logo
21 HAZİRAN 2026

Hürmüz’de kilitlenen dünya ekonomisi

10.06.2026 00:00:00

Jeopolitik krizlerin küresel sistemi nasıl bir varoluş mücadelesine sürüklediği, bugün Orta Doğu'da yaşanan sıcak gelişmelerle bir kez daha kanıtlanıyor. 

İran'ın elindeki en büyük kozlar olan Hürmüz Boğazı ve Babülmendep, artık sadece bölgesel birer geçiş noktası değil; küresel ekonominin şah damarı konumunda. 

Yaşanan ağır saldırıların ardından adeta bir "varlık-yokluk" savaşı veren Tahran yönetimi, normal şartlarda masaya sürmeyeceği bu stratejik kozları devreye sokuyor. 

Bu hamlenin dünyaya verdiği mesaj ise oldukça net ve sarsıcı: "Beni yakarsanız, bütün dünya bunun zararını görür." 

Küresel piyasalar, ABD-İsrail ikilisinin kendi menfaatleri doğrultusunda hukuksuzca başlattıkları bu gerilimin oluşturduğu büyük bir daralma tehlikesiyle karşı karşıya.

Nükleerde "caydırıcılık" eşitliği neden şart?

Orta Doğu'da istikrarın bir türlü sağlanamamasının kökeninde, asimetrik bir askeri güç dengesi yatıyor. 

ABD Başkanı Trump'ın da bizzat itiraf ettiği gibi; bir ülkenin nükleer güce sahip olması, küresel aktörlerin ona saldırma cesaretini doğrudan kırıyor. 

Bugün Kuzey Kore veya Hindistan gibi ülkelere doğrudan askeri müdahale yapılamazken, nükleer gücü bulunmayan İran'ın açık hedef haline gelmesi bunun en somut örneğidir.

Hatırlarsanız, savaş devam ederken Trump, "İran, nükleer silaha sahip olsaydı, biz burada olamazdık" demişti.

Bölgenin ilan edilmemiş tek nükleer gücü olan İsrail, ABD'nin sınırsız desteğiyle hareket ederken; Türkiye başta olmak üzere bölgedeki diğer aktörlerin de bir savunma dengesi ve egemenlik hakkı olarak bu güce sahip olması gerektiği tezi ön plana çıkıyor. 

Çünkü caydırıcılıkta eşitlik sağlanmadığı müddetçe, Washington'dan cesaret alan agresif politikaların durdurulması ve kalıcı barışın inşa edilmesi mümkün görünmüyor.

Trilyon dolarlık fatura: Küresel büyümenin çöküşü

Savaşın ve ticaret yollarındaki tıkanıklığın küresel ekonomiye faturası, soyut bir korku olmaktan çıkıp devasa rakamlara dönüşmüş durumda. 

Dünya ekonomisinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 118 trilyon dolar olduğu düşünüldüğünde, büyüme oranlarındaki en ufak bir sapma bile milyarlarca doların buharlaşması anlamına geliyor.

* Mevcut senaryo: %3.4 olarak hedeflenen küresel büyüme, çatışmaların etkisiyle %2.6'ya geriledi. Bu 0.6 puanlık daralma, doğrudan 700 milyar dolarlık bir kayba tekabül ediyor.

* Savaşın uzaması durumunda: Eğer çatışmalar derinleşerek devam ederse büyüme %2.1'e çakılacak ve küresel kayıp 1.3 trilyon doları bulacak.

* 2027 projeksiyonu: Savaşın sürmesi halinde 2027 yılındaki büyüme tahmini %1.8'e kadar gerileyecek ve dünya ekonomisinin toplam kaybı 2 trilyon doların üzerine çıkacak.

Kendi enerji ihtiyacını karşılayan ve Venezuela petrolleri gibi kaynaklara göz diken ABD bu krizden doğrudan etkilenmezken, faturayı başta Avrupa ve OECD ülkeleri olmak üzere tüm dünya ödüyor.

Hürmüz'den mutfaklara: Gübre krizi ve gıda enflasyonu

Bu kriz sadece borsaları ve enerji koridorlarını değil, doğrudan insanlığın en temel ihtiyacı olan gıdayı da tehdit ediyor. 

Dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin %20'sinin döndüğü bu kritik bölge, aynı zamanda küresel tarımın ana girdilerini sağlıyor.

Lojistik hatların tıkanması ve enerji maliyetlerinin fırlaması; gübre ticaretinde %30, ürede %40, kükürtte %50 ve fosfatta %30'luk çok ciddi daralmaları beraberinde getiriyor. 

Tarımın temel yapı taşları olan bu maddelerin tedarik edilememesi, dünya genelinde üretimin durması ve gıda fiyatlarının kontrolsüzce artması anlamına geliyor. 

Washington ve Tel Aviv ortaklığında tırmandırılan bu gerilim; sadece devletlerin makroekonomik dengelerini bozmakla kalmıyor, tüm dünya halklarını durdurulamaz bir gıda enflasyonu ve açlık riskiyle baş başa bırakıyor.

 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.