logo
23 MAYIS 2026

İBB’den ‘altın dokunuş’

İBB, yapımına 18 Ağustos 2021’de başladığı Ümraniye Küçüksu Caddesi - Çamlık TEM bağlantı yolu inşaatını, 1 yıl dolmadan tamamladı. 3 ilçede yaşayan yaklaşık 200 bin vatandaşın trafik çilesini sonlandıracak proje; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın tarafından hizmete açıldı

04.07.2022 16:40:00
İBB’den ‘altın dokunuş’
İBB’den ‘altın dokunuş’


ÜMRANİYE / İSTANBUL


İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yapımına 18 Ağustos 2021'de başladığı Ümraniye Küçüksu Caddesi - Çamlık TEM bağlantı yolu inşaatını, 1 yıl dolmadan tamamladı.

Ümraniye, Beykoz ve Üsküdar'da yaşayan yaklaşık 200 bin vatandaş ile transit geçiş yapan sürücülere hizmet verecek hat için gerçekleştirilen açılış törenine; İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın katıldı. Törende sırasıyla; İBB Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe, Yıldırım ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.


GÖKÇE: "KESTİRME 'ALTIN DOKUNUŞ' YOL VE YAKIT TASARRUFU SAĞLAYACAK"


Projenin geçirdiği aşamaları ve yaşatacağı faydaları detaylarıyla sıralayan Gökçe "Biliminin tarif ettiği ilke ve esaslar çerçevesinde; az maliyetli, esnek ve hızlı sonuç üreten iklim dostu ve sürdürülebilir bir ulaşım çözümüyle karşınızda bulunuyoruz.

Deyim yerindeyse; TEM otoyoluna yapılan bu kestirme 'altın dokunuş' ile Hekimbaşı, Topağacı, Dumlupınar, İnkılap, Elmalıkent, Kazım Karabekir ve Üsküdar ilçemizin Kandilli Küçüksu, Bahçelievler, Yavuztürk mahallelerinin zorunlu olarak kullanmak durumunda oldukları Ümraniye kavşağına, TEM bağlantı yolu üzerinden bir kestirme yapılmış oldu.

Bu altın dokunuş, yolu 7 kilometre yolu kısaltmış, yol ve yakıt tasarrufu sağlamış oldu" bilgilerini paylaştı.


YILDIRIM'DAN "FİNANSKENT'E METRO HATTI HIZLANDIRILSIN" TALEBİ


Gökçe'nin ardından mikrofona gelen Yıldırım, "Birimler arasında, kurumlar arasındaki bu iletişim olmazsa, bu hizmeti yapmak mümkün olmuyor.

Büyükşehir Belediye Başkanımız, 2019'da bizleri ilk ziyaretlerinde burayı kendilerini anlattığımızda, 'Burayı mutlaka yapalım' diye talimat verdiler. Bununla birlikte hem bakanlığımızın izni hem de Büyükşehir Belediye Başkanımızın talimatıyla, Büyükşehirimiz için çok küçük, ama çok fonksiyonel bir kavşak oldu hakikaten.

Ümraniye'ye yeni bir 'Finans Şehir' geliyor. Finans şehrimizle de büyük yük geliyor. Tüneller vesaire; herhalde birtakım yol çalışmaları olacak hem bakanlıkça hem de büyükşehrimiz tarafından. Ama en önemlisi metro hattımız. Oradaki metro hattımızı çok kısa zamanda bitirme imkanınız olursa, hakikaten Finans Şehrin o yükünü, o metroyla almış olacağız" ifadelerini kullandı.


İMAMOĞLU: "ARKADAŞLARIMIN 'ALTIN DOKUNUŞ' ÇALIŞMALARI İSTANBUL'A FAYDALI İŞLER ÜRETİYOR"


Açılış töreninin son konuşmacısı İmamoğlu oldu. Bu tür akılcı planlamaların, trafik yoğunluğunu azaltarak, bölgesel rahatlamalar sağladığını belirten İmamoğlu, "Arkadaşlarım, 'altın dokunuş' demişler adına; güzel bir tarif olmuş.

Kesinlikle İstanbul'un birçok noktasında bu tarz altın dokunuşlar yapılabilmesi mümkün. Buğra Bey'in ifade ettiği yıl sonuna kadar 30 nokta, belki de biraz daha konsantrasyonumuzu yükseltirsek, 39 ilçemizle irtibat kurarsak, bunun sayısını daha da yukarılara taşımamız mümkün. Bunu yapmamız lazım" dedi.

Açılışını yapacakları yol ve kavşak çalışmasının bir benzerini, yakın zamanda Avcılar-Beylikdüzü arasında hizmete aldıklarını hatırlatan İmamoğlu, "Bu tür, 'altın dokunuş' diye tariflediğimiz arkadaşlarımızın çalışmaları, İstanbul'a çok çok faydalı işler üretiyor" diye konuştu.


"BİZ ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANIMIZLA KONUŞMAYAN BELEDİYE BAŞKANI OLSAK…"


Projenin bittiği bilgisini aldığında, mutlaka açılış yapılmasını ve ev sahibi ilçelerin belediye başkanlarının davet edilmesini istediğini aktaran İmamoğlu, şunları söyledi:

"Zaten biz, her gittiğimiz yerde mutlaka ev sahibi belediye başkanımızı da davet ediyoruz. Onların da bu sürecin içinde olmamaları mümkün değil zaten. Sürecin içindeler. Ama bu açılışı özellikle istememin sebebi; burada ortak akıl ve ortak duruşun bir sonucunu gördüğümüz için.

Yani biz, Ümraniye Belediye Başkanı'mızı ziyaret etmeyen bir Belediye Başkanı olsak, onunla konuşmayan bir Belediye Başkanı olsak, değerli Başkanımızın o hassasiyetini duyamaz olurduk.

O hassasiyeti duyamaz olsak, belki de bürokraside bu iş onlarca, yüzlerce işin arasında öyle sağa sola savrulan bir iş olurdu. Ama bizi halk, bir arada konuşmaya, bir arada düşünmeye, bir arada çözüm üretmeye hizmet edelim diye seçti.

Bu bağlamda, ziyaretimizde bu öncelikleri önümüze serdiği için ve bizimle o şeffaf sürecin bir parçasını oluşturduğu için, ben, Ümraniye Belediye Başkanı'mıza yürekten teşekkür ediyorum. Hizmet böyle olur. Başka türlü olmaz."


"FİNANSKENT'TEN DE GEÇECEK METRO İÇİN ONAY BEKLİYORUZ"


Beykoz'un Yenimahalle, Göksu mahalleleri, Ümraniye'nin Hekimbaşı Topağaç, Dumlupınar, İnkılap, Elmalıkent, Kazım Karabekir mahalleleri ile Üsküdar'ın Kandilli, Küçüksu, Bahçelievler, Yavuztürk mahallelerinin açılışını yapacakları yol ve kavşaktan pozitif olarak etkileneceğini vurgulayan İmamoğlu, "Bahsettiğimiz işte bu diyalog ve dayanışmanın sonucu; neredeyse 200 bin İstanbullunun yaşamını kolaylaştıracak bir işi başarmış olduk" dedi.

Ümraniye Belediye Başkanı Yıldırım'ın konuşmasında söz ettiği Finanskent ve bu bölgede ihtiyaç duyulan metro hattının hızlandırılması yönündeki talebine de değinen İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Her ilçemizin olduğu gibi, Ümraniye de İstanbul'umuzun en önemli ilçelerinden bir tanesi. Başkanımızın ifade ettiği gibi; kendi içerisinde başta TEM otoyolu olmak üzere kavşakları, ulaşım aksları ve kendi içindeki önemli merkezlerden ötürü de bir takım yatırımlara acilen ihtiyacı var.

Tabii Finanskent önemli bir mesele. Çok büyük bir inşaat alanı. 100 bine yakın çalışandan bahsediliyor. Buradaki süreç, bizim geldiğimizde ilk ele aldığımız metro hatlarımızdan birisi oldu.

Durmuştu ve kaynağı yoktu. Kaynağını bulup, hemen yola çıktığımız metro hatlarımızdan birisi oldu. Ve bu metro hattının Finanskent'le birlikte açılabilmesi için de yoğun bir çaba içerisindeyiz.

Bu manada konuyu açtığınız için teşekkür ediyorum. Ben, Genel Sekreterimize bunu söyleyeyim: Hemen sizin katılımınızla; ki yakın planda Ataşehir var. Belki Üsküdar'ı da katmamız gerekebilir.

Böyle üç Belediye Başkanı ve bizim, orada bir masa kurup bu süreci beraberce tartışmamız gerektiğini düşünüyorum. Finanskent'in de sorumlularını davet ederiz.

Bizim ne yapmamız gerekiyor? Metro başta olmak üzere yolları, yaya geçişleri, başka unsurları, başka ihtiyaçları, başka talepleri; yani oraya gelecek kadın çalışanların kreş ihtiyacına varana kadar, her şeyini bir masada konuşalım. Bir başlangıç konuşması yapalım. Sonra arkadaşlarımız, kendi içlerinde çalışsınlar, önümüze bir sonuç getirsinler ve bir eylem planı oluşturalım."


"BİR ONAY 6 AY NİYE BEKLESİN?"


Bu şekilde özel şirketlerin de içinde olduğu 20'nin üzerinde projeyi hayata geçirdiklerinin örneklerini veren İmamoğlu, Finanskent'in de üzerinde bulunduğu Göztepe - Ataşehir metro hattında yaşadıkları onay sürecine de konuşmasında yer verdi. "Halihazırda finansmanın bir bölümünü almış olduğumuz bu projemizde, ne yazık ki Hazine onay sürecinde bekleyen, 6 aydır bekleyen bir kredi onayımız var" diyen İmamoğlu,

"Yani tam gaz devam ediyoruz bir. Kesintiye uğratmadık ama 6 ay niye beklesin? Hazırda bir kredimiz var, alacağız. Metrolar, başka türlü bitmez.

Göztepe - Ataşehir - Ümraniye metro hattında bunu verip, daha ferahlatıp yola devam edeceğiz. O bakımdan. Meclis'ten oy birliğiyle çıkmış bir karar bu. Bu onay süreçlerinin de bir an önce halledilir olması, bizim bu işlerimizin kesintiye uğramadan, sonuçlanması anlamına geliyor. Ki dediğiniz gibi; hayati bir haktır.

Bir çok kurumun Ankara'daki genel merkezlerin Finanskent'e taşınması kararı alındı. Çok önemli. Oranın araçla, servisle taşınması mümkün değil. Bu bağlamda, bu tür olayların da gecikmemesini özenle istirham ediyoruz. Hep beraber çalışırsak, birlikte başarmanın keyfine varırız. Birbirimizin elini ayağa kaldırmak, hepimiz için bir gurur vesilesidir. Bu milletin seçtiği ve yetki verdiği her arkadaşımızın özeni, gayreti değerlidir. Bizim için de onların yeri değerlidir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu bağlamda, bu birlikteliğin ortaya çıkması ve ortak aklın, ortak düşüncenin nasıl bir başarıya kavuştuğunu ve nasıl bir altın dokunuşla insanları mutlu ettiğini ortaya koymak adına mutlaka orada buluşalım demiştim.

Gerçekten bahtiyarım. Birkaç milyarlık bir proje açmıyoruz, ama gerçekten bugün ülkemizde çok değerli, alkışlanacak kıymetli bir açılışı yapıyoruz. Bu bakımdan bahtiyarım. Emeği geçen herkese, en başından şu ana kadar herkese yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından; İmamoğlu, Yıldırım, Aydın, CHP PM üyesi Sevgi Kılıç, İYİ Parti İBB Meclis Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar tarafından kesilen kurdele ile Küçüksu Caddesi - TEM Çamlık yolu, resmi olarak hizmete girdi.


20 DAKİKALIK ZAMAN VE YAKIT TASARRUFU SAĞLAYACAK


Küçüksu Caddesi - TEM Çamlık yolunu birbirine bağlayan 790 metrelik yol ve kavşağın açılmasıyla; Hekimbaşı ve yakın çevresine ulaşımda yol yaklaşık 7 kilometre kısalacak.

Trafiğin yoğun olduğu saatlerde en az 20 dakika zaman ve yakıt tasarrufu sağlayacak yol, D-16 Şile Devlet Yolu üzerinde bulunan Ümraniye-Küçüksu kavşak kolları ile Üsküdar-Beykoz sahil yoluna erişimde yaşanan trafik yoğunluğunu da azaltacak.

Açılışı yapılan yol ve kavşak; Beykoz ilçesinde Yenimahalle ve Göksu mahalleleri; Ümraniye ilçesinde Hekimbaşı, Topağacı, Dumlupınar, İnkılap, Elmalıkent, Kazım Karabekir mahalleleri; Üsküdar ilçesinde ise Kandilli, Küçüksu, Bahçelievler, Yavuztürk mahallelerinde yaşayan yaklaşık 200.000 İstanbulluya doğrudan hizmet verecek.

Giresun'da tır katliam yaptı


 
Giresun'da tırın iki otomobile çarptığı trafik kazasında 5 kişi öldü, 6 kişi yaralandı.

23.05.2026 06:51:00
AA
Giresun'da tır katliam yaptı
Giresun'da tır katliam yaptı

Sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 55 K 4065 plakalı tır, Karadeniz Sahil Yolu'nun Giresun Limanı mevkisinde 34 PMS 61 ve 34 PNK 09 plakalı otomobiller ile çarpıştı.







İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.







Ekipler, kazada 5 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi.







Yaralı 6 kişi ise ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.

Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş


 
Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

23.05.2026 01:30:00
MURAT ÇORBACI
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş

Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki tabloya da dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Farklı terapiler var

Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizdi: "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor." 

Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!


 
Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

23.05.2026 00:37:00
Haber Merkezi
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!
Bir gecede üniversite kapatılan bir ülkede her şey olur!

Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim. Öğrenciler, böyle bir kararın sınav haftası devam ederken alınmasının akademik takvimlerini aksattığını ve kafa karışıklığına yol açtığını söyledi.

Öğretim görevlileri ise yöneticiler tarafından yeterli açıklama yapılmadığını, bunun karmaşaya yol açtığını ifade etti. Endüstriyel tasarım bölümünden bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" dedi!

Öğrenciler, Cuma günü 14:00'te kararı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin Santral kampüsünde toplandı. Bilgi Üniversitesi'nde bazı hocalar dersleri ve sınavları iptal etti. Bazı hocalar ise eğitim faaliyetlerini devam ediyor!

Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi

Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

22.05.2026 20:01:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da tırda 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi
Ankara'da polis ekiplerince şüpheli bir tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Alınan bilgilere göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri şüpheli bir tırı Kahramankazan'daki gişelerde durdurdu.

Tırda yapılan aramada 228 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda tabanca parçası ele geçirildi. Gözaltına alınan tır sürücüsü Ö.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

Çocuklarda ‘ekran oburluğu’ beyin yapısını değiştiriyor

Uzmanlar uyarıyor, günde 4 saatten fazla ekrana bakan çocukların problem çözme yeteneği azalıyor ve empati becerisi köreliyor

22.05.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Çocuklarda ‘ekran oburluğu’ beyin yapısını değiştiriyor
Çocuklarda ‘ekran oburluğu’ beyin yapısını değiştiriyor
Dijital teknolojilerin evlerin merkezine yerleşmesiyle birlikte, çocuk eğitiminde "ekran süresi" kavramı artık bir tercih olmaktan çıkıp ciddi bir sağlık ve eğitim krizine dönüştü.

Pedagoji ve nöroloji uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen son araştırmalar, kontrolsüz ekran kullanımının çocukların bilişsel gelişimini kalıcı olarak değiştirdiğini ortaya koyuyor. Eğitim dünyası ise bu durumu "Ekran Oburluğu" olarak adlandırıyor.

Beyin gelişiminde "dijital" tehdit

Yapılan son nörolojik testler, uzun süre ekrana maruz kalan çocukların beyin yapısında dikkat çekici değişimler saptadı.

• Gri Madde Azalıyor: Planlama ve organize olma becerisini yöneten ön beyindeki gri madde yoğunluğu düşüyor.

• Empati Yeteneği Köreliyor: Yüz yüze iletişim kurmayan çocukların duygusal sinyalleri okuma becerisi zayıflıyor.

• Sabırsızlık Kronikleşiyor: Sürekli kaydırılan kısa videolar, çocuklarda dopamin eşiğini yükselterek normal hayattan sıkılma dürtüsü yaratıyor.

"Sınıflarda odaklanma süresi 4 dakikaya düştü"

Gazetemize konuşan İlkokul Eğitim Uzmanı Selen Kurt, sınıflardaki acı tabloyu şu sözlerle özetliyor:

"Çocuklar artık öğretmenlerini ya da kitapları 'yeterince hızlı' bulmuyor. Ekranda gördükleri o dinamik, saniyede bir değişen görsellere alışan bir zihin için durağan bir dersi dinlemek işkenceye dönüşüyor. Odaklanma süreleri bazı sınıflarda 4 dakikanın altına geriledi. Bu durum doğrudan akademik başarısızlığı ve okul kaygısını tetikliyor."

"Dijital emzik" kolaycılığı

Uzmanlar, ebeveynlerin çocukları sakinleştirmek veya yemek yedirmek için telefon ve tabletleri birer "dijital emzik" olarak kullanmasının uzun vadeli faturaları olduğuna dikkat çekiyor. Çocuk psikologları, erken yaşta kendi kendine sakinleşmeyi öğrenemeyen bireylerin, ilerleyen yaşlarda öfke kontrol problemi ve yoğun kaygı bozuklukları yaşadığını belirtiyor.

Ebeveynler için 3 altın kural

Pedagoglar, teknolojiyi tamamen yasaklamanın gerçekçi bir çözüm olmadığını, bunun yerine "bilinçli tüketim" alışkanlığı kazandırılması gerektiğini vurguluyor.

• 0-3 Yaş Sıfır Ekran: Bu yaş aralığında çocuğun zihni sadece fiziksel temas, oyuncak ve konuşma ile gelişir.

• 3-6 Yaş Sınırı: Günlük maksimum 45 dakika ve mutlaka ebeveyn eşliğinde, eğitici içerikler izlenmeli.

• Model Olma Kuralı: Eve gelen ebeveynin elinden telefon düşmüyorsa, çocuğa "kitap oku" demek sonuç vermez.

Eğitim platformları ve okullar, önümüzdeki dönemde müfredatlarına "Dijital Hijyen" dersleri eklemeye hazırlanıyor. Ancak uzmanların ortak görüşü net: En etkili filtre ve koruma, aile içinde atılan bilinçli adımlarla başlar.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi

Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi

22.05.2026 14:49:00
Haber Merkezi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) CHP'ye Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi. Bu karar Türk siyasetine yöneliktir diyen BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, " İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın istiyor" dedi.
BTP Sözcüsü Önder'in açıklaması şöyle; "Mutlak butlan kararı siyaset tarihimize, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir, bir ayıp olarak yerini almıştır. Bu karar sadece CHP'ye yönelik değil, Türk siyasetine yöneliktir. Bu nedenle her bir vatandaşımızı, her bir insanımızı ilgilendirmekte; demokrasiye ve hukuka inanan, demokrasi ve hukukun devam etmesi gerektiğini düşünen her vatandaşımıza bu anlamda görev düşmektedir.

"İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor"

İktidar kendi vesayeti altında bir ülke kurmak istiyor. Kendi vesayetini kurmak istiyor. İstiyor ki kendi istediği gibi muhalefet oluşsun, kendi izin verdiği ölçüde muhalefet yapılsın, kendi iktidarının devamını sağlayacak bir zemin bu ülkede oluşsun ama hiçbir şekilde kendi iktidarını tehdit eder hâle kimse gelemesin. Yıllarca bu ülkede vesayeti kırmak, vesayetle mücadele etmek iddiasıyla iktidara gelenler, iktidarda her seçim öncesi 'Vesayetle mücadele ediyoruz' diyerek milletten oy isteyenler maalesef bugün kendi vesayetlerini kuruyorlar. En büyük kentin belediye başkanını ve aynı zamanda ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını ve yine birçok seçilmiş belediye başkanını tutukladılar. Açtıkları soruşturmalarla, belediye başkanları üzerine oluşturdukları baskılarla birlikte transferler yapılıyor. İsteniyor ki kendilerinin kontrolünün dışında bir güç bu ülkede olmasın.

"Millet bu prangayı kırar"

Bu tümüyle iktidar vesayetidir. Bu tümüyle millet iradesine vurulan bir prangadır. Millet bu prangayı kırar. Geçmişte kırdığı gibi buna müsaade etmez. Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararıyla millet iradesine pranga vurulabildi mi? E-muhtıra yayımlanmıştı yine aynı dönemde. Millet iradesine pranga vurulabildi mi? Ne oldu? O dönemde yüzde 25'lere düşen AK Parti oyu, bu müdahalelerle birlikte yüzde 42'ye çıktı ve daha güçlü bir şekilde AK Parti'nin tekrar iktidar olması gerçekleşti. Bugün de aynı şekilde mahkeme koridorlarında, yargı eliyle siyasete müdahale edip ana muhalefet partisini ve onun üzerinden Türkiye'de muhalefeti ve siyaseti şekillendirmeye çalışanların oyunu tutmayacak çünkü bu oyunu millet bozup atacaktır. Millet bu prangaları kırıp atacaktır.

"CHP yönetimi millete sığınmalıdır"

CHP'nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ve CHP yönetimi millete sığınmalıdır, millete dönmelidir, millet de güç birliği yapmalıdır. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Bu düğümü millet çözer. Bu oyunu millet bozar. Bu prangaları ancak millet kırar. Bu anlamda CHP kimliğini taşıyan ama bu oyunların aparatı hâline gelmiş, bu oyunun bir parçası hâline gelmiş kişilere —bu milletvekili olabilir, eski genel başkanlar olabilir, başka isimler, siyasetçiler olabilir— tavsiyemiz, onların kavga etmeleri değildir. Tavsiyemiz, daha önceden de defalarca ifade ettiğimiz üzere, bu hukuksuzluğa, bu demokrasi ayıbına karşı çıkan; bu ülkenin demokrasi ve hukuk zeminine bir an önce dönmesi gerektiğine inanan bütün siyasi partilerle beraber olunmasıdır. Bu yetmez, sivil toplum örgütleriyle beraber olunmalıdır. Yetmez; barolar gibi meslek kuruluşlarıyla beraber olunmalıdır. Hukuk ve demokrasiye inanan bütün muhalefeti CHP yönetimi organize etmeli ve demokrasi ve hukuk yolunda yürümeye devam etmelidir. Burada iktidarla birlikte hareket eden ya da iktidarın oyununun parçası hâline gelmiş olanlarla uğraşmaya, onlarla kavga etmeye hiç gerek yok. Milletle beraber yol yürünmelidir. Millet bu oyunu bozacak ve bu yeni vesayet kurma çalışmaları, iktidar vesayetini oluşturma gayretleri boşa çıkacaktır."

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder'in açıklamasını izleyin:

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada

Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa, cezaevi doluluk oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla hapis oranında Avrupa Konseyi ülkeleri arasında açık ara zirvede bulunuyor

22.05.2026 12:25:00
Haber Merkezi
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa cezaevi doluluğunda ilk sırada
Avrupa Konseyi raporuna göre Türkiye ve Fransa, cezaevi doluluk oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla hapis oranında Avrupa Konseyi ülkeleri arasında açık ara zirvede bulunuyor.
Avrupa Konseyi'nin salı günü yayımlanan cezaevi koşullarına ilişkin son raporu, cezaevlerinde aşırı doluluğun kalıcı bir sorun olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye, Fransa ile birlikte Avrupa Konseyi'ne üye ülkeler arasında cezaevlerinde doluluk oranı en yüksek ülke oldu.

Yapılan araştırmaya göre, Türkiye cezaevlerinde yüzde 131'lik bir kapasite aşımı yaşanıyor. Fransa da ilk sırada Türkiye ile aynı oranı paylaşıyor.

Fransa ve Türkiye'yi, Hırvatistan (123), İtalya (121), Malta (118), Kıbrıs (117), Macaristan (115), Belçika (114) ve İrlanda (112) izledi.

Bazı ülkelerde durum kritik seviyeye ulaşırken, bazıları da maksimum kapasiteye çok yakın.

Strasbourg merkezli örgütün 46 üye devletinin cezaevi idareleri tarafından sağlanan verilere dayanan belge, cezaevi nüfusunun artış eğilimini doğruluyor. Bu eğilim, yalnızca birkaç gün önce kamuoyuna açıklanan son Eurostat araştırmasında da yüzde 2'lik artışla vurgulanmıştı.

Hapis cezasında Türkiye ilk sırada
Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülke arasında Türkiye, 100 bin kişiye 458 mahkumla en yüksek hapis oranına sahip ülke oldu. Türkiye'yi Azerbaycan ve Moldova izledi.

Ocak 2024-Ocak 2025 döneminde mahkum sayısının en fazla arttığı ülke de yüzde 29 ile Türkiye olurken, en büyük düşüş yüzde 18 ile Ukrayna'da kaydedildi.

Rapora göre Avrupa Konseyi ülkelerindeki toplam mahkum sayısı bir yılda yüzde 8,5 artarak 1,1 milyonu aşarken, kadın mahkumların oranı da yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi.

Diğer ülkelerde durum nasıl?
31 Ocak 2024 ile 31 Ocak 2025 arasında, mevcut 100 yer başına düşen mahkum sayısı 94,7'den 95,2'ye yükseldi. Bu artış, bölgesel farklılıklara rağmen kaydedildi. Bir önceki değerlendirmede altı ülke ciddi aşırı doluluk bildirmişti; bu sayı şimdi dokuza çıktı.

Beş ülke daha kapasitenin üzerinde bulunuyor ve "orta düzeyde aşırı doluluk" olarak tanımlanan durumla karşı karşıya: Finlandiya (110), Yunanistan (108), Birleşik Krallık'ın İskoçya bölgesi (106), Kuzey Makedonya (104) ve İsveç (103).

Portekiz cezaevi sistemi ise kapasiteye çok yakın çalışıyor (99). Portekiz, Romanya'dan (100) daha iyi durumda olsa da Azerbaycan (98), Birleşik Krallık'ta İngiltere ve Galler (96), Sırbistan (96), Çekya (95), Hollanda (95), Danimarka (95) ve İsviçre'den (95) daha yüksek doluluk oranına sahip.

Avrupa Konseyi, yüzde 90 doluluk oranının bile yüksek risk göstergesi ve ciddi operasyonel baskı anlamına geldiğine dikkat çekiyor.

Toplamda, 31 Ocak 2025 itibarıyla Avrupa Konseyi'ne üye 46 devlette 1 milyon 107 bin 921 kişi cezaevindeydi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 8,5'lik artış anlamına geliyor. Ortalama hapis oranı ise 100 bin kişi başına 110 mahkum olarak kaydedildi.

Cezaevlerindeki kadınların oranı yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükseldi. Nüfusu 500 binden fazla olan ülkeler arasında en büyük artışlar Macaristan (yüzde 8,8), Çekya (yüzde 8,6), Malta (yüzde 8) ve İsveç'te (yüzde 7,9) görüldü. En düşük oranlar ise Arnavutluk (yüzde 1,6), Ermenistan (yüzde 2,6), Karadağ (yüzde 2,8) ve Azerbaycan'da (yüzde 3,1) kaydedildi.

Hapis oranları Doğu Avrupa'da daha yüksek kalmaya devam ediyor. 100 bin kişi başına 458 mahkumla ilk sırada olan Türkiye'yi, Azerbaycan 271, Moldova 245 ve Gürcistan 232 mahkumla takip ediyor.

Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise Macaristan (206), Polonya (189), Çekya (178) ve Slovakya (151) en fazla kişiyi hapseden ülkeler arasında yer alıyor.

Rapor ayrıca cezaevi sistemlerinde yabancı uyrukluların varlığının arttığını ortaya koyuyor. Mahkûmların yüzde 17'si vatandaş olmayan kişilerden oluşuyor. 65 yaş üstü mahkûmların sayısında da artış var. Ancak Avrupa Konseyi uzmanları, genel olarak bu yaş grubunun oranının hâlâ "mütevazı" seviyede olduğunu belirtiyor.

Portekiz ve İtalya, 42 yaşla en yüksek ortalama mahkûm yaşına sahip ülkeler. Bu ülkeleri Karadağ, Estonya ve Sırbistan (41) izliyor. En genç cezaevi nüfusuna sahip ülkeler ise Moldova (30), İsveç (34), Fransa, Kıbrıs ve Danimarka (35).

Uzun cezalar ve tutukluluk
Bu yıl şubat ayında Lusa haber ajansına konuşan Cezaevi ve Yeniden Topluma Kazandırma Hizmetleri Genel Müdürü Orlando Carvalho, ülkedeki 49 cezaevinde o ay 13 bin 302 mahkûm bulunduğunu söyledi. Ocak 2025 ile Şubat 2026 arasında cezaevi sistemine 850 mahkûm girdi.

Bu aşırı doluluğa doğrudan katkı yapan faktörlerden biri, Portekiz'deki ortalama hapis cezası süresi. Uluslararası rapora göre Portekiz, kıtadaki en uzun ortalama hapis cezası süresine sahip: Avrupa ortalaması 9,7 ay iken Portekiz'de bu süre 31,4 ay.

31 Ocak 2025 itibarıyla hüküm giymiş 9 bin 645 mahkûmun 3 bin 741'i 5 ila 10 yıl arasında, bin 423'ü 10 ila 20 yıl arasında, bir diğer bin 423'ü ise 20 yıldan uzun hapis cezalarını çekiyordu.

Portekiz Mahkûmlara Destek Derneği Genel Sekreteri Vítor Ilharco, Euronews'e yaptığı açıklamada ceza indirimi kurallarının uygulanma biçimini eleştirerek, "Kurallarımız Avrupa'nın geri kalanında uygulandığı gibi uygulansaydı, 6 bin 500'den fazla mahkûmumuz olmazdı" dedi.

Ilharco, "Cezanın yarısı dolmadan kimseye geçici tahliye verilmiyor," diye belirtti.

Vítor Ilharco, cezaevi sistemi üzerindeki baskıyı artıran bir diğer uygulamanın da tutukluluğun, hapis dışı tedbirler yerine tercih edilmesi olduğunu söyledi. Ilharco, "Çözüm basit: Önce insanları içeri atıyorsunuz, sonra soruşturuyorsunuz" dedi.

Avrupa Konseyi'nin ceza istatistiklerine göre Portekiz'de daha sonra hüküm giyen kişilerin tutuklulukta geçirdiği ortalama süre 57 gün. Bu, 21 günlük Avrupa ortalamasının iki katından fazla.

Avrupa Konseyi, cezaevi nüfusunun yaşlanmasına ilişkin değerlendirmesinde, gelecekte "sağlık hizmetleri, kronik hastalıklar, bilişsel gerileme ve hareket kısıtlılığı" gibi "çoğu zaman karmaşık ihtiyaçların" dikkate alınması gerekeceği uyarısında bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti

22.05.2026 11:37:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkemenin mutlak bulan kararı sonrası genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi.

Kılıçdaroğlu, üç parti avukatını azletti. Görevden azlettirilen avukatlar, Özgür Özel'e yakın isimler olarak biliniyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun azlettiği üç parti avukatı arasında avukat Çağlar Çağlayan da bulunuyor.

Alınan bu karara ilişkin Özel cephesinden henüz bir açıklama gelmiş değil.

GÖZLER YÜKSEK SEÇİM KURULU'NDA

CHP'de gözler bir yandan da Yüksek Seçim Kurulu'ndan çıkacak karara çevrilmiş durumda.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, Özel'in kurmayları tarafından YSK'ya taşındı .

Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazı bir karara bağlaması bekleniyor.

YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile üniversitede görev yapan idari ve akademik personelin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi

22.05.2026 11:23:00 / Güncelleme: 22.05.2026 15:14:02
Anadolu Ajansı
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmi iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.