logo
26 AĞUSTOS 2026

Hz. Ali'nin Nehrevan'da Haricilere son nasihati

Hz. Ali Nehrevan'da Haricilere son kez nasihat ederek şöyle buyurdu:

12.07.2026 00:05:00
Haber Merkezi
 
Hz. Ali'nin Nehrevan'da Haricilere son nasihati
Hz. Ali'nin Nehrevan'da Haricilere son nasihati
"Ben, sizleri sabahlayınca; Rabbinizden apaçık bir delile de sahip değilken ve elinizde de hiç bir hüccet yokken bu nehrin etrafında öldürülmekten, alçak-yüksek yerlere serilmekten sakındırıyorum.

(Oysa) Dünya sizi helak etmiş, Allah'ın takdiri (kaza ve kader), sizi pusuya düşürmüştür.

Sizi bu hakem işinden sakındırmıştım. Ama siz dinlemeyerek isyancı muhalifler gibi geldiniz bana, reyimi bırakıp heva-heveslerinize kapıldınız.

Aklı havada ve sefih topluluk, ben sizlere bir kötülük getirmedim. Ey babasız­lar, ben sizlere asla zarar-ziyan vermek istemedim"







Bu hutbe de Hz. Ali'nin Nehrevan savaşından sonra okuduğu uzun hutbenin özeti konumundadır. Hz. Ali bu hutbesinde kendi halini beyan ederek şöyle buyuruyor:

Güçleri-kuvvetleri yokken ben işe koyuldum. Onlar, başlarını yakalarının içine sokmuşlarken (gizlenmişlerken), ben kendimi açık bir şekilde ortaya attım. Onlar dilsizlerken, ben konuştum. Onlar durmuşken, ben Allah'ın nuruyla geçip gittim.

Herkesten daha sessiz, ama öne geç­mede herkesten daha üstündüm. Faziletlerin dizginin tutarak uçtum ve o faziletlerin ödülünü ben aldım.

Şiddetli rüzgârların yerinden kıpırdatamadığı, kasırgaların söküp atamadığı bir dağ gibiydim. Hiç kimse yüzüme karşı veya ardımdan bir ayıbımı-kusurumu söyleyemez, beni kınayamazdı.

Düşkün kimse benim nezdimde hakkını (zalimden) alıncaya dek aziz ve üstündür. Güçlü-kuvvetli olan kimse benim nezdimde hakkı ondan alıncaya dek güçsüz ve zayıftır.







Biz Allah'ın kaza ve kaderinden hoşnuduz ve O'nun emirlerine teslimiz. Hiç gördün mü Allah'ın elçisine (s.a.a) yalan isnat edeyim? Allah'a yemin olsun ki ben onu tasdik eden ilk kimseydim. O halde Resulullah'ı vefatından sonra ilk inkâr/tekzip eden ben olamam.


Kendi işime baktım... Gördüm ki (Peygamber'in emrine) itaat, (halifeye zorla) biatten daha öncelikli ve gereklidir ve (İslam'ı koruma için Peygambere verdiğim) söz/misak henüz boynumdadır."

Hz. Ali bu hutbesinde "şüphe"nin neden "şüphe" olarak adlandırıldığını ve hiç kimsenin ölümden kurtulmayacağını beyan ederek şöyle buyuruyor:

"Şüphe hakka benzediği için "şüphe" olarak adlandır­mıştır. Allah dostlarının şüphelerdeki aydınlığı, iman ve yakinleridir. Yolları hidayet-kurtuluş yollarıdır.







Ama Allah'ın düşmanlarını şüphelerde, dalalet ve sapıklık davet eder. Kılavuzları da körlük ve şaşkınlıktır. Ölümden kor­kan ondan kurtulamaz ve bekayı (ebediyeti) sevene beka ihsan edilmez."

Nu'man b. Beşir Muaviye'nin emriyle Irak halkını korkutmak için iki bin kişilik bir güçle Şam'dan harekete geçti.

Küfe yakınla­rındaki Aynu't-Temr denilen bölgede ise Hz. Ali'nin Malik b. Ka'b-i Erhebi adında bir valisi vardı.

Bin kişilik bir gücü olan Malik, Nu'man'ın hareketini hemen Hz. Ali'ye haber verdi. Hz. Ali Küfe halkını Malik'in yardımına çağırdıysa da sadece üç yüz kişi bu davetine icabet etti.







Bunun üzerine Hz. Ali üzgün bir halde minbere çıkarak şöyle buyurdu:

"Bir topluma düştüm ki emrettin mi itaat etmezler, davet ettin mi kabulden sakınırlar.

Babasızlar, Allah'ın yardımı için ne bekliyorsunuz? Sizi bir araya toplayan bir dininiz yok mu? Sizi sarsan bir gayretiniz-himmetiniz yok mu?

Aranızda durmuş feryat ediyor, yardım diliyorum. Sizlerse sözlerime dinlemiyorsunuz, emrime itaat etmiyorsunuz.

Sonunda kötü olayların ortaya çıkacağını görecek­siniz. Sizinle kan istenmez, sizinle hiç bir hedefe varılmaz. Sizleri kardeşlerinize yardıma davet ettim göbek ağrısına tutulmuş deve gibi sızlandınız, (yük taşımaktan) sırtı yaralanmış deve gibi ağır davrandınız.

Sonra sizden bana per perişan, zayıf mı zayıf bir bölük çıka-geldi ki (onlar da) gözleriyle ölümü görürcesine ölüme sürükleniyor gibiydi­ler."(Nehc'ul Belaga 36-39. Hutbe)

Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.

Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı

25.08.2026 12:42:00
İHA
 
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti.






İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.






Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek

Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından muhtemel riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak

25.08.2026 12:37:00
İHA
 
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi sahilinde, çuvallar içerisinde kıyıya ulaşan toz halindeki maddeleri gören vatandaşların ihbarı üzerine ekipler bölgede inceleme başlattı. Yapılan kontrollerde söz konusu maddenin sahilin yalnızca bir noktasında değil, farklı bölgelerde de görüldüğü belirlendi. Sahilde ekipler tarafından toplanan maddeler güvenli bir alana taşınırken, incelemelerde kullanılmak üzere numuneler alındı.






Numuneler TÜBİTAK'a gönderilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, sahilden alınan numunelerin İstanbul'daki TÜBİTAK'a gönderilerek analiz edilmesi planlanıyor. Maddenin kesin olarak hangi içeriğe sahip olduğunun, TÜBİTAK'ta yapılacak incelemelerin ardından tespit edilmesi bekleniyor. Analiz sonuçlarıyla birlikte maddenin insan sağlığı ve çevre açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının da netleşmesi öngörülüyor.








Sahilde ekipler tarafından toplanan maddenin sızdırmaz bir alanda muhafaza edilerek inceleme sonuçlarının beklendiği öğrenildi. Yapılacak analizlerin ardından toplanan maddeye ne şekilde işlem uygulanacağına karar verilecek.








Gündüz net şekilde görüldü

Öte yandan sahildeki durum gündüz saatlerinde dron ile görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca bazı bölgelerde toz halindeki maddelerin halen görülebilmesi dikkat çekti. İlk kontrollerde maddede radyoaktif bir unsur tespit edilmediği öğrenilirken, maddenin kimyasal içeriği ve denize nasıl ulaştığına ilişkin kesin sonuçların uzman ekiplerin yapacağı analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.








İncesu Yalı Mahallesi'nde yaşayan Emrullah Yüksel, "Dün öğleden sonra bir çuvalın içinde bu malzemeler kıyıya geldi. Ne olduğunu bilmiyoruz ve bunun araştırılmasını istiyoruz. Bu durumdan dolayı birkaç gün denize girilmeyecek. Bunun bir an önce incelenmesi ve milletin aydınlanması gerekiyor" dedi.






Adalete güven yitirildiğinde ne olur?

Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur

25.08.2026 00:41:00 / Güncelleme: 25.08.2026 13:11:43
Yaşar Cebesoy
 
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur.

Yargı sistemine ve hukukun üstünlüğüne dair inancın zedelenmesi ya da tamamen kaybolması, yalnızca hukuki bir kriz değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutları olan zincirleme bir çöküş sürecini tetikler.







Toplumsal Çözülme ve İhakk-ı Hak Eğilimi

Yargının adil karar vermediği düşüncesi toplumda yaygınlaştığında, bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm adresi kamu otoritesi olmaktan çıkar.

Vatandaşların kendi hakkını kendi gücüyle aramaya çalışması, yani ihakk-ı hak davranışı artış gösterir.

Bu durum, suç oranlarının yükselmesine, şiddetin meşrulaşmasına ve toplumsal huzurun kökten bozulmasına yol açar. Güvensizlik hissi, bireylerin devlete ve birbirlerine olan aidiyet duygusunu zayıflatır.







Ekonomik Çöküş ve Sermaye Kaçışı

Hukuk güvenliğinin bulunmadığı bir iklimde öngörülebilirlik ortadan kalkar. Mülkiyet hakkının ve sözleşme serbestisinin yargı teminatı altında olmadığını gören yerli ve yabancı yatırımcılar, sermayelerini daha güvenli limanlara taşır.

Doğrudan yabancı yatırımlar durma noktasına gelirken, finansal piyasalarda belirsizlik egemen olur. Beyin göçü hızlanır; yetenekli ve eğitimli insan kaynağı, hukuk emniyetinin sağlandığı ülkelere yönelir.







Kurumsal Aşınma ve Meşruiyet Krizi

Adalete olan inancın yitirilmesi, devletin diğer organlarına ve genel olarak kamu kurumlarına duyulan güveni de eritir.

Vergi itaati düşer, kamu düzenine uyum zayıflar ve devletin meşruiyet zemini sorgulanmaya başlar. Liyakat ilkesinin yerini kayırmacılığın aldığı algısı pekiştikçe, kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve bürokratik mekanizma işlevsizleşir.







Toplumsal Barışın Geleceği

Sonuç olarak, adalet sisteminin işlevini kaybetmesi bir devlet için en büyük güvenlik riskidir.







Toplumsal barışın, ekonomik refahın ve kamu düzeninin sürdürülebilmesi, yargı mekanizmasının bağımsız, tarafsız ve erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Hukuka güvenin yeniden tesis edilmediği senaryolarda kurumsal ve toplumsal çöküş kaçınılmaz hale gelir.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

24.08.2026 13:50:00 / Güncelleme: 24.08.2026 13:53:51
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
"İlk düğün gençlik kolları üyesinin…"

Önce BTP İstanbul Gençlik Kolları üyesi Mustafa Civelek ile Fatma Kalka'nın Zeytinburnu'ndaki düğününe katılan Hüseyin Baş, genç çifti tebrik ederek mutluluklar diledi. Baş, çifte düğün hediyelerini de takdim etti.






"Düğün bizim düğünümüz"

BTP Lideri Hüseyin Baş daha sonra Silivri'de düzenlenen düğüne geçti. Karabük İl Başkanı Latif Danakol'un kızı Kübra Danakol ile BTP Silivri İlçe Başkanı Bilal Akdeniz'in kardeşi Murat Akdeniz'in düğününe katılan Baş, genç çiftin nikâhında şahitlik yaptı.






Nikâh töreninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, düğünün BTP camiası açısından taşıdığı anlamı vurgulayarak genç çifte mutluluk dileklerini iletti.
Baş, konuşmasında merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın nikâh törenlerinde yaptığı duayı da hatırlatarak şöyle dedi;
"Düğün bizim düğünümüz. Dolayısıyla düğünümüze hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu emaneti takdim ederken kıymetli babamın her nikâh merasiminde tekrar ettiği o güzel duasını tekrar ediyorum. Allah bu kardeşlerimize iki cihan saadeti nasip eylesin. Vatana, millete, devlete ve dine hadim ve hadime evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin."
Baş, evlilik cüzdanını ise "Yuvayı dişi kuş kurar" anlayışıyla gelin Kübra Danakol'a takdim etti.






Halay ve horonla devam etti

Nikâh töreninin ardından düğüne katılanlarla bir araya gelen BTP Lideri Hüseyin Baş, davetlilerle birlikte halay çekti ve horon tepti.






Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği

Mersin'in Kazanlı ile Tarsus ilçesi arasındaki sahil şeridinde görülen yoğun plastik ve naylon parçaları, ciddi bir çevre kirliliğini gözler önüne serdi

22.08.2026 16:38:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:41:44
İHA
 
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Sosyal medyada 'leo_sano' olarak tanınan Levent Sancak, balık avında karşılaştığı manzaraya tepki gösterdi. Görüntülerde kıyı şeridinin çok sayıda küçük plastik parçasıyla kaplandığı görülürken Sancak, kirliliğin sahil boyunca devam ettiğini belirtti.






Sancak, benzer plastik parçalarını daha önce Adanalıoğlu sahilinde denize ulaşan bazı derelerde de gördüğünü, söz konusu parçaların bu noktalardan denize taşındığına şahit olduğunu ifade etti.

Kirliliğin kaynağının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Sancak, plastik parçalarının sanayi bölgesinden veya başka bir noktadan geliyor olabileceği ihtimalinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesini istedi.

Karşılaştığı manzaraya "Facia!" sözleriyle tepki gösteren Levent Sancak, "Bütün sahil plastik parçalarıyla dolu. Burada yüzdüğünüzü düşünün. Balıklara zarar, insanlara zarar, kuşlara zarar Buna ne yapmak lazım, kime şikayet etmek lazım'" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.








Bölgedeki plastik kirliliğinin nereden ve nasıl kaynaklandığının tespit edilmesi, derelerden veya farklı noktalardan denize atık taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sahil şeridinde gerekli temizlik çalışmalarının başlatılması bekleniyor.

Özellikle kirliliğin kaynağının belirlenerek denize plastik atık ulaşmasının önüne geçilmesi, hem insan sağlığı hem de deniz canlıları ve kıyı ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Naylon ve plastik parçaları yalnızca sahilleri değil; denizleri, canlı yaşamını ve geleceği tehdit ediyor.

Afyon'da devrilen otobüste yaralanan 22 kişinin tedavileri devam ediyor

Afyonkarahisar'da kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrilmesi sonucu yaşanan trafik kazasında hastaneye kaldırılanların tedavisi devam ederken, kazadan dolayı Afyonkarahisar-Antalya karayolunun bir yönü yaklaşık 2 saat trafiğe kapalı kaldı

22.08.2026 12:32:00
İHA
 
Afyon'da devrilen otobüste yaralanan 22 kişinin tedavileri devam ediyor
Afyon'da devrilen otobüste yaralanan 22 kişinin tedavileri devam ediyor
Kaza, Sinanpaşa ilçesine bağlı Tınaztepe Kavşağınde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İstanbul'dan Antalya istikametine giden Gold İstanbul isimli firmaya ait idaresindeki 07 AVB 373 plakalı Temsa marka yolcu otobüsü kavşağa geldiği esnada henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü bariyerlere çarparak devrildi.






Kazada araçta bulunan 45 kişiden 22'si yaralandı. Yaralılar kaza sonrası olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.








Kazadan dolayı Afyonkarahisar-Antalya karayolunun bir yönü yaklaşık olarak 2 saat trafiğe kapalı kaldı. Karayolu devrilen otobüsün vinç yardımıyla kaldırılmasının ardından tekrar ulaşıma açıldı. Kazada parçalanan bariyerlerin bir kısmının otobüsün içerisine girmesi ise olayın şiddetini gözler önüne serdi.








Kazanın ardından jandarma tarafından başlatılan incelemenin devam ettiği bildirildi.

Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı

Aydın-Muğla kara yolunda sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı

21.08.2026 13:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda bugün sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı. Sabah saatlerinde Kırsal Savrandere Mahallesi yakınlarında meydana gelen kaza nedeniyle tıkanan yolda duran bir tırın altına giren otomobil sürücüsü ile yolcu olarak araçta bulunan kızı ağır yaralandı.






Kaza, sabah saatlerinde Muğla-Aydın kara yolu Hallaçlar köyü ile Savrandere köyü arasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çine istikametinden Aydın istikametine seyir halinde olan 09 C 3896 plakalı dorseyi çeken Ahmet T. yönetimindeki 09 C 0670 plakalı tır, yaklaşık 3-4 kilometre önünde meydana gelen başka bir kaza nedeniyle yol tıkandığı için durdu. Bu sırada aynı istikamete seyir halinde olan Yüksel Can yönetimindeki 09 ASF 378 plakalı otomobil, önündeki tıra arkadan çarptı.







"Baba ve kızını kurtarmak için herkes seferber oldu"

Kaza sonrası otomobil sürücüsü Yüksel Can ile araçta yolcu olarak bulunan kızı Tuğçe Can, otomobilde sıkıştı. Kaza ihbarının ardından kazanın hemen birkaç kilometre ilerisinde başka bir kaza nedeniyle bulunan itfaiye ekipleri, ihbarla birlikte saniyeler içinde diğer kazaya yetişti. Bu sırada Çine 112 Acil Servis'te çalışıp mesailerini tamamlayarak Aydın'a dönmekte olan sağlık görevlileri de kazazede baba ve kızına ilk müdahale yaptı. Sıkıştıkları araçtan çıkarılan baba ve kızı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








"Durumları ağır olan baba-kız birbirini sordu"

Kazadan sonra ilk olarak araçtan çıkarılan Tuğçe Can, kendi durumuna aldırış etmeden çevresindekilere babasının durumunu sordu. Aynı şekilde başından ağır yaralanan baba da kendi acısını unutup çevresindekilere kızının durumunu sordu. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılan baba ve kızın durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.

Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu

Karadeniz kıyısı Arnavutköy Karaburun sahilinde, mühimmat yüklü olabileceği değerlendirilen insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sabah saatlerinde kıyıdaki vatandaşların fark ettiği İHA için Sahil Güvenlik ekiplerine haber verilirken, bölgeye SAS komandoları sevk edildi. Ekiplerin incelemesinin ardından İHA'nın bulunduğu yerde imha edileceği öğrenildi. Sahilde bulunan İHA drone kamerasıyla havadan görüntülendi

21.08.2026 12:36:00
İHA
 
Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu
Karaburun sahilde mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen İHA bulundu
Olay, sabah saatlerinde Arnavutköy Karaburun sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kıyıda olta atan vatandaşlar sahilde daha önce görmedikleri bir cisim fark ederek bölgede görev yapan cankurtaranlara haber verdi. İhbar üzerine bölgeye gelen cankurtaran ekipleri, cismin insansız hava aracı olduğunu değerlendirerek Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verdi.

İhbarın ardından bölgeye gelen ekipler İHA üzerinde inceleme başlattı. İlk değerlendirmelerde İHA'nın patlayıcı taşıyor olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, bölgeye SAS komandoları sevk edildi.






SAS komandoları yerinde imha edecek

Bölgeye ulaşan SAS komandoları, İHA üzerinde çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerin ardından güvenlik tedbirleri kapsamında İHA'nın bulunduğu noktada yerinde imha edileceği öğrenildi. Öte yandan sahilde bulunan İHA drone kamerasıyla havadan görüntülendi. Görüntülerde İHA'nın gövdesi ve geniş kanat yapısı dikkat çekti.








"Kanat açıklığı çok büyük, ilk defa böyle bir şey gördüm"

İHA'nın bulunmasının ardından bölgeye gelen cankurtaran şefi Muhammet Can Çoban, "Sabah vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine geldiğimizde değişik bir manzarayla karşılaştık. Böyle şeyleri sürekli televizyonlarda görüyorduk. Burada görünce biz de şaşırdık. Sabah olta atan vatandaşlar görüyor ve bize ihbarda bulunuyor. Biz de nerede olduğunu tespit ettikten sonra Sahil Güvenlik ekiplerine bilgi verdik. Onlar da şu anda olay yerinde incelemelerini yapıyorlar" dedi.

Bulunan cismin daha önce bölgede karşılaştıkları cisimlerden farklı olduğunu belirten Çoban, "Bu, geçtiğimiz günlerde bulunandan çok farklı ve kanat açıklığı çok büyük. İlk defa böyle bir şey gördüm. Balıkçılıkla uğraşan arkadaşlarımız, denizde ve kıyıda gezen vatandaşlarımız var. Böyle şeylerle karşılaşmak bizi üzüyor, korkutuyor. Önünde soba borusu gibi bir şey vardı ama içerisinde bomba var mı yok mu bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.








Karadeniz kıyısında peş peşe şüpheli cisimler

Karaburun ve çevresindeki Karadeniz kıyılarında geçtiğimiz günlerde de mühimmat ve savaş kalıntısı olduğu değerlendirilen çeşitli cisimler görülmüştü. Son olarak sahile ulaşan İHA'nın menşei, nasıl bölgeye ulaştığı ve taşıdığı sistemlerin yapılacak teknik incelemeler sonucunda kesinlik kazanması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.