Hicaz topraklarında insanlar memleketlerinde olmadığı kadar dinimizi yaşama konusunda hassasiyet gösteriyorlar. Bunun sebepleri üzerinde dururken, bir arkadaşımız insanların birbirine bakarak yaşanan güzellikleri tercih ettiklerini söyledi.
Bir başka arkadaş, Deccal fitnesinden hareket ederek; ahir zamanda Deccal fitnesinin her tarafı tesiri altına alacağını ancak Mekke ve Medine’ye giremeyeceğini, sadece hortumlarıyla gireceğini (hadis-i şerif) ifade etti. Bu sebeple kutsal topraklarda ibadetin olabildiğince samimi ve fitneden uzak yaşandığını ifade etti.
Deccal hakkı batıl; batılı hak olarak gösterecek ve Müslümanların içerisinden çıkacak. Deccal, ahir zaman alametlerindendir. İslam âlemindeki çatışma boyutundaki bölünmüşlük bunun en büyük göstergesi. Çatışmayı yöneten Haçlı, kaynakları İslam ülkelerinin elinden alan Haçlı, işgalci Haçlı olmasına rağmen, Müslümanlar Haçlının safında yer alabiliyorlar. Haçlının safında yer almak bir tarafa, Müslüman’a namlu doğrultabiliyorlar. İşte bu Deccal’in yolu, Deccalizmdir. İşte bu akım Mekke ve Medine’ye giremeyecek. Sadece hortumlarıyla girebilecek.
Bir başka arkadaş ise ‘seçilmişlik’ konusunu gündem etti. ‘Seçilmişlik’ İslam’daki temel konulardan bir tanesidir. Diyebilirim ki, hayatımızın nasıl şekillendiği de bu konu ile ilgili. Seçilmiş zamana örnek Ramazan ayıdır. Gün ve aylar aynı gibi görülse de Ramazan kutsal aydır. Mekânlardan, Mekke ve Medine seçilmiş mekânlardır. İnsanlardan ise “peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihler” seçilmiş insanlardır. Gazaba uğratılmışların değil de kendisine nimet verilen seçilmişlerin yolunda olabilmek için her vakit namazlarında Allah’a niyazda bulunuyoruz.
“Seçilmişlik” konusunun daha iyi anlaşılması için bir örnek verelim. Umrede olduğumuz zaman diliminde bir grup arkadaş, Beytullah’ı tavafın yanında Arafat, Müzdelife ve Mina ziyaretleri yaptılar. Fakat ‘hacı’ olamadılar. Çünkü seçilmiş mekânları ziyaret söz konusu olsa da seçilmiş zaman söz konusu olmadığı için maksat hâsıl olmuyor.
Seçilmiş mekân ve zamanın anlamını yazdıktan sonra seçilmiş insanın da ne kadar önemli olduğunu anlamaya çalışalım. Bütün namazlarımızda onların yolunda olmak için yakardığımızı hesaba katacak olursak; iç huzurumuzun tesisinde, insanca yaşamın, toplumsal barışın, dünya barışının temininde onlar çok önemlidir. Daha da önemlisi, Deccaliyetin kol gezdiği şu ahir zamanda doğru ve yanlışın ayırt edilmesinde Furkan (hakkı ve batılı ayıt edici) da onlardır.
Yaşadığımız sosyal, siyasi, politik kaos ortamında seçilmiş insanlarla birlikte olmaya ne kadar da ihtiyacımız var.
Dönüş hazırlıklarını yaptığımız şu saatlerde, umreye gelmemize vesile olan, maddi ve manevi olarak bize kol kanat geren, engin fikir ve görüşleriyle bizleri aydınlatan, her zaman ve zeminde devletimizi, milletimizi, bayrağımızı, sancağımızı dilinden ve gönlünden düşürmeyen, insanımızın en küçük sıkıntısını bile kendine dert edinen üstadım Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza en kalbi saygılarımı ve hürmetlerimi sunuyorum.
Bir başka arkadaş, Deccal fitnesinden hareket ederek; ahir zamanda Deccal fitnesinin her tarafı tesiri altına alacağını ancak Mekke ve Medine’ye giremeyeceğini, sadece hortumlarıyla gireceğini (hadis-i şerif) ifade etti. Bu sebeple kutsal topraklarda ibadetin olabildiğince samimi ve fitneden uzak yaşandığını ifade etti.
Deccal hakkı batıl; batılı hak olarak gösterecek ve Müslümanların içerisinden çıkacak. Deccal, ahir zaman alametlerindendir. İslam âlemindeki çatışma boyutundaki bölünmüşlük bunun en büyük göstergesi. Çatışmayı yöneten Haçlı, kaynakları İslam ülkelerinin elinden alan Haçlı, işgalci Haçlı olmasına rağmen, Müslümanlar Haçlının safında yer alabiliyorlar. Haçlının safında yer almak bir tarafa, Müslüman’a namlu doğrultabiliyorlar. İşte bu Deccal’in yolu, Deccalizmdir. İşte bu akım Mekke ve Medine’ye giremeyecek. Sadece hortumlarıyla girebilecek.
Bir başka arkadaş ise ‘seçilmişlik’ konusunu gündem etti. ‘Seçilmişlik’ İslam’daki temel konulardan bir tanesidir. Diyebilirim ki, hayatımızın nasıl şekillendiği de bu konu ile ilgili. Seçilmiş zamana örnek Ramazan ayıdır. Gün ve aylar aynı gibi görülse de Ramazan kutsal aydır. Mekânlardan, Mekke ve Medine seçilmiş mekânlardır. İnsanlardan ise “peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihler” seçilmiş insanlardır. Gazaba uğratılmışların değil de kendisine nimet verilen seçilmişlerin yolunda olabilmek için her vakit namazlarında Allah’a niyazda bulunuyoruz.
“Seçilmişlik” konusunun daha iyi anlaşılması için bir örnek verelim. Umrede olduğumuz zaman diliminde bir grup arkadaş, Beytullah’ı tavafın yanında Arafat, Müzdelife ve Mina ziyaretleri yaptılar. Fakat ‘hacı’ olamadılar. Çünkü seçilmiş mekânları ziyaret söz konusu olsa da seçilmiş zaman söz konusu olmadığı için maksat hâsıl olmuyor.
Seçilmiş mekân ve zamanın anlamını yazdıktan sonra seçilmiş insanın da ne kadar önemli olduğunu anlamaya çalışalım. Bütün namazlarımızda onların yolunda olmak için yakardığımızı hesaba katacak olursak; iç huzurumuzun tesisinde, insanca yaşamın, toplumsal barışın, dünya barışının temininde onlar çok önemlidir. Daha da önemlisi, Deccaliyetin kol gezdiği şu ahir zamanda doğru ve yanlışın ayırt edilmesinde Furkan (hakkı ve batılı ayıt edici) da onlardır.
Yaşadığımız sosyal, siyasi, politik kaos ortamında seçilmiş insanlarla birlikte olmaya ne kadar da ihtiyacımız var.
Dönüş hazırlıklarını yaptığımız şu saatlerde, umreye gelmemize vesile olan, maddi ve manevi olarak bize kol kanat geren, engin fikir ve görüşleriyle bizleri aydınlatan, her zaman ve zeminde devletimizi, milletimizi, bayrağımızı, sancağımızı dilinden ve gönlünden düşürmeyen, insanımızın en küçük sıkıntısını bile kendine dert edinen üstadım Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza en kalbi saygılarımı ve hürmetlerimi sunuyorum.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Devlet şirket olursa / 30.04.2026
- Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi? / 28.04.2026
- Adalet sarsılırsa devlet sarsılır / 27.04.2026
- Egemenliğin gölgesinde: 23 Nisan’ı anlamak / 26.04.2026
- ABD dünyayı nereye sürüklüyor? / 17.04.2026
- Kaynak savaşlarını bitiren fikir / 15.04.2026
- Kocaeli’de sessizliğin içinden yükselen bir arayış / 14.04.2026
- 14 Nisan - 6. Yıl / 13.04.2026
- Bu düzen böyle gitmez / 11.04.2026
- Türkiye’de asıl sorun: Muhalefetsizlik / 10.04.2026
- Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi? / 28.04.2026
- Adalet sarsılırsa devlet sarsılır / 27.04.2026
- Egemenliğin gölgesinde: 23 Nisan’ı anlamak / 26.04.2026
- ABD dünyayı nereye sürüklüyor? / 17.04.2026
- Kaynak savaşlarını bitiren fikir / 15.04.2026
- Kocaeli’de sessizliğin içinden yükselen bir arayış / 14.04.2026
- 14 Nisan - 6. Yıl / 13.04.2026
- Bu düzen böyle gitmez / 11.04.2026
- Türkiye’de asıl sorun: Muhalefetsizlik / 10.04.2026

























































