logo
19 OCAK 2026

İade ve takasa siyasi makas!

30.07.2018 00:00:00
Kırık kalpler koleksiyonuna dönüşen "iade" ve "takas" ta son darbenin adı şantaj ve tehdit.
Bu hazin macera, 15 Temmuz darbe kalkışmasını gerçekleştiren örgütün üyesi olduğu iddia edilen kişilerin Türkiye'de yargılanabilmesi girişimleriyle başlamıştı. Gündemdeki yerini korumaya devam eden birçok iade talebi ve bu taleplerin sürüncemede bırakılması veya reddedilmesi, güncel gelişmeler ve Papaz Brunson-ABD ekseninde, iade ve takas kurumlarını tartışmayı zorunlu kılmaktadır.
Önce kavramı yoklayalım; "İade", işlemiş olduğu veya işlediği iddia edilen suçtan dolayı, farklı bir devletin ülkesinde bulunan kişi hakkında soruşturma ya da kovuşturma işlemlerinin yapılabilmesi yahut hükmolunan cezanın infaz edilebilmesidir.
İade talebinde önce ilgili devletler arasında suçluların iadesi konusunda sözleşme var mıdır, ona bakılır. Sözleşme yoksa uluslararası hukuka göre hareket edilmesi gerekirse de, ulusların iç hukukları ve siyasi mekanizmaları da belirleyici rol oynar.
Türk ceza hukukunda iade kurumu ne tamamen hukuki ve ne de tamamen siyasi bir sürece bağlıdır; karma bir sistem içinde görünmektedir. Karma sistem, karar verilirken, idari ve adli makamların birlikte yetkili olduğu sistemdir. Ancak MİT Kanunu'nda iade bakımından adli bir karar aranmadığı, yalnızca siyasi mekanizmanın yetkili olduğu hükmü bulunmaktadır. Buna göre, Dışişleri Bakanının talebi üzerine Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı ile tutuklu ya da hükümlü kişi başka bir ülkeye iade edilebilir veya başka bir ülkede tutuklu ya da hükümlü bulunanlar ile takas edilebilir.
Ancak uluslararası hukukta, devletlerin kendi egemenlik sahaları içerisinde bulunan bireyleri, zulme uğrama riski altında oldukları bölgelere göndermeme ilkesi vardır. Yani iade talebinde bulunan devletin ülkesinde yaşam hakkı, işkence yasağı, adil yargılanma hakkı, aile hayatına saygı hakkı, etkili başvuru hakkı gibi birçok hak ve özgürlük koruma ve güvence altında değilse iade istemi kabul görmez.
"Takas" ise, Türk hukukunda yeni bir kurumdur. Aslında iade, uluslararası suçlarla mücadele ve bir ülkenin diğer ülkede suç işleyen kişilerin sığınma limanı olmaması amacıyla geliştirilmiş bir sistemdir. Dolayısıyla suç işlediği iddia veya tespit edilen kişilerin takası bu sistemle uyuşmamaktadır. Zira kişinin koz gibi kullanılıp, takas teklifinde bulunan devletin istediği olmazsa, "rehin" olarak tutulması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bugün Gülen, Zarrab ve Atilla ABD'nin Türkiye'ye karşı koz olarak kullandığı, rehin tuttuğu kişilerdir.
Yukarıda iade ile ilgili bir ilkeye değinmiştik; iade edilecek ülkede ağır insan hakları ihlâlleri varsa devletin iade etmeme yükümlülüğü doğar.
15 Temmuz'dan sonraki süreçte yoğun insan hakları ihlâlleri birçok iade talebinin reddine veya sürüncemede bırakılmasına yol açmıştır.
Nitekim darbe girişimi sonrası helikopterle Yunanistan'a kaçan 8 askeri görevlinin iadesi talebimiz 26 Ocak 2017 tarihinde Yunan Yüksek Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Gerekçede 15 Temmuz sonrası yaşanan sürece ve temel hukuk ilkelerine aykırılıklara dikkat çekilmiştir. Mahkeme kararına konu olan ilgili kısımda özetle bazı muhalefet partisi üyelerinin, insan hakları savunucularının, 150 kadar gazetecinin tutuklu bulunması, bunun dünya üzerindeki en yüksek sayıdaki tutuklu gazeteci olduğu, 2.386 yargı mensubunun yanında 40.000 kişinin özgürlüğünün kısıtlanması, 129.000 kişinin görevinden el çektirilmesi veya atılması gibi gelişmelerin üzerinde durulmuştur.
Almanya'ya yapılan 81 kişinin iade talebinin kabul edilmemesi de benzer gerekçelere dayanmaktadır. Buna karşın Tayyip Erdoğan'ın ajan-terörist dediği ve asla Almanya'ya iade edilmeyecek dediği Deniz Yücel'in Alman hükümetinin baskısı ile elini kolunu sallayarak ve özel uçakla Almanya'ya gitmesi, daha önce de Fransa ile benzer durumun yaşanması ABD için cesaret verici olmuş ve Papaz Brunson'un iadesi için işi tehdit ve şantaja vardırmıştır. Sonucunda da tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme apar topar kararından rücu ederek papazı ev hapsiyle tahliye edivermiştir. ABD'ye bu yetmemiş, papazın tamamen tahliye ve iadesini talep ederek tehditlerini sürdürmüştür.
Ülkeyi yönetenlerin Türkiye'yi bu duruma düşürmeye hakları olmadığı gibi, gerek hukuki gerekse siyasi süreçte tehdit ve şantajlara karşı ciddi bir tavır koyamamış olmaları da düşündürücüdür.
Bütün bu durumlar uluslararası kamuoyunun gözünde Türkiye'nin Lozan'da kazanmış olduğu prestije gölge düşürmektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu / diğer yazıları
Alanya'da nefes kesen maç
Ev sahibi ekibin iki kez öne geçtiği maçı Fenerbahçe kazandı
Maç sonu Kocaeli’nde skandal
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın aracına saldırı
Trabzonspor Körfez’de son nefeste güldü
Kocaelispor -1- Trabzonspor -2-
DEM’e susanlar Türk subayı için ‘kimseye çığırtkanlık yaptırmayız’ dedi
Emekli Albay Orkun Özeller'in Kubilay Anıtı ziyareti Kozan'da engellendi
MHP lideri Bahçeli "Suriye" gündemini değerlendirdi
"Suriye'de Kürtler başkadır, SDG başkadır"
Kişi başı milli gelirimiz 17 bin Dolar
Onlar 100 liralık alışveriş için dondurucu soğukta saatlerce bekliyor
Hamaney, Trump'ın hedefinde
Trump: İran'da yeni bir liderliğin zamanı geldi
Suriye ordusu, Tabka'ya girdi
ABD, Suriye ordusuna 'durun' dedi
Galatasaray ikinci yarıya beraberlikle başladı
Gaziantep son dakikada galibiyeti kaçırdı
Asıl hedef buzulların altında yatıyor!
ABD'nin Grönland ısrarının perde arkası
Şimdi de Avrupa'ya çullanmaya başladı
Trump'ın durmaya niyeti yok!
16 yaşında öldürülen Atlas'ın ailesi tehdit edildi
Gelen mesajlara soruşturma başlatıldı
Erzurum'da yangın faciası
Mobilya fabrikasındaki yangında: 1 ölü, 1'i ağır 7 yaralı
Beyaz Saray, Gazze'deki "Barış Kurulu" üyelerini açıkladı
Kurucu yürütme kurulunda Rubio, Witkoff, Kushner var
ABD'de California Valisi, Trump'ı hedef aldı
"Ülkede bir iç savaş çıkarmaya çalışıyor"
Alanya'da nefes kesen maç
Ev sahibi ekibin iki kez öne geçtiği maçı Fenerbahçe kazandı
Maç sonu Kocaeli’nde skandal
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın aracına saldırı
Trabzonspor Körfez’de son nefeste güldü
Kocaelispor -1- Trabzonspor -2-
DEM’e susanlar Türk subayı için ‘kimseye çığırtkanlık yaptırmayız’ dedi
Emekli Albay Orkun Özeller'in Kubilay Anıtı ziyareti Kozan'da engellendi
MHP lideri Bahçeli "Suriye" gündemini değerlendirdi
"Suriye'de Kürtler başkadır, SDG başkadır"
Kişi başı milli gelirimiz 17 bin Dolar
Onlar 100 liralık alışveriş için dondurucu soğukta saatlerce bekliyor
Hamaney, Trump'ın hedefinde
Trump: İran'da yeni bir liderliğin zamanı geldi
Suriye ordusu, Tabka'ya girdi
ABD, Suriye ordusuna 'durun' dedi
Galatasaray ikinci yarıya beraberlikle başladı
Gaziantep son dakikada galibiyeti kaçırdı
Asıl hedef buzulların altında yatıyor!
ABD'nin Grönland ısrarının perde arkası
Şimdi de Avrupa'ya çullanmaya başladı
Trump'ın durmaya niyeti yok!
16 yaşında öldürülen Atlas'ın ailesi tehdit edildi
Gelen mesajlara soruşturma başlatıldı
Erzurum'da yangın faciası
Mobilya fabrikasındaki yangında: 1 ölü, 1'i ağır 7 yaralı
Beyaz Saray, Gazze'deki "Barış Kurulu" üyelerini açıkladı
Kurucu yürütme kurulunda Rubio, Witkoff, Kushner var
ABD'de California Valisi, Trump'ı hedef aldı
"Ülkede bir iç savaş çıkarmaya çalışıyor"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.