Hizbullah droneları İsrail askerlerini avlıyor
Milyar dolarlık hava savunma sistemleri, Lübnan sınırında birkaç yüz dolarlık FPV droneları karşısında çaresiz kaldı. New York Times'ın askeri raporlara dayandırdığı analize göre, fiber optik kablolu "görünmez silahlar" İsrail ordusunu adeta felç etti, operasyonlar İHA korkusuyla geceye kaydırıldı
04.06.2026 19:30:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Lübnan'ın güneyinde ateşkes görüşmeleri ve diplomatik temaslar sürerken, sahada fırlatılan yeni nesil intihar droneları askeri dengeleri kökten değiştiriyor. İsrail ordusunun (IDF) teknolojik üstünlüğüne karşı, Hizbullah'ın Ukrayna-Rusya savaşından ilham alarak sahaya sürdüğü birinci şahıs görüşlü (FPV) dronelar cephe hattındaki İsrail askerleri için tam bir "av sahası" yarattı. En son Beaufort Kalesi yakınlarında düzenlenen drone saldırılarında üst düzey askeri tıp personelinin ve rütbeli askerlerin ölmesi, Tel Aviv'deki güvenlik açıklarını bir kez daha tırmandırdı.
Sinyal kesiciler işlemiyor
İsrail ordusunun en büyük şoku, sahip olduğu dünyanın en gelişmiş elektronik harp (jamming) sistemlerinin bu droneları durduramaması oldu. Hizbullah'ın son dönemde yaygınlaştırdığı fiber optik kablo güdümlü dronelar, havadan fiziksel bir kablo açarak ilerlediği için hiçbir frekans karıştırıcıdan etkilenmiyor. Yaklaşık 15-20 kilometre menzile sahip bu sessiz katiller, radara yakalanmadan doğrudan hedef noktaya, tank mazgallarına veya askeri çadırlara dalış yapıyor.
İsrail ordusu taktik değiştirdi
Hizbullah dronelarının yarattığı psikolojik ve fiziksel baskı, İsrail ordusunun lojistik hareket kabiliyetini kilitledi. İsrail devlet televizyonu KAN ve askeri kaynaklardan sızan bilgilere göre, askerlerin adeta birer "hareketli hedef" haline gelmesi nedeniyle sınır hattındaki askeri sevkiyatlar ve kara operasyonları yüzde 80 oranında durdurularak tamamen gece saatlerine kaydırıldı.
Çift aşamalı "av" taktiği
Hizbullah'ın sahada uyguladığı yeni taktik, İsrail birlikleri arasındaki paniği artırıyor. Örgüt önce bir gözlem drone'u ile hedefi belirliyor, ardından patlayıcı yüklü ilk FPV drone'u gönderiyor. İlk patlamanın ardından yaralılara yardım etmek veya tahliye gerçekleştirmek üzere olay yerine gelen İsrail acil müdahale ekipleri ve sınır güvenlik timleri, dakikalar sonra kamikaze dronelarla ikinci kez vuruluyor.
"Gökyüzü nöbeti" ve av tüfekli savunma
Milyar dolarlık Demir Kubbe bataryalarının dahi doğrudan bu küçük İHA'lar tarafından vurulup imha edildiği görüntüler savaşın maliyet dengesini altüst etti. Çaresiz kalan İsrail Savunma Bakanlığı, cephedeki askerlere doğaçlama çözümler dağıtmaya başladı. Sınır hattındaki birliklere şu ana kadar koruma ağları, kamuflaj örtüleri ve droneları havada vurabilmeleri için av tüfekleri ile özel mühimmatlar dağıtıldı. Bazı üslerde askerlerin tek görevi, sadece ellerinde tüfekle gökyüzünü izlemekten ibaret.
"Güvenlik bürokrasisine tokat gibi itiraf"
New York Times gazetesine konuşan İsrailli yedek Tuğgeneral Guy Hazut, durumun vehametini şu sözlerle özetledi: "İki yıl önce Hizbullah'ın bu droneları nasıl konuşlandıracağını tartışıyorduk. Ancak askeri ve güvenlik yapılanmamızın uyanması için yüzüne sert bir tokat yemesi gerekiyormuş." Başbakan Benjamin Netanyahu ve ordu yönetimi bir çözüm bulunacağını vaat etse de, askeri uzmanlar etkili bir savunma teknolojisinin geliştirilmesinin aylar sürebileceğini ve bu süreçte güney Lübnan'daki işgal birliklerinin tamamen korumasız olduğunu belirtiyor.
Sinyal kesiciler işlemiyor
İsrail ordusunun en büyük şoku, sahip olduğu dünyanın en gelişmiş elektronik harp (jamming) sistemlerinin bu droneları durduramaması oldu. Hizbullah'ın son dönemde yaygınlaştırdığı fiber optik kablo güdümlü dronelar, havadan fiziksel bir kablo açarak ilerlediği için hiçbir frekans karıştırıcıdan etkilenmiyor. Yaklaşık 15-20 kilometre menzile sahip bu sessiz katiller, radara yakalanmadan doğrudan hedef noktaya, tank mazgallarına veya askeri çadırlara dalış yapıyor.
İsrail ordusu taktik değiştirdi
Hizbullah dronelarının yarattığı psikolojik ve fiziksel baskı, İsrail ordusunun lojistik hareket kabiliyetini kilitledi. İsrail devlet televizyonu KAN ve askeri kaynaklardan sızan bilgilere göre, askerlerin adeta birer "hareketli hedef" haline gelmesi nedeniyle sınır hattındaki askeri sevkiyatlar ve kara operasyonları yüzde 80 oranında durdurularak tamamen gece saatlerine kaydırıldı.
Çift aşamalı "av" taktiği
Hizbullah'ın sahada uyguladığı yeni taktik, İsrail birlikleri arasındaki paniği artırıyor. Örgüt önce bir gözlem drone'u ile hedefi belirliyor, ardından patlayıcı yüklü ilk FPV drone'u gönderiyor. İlk patlamanın ardından yaralılara yardım etmek veya tahliye gerçekleştirmek üzere olay yerine gelen İsrail acil müdahale ekipleri ve sınır güvenlik timleri, dakikalar sonra kamikaze dronelarla ikinci kez vuruluyor.
"Gökyüzü nöbeti" ve av tüfekli savunma
Milyar dolarlık Demir Kubbe bataryalarının dahi doğrudan bu küçük İHA'lar tarafından vurulup imha edildiği görüntüler savaşın maliyet dengesini altüst etti. Çaresiz kalan İsrail Savunma Bakanlığı, cephedeki askerlere doğaçlama çözümler dağıtmaya başladı. Sınır hattındaki birliklere şu ana kadar koruma ağları, kamuflaj örtüleri ve droneları havada vurabilmeleri için av tüfekleri ile özel mühimmatlar dağıtıldı. Bazı üslerde askerlerin tek görevi, sadece ellerinde tüfekle gökyüzünü izlemekten ibaret.
"Güvenlik bürokrasisine tokat gibi itiraf"
New York Times gazetesine konuşan İsrailli yedek Tuğgeneral Guy Hazut, durumun vehametini şu sözlerle özetledi: "İki yıl önce Hizbullah'ın bu droneları nasıl konuşlandıracağını tartışıyorduk. Ancak askeri ve güvenlik yapılanmamızın uyanması için yüzüne sert bir tokat yemesi gerekiyormuş." Başbakan Benjamin Netanyahu ve ordu yönetimi bir çözüm bulunacağını vaat etse de, askeri uzmanlar etkili bir savunma teknolojisinin geliştirilmesinin aylar sürebileceğini ve bu süreçte güney Lübnan'daki işgal birliklerinin tamamen korumasız olduğunu belirtiyor.














































































