Başbakan R. T. Erdoğan, Merkez Bankası kadrosu ve ekonomi yönetiminin koca koca adamları bir araya geldiler.
İlkokul öğrencilerinin Fen ve Tabiat Bilgisi dersi ödevlerini kocaman kartonlara yazdıkları gibi, yeni “TL”i yazdılar.
Bayram yapıyorlar, mangalda kül bırakmıyorlar.
Sıfır atma tiyatrosunun bir benzeri sergileniyor.
Hani şöyle fiyakalı bir TL simgesi çıksa; yanmayacağım…
Ermeni parası “Dram”ın baş aşağı hali…
Bununla övünüyorlar.
Cambaza bak oyunuyla meteliğe kurşun atan milleti avutuyorlar.
Milletimiz de hak etmiyor değil… Böyle başa böyle traş!
Orta oyunu öyle abartıldı ki, Çankaya’yı bile örseledi… Cumhurbaşkanı A. Gül “Önemli olan paranın değeri. Öyle veya da böyle bu sembolize edilir; çok önemli değil…” türünden rastlantıya bir çıkış yapmak zorunda kaldı nitekim.
Bu TL tiyatrosunun milletimize ve ekonomimize hiçbir katkısı yok.
Hatta somut ve reel zararı var: TL’den sıfır atma ve onu Ermeni parasına benzetmenin milletimize maliyeti, 160 milyon TL.
Bu TL tiyatro sebebiyle milletin cebinden 160 milyon TL çıkacak.
AKP hükümeti ve ekonomi kurmayları, paranın ne olduğunu ve yeni para tarifini, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyden öğrenmelidirler. Dünya ondan, onun Milli Ekonomi Modeli’nden istifade ediyor.
Bonn Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ernst Zurek’in Almanya Heidelberg’teki III. Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresinde dikkat çektiği gibi, “Prof. Dr. Baş’ın modeli doğudan yükselen güneş gibi tüm dünyayı aydınlatıyor.”
Ziya Paşa’nin ifadesiyle, güneşin ışıklarından ancak yarasalar rahatsız oluyor.
AKP’nin ters çevrilmiş Ermeni bastonu şeklindeki yeni TL simgesinin ne cebe, ne Hazine’ye, ne de hiç kimseye faydası yok… Sıfır atma tiyatrosunun kimseye faydası olmadığı gibi!
Erdoğan, simit hesabını sever; o hesaptan gidelim.
6 sıfırı atma tiyatrosunun oynandığı günlerde; simit 10 kuruş, ekmek 30 kuruş, ABD Doları 1 lira 35 kuruş, Euro 1 lira 85 kuruş, Cumhuriyet altını 128 liraydı.
Bugün ise, simit 80 kuruş, ekmek 1 lira, ABD Doları 1 lira 75 kuruş, Euro 2 lira 34 kuruş, Cumhuriyet altını 656 lira.
Ocak 2007’de mazot litre fiyatı 2.15 YTL; Aralık 2011 mazot litre fiyatı 3.83 TL.
Ocak 2007’de benzin litre fiyatı 2.62 YTL; Aralık 2011 benzin litre fiyatı 4.25 TL.
O gün bugündür, cari açıkta şampiyonuz, dış ticaret açığında rekor üstüne rekor kırıyoruz. Devletin, pardon milletin sırtındaki borç ise kabardıkça kabardı.
Hazine Müsteşarlığı borç stoku bilgilerini kamuoyu ile paylaşıyor.
2010 yılı sonu itibarıyla iç borç stoku 353 milyar TL, dış borç stoku ise 473 milyar TL diyor. Bu rakamlara bazı sektörlerin borçları ilave edilmemiş. 846 milyar TL; eski tabirle 846 katrilyon TL’ye kabartılmış borç!
Ecnebilere kelepir fiyatına devredilerek elden çıkartılan işletmeler, madenler, vatan toprakları ise cabası!
Meteliğe kurşun atan millet ise, faizle boğuşuyor: 2002 yılı sonunda 2 milyar lira olan tüketici kredileri, 2010 yılı sonunda 126,9 milyar TL oldu.
2002 yılı sonunda kredi kartı borçları 4,3 milyar lira iken; 2010 sonu itibariyle sadece kredi kartı harcamaları 53 milyar 420 milyon TL’ye ulaştı.
AKP hükümeti olarak sizlerin, sıfır atma ve simgesini Ermeni bastonunu baş aşağı çevirme tiyatrosu oynamak dışında bir iş yapmadığınız, tam teslim olduğunuz liberal-kapitalist papaz Malthus ekonomisi, 50-60 milyon vatandaşı tam bir faizci yaptı... Bari bunu görün!
Milletin yaralarına Ermeni bastonu basmayın!
Cambaza bak TL tiyatrolarıyla milletimize vakit kaybettirmeyin… Bugün bu tiyatroları size oynatanlar, yarın bütün bir milleti meydanlara döker, meydan tiyatrosu oynatırlar.
(İnşallah, bilgisayarımdaki teknik arıza giderildiği andan itibaren, Ehl-i Beyt ve Gadir-i Hum konusundaki yazılarımı sunmaya devam edeceğim.)
İlkokul öğrencilerinin Fen ve Tabiat Bilgisi dersi ödevlerini kocaman kartonlara yazdıkları gibi, yeni “TL”i yazdılar.
Bayram yapıyorlar, mangalda kül bırakmıyorlar.
Sıfır atma tiyatrosunun bir benzeri sergileniyor.
Hani şöyle fiyakalı bir TL simgesi çıksa; yanmayacağım…
Ermeni parası “Dram”ın baş aşağı hali…
Bununla övünüyorlar.
Cambaza bak oyunuyla meteliğe kurşun atan milleti avutuyorlar.
Milletimiz de hak etmiyor değil… Böyle başa böyle traş!
Orta oyunu öyle abartıldı ki, Çankaya’yı bile örseledi… Cumhurbaşkanı A. Gül “Önemli olan paranın değeri. Öyle veya da böyle bu sembolize edilir; çok önemli değil…” türünden rastlantıya bir çıkış yapmak zorunda kaldı nitekim.
Bu TL tiyatrosunun milletimize ve ekonomimize hiçbir katkısı yok.
Hatta somut ve reel zararı var: TL’den sıfır atma ve onu Ermeni parasına benzetmenin milletimize maliyeti, 160 milyon TL.
Bu TL tiyatro sebebiyle milletin cebinden 160 milyon TL çıkacak.
AKP hükümeti ve ekonomi kurmayları, paranın ne olduğunu ve yeni para tarifini, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyden öğrenmelidirler. Dünya ondan, onun Milli Ekonomi Modeli’nden istifade ediyor.
Bonn Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ernst Zurek’in Almanya Heidelberg’teki III. Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresinde dikkat çektiği gibi, “Prof. Dr. Baş’ın modeli doğudan yükselen güneş gibi tüm dünyayı aydınlatıyor.”
Ziya Paşa’nin ifadesiyle, güneşin ışıklarından ancak yarasalar rahatsız oluyor.
AKP’nin ters çevrilmiş Ermeni bastonu şeklindeki yeni TL simgesinin ne cebe, ne Hazine’ye, ne de hiç kimseye faydası yok… Sıfır atma tiyatrosunun kimseye faydası olmadığı gibi!
Erdoğan, simit hesabını sever; o hesaptan gidelim.
6 sıfırı atma tiyatrosunun oynandığı günlerde; simit 10 kuruş, ekmek 30 kuruş, ABD Doları 1 lira 35 kuruş, Euro 1 lira 85 kuruş, Cumhuriyet altını 128 liraydı.
Bugün ise, simit 80 kuruş, ekmek 1 lira, ABD Doları 1 lira 75 kuruş, Euro 2 lira 34 kuruş, Cumhuriyet altını 656 lira.
Ocak 2007’de mazot litre fiyatı 2.15 YTL; Aralık 2011 mazot litre fiyatı 3.83 TL.
Ocak 2007’de benzin litre fiyatı 2.62 YTL; Aralık 2011 benzin litre fiyatı 4.25 TL.
O gün bugündür, cari açıkta şampiyonuz, dış ticaret açığında rekor üstüne rekor kırıyoruz. Devletin, pardon milletin sırtındaki borç ise kabardıkça kabardı.
Hazine Müsteşarlığı borç stoku bilgilerini kamuoyu ile paylaşıyor.
2010 yılı sonu itibarıyla iç borç stoku 353 milyar TL, dış borç stoku ise 473 milyar TL diyor. Bu rakamlara bazı sektörlerin borçları ilave edilmemiş. 846 milyar TL; eski tabirle 846 katrilyon TL’ye kabartılmış borç!
Ecnebilere kelepir fiyatına devredilerek elden çıkartılan işletmeler, madenler, vatan toprakları ise cabası!
Meteliğe kurşun atan millet ise, faizle boğuşuyor: 2002 yılı sonunda 2 milyar lira olan tüketici kredileri, 2010 yılı sonunda 126,9 milyar TL oldu.
2002 yılı sonunda kredi kartı borçları 4,3 milyar lira iken; 2010 sonu itibariyle sadece kredi kartı harcamaları 53 milyar 420 milyon TL’ye ulaştı.
AKP hükümeti olarak sizlerin, sıfır atma ve simgesini Ermeni bastonunu baş aşağı çevirme tiyatrosu oynamak dışında bir iş yapmadığınız, tam teslim olduğunuz liberal-kapitalist papaz Malthus ekonomisi, 50-60 milyon vatandaşı tam bir faizci yaptı... Bari bunu görün!
Milletin yaralarına Ermeni bastonu basmayın!
Cambaza bak TL tiyatrolarıyla milletimize vakit kaybettirmeyin… Bugün bu tiyatroları size oynatanlar, yarın bütün bir milleti meydanlara döker, meydan tiyatrosu oynatırlar.
(İnşallah, bilgisayarımdaki teknik arıza giderildiği andan itibaren, Ehl-i Beyt ve Gadir-i Hum konusundaki yazılarımı sunmaya devam edeceğim.)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019





















































































