İbrahim'i diri diri yaktılar: Beraat istediler
Hatay'da şantiyede çalıştığı esnada kaldığı konteynerin alevlere teslim olmasıyla yanarak can veren 19 yaşındaki İbrahim Yaşar'ın ölümüyle ilgili ikinci duruşma görüldü. Akaryakıt istasyonundan bidonla satın aldıkları akaryakıtla konteynere ateşe veren 2 sanık, uyuşturucu madde etkisindeyken olayı gerçekleştirmelerinin arkalarına sığınarak beraat istedi
18.07.2026 11:34:00
İHA
İHA





Mersin'den Hatay'a 4 Mart 2025 tarihinde şantiyede işçi olarak çalışmaya gelen 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, Antakya ilçesi Emek Mahallesi'nde bir inşaatta çalışmaya başlamıştı. Hayatında ilk kez bir işte çalışan Yaşar'ın yatakhane olarak kullandığı konteyner 8 Mart tarihinde alevlere teslim olarak yandı. Yangında 19 yaşındaki İbrahim Yaşar, alevlerin içerisinde kalarak can verirken aynı konteynerde kaldığı M.A.Ö. ise yaralandı. Yaşar'ın hayatını kaybettiği yangınla ilgili yürütülen çalışmada aynı şantiyede çalışan işçiler 26 yaşındaki M.K. ve 33 yaşındaki B.S. mahkemece gözaltına alınarak tutuklandı. Yangın suretiyle tasarlayarak kasten öldürme suçundan açılan mahkemede ilk duruşma 20 Nisan tarihinde Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüştü. Olayla ilgili ikinci duruşma 8 Temmuz tarihinde gerçekleştirildi. İddianamede yer alan kamera kayıtlarında; olay günü saat 06.40 sıralarında B.S. ve M.K.'nin birlikte akaryakıt istasyonundan 5 litrelik pet şişeyle yakıt aldığı görüntüler yer aldı. İtfaiye raporlarındaysa yangının söndürülmeden atılan veya unutulan herhangi bir ateş sonucu çıktığı yer aldı.

Olayda yaralanan M.A.Ö. ifadesinde; B.S. isimli şahsı olaydan 1 gün önce gece saatlerinde telefonla konuşurken uyardığını ve daha sonrasında olayın şüphelisi 2 şahısla birlikte kahve içtiklerini belirterek olay esnasında M.K.'nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.'nin konteynerin içerisine yanan bezi attığını ve ardından benzini yere fırlattığını söyledi. Görülen ikinci duruşmada; sanık olan 2 şahısta beraatlerini istediler. Mahkemece verilen kararda ise şahısların tutukluluklarının devamına karar verildi ve bir dahaki duruşma tarihinin 5 Ekim gününe ertelenmesine karar verildi. Olayda evladını kaybeden İbrahim Yaşar'ın babası Vedat Yaşar, evladını yasaklı maddenin etkisindeyken katlettiğini söyleyen sanıklara tepki göstererek "Ben bu canilerin alacakları cezanın emsal bir karar olmasını bekliyorum. Ve artık bu caniler cezasızlıktan cesaret bulup da herhangi bir canımızı yakmaya kalkışmasınlar" dedi.

"HTS kayıtları daha dosyaya girmedi ve bir an önce girmesini istiyoruz"
Evladının ekmek parası için çalışmaya geldiğinin 4.gününde konteyner içerisinde diri yakılarak can verdiğini ifade eden baba Vedat Yaşar, "Benim oğlum 4 Mart 2025 tarihinde Hatay'a çalışmaya geldi. Çalışmaya geldiği günden dört gün sonra benim oğlum iki cani tarafından konteynerin içine kilitlenip üstüne beş litre benzin döküp katlettiler. İlk dava 20 Nisan'da oldu. Bugün de ikinci davamızdı. Biz 1 buçuk seneyi aşkındır hukukla uğraşıyoruz. Sonuçta ülkemize olan bir adaletimiz var ama maalesef 1 buçuk senedir biz olay yeri inceleme bunların HTS kayıtlarını istedik. HTS kayıtları daha dosyaya girmedi ve bir an önce girmesini istiyoruz. İkincisi açıktan 218 TL'ye benzin satıp o akaryakıt şirketi benzin bir canın hayatına mal olabiliyorlar. Üçüncüsü oğlumun çalıştığı şirketin güvenlik zafiyetinden biz şüpheliyiz. Böyle 3,4 suç kaydı olan insanları nasıl çalıştırabiliyorlar ve bu toplumun içine nasıl alabiliyorlar bilemiyorum. Onların suç kayıtları da var. Böyle uyuşturucu, pislikle ve müptezel olanları biz kesinlikle çalıştırmıyoruz" dedi.

"Canilerin bahaneleri de, biz yasaklı madde kullanmıştık ve ne yaptığımızı hatırlamıyoruz"
Evladını diri diri ateşe veren canilerin yasaklı madde etkisindeyken olayı gerçekleştirmelerinin arkasına sığınmalarına tepki gösteren baba Vedat Yaşar, bidon ile akaryakıt satışı yapan Aytemiz akaryakıt istasyonuna tepki göstererek "Canilerin bahaneleri de, biz yasaklı madde kullanmıştık ve ne yaptığımızı hatırlamıyoruz, beş litre benzinle biz şaka yapmaya çalıştık dediler. İlk ifadelerinde, biz korkutmaya çalıştık dediler. Bunlar gecenin dördünde benzin almaya gidiyorlar ve iki saat yol yürüyorlar. Açıktan benzin alıyor. Bu nasıl bir korkutma ya ben onu merak ediyorum. Böyle bir korkutma olur mu, bir de molotof yapıyorlar. Bunlar biri 33 ve diğeri de 29 yaşında iki kişiydi. Benim oğlum daha 19 yaşındaydı ve hiç de oğlumu tanımıyorlar. Ben bu canilerin alacakları cezanın emsal bir karar olmasını bekliyorum. Ve artık bu caniler cezasızlıktan cesaret bulup da herhangi bir canımızı yakmaya kalkışmasınlar. Ben öyle bir adalet bekliyorum. Biz İbrahim'i hiçbir şekilde geri getiremeyiz biliyorsunuz ama emsal bir karar bekliyorum. Bir baba evladını kaybettiği zaman ne durumdaysa ben de şu an aynı durumdayım. Benim yerimde kimsenin olmasını istemem. Bana bu acıyı çektiren canilerin bile babaları benim durumuma düşmesini ben asla istemiyorum" dedi.


Olayda yaralanan M.A.Ö. ifadesinde; B.S. isimli şahsı olaydan 1 gün önce gece saatlerinde telefonla konuşurken uyardığını ve daha sonrasında olayın şüphelisi 2 şahısla birlikte kahve içtiklerini belirterek olay esnasında M.K.'nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.'nin konteynerin içerisine yanan bezi attığını ve ardından benzini yere fırlattığını söyledi. Görülen ikinci duruşmada; sanık olan 2 şahısta beraatlerini istediler. Mahkemece verilen kararda ise şahısların tutukluluklarının devamına karar verildi ve bir dahaki duruşma tarihinin 5 Ekim gününe ertelenmesine karar verildi. Olayda evladını kaybeden İbrahim Yaşar'ın babası Vedat Yaşar, evladını yasaklı maddenin etkisindeyken katlettiğini söyleyen sanıklara tepki göstererek "Ben bu canilerin alacakları cezanın emsal bir karar olmasını bekliyorum. Ve artık bu caniler cezasızlıktan cesaret bulup da herhangi bir canımızı yakmaya kalkışmasınlar" dedi.

"HTS kayıtları daha dosyaya girmedi ve bir an önce girmesini istiyoruz"
Evladının ekmek parası için çalışmaya geldiğinin 4.gününde konteyner içerisinde diri yakılarak can verdiğini ifade eden baba Vedat Yaşar, "Benim oğlum 4 Mart 2025 tarihinde Hatay'a çalışmaya geldi. Çalışmaya geldiği günden dört gün sonra benim oğlum iki cani tarafından konteynerin içine kilitlenip üstüne beş litre benzin döküp katlettiler. İlk dava 20 Nisan'da oldu. Bugün de ikinci davamızdı. Biz 1 buçuk seneyi aşkındır hukukla uğraşıyoruz. Sonuçta ülkemize olan bir adaletimiz var ama maalesef 1 buçuk senedir biz olay yeri inceleme bunların HTS kayıtlarını istedik. HTS kayıtları daha dosyaya girmedi ve bir an önce girmesini istiyoruz. İkincisi açıktan 218 TL'ye benzin satıp o akaryakıt şirketi benzin bir canın hayatına mal olabiliyorlar. Üçüncüsü oğlumun çalıştığı şirketin güvenlik zafiyetinden biz şüpheliyiz. Böyle 3,4 suç kaydı olan insanları nasıl çalıştırabiliyorlar ve bu toplumun içine nasıl alabiliyorlar bilemiyorum. Onların suç kayıtları da var. Böyle uyuşturucu, pislikle ve müptezel olanları biz kesinlikle çalıştırmıyoruz" dedi.

"Canilerin bahaneleri de, biz yasaklı madde kullanmıştık ve ne yaptığımızı hatırlamıyoruz"
Evladını diri diri ateşe veren canilerin yasaklı madde etkisindeyken olayı gerçekleştirmelerinin arkasına sığınmalarına tepki gösteren baba Vedat Yaşar, bidon ile akaryakıt satışı yapan Aytemiz akaryakıt istasyonuna tepki göstererek "Canilerin bahaneleri de, biz yasaklı madde kullanmıştık ve ne yaptığımızı hatırlamıyoruz, beş litre benzinle biz şaka yapmaya çalıştık dediler. İlk ifadelerinde, biz korkutmaya çalıştık dediler. Bunlar gecenin dördünde benzin almaya gidiyorlar ve iki saat yol yürüyorlar. Açıktan benzin alıyor. Bu nasıl bir korkutma ya ben onu merak ediyorum. Böyle bir korkutma olur mu, bir de molotof yapıyorlar. Bunlar biri 33 ve diğeri de 29 yaşında iki kişiydi. Benim oğlum daha 19 yaşındaydı ve hiç de oğlumu tanımıyorlar. Ben bu canilerin alacakları cezanın emsal bir karar olmasını bekliyorum. Ve artık bu caniler cezasızlıktan cesaret bulup da herhangi bir canımızı yakmaya kalkışmasınlar. Ben öyle bir adalet bekliyorum. Biz İbrahim'i hiçbir şekilde geri getiremeyiz biliyorsunuz ama emsal bir karar bekliyorum. Bir baba evladını kaybettiği zaman ne durumdaysa ben de şu an aynı durumdayım. Benim yerimde kimsenin olmasını istemem. Bana bu acıyı çektiren canilerin bile babaları benim durumuma düşmesini ben asla istemiyorum" dedi.




























































































