logo
12 AĞUSTOS 2026

Hz. Ali: ‘Fitneler gece karanlığı gibi her yere iner’

"Hamd, her ilkten önce, her ahirden sonra var olan Allah'a mahsustur. İlk oluşu O'ndan önce bir varlığın bulunmamasını; ahir oluşu, O'ndan sonra bir varlığın olmamasını gerektirir

12.08.2026 00:52:00
Haber Merkezi
 
Hz. Ali: ‘Fitneler gece karanlığı gibi her yere iner’
Hz. Ali: ‘Fitneler gece karanlığı gibi her yere iner’
"Hamd, her ilkten önce, her ahirden sonra var olan Allah'a mahsustur. İlk oluşu O'ndan önce bir varlığın bulunmamasını; ahir oluşu, O'ndan sonra bir varlığın olmamasını gerektirir.

İçi dışına, kalbi diline uyan bir şahadetle şahadet ederim ki, O'ndan başka hiç bir ilah yoktur.

Ey insanlar! Bana muhalefet etmeniz, sizi günaha düşürmesin. Bana karşı isyan etmeniz, sizi şaşırtıp perişan etmesin. Benden duyduğunuz sözlere karşı birbirinize bakışmayın.

Tohumu yer içinde yarana, ruhları yaratana andolsun, size söylediklerim ümmi nebinin sözlerdir. Onu tebliğ eden yalan söylemedi, işiten de cahil olmadı.

Aşırı sapan birinin Şam'dan seslendiğini, Kufe'nin dışına bayraklarını diktiğini apaçık görür gibiyim. Ağzını açtığında, ağzındaki gemi gerip isyan ettiğinde ve adımlarını ağır bastığında fitne oğullarını ısırıyor, savaş dalgaları harekete geçiyor, günler asık suratıyla gelip çatıyor, geceler dert ve meşakkatleriyle beliriyor.

Ürünleri güzel yetişince, olgunlaşıp dikilince, mest deve gibi bağırınca ve kılıçları şimşek gibi parlayınca artık karmaşık fitne bayrakları her yerde dalgalanmaya başlar, karanlık geceler ve dalgalı denizler gibi yönelir.

Bu ve daha nice kasırgalar, Kufe'yi kasıp kavuracak, nice fırtınalar esecektir. Az zamanda, birbirine düşecekler, hayatta kalanlar, ekin gibi biçilecek, biçilenler, ezilip gidecektir."

Bu hutbe de gelecek olayları beyan etmektedir.



"İşte o gün (kıyamet), Allah'ın önce gelenleri de sonra gelenleri de hesaba çekmek, amellerinin karşılığını vermek için topladığı gündür. Herkes boyun eğmiş olarak ayakta beklemektedir.

Ter ağızlarına gem vurmuş, yeryüzü onlarla beraber titremektedir. Onların içinde durumları en iyi olan, ayağını basacak yer bulup kendine geniş bir yer tutandır.

...Fitneler gece karanlığı gibi her yere iner, hiç kimse ve hiç bir bayrak ona karşı duramaz, gemlenmiş palanlı develer gibi size gelir, sürücüsü sürüp getirir, binicisi onu hızla koşturur.

Ona binenin belası şiddetli, kayıpları azdır. Onlarla, ancak yeryüzünde tanınmayan fakat göklerde tanı­nan, mütekebbirler tarafından hor görülen bir topluluk Allah yolunda savaşır.

İşte o zaman, eyvahlar olsun sana ey Basra! Sesi duyulmayan, tozu görülmeyen Allah'ın intikam ordusu geldiğinde senin halkın kızıl ölümle helak olur, yok edici bir açlığa duçar olur."

Züht ve dünyadan yüz çevirme hakkında...

"Ey insanlar! Dünyaya zahitlerin ve ondan yüz çevirenlerin gözüyle bakın. Vallahi dünya az bir zaman sonra kendisine yurt edinenleri yok edip gider. Ondan emin olan imkân sahiplerini elemlere boğar.

Ondan göçüp giden her şey bir daha geri dönmez, geleceği de bilinmez ki beklenilsin. Sevinci kederle karışıktır. Erkeklerin kuvvetleri, orada gevşeklik ve zaaf içindedir. Size hoş gelen şeylerin çekiciliği sizi aldatmasın, zira onlar­la birlikteliğiniz çok azdır.

Düşünüp ibret alan, ibretiyle basiret sahibi olana Allah rahmet etsin. Çok yakında göreceksiniz, dünyada var olan­lar, az bir zamanda yok olacaktır; ahirettekiler ise, hiç bir zaman yok olmaz, devam eder. Sayıya sığan her şey tükenir, beklenen her şey gelir, her gelenin gitmesi de çok yakındır.

...Âlim kendi kadrini ve ölçüsünü bilen kimsedir. Kendi kadrini ve ölçüsünü bilmemek, kişiye bilgisizlik olarak yeter. Allah'ın en hoşlanmadığı kişi, kendi başına bıraktığı kimsedir. O, doğru yoldan sapar, delilsiz, kılavuzsuz olarak gider.

Dünya nimetini devşirmeye çağrılsa çalışır; ahiret ekinini biçmeye çağrılsa tembellik eder. Sanki çalıştığı iş gereklidir de tembellik ettiği işte sorumluluğu yok­tur.

...Bu, isimsiz müminden başkasının kurtulmadığı bir zamandır. Onu gören tanımaz, görülmeyince sorulmaz. İşte onlardır hidayetin ışıkları ve karanlıkta kalanlara açık nişaneler. … Söz gezdirip kulların ayıplarını yaymazlar, boş söz konuşmazlar. Allah, işte onlara rahmet kapılarını açar, zorluk ve meşakkatlerini giderir.

Ey İnsanlar! Dolu kabın baş aşağı çevrilip boşaltılması gibi, İslam'ın da boşaltılacağı zaman gelecektir!

Ey insanlar! Allah, sizi zulmetmez, size bu konuda güven vermiştir, ama imtihan edilmemekten emin kılmamıştır. Şanı yüce olan Allah "Şüphesiz bunda ayetler vardır, biz kullan kesin olarak sınamaktayız"(Mü'minun: 23) buyurmuştur." Nehc'ul Belaga 101-103  Hutbe

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ

Mersin merkezli yürütülen ve Türkiye genelindeki denetimsizlik ağını gözler önüne seren yasa dışı bahis operasyonunda 54 kişiden 37'si tutuklanırken, yaklaşık 13 milyar TL’lik devasa bir işlem hacmine ulaşıldığı açıklandı

11.08.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ
Mersin'de yurt dışı bahis siteleri üzerinden yaklaşık 13 milyar TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda, gözaltına alınan 54 kişiden 37'si tutuklandı. Şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', '7258 Sayılı Kanuna muhalefet' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında çalışma yaptı.

Teknik ve fiziki takip sonucu, yurt dışı bahis siteleri üzerinden toplam 12 milyar 976 milyon 499 bin 349 TL işlem hacmiyle yasa dışı bahis faaliyeti yürüttükleri ve suç gelirlerini akladıkları belirlenen suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 54 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında savcılık talimatıyla şüphelilere ait 5 taşınmaz ve 24 araca el konulurken, tüm banka ve kripto hesaplarına bloke uygulandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 16'sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. 1 şüpheli ise savcılıktan serbest bırakıldı.

Mersin Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

Sadece bir kent değil, ülke genelinde bir ağ



Yürütülen soruşturmada, şebekenin sadece yerel bir çete olmadığı; Adana, Antalya, İzmir, Kilis, Mardin, Siirt ve Tekirdağ gibi birçok ilde kurdukları "finans ofisleri" ile örgütlendikleri saptandı.

Bu durum, iktidarın Türkiye'yi getirdiği ekonomik ve idari tablonun acı bir özetidir:

Yasa dışı bahis şebekeleri, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan mali transfer ağlarını merkezi otoritenin gözü önünde kurabilmektedir.

Vatandaşın banka hesabındaki en ufak hareketi, esnafın üç kuruşluk vergisini büyüteçle inceleyen mali denetim mekanizmaları, milyarlık kripto ve banka transferlerini ancak iş işten geçtikten sonra fark etmektedir.

Zanlıların el konulan 5 taşınmazı, 24 aracı ve bloke edilen sayısız kripto hesabı, Türkiye'nin adeta bir "kara para cennetine" dönüştürüldüğünün somut kanıtıdır.

Ekonomik Buhran Gençleri Suç Ağının Kucağına İtiyor



İktidar, siber polisiye operasyonlarla "başarı" tablosu çizmeye çalışsa da madalyonun diğer yüzünde derin bir yönetimsel zafiyet bulunmaktadır. Enflasyonun kontrolden çıktığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı ve genç işsizliğinin zirve yaptığı mevcut düzende, yasa dışı bahis ve kolay yoldan para kazanma sektörü iktidarın ekonomi politikalarının bir yan ürünü haline gelmiştir.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, milyarlarca liralık kayıt dışı paranın sisteme enjekte edilmesi ve "suç gelirlerinin aklanması" suçunun bu kadar yaygınlaşması, yasal denetimlerin ve caydırıcılığın tamamen işlevsizleştiğini kanıtlamaktadır.

Operasyonlar Sinek Avlamaktan İbaret: Bataklık Ne Zaman Kurutulacak?

Bu operasyon, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Türkiye genelinde faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı yüz binlerce bahis sitesine ve bu sitelerin yurt içindeki devasa finansal ayaklarına karşı kalıcı, yapısal önlemler alınmamaktadır.

Mevcut siyasi irade, ekonomik çöküşü gizlemek için günübirlik şovlara sığınırken; ülkenin finansal güvenliği, gençliği ve geleceği denetimsiz dijital kumar ve kara para çarklarında öğütülmeye devam etmektedir.

Sorumlular, adliye koridorlarında tutuklanan 37 kişiden çok daha fazlasıdır; asıl sorumlu, bu organize finansal boşluğu yaratan ve ülkeyi gri listelerin kıyısında dolaştıran ekonomi ve hukuk yönetimidir.

MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı

Yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınan Galatasaray taraftar grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı inceleme raporu finansal hareketlerdeki devasa boyutu gözler önüne serdi

11.08.2026 16:56:00 / Güncelleme: 11.08.2026 17:01:08
Haber Merkezi
 
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan tribün lideri Muzaffer Şirin'in emniyetteki sorgusu tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, ifadesi alınmak üzere Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran MASAK raporunda, Şirin ve 26 yaşındaki oğlu İbrahim Şamil Şirin'in banka hesaplarında toplam 51 milyon TL'ye yakın bir işlem hacmi belirlendi.

Şoför kadrosundaki oğulun hesabından milyonlar geçti

MASAK raporunun en dikkat çekici detaylarından biri, Sebahattin Şirin'in oğlu İbrahim Şamil Şirin'in hesaplarındaki hareketlilik oldu. İncelemelere göre, bir medya kuruluşunda aylık ortalama 39 bin 358 TL maaşla şoför olarak çalışan ve bu iş yerinden toplamda 275 bin 509 TL resmi gelir elde eden Şamil Şirin'in banka hesaplarındaki toplam işlem hacmi 38 milyon 440 bin TL olarak kayıtlara geçti.

Oğul Şirin'in hesaplarındaki yıllara göre parasal artış şu şekilde raporlandı:

• 2022 Yılı: 2 milyon TL işlem hacmi

• 2023 Yılı: 9 milyon 325 bin TL işlem hacmi

• 2024 Yılı: 11 milyon 331 bin TL işlem hacmi

• 2025 Yılı: 7 milyon 951 bin TL işlem hacmi

• 2026 Yılı (7 Ağustos'a kadar): 7 milyon 487 bin TL işlem hacmi

Raporda ayrıca İbrahim Şamil Şirin'in, babasının haricinde 1.282 farklı kişiyle toplamda 12,3 milyon TL'yi bulan yüksek tutarlı ve karmaşık para transferleri gerçekleştirdiği, Papara ve PayFix gibi elektronik ödeme platformları üzerinden milyonlarca liralık girdi-çıktı sağladığı saptandı. Şamil Şirin'in üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca'da 5 dönümlük bir tarla ile Güngören'de bir daire bulunduğu da tespitler arasında yer aldı.

Baba Sebahattin Şirin'in 12,5 milyonluk hesabı ve gayrimenkulleri

Soruşturmanın odağındaki ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in 2011-2026 yıllarını kapsayan banka hesaplarında ise 12 milyon 558 bin TL'lik işlem hacmi saptandı. Bu tutarın 6 milyon 36 bin TL'sini hesaba gelen, 3 milyon 642 bin TL'sini hesaptan çıkan transferler oluştururken; 2 milyon 580 bin TL'yi aşan kısmın ise nakit olarak çekildiği belirlendi.

Raporda Şirin'in en yoğun finansal ilişkisinin, 2017 yılından bu yana bünyesinde çalıştığı görünen bir gayrimenkul şirketiyle olduğu ve bu şirketten hesabına 6 ayrı işlemle 4 milyon 350 bin TL aktarıldığı yazıldı. Baba ile oğul arasındaki karşılıklı doğrudan para transferinin ise 1 milyon 521 bin TL olduğu hesaplandı. Sebahattin Şirin'in üzerine kayıtlı taşınmazlar arasında İstanbul Güngören ve Balıkesir Ayvalık'ta gayrimenkuller ile 2023 model lüks bir araç bulunuyor.

Evinden adeta servet çıkmıştı

Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin Şirin'in ikametinde gerçekleştirdiği ve yaklaşık 8,5 saat süren aramalarda ele geçirilenler de rapordaki mali tabloyu destekler nitelikte. Evde yapılan aramalarda; 841 bin 895 Euro, 51 bin 953 Dolar, 18 bin 865 Sterlin ve 795 bin 825 TL nakit paranın yanı sıra 13,3 milyon TL değerinde altın ve mücevherat ele geçirilmişti. Evdeki gizli bölmelerden çıkan nakit ve ziynet eşyalarının toplam piyasa değerinin 65 milyon TL olduğu aktarılmıştı. Maddi varlıkların yanında evde 1 adet ruhsatsız tabanca, mühimmat ve 4 adet balistik çelik yelek bulunması da dikkat çekmişti.

Ağır suçlamalar karşısında adli süreç başladı

Tribün lideri hakkında yürütülen soruşturmada suçlamalar oldukça geniş kapsamlı tutuluyor. Şirin; 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, karaborsada örgütlü bilet dolandırıcılığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma/kullanma suçlamalarıyla hakim karşısına çıkacak. Şirin'in savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da



 
Bursa'daki Safa Camisi açılıp kapanabilen kubbesiyle dikkati çekiyor.

11.08.2026 11:16:00
AA
 
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 2013 yılında ibadete açılan Safa Camisi, açılıp kapanan kubbesiyle ilgi çekiyor. Beşevler Mahallesi'nde bin 250 metrekarelik alanda, mini bir külliye olarak inşa edilen ve konferans salonu ile sportif alanlara da sahip 900 kişilik cami, Bursa'nın yanı sıra farklı kentlerden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.



Kubbe kısmının 120 metrekarelik bölümü uzaktan kumanda sistemiyle açılıp kapanan camide avize bulunmuyor, cami içi led ampullerle aydınlatılıyor.

Süründüren hastalık kalp yetmezliğinden 3 adımda korunun


Dünya genelinde yaşam süresinin uzaması ve tıp teknolojilerinin gelişmesi kronik hastalıkların seyrini değiştirirken, Türkiye çok farklı ve dikkat çekici bir sağlık paradoksuyla karşı karşıya. Avrupa ve Amerika’da kalp yetersizliği teşhis yaş ortalaması 70 civarındayken, ülkemizde bu sınırın 62’ye gerilemesi, tıp dünyasında 'erken yorulan kalpler' alarmının verilmesine yol açıyor.

11.08.2026 11:12:00
Murat Çorbacı
 
Süründüren hastalık kalp yetmezliğinden 3 adımda korunun
Süründüren hastalık kalp yetmezliğinden 3 adımda korunun

Dünya genelinde yaşam süresinin uzaması ve tıp teknolojilerinin gelişmesi kronik hastalıkların seyrini değiştirirken, Türkiye çok farklı ve dikkat çekici bir sağlık paradoksuyla karşı karşıya. Avrupa ve Amerika'da kalp yetersizliği teşhis yaş ortalaması 70 civarındayken, ülkemizde bu sınırın 62'ye gerilemesi, tıp dünyasında 'erken yorulan kalpler' alarmının verilmesine yol açıyor. Uluslararası saygın tıp dergileri ve Türk Kardiyoloji Derneği'nin güncel verileri, tablonun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor:

2.7 milyon hasta: Türkiye'de şu an yaklaşık 2.7 milyon kişi kalp yetersizliğiyle yaşıyor ve bu sayı nüfusa oranla çok büyük bir halk sağlığı yükü oluşturuyor.
Yaşla gelen risk: Genel toplumda görülme sıklığı yüzde 2-3 seviyesindeyken, 70 yaş sonrasında bu oran yüzde 10'a çıkıyor. Nüfusumuz yaşlandıkça, bu oranın daha da katlanacağı öngörülüyor.

Ciddi takip şart: Teşhis sonrası dönemde hastaların düzenli takibi ve yaşam tarzı değişiklikleri hayati önem taşıyor; çünkü bu durum, pek çok kronik süreçten daha hassas bir klinik seyir sergileyebiliyor. Kalp yetersizliği; yüksek tansiyon, koroner arter hastalığı, geçirilmiş kalp krizi, kalp kapak hastalıkları, ritim bozuklukları ve diyabet gibi birçok sağlık sorununun uzun vadede oluşturduğu hasarın ardından gelişiyor.

Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, "Kalp yetersizliği çoğu zaman aniden ortaya çıkan bir tablo değildir. Yıllar boyunca kalbi etkileyen risk faktörleri ve kronik hastalıkların birikimi sonucunda gelişebilir. Bu nedenle kalp yetersizliğini yalnızca bir hastalık olarak değil, birçok kalp-damar probleminin ortak sonucu olarak değerlendirmek gerekir" ifadelerini kullandı.

Kalbimizi erken yoran 3 büyük tehdit

1. Belirtilerin ertelenmesi: Toplumda en sık karşılaşılan hatalardan biri, kalbin verdiği sinyalleri yorgunluk ya da yaşlılık diyerek geçiştirmektir. Nefes darlığı, çabuk yorulma ve bacaklarda oluşan şişlikler (ödem), kalbin kanı pompalarken zorlandığının net habercileridir. Bu gizli belirtiler fark edildiği an bir kardiyoloji uzmanına başvurulması, sürecin ilerlemesini durdurmanın ilk adımıdır.

2. Değişen yaşam kültürü: Son yıllarda 35 yaş altı popülasyonda görülen kalp kası hassasiyetleri ve erken evre yetersizlik süreçleri, dijital sağlık platformlarında en çok araştırılan konular arasında. Z ve Millenyum kuşaklarında artan yoğun plaza stresi, düzensiz uyku kalıpları, aşırı enerji içeceği tüketimi, elektronik sigara kullanımı ve paketli/aşırı tuzlu gıdalardan oluşan beslenme alışkanlıkları, kalbin biyolojik yaşını kronolojik yaşının önüne geçiriyor.

3. Pandemi ve viral etkiler: Geçmiş dönemlerde geçirilen ağır viral enfeksiyonların kalp kasında yarattığı tablolara dair toplumdaki soru işaretleri hala güncelliğini koruyor. Enfeksiyonların kalp sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini yönetmenin yolu, spekülasyonlardan uzak durarak düzenli hekim kontrolleriyle kalbin fonksiyonel durumunu takip etmekten geçiyor.

Adalet Bakanı Gürlek, 11 yıl önceki dosyayı açtı


 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yeni HTS ve baz istasyonu analizlerinden elde edilen delil ve bulgular doğrultusunda, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirilmiş, şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri ile gerekli adli işlemler başlatılmıştır" dedi.

11.08.2026 10:54:00 / Güncelleme: 11.08.2026 10:57:13
Haber Merkezi/AA
 
 Adalet Bakanı Gürlek, 11 yıl önceki dosyayı açtı
 Adalet Bakanı Gürlek, 11 yıl önceki dosyayı açtı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Fenerbahçe Futbol A Takımı'na 4 Nisan 2015'te Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya yönelik dosyada HTS ve baz istasyonu analizi doğrultusunda 5 şüpheliye operasyon düzenlendiğini bildirdi.

Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımını taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'de Trabzon'da gerçekleştirilen silahlı saldırının hafızalardaki yerini koruduğunu ifade ederek, otobüs şoförünün ağır yaralandığı, futbolcuların ve kulüp görevlilerinin büyük bir tehlike atlattığı bu saldırının milletin vicdanında bir yara olarak kaldığını belirtti.

Dosya raftan indirildi

Gürlek, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında dosyanın yeniden ele alındığını hatırlatarak, yeni teknolojik imkanlar ve güncel inceleme yöntemleri kullanılarak bütün delillerin tekrar değerlendirildiğini ifade etti.

Gürlek, şunları kaydetti: "Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında yapılan yeni HTS ve baz istasyonu analizlerinden elde edilen delil ve bulgular doğrultusunda, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirilmiş, şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri ile gerekli adli işlemler başlatılmıştır. Bu soruşturmanın tek amacı, 11 yıl önce gerçekleştirilen bu menfur saldırının arkasındaki kişi veya kişileri somut delillerle ortaya çıkarmaktır. Hangi takıma, hangi sporcuya veya hangi taraftar grubuna yönelirse yönelsin, spor alanındaki şiddete karşı tavrımız nettir. Bu vesileyle Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüze, özellikle Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, soruşturmayı titizlikle yürüten Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığımıza, görev alan Cumhuriyet savcılarımıza, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum."

Gözaltına alınanların kimlikleri açıklanmadı.

Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor

Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor

11.08.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor. Arnavutköy Sazlıbosna'da bulunan dev şantiye, gece karanlığında projektörlerle adeta gündüze dönerken, 196 metre yüksekliğindeki iki kulesi, yerleştirilen tabliyeleri ve gerilen eğik askı halatlarıyla köprü havadan görüntülendi.

Sazlıdere Barajı'nın güneyinde yükselen köprüde gece saatlerinde şantiyenin farklı noktalarındaki yoğun aydınlatma dikkat çekiyor. Havadan çekilen görüntülerde kulelerin çevresindeki çalışma platformları, vinçler, tabliye imalatları ve köprü güzergâhındaki şantiye faaliyetleri ışıklar altında net şekilde görülürken, köprünün çevresindeki karanlık arazi içerisinde yükselen aydınlık yapı İstanbul'un gece siluetine farklı bir görüntü kazandırıyor.



Kuzey Marmara Otoyolu'nun Başakşehir-Nakkaş kesiminin en önemli yapısı olan Sazlıdere Köprüsü'nde iki adet diamond yani elmas geometrisindeki kulenin imalatı tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 1 Temmuz 2026'da yapılan açıklamaya göre doğu ve batıdaki kuleler 196 metre yüksekliğe ulaştı ve proje genelindeki fiziksel ilerleme yüzde 80'in üzerine çıktı. Gece köprünün her iki tarafındaki çalışma ışıkları, beyaz renkteki eğik askı halatlarını ve betonarme kuleleri a daha belirgin hale getiriyor. Karanlıkta ışıklandırılan köprü, çevresindeki Sazlıdere havzası ve uzakta görülen İstanbul yerleşimleriyle birlikte dikkat çekici görüntüler oluşturuyor. Gece boyunca devam eden çalışmalar, dev köprünün gündüz olduğu kadar gece de ne kadar büyük bir şantiye alanına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

440 metrelik ana açıklık

Sazlıdere Köprüsü, tamamlandığında ana açıklığı 440 metre olan gergin eğik askılı bir köprü olacak. Ana açıklığın iki yanında 210'ar metrelik yan açıklıklar bulunacak. Bu bölümlerle köprünün toplam uzunluğu 860 metreye ulaşacak. Yaklaşım viyadükleri de eklendiğinde toplam uzunluk 1 kilometre 618 metre olacak. Köprü 46 metre genişliğinde ve 4 gidiş, 4 geliş olmak üzere toplam 8 şeritli olarak tasarlandı. Köprüde toplam 136 eğik askı halatı ve bu halatların bağlanacağı 272 ankraj bulunacak. Elmas geometrisindeki kule tasarımı sayesinde köprü ayaklarının kanal kesitine etkisinin azaltılması hedefleniyor.

İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü

Sazlıdere Köprüsü, kule yüksekliği bakımından İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü olacak. Köprünün kuleleri 196 metreye ulaşırken, İstanbul'un mevcut en yüksek köprüsü Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün kule yüksekliği yaklaşık 330 metre. Diğer köprüler ile Karşılaştırıldığında Sazlıdere Köprüsü'nün 196 metrelik kuleleri, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün denizden 165 metre yüksekliğindeki kulelerini de geride bırakacak. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kule yüksekliği ise yaklaşık 110 metre seviyesinde bulunuyor.

Düzce'de denizden İHA çıktı


 
Düzce'de denizde insansız hava aracı olduğu değerlendirilen cisim bulundu. Düzce Valiliği, "Olayla ilgili inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup, kamuoyunun endişe etmesini gerektirecek herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır" açıklamasını yaptı.

11.08.2026 01:10:00
Haber Merkezi/AA
 
Düzce'de denizden İHA çıktı
Düzce'de denizden İHA çıktı

Düzce Valiliği, Akçakoca ilçesi sahilinde insansız hava aracı (İHA) olduğu değerlendirilen cismin SAS personeli tarafından güvenlik tedbirleri alınarak, emniyetli bölge olarak tahsis edilen alanda kontrol altına alındığını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamada, saat 16.50'de Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Harekat Merkezi'ne Akçakoca ilçesi Çınar Plajı açıklarında şüpheli bir cisim bulunduğuna ilişkin ihbar alındığı belirtildi.

Hangi ülkeye ait olduğu açıklanmadı ancak...

Açıklamada, İHA olduğu değerlendirilen cismin, SAS personeli tarafından güvenlik tedbirleri alınarak, emniyetli bölge olarak tahsis edilen alanda kontrol altına alındığı kaydedildi. Açıklamada, "Olayla ilgili inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup, kamuoyunun endişe etmesini gerektirecek herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır" ifadesine yer verildi.

Karadeniz'de son aylarda sık sık Ukrayna'ya ait İHA'lara rastlanıyor!

Akneden uzak tutacak 10 kritik tavsiye!


Gün içinde yüzünüzü sık sık yıkıyor, gözünüze büyük gelen sivilcelerinizi sıkıyor, telefon ekranınızı silmeyi hiç düşünmüyor ve yastık kılıfınızı günlerce değiştirmiyorsunuz. İşte bunları yapıyorsanız, akneden kurtulma ihtimaliniz düşük mü düşük!

11.08.2026 00:43:00
Murat Çorbacı
 
 Akneden uzak tutacak 10 kritik tavsiye!
 Akneden uzak tutacak 10 kritik tavsiye!

Günlük hayatın sıradan bir parçası gibi görünen bu alışkanlıkların farkında olmadan akneyi tetikleyebildiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Toplumda sıklıkla aknenin hormonal ya da genetik nedenlerle ortaya çıktığı düşünülür. Cilt bakımında yapılan yanlışlar, beslenme alışkanlıkları ya da normal görünen günlük davranışlar akne oluşumunda etkili olabilir" dedi.

Akne neden ortaya çıkar?

Uzmanlar akneyi,  kıl folikülleri ve yağ bezlerini etkileyen kronik bir deri hastalığı olarak açıklıyor. Oluşumunda ise yağ (sebum) üretiminin artması, gözeneklerin tıkanması, cutibacterium acnes adlı bakterinin çoğalması ve iltihap gelişmesi rol oynuyor. Pek çoğumuzun sandığı gibi akneler yalnızca yüz bölgesinde oluşmuyor; sırt, göğüs, omuz ve boyunda da görülebiliyor. Çoğu zaman fiziksel bir sorun gibi algılansa da, aknenin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, hastalığın kronik olması nedeniyle tekrarlamaması için günlük bazı önlemler almanın etkili olduğunu vurguluyor.

Günlük alışkanlıklara dikkat!

Akne denildiğinde çoğu kişinin aklına ergenlik dönemi geliyor. Ancak akne sorunu günümüzde erişkin bireylerde de sık karşılaşılan cilt hastalıklarından biri. Toplumda yaygın olarak bilinenin aksine aknenin baş sorumlusunun hormonal değişiklikler ile genetik yatkınlık olmadığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Hormonlar ve genetik yatkınlığın yanı sıra stres, kullanılan bazı ilaçlar, yanlış kozmetik ürün kullanımı ve yaşam tarzına bağlı alışkanlıklar da aknenin ortaya çıkmasında veya şiddetlenmesinde önemli rol oynar. Bunun yanında gün içinde farkında olmadan yaptığımız bazı hatalar gözeneklerin tıkanmasına, yağ üretiminin artmasına ve iltihaplanmanın kolaylaşmasına neden olabilir" dedi.

Terleme ve güneşe maruz kalmak da akneyi artırıyor

Yaz aylarında artan sıcaklık, terleme ve güneş maruziyeti akneye eğilimli kişilerde şikâyetleri artırabiliyor. Akneyi önlemede en önemli noktanın cildi aşırı temizlemek ya da kurutmaya çalışmak olmadığını belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Bunun yerine cilt tipine uygun, nazik ve düzenli bir bakım rutini oluşturmak, komedojenik olmayan ürünler tercih etmek ve akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklardan kaçınmaktır" diyerek akneye karşı alabileceğiniz 10 öneriyi sıraladı.

Yüzünüzü sık yıkamayın

Cildi gün içinde defalarca yıkamak veya alkol içeren sert temizleyiciler kullanmak cilt bariyerini zayıflatıyor. Bunun sonucunda cilt kurudukça kendini korumak amacıyla daha fazla sebum üretmeye başlayabiliyor. Artan yağ üretimi ise gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırarak akneyi şiddetlendirebiliyor.

Ne yapmalı?

Yüzünüzü sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez nazik bir temizleyiciyle yıkayın.
Alkol oranı yüksek ve cildi kurutan ürünlerden kaçının. Cildi tahriş edecek kese ve sert fırçalar kullanmayın.

Sivilcelerinizi sıkmayın

Sivilceleri sıkmanın iltihabın cildin daha derin tabakalarına yayılmasına neden olabileceği uyarısında bulunan Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Bu durum hem iyileşme süresini uzatır hem de kalıcı akne izi ve leke gelişme riskini artırır. Ayrıca ellerde bulunan bakteriler enfeksiyon riskini de yükseltebilir" dedi.

Ne yapmalı?

Sivilceleri sıkmaktan kaçının.
Gerekirse noktasal akne tedavi ürünleri kullanın.
Büyük ve ağrılı sivilceler için dermatoloji uzmanına başvurun.

Makyajı cildinizde uzun süre tutmayın

Yoğun yapılı fondötenler, bazı güneş koruyucular ve yağ bazlı kozmetik ürünlerin gözeneklerin tıkanmasına neden olabileceğini belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Özellikle makyajın uzun süre ciltte kalması bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırabilir" uyarısında bulunuyor.

Ne yapmalı?

"Non-komedojenik" veya "akneye eğilimli ciltler için uygun" ibaresi bulunan ürünleri tercih edin.
Gün sonunda makyajınızı mutlaka temizleyin ve makyaj fırçalarını düzenli olarak yıkayın.

Güneş koruyucusuz güneşe çıkmayın

Güneş ışınları başlangıçta akneleri kurutuyor gibi görünse de uzun vadede ciltte kalınlaşmaya, gözeneklerin tıkanmasına ve lekelerin koyulaşmasına neden olabiliyor. Ağır ve yağlı yapıda güneş koruyucular ise akne oluşumunu kolaylaştırabiliyor.

Ne yapmalı?

SPF 30-50 arasında, tercihen jel veya akışkan formdaki güneş koruyucuları tercih edin.
Güneş koruyucunuzu iki-üç saatte bir yenileyin.

Telefon ekranınızı temizleyin

Pek çok kişi telefon ile sivilce oluşumunu birbiriyle ilişkilendirmese de telefon ekranlarında gün boyunca yağ, makyaj kalıntısı, bakteri ve çevresel kirleticiler birikiyor. Telefonun uzun süre yanakla temas etmesi ise özellikle çene ve yanak bölgesinde akne oluşumunu kolaylaştırabiliyor.

Ne yapmalı?

Telefon ekranınızı düzenli olarak temizleyin.
Uzun görüşmelerde kulaklık veya hoparlör kullanın.
Telefonu terli ciltle uzun süre temas ettirmeyin.

Terledikten sonra cildinizi mutlaka temizleyin

Terlemenin tek başına akne oluşturmadığını ancak ter, yağ ve çevresel kirlerle birleştiğinde gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırabileceğini söyleyen Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Genellikle spor sonrasında ciltte uzun süre kalan ter özellikle sırt, omuz ve göğüs bölgesindeki akneleri artırabilir" diyor.

Ne yapmalı?

Egzersiz sonrasında mümkün olan en kısa sürede duş alın.
Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın.
Spor yaparken nefes alabilen kumaşlar tercih edin.

Yastık kılıfı ve havlularınızı sık değiştirin

Yastık kılıflarında zamanla yağ, ölü deri hücreleri, saç ürünleri ve mikroorganizmalar birikiyor. Uzun süre aynı kılıfın kullanılması özellikle yüzün temas ettiği bölgelerde akne gelişimini kolaylaştırabiliyor.

Ne yapmalı?

Yastık kılıflarını haftada en az bir-iki kez değiştirin.
Yüz havlusunu sık aralıklarla yıkayın ve havluları başkalarıyla ortak kullanmayın.

Saç ürünlerinizi yüzünüzle temas ettirmeyin

Saç yağları, şekillendiriciler ve saç bakım ürünlerinin alın ve şakak bölgesindeki gözenekleri tıkayabileceğini ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Özellikle yaz aylarında terleme ile bu ürünlerin cilde geçişi kolaylaşır ve yüzde yeni akne oluşumları görülebilir" uyarısında bulunuyor.

Ne yapmalı?

Yağlı saç ürünlerini yüz bölgesinden uzak tutun.
Saç bakım ürünlerini uyguladıktan sonra yüzünüzü temizleyin.

Yüksek glisemik içerikli beslenmeyin

Akne ile beslenme arasında çok yakın ilişki olduğunu belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Şekerli içecekler, beyaz unlu gıdalar ve sık tüketilen ultra işlenmiş besinler insülin ve IGF-1 düzeylerini artırarak yağ bezlerinin daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bilimsel çalışmalar özellikle yüksek glisemik yükün akneyi kötüleştirebildiğini göstermektedir" diyor.

Ne yapmalı?

Tam tahıllar, sebze ve liften zengin beslenmeye özen gösterin.
Şekerli içecekleri ve işlenmiş gıdaları sınırlandırın.

Stres ve uykusuzluktan uzak durun

Yoğun stres ve yetersiz uyku sırasında kortizol başta olmak üzere bazı hormonların düzeyinin değişebileceğini belirten Dr. Ayşenur Şam Sarı, "Bu hormonal değişiklikler yağ üretimini artırabilir ve mevcut aknelerin alevlenmesine yol açabilir. Aynı zamanda cildin onarım mekanizmaları da yavaşlar" ifadelerini kullanıyor.

Ne yapmalı?

Düzenli uyku alışkanlığı edinin.
Stres yönetimi için yürüyüş, egzersiz veya nefes egzersizlerinden yararlanın.

Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor

Ankara Güvenpark’ta rütbe ayrımı yapılmaksızın adil özlük hakları talebiyle yaklaşık üç haftadır oturma eylemi yapan er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gazilerin hak arayışı, polis barikatına ve iktidarın sert duvarına çarptı

10.08.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor
Kurşun rütbe sormadı ama iktidar soruyor
Ankara Güvenpark'ta rütbe ayrımı yapılmaksızın adil özlük hakları talebiyle yaklaşık üç haftadır oturma eylemi yapan er şehit yakınları ile erbaş ve er statüsündeki gazilerin hak arayışı, polis barikatına ve iktidarın sert duvarına çarptı.

Taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşımak amacıyla barışçıl bir yürüyüş başlatan kahramanların önü çevik kuvvet ekipleri tarafından kesilirken, yükselen tansiyon sonrası polis barikatı önünde arbede yaşandı.

Vatan savunmasında uzuvlarını kaybeden gazilerin demokratik hak arayışına yönelik bu sert müdahale, kamuoyunda ve muhalefet kanadında iktidara karşı büyük bir tepki dalgasına yol açtı.

Gazilere Meclis yolunda abluka ve barikat



Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelerek seslerini duyurmaya çalışan er gaziler ve şehit aileleri, rütbeli personel ile aralarındaki maaş ve sosyal hak uçurumunun kapatılmasını talep ediyor.

Hak mücadelelerini duyurabilmek adına son çare olarak TBMM'ye yürümek isteyen grubun etrafı polis ekiplerince sarıldı. "Biz buraya para istemeye gelmedik, bu ülke için bedel ödedik" diyerek isyan eden malul gazilerin ve acılı ailelerin meclis yolunda önüne set çekilmesi, başkentte vicdanları yaralayan görüntülere sahne oldu.

Hulusi Akar'ın Vicdanları Yaralayan "Evinize Gidin" Çıkışı



Sürecin başından beri eleştirilerin odağında yer alan eski Genelkurmay Başkanı, eski Milli Savunma Bakanı ve mevcut TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eylem yapan gazilere karşı takındığı tepki çeken tavır nedeniyle sert şekilde eleştiriliyor. Akar'ın komisyon görüşmeleri sırasında şehit yakınları ve gazilere yönelik sarf ettiği iddia edilen şu sözler muhalefetin ve gazi derneklerinin büyük tepkisini topladı:

"Gerçekleri görün, evinize gidin oturun, kendinizi kullandırtmayın. Polemik üretmeye çalışanların oyuncağı olmayın."

Yıllarca komutası altında çarpışan, terörle mücadelede gözünü, kolunu, bacağını feda eden askerlerin hak arayışını "siyasi istismar" ve "provokasyon" olarak nitelendiren Akar, gazileri dinlemek ve adil bir yasa tasarısı hazırlamak yerine adeta "fırça atmayı" tercih etti

"Bizi bu yollara düşürenler utansın"

Hak arayışları engellenen er gaziler, Milli Savunma Komisyonu'nun kendilerini muhatap almadan, alanın sesini dinlemeden, kendilerine yakın sivil toplum örgütleriyle "kafalara göre" bir torba yasa tasarısı hazırladığını belirtiyor.

Güvenpark'ta açlık grevine başlayan ve polis barikatı karşısında gözyaşlarını tutamayan gazilerin "Bizi bu yollara düşürenler utansın. Reva mı bize bu yapılan?" feryatları, iktidarın terörle mücadele eden er ve erbaşları üvey evlat olarak gördüğü eleştirilerini bir kez daha tescilledi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.