmiş olacak"
Nebati, ocak ayında yükselen ithalatın sebeplerine de değinerek, "Birincisi, enerji fiyatlarının yüksekliği. İkincisi, aralık ayında döviz fiyatları çok yükseldiği için birçok ithalat ertelendi. Ötelenmiş ithalattan kaynaklı bir artış oldu. Yıl boyunca bu şekilde devam etmesi beklenemez." şeklinde konuştu.

Turizm gelirinde ciddi bir patlama beklediklerini bildiren Nebati, şunları kaydetti:

"Geçen yıl Akdeniz ülkeleri içinde ilk defa Türkiye turist kabul eden ülkeler içinde birinci oldu. Bu yıl yine aynı şekilde ciddi bir değişim bekliyoruz. 2019 rakamlarını yakalayacağız gelen turist sayısında ve gelir tutarında. Yazla birlikte gerçekten yaz gelmiş olacak. Çok cüzi imkanlarla yatırımları teşvik edici bir yola girdik. Yazın turizmin yüksek seviyede gelmesiyle ciddi bir şekilde döviz girişi olacak ve döviz girişi ile döviz fiyatlarında da neler olacağını hep beraber göreceğiz. Londra'ya bizim de bir selamımız olacak."

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.