logo
08 AĞUSTOS 2026

Hükümet alım garantisi vermedi, değerinde de satamadılar

Isparta'da geçen sezondan kalan yaklaşık 50 bin ton elma, soğuk hava depolarında beklerken Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, ürünlerin stok amacıyla değil, değerinde satılamadığı için depolarda tutulduğunu belirtti

12.05.2026 11:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hükümet alım garantisi vermedi, değerinde de satamadılar
Hükümet alım garantisi vermedi, değerinde de satamadılar
Isparta'da geçen sezondan kalan yaklaşık 50 bin ton elma, soğuk hava depolarında beklerken Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, ürünlerin stok amacıyla değil, değerinde satılamadığı için depolarda tutulduğunu belirtti






Selçuk, "Geçen yıldan kalan yaklaşık 50 bin ton elma hâlâ depolarımızda bulunuyor. Bu elmaların bir ay içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Aksi takdirde meyve suyuna gitmek zorunda kalacak" dedi.

Isparta'da geçtiğimiz sezondan kalan yaklaşık 50 bin ton elma, soğuk hava depolarında alıcılarını beklemeye devam ediyor. Bu sezon yaşanan zirai don nedeniyle rekoltenin düşmesi, üreticileri ekonomik açıdan zor durumda bıraktı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Isparta Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Müstahattin Selçuk, depolardaki elma miktarına yönelik farklı açıklamalara açıklık getirdi.

Selçuk, bazı açıklamalarda ifade edildiği gibi 100 bin ton değil, yaklaşık 50 bin ton elmanın depolarda bulunduğunu belirtti. Depolarda bekleyen ürünlerin stok amacıyla tutulmadığını vurgulayan Selçuk, "Bu ürünler, çiftçimizin elinde kalan ve değerinde satılamadığı için depolarda bekletilen ürünlerdir. Stokçuluk söz konusu değildir" dedi. Öte yandan yetkililere çağrıda bulunan Selçuk, depolarda bulunan elmaların okullarda, askeriyelerde ve toplu tüketim yapılan yemekhanelerde kullanılması gerektiğini ifade etti. Selçuk, bu sayede hem ürünlerin zayi olmayacağını hem de çiftçinin emeğinin korunacağını belirtti.









"Geçen yıldan kalan yaklaşık 50 bin ton elma hâlâ depolarımızda bulunuyor"

Selçuk, "Şu anda ilimizde bulunan bir soğuk hava deposu ve bir elma bahçesindeyiz. Elmalarımız yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Bu yıl tahmini rekoltemizin 1 milyon 250 bin ton civarında olmasını bekliyoruz. Geçen yıldan kalan yaklaşık 50 bin ton elma hâlâ depolarımızda bulunuyor. Bu elmaların bir ay içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Aksi takdirde meyve suyuna gitmek zorunda kalacak. Zaman zaman basında patates, limon gibi ürünlerle ilgili "stokçuluk" iddiaları gündeme geliyor. Ancak bu durum kesinlikle stokçuluk değildir; çiftçimizin elinde kalan üründür" şeklinde konuştu.

"Elmalar okullarda ve kurumlarda tüketilmeli"

Selçuk, "Depolardaki elmaların okullarda, askeriyelerde ve yemekhanelerde tüketilerek bir an önce değerlendirilmesini istiyoruz. Böylece hem ürün zayi olmayacak hem de çiftçimizin emeği korunmuş olacak. Depolarımız da bu süreçten sonra 3-4 ay adeta dinlenme dönemine girecek. Yeni sezon ürünlerimiz de yetişmeye başladı. Tüm çiftçilerimize kazasız, belasız ve bereketli bir sezon diliyorum. Üreten, ülke ekonomisine katkı sağlayan tüm çiftçilerimizin ve emek veren herkesin ellerinden öpüyorum" ifadelerini kullandı.









Depolardaki elma fiyatları 40-50 lira bandında

Sezonun sonuna gelindiği için şu anda depolardaki elmanın kilogram fiyatı 40 lira bandında olduğunu belirten Selçuk, "Elmanın iriliğine ve kalitesine göre bu fiyat 40 ile 50 lira arasında değişiyor. Ancak bir ay daha beklenirse bu elmalar sulanacak ve meyve suyuna gidecek. Bu da çiftçimizin emeğinin zayi olması anlamına geliyor. Elma üretimi büyük emek isteyen bir süreçtir.

Dikiminden sulamasına, gübrelemesinden budamasına kadar birçok aşamada yoğun iş gücü vardır. Tarım sektörü de en az inşaat sektörü kadar ekonomiyi canlandıran bir alandır. İlaçtan gübreye, işçiden traktöre kadar her aşama ülke ekonomisine katkı sağlar. Çiftçimiz ürününü depoya koyduktan sonra işçilik ve depo maliyetlerini ancak karşılayabiliyor ve şimdiden önümüzdeki yılı düşünmeye başlıyor. Biz de çiftçi temsilcileri olarak bu sorunları dile getirmek zorundayız. Bu konuyu Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'a da ilettik. Kendisi de Ankara'da ilgili bakanlıklar ve kurumlarla görüşmeler yaparak destek oluyor. Isparta çiftçimiz adına kendisine teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.