HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

İcmal gençliği

06.09.2012 00:00:00
Bireyler ve toplumların başarılarında, hedeflerine varmalarında yatan bir takım önemli etkenler vardır. Yine milletleri ayakta ve dinamik tutan bir takım nedenler vardır. Yaşadığımız çağa baktığımız ve bu çağı tahlil ettiğimiz kadar genel de gençlik bir boşluk ve bocalama girdabı, bunalımı ile içinde olup pusulasını şaşırmış durumdadır. Gençliği bocalama ve bunalım bataklığına atan ise ruh ve mana eğitiminin olmaması, yanlış sistemlerin gençler üzerinde uygulanması ve gençliğin kendisini tamamen maddeye özdeşleştirmesinden kaynaklanmaktadır. Gençlik bunalım girdabına düştüğü zaman ister istemez pusulasını da şaşırmış olur. Şuurlu, bilinçli, akıllı, inançlı bir gencin yön ve ciheti Müslüman düşmanları, Siyonistler, emperyalistler asla olamaz. 
İnançların, düşüncelerin aktarılmaya başlandığı ve gençler için pusulaların belirginleştiği en önemli gençlik dönemini gençler için çok dikkatli okumamız gerekmektedir. Manevi ve ahlaki değerler ışığında kişilerin kimliğinin, karakterlerinin ve kişiliklerinin oturması bu döneme rastlamaktadır. Gençlerimize hem maddi alanda hem de manevi alanda vermemiz gereken birçok önemli hususlar mevcuttur. Manevi hayatlarının gelişmesinde ilk başta vermemiz gereken en önemli sorumlulukların başında inanç gelmektedir. Bu manada Allah'ı, Peygamberimizi, Peygamberimizin Ehl-i Beyt'ini, Kitabımızı ve Dinimizi tanımanın kalbe yerleşeceği çağ gençlik çağıdır. İman alanında bireyin sağlam bir inançla donatılması gelecekte hatalara düşmesini engelleyecekken, inanç problemlerinin en çok yaşandığı gençlik döneminde bu problemler bitirilmezse hayatın kalan kısmında dünya ve ahiret açısından sıkıntılar getirecek bir hayat yaşanmaya başlanacaktır. Bu sebeple gençlerimize kazandıracağımız en önemli değerlerin başında iman ve inanç hususları gelmektedir. Toplumun her bir ferdi, özellikle kanaat önderleri, âlimler, şuurlu insanlar, derdi olanlar çok iyi bilmelidirler ki, gençliği olmayan bir toplum adası olmayan göller ülkesine benzer. Zira genç nesiller bir toplumun dinamikleri ve nizamiyesi konumundadır. Elbette gençlerin bir takım konularda hata yapmalarını hoş karşılamak ve hata yaptıkları zaman tek kalemde onların üzerini çizmemek gerekir. 
Nitelikli, eğitimli, basiretli, şuurlu, kadrolarına, birbirlerine, milli ve dini değerlerine bağlı olan İcmal gençliğinin sağlam bir kale gibi anti değerlere taviz vermeden ayakta durduklarını müşahade etmekteyiz. Ben bunu onlarla karşılaştığımda onlarda gördüğüm ışıklı gözlerde ve canlı ruhlarda gördüm. Bu ışıklı gözlerin, dini ve milli değerlerine bağlı olan ve batıla taviz vermeyen bu canlı ruhların çoğalması ve her geçen gün ilerlemesi ve yakın zamanda Rahmani amaca ulaşması için bu günkü İcmal gençliğine düşen bir takım görevler ve yapmaları gereken bir takım sorumluluklar vardır.
Öncelikle İcmal gençliği güneş gibi olmalıdır. Şöyle ki, güneş doğduğu zaman bulut engelini aşıp yer küresine ulaşmak ister. İcmal gençliği de engellere karşı güneş gibi olmalıdır. Güneş doğduğu zaman her mahlûka eşit olarak yansır, İcmal gençliği de etraflarına karşı eşit mesafede olmalı ve güneş enerjisi gibi bir birlerine sıkı sıkı kenetlenmelidirler. 
Sonrasında İcmal gençliği toprak gibi olmalıdır. Toprak bereket ve tevazu kaynağıdır. Toprak kendisindekini örter. İcmal gençliği de toprak misali bereket kaynağı ve mütevazı olmalı ve birbirlerin de görmüş oldukları kusur ve hataları toprak misali örtmelidirler.
Ve yine İcmal gençliği nehir gibi olmalıdır. Nehir kendisinden açılan kanallarla arazilere, ölü topraklara hayat kaynağı olmaktadır Nehir cömertliği bol olan bir kaynaktır. İcmal gençliği de nehir gibi araziye açılmalı ve ölü ruhlara hayat kaynağı olmalıdır ve bunları yaparken nehir gibi cömertliği de ihmal etmemelidirler. Nehrin suyu hayat ve hayata ümit kaynağıdır. İcmal gençliği öncelikle kendi içlerinde, kadroları arasında ve sonrasında çevrelerine ve ülkelerine ve ülke insanına su gibi hayat ve ümit mayası olmalıdır. Yine su gibi kalıcı olmak için projeler üretmeli ve çalışmalar yapmalıdırlar. Zira su kalıcıdır ancak su üzerindeki köpük ise gidicidir.
Ve yine İcmal gençliği ölü gibi olmalıdır. Yani gassala (cenaze yıkayan) teslim olan ölü gibi olmalıdır. Ölmüş insan kendisine cenaze guslü veren kişiye karşı tamamen mutlak olarak teslimdir. İcmal gençliği de her şeyden önce Allah'ın kanun ve emirlerine ve sonrasında başındaki liderine, teşkilat içerisindeki prensiplere ve kadroları içerisindeki kanaat önderlerine, verilen görevlere karşı ölünün ğessala teslim olduğu gibi teslim olmalıdırlar. İcmal gençliği bunları yaparken bireyleri ve toplumları hedefe ve başarıya götürecek olan şu etkenleri de asla unutmamalıdırlar. O etkenler bir evet iki hayır'dan ibarettir. 
Evet: Sıkıntılara, zorluklara, engellere karşı mücadele etmeye, koşuşturmaya, yılmadan çalışmaya, ins ve cinden olan hannaslara karşı mücadele etmeye… Evet!..
Hayır: Tereddüte, şüpheye, düşünce girdabında bocalamaya, müzebzebin (gel-git) olmaya… Hayır!..
Hayır: Ümitsizliğe hayır!...
İcmal gençliği güneş, toprak, nehir ve ölü gibi olup insan ve toplumları başarıya götüren bir evet ve iki hayır'a göre yaşadığında ve bunları ilke edindiği de ülkemiz ve bölgemiz sulh, barış ve bereket dolu bir hayata kavuşacaktır.
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.09.2011, 06.09.2010, 06.09.2009, 06.09.2008, 06.09.2007, 06.09.2006, 06.09.2005, 06.09.2004, 06.09.2003, 06.09.2002, 06.09.2001, 06.09.2000, 06.09.1999, 06.09.1998, 06.09.1997, 06.09.1996, 06.09.1995, 06.09.1994, 06.09.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.