Eşkıya açılımı, hükümetin deyimiyle demokratik açılım konusunda Kızılcahamam Kampı'nda gerçekleştireceği kampta AKP birtakım yeni kararlar alacak.Bu kararların açılımın içeriğinden çok millete nasıl hazmettirileceği konusunda odaklanacağı haberleri geliyor. Hükümete göre eşkıya açılımını milletin hazmetmemesi gibi bir seçenek asla yok.Milletin ayağı mahkûm, ya hazmedecek ya da hazmedecek?Çünkü hükümet çok büyük (!) yerlere bu açılım sözünü vermiş.Verdiği bu sözleri tutmak zorunda hükümet. Millete düşen de bunu hazmetmek, hükümete göre milletin başka çaresi yok.İşte bunun için toplanıyor AKP'liler Kızılcahamam'da.AKP Eşkıya açılımını millete anlatarak, hazmedilmesini sağlayarak düşen kamuoyu desteğini yeniden artırmaya çalışacak. Bunu başaramasa bile en azından düşüşü durdurabilmeyi bile kendisine başarı addediyor hükümet. Milleti eşkıya açılımı konusunda ikna etmek istiyor hükümet ama bu cesareti gösterip vatandaşın karşısına çıkabilecek vekil bulmak hayli zor.Vatandaşın bu tür hassas dönemlerde ne yapacağı hiç belli olmaz.Vatandaşın bu hali AKP milletvekillerini hayli tedirgin ediyor. Bundan dolayı farklı bir yöntem bulunmuş.Buna göre hükümetin vekilleri açılımı kendi seçim bölgelerinde değil, farklı illerde anlatacak.Bunun adına da 'çapraz yöntem' demişler.Yani vekiller bu şekilde vatandaşların eşkıya açılımı konusundaki tepkilerinden kurtulacaklarını sanıyorlar. En azından görüştükleri vatandaşın oyuyla vekil seçilmediklerinden biraz daha rahat bir şekilde eşkıya açılımını anlatabileceklerini düşünüyor olmalılar.Bu da gösteriyor ki, milletin vekilleri seçmenden kaçıyor. Vatandaşla karşılaşmamak için elinden geleni yapıyor. Mecburen vatandaşın ayağına gitmeleri gerektiğinde ise batı illerinden vekil seçilenler doğu illerine, doğudan seçilenler ise batıya görevlendiriliyorlar.Merak ediyorum hükümetin vekilleri vatandaştan nereye kadar kaçabileceklerini sanıyorlar acaba?Kaçsalar kaçsalar sandığa kadar kaçabilirler.Peki, kaçtıkları vatandaştan sandıkta onları kim kurtaracak?ABD ve İsrail mi?Yoksa AB mi?
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































