logo
27 AĞUSTOS 2026

İkinci elde büyük tuzak

İkinci el araç piyasasında, hurda veya yurt dışından kaçak getirilen araçların kimlik bilgilerinin usulsüzce başka araçlara aktarıldığı "change" yöntemi can yakmaya devam ediyor. Oto ekspertiz uzmanı, orijinalinden ayırt etmesi oldukça güç olan bu araçların yıllar sonra bile tespit edilip el konulabildiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu

27.08.2026 14:46:00
İHA
 
İkinci elde büyük tuzak
İkinci elde büyük tuzak
Araçlarda şasi numarasının değiştirilmesiyle gerçekleştirilen change işlemi, sahiplerinin yıllar sonra mağdur olmasına yol açabiliyor. Kazalı, hurda, icralık veya farklı yollarla temin edilen araçların kimlik bilgilerinin başka araçlara aktarılabildiğini belirten ekspertiz firması sahibi Sami Tarcan, profesyonel şekilde yapılan işlemlerin ilk bakışta fark edilmesinin oldukça güç olduğunu ifade etti.






Tarcan, change işleminin, bir araca başka bir araca ait şasi numarasının aktarılması anlamına geldiğini ifade etti. Şasi numarasının bulunduğu bölümün kesilerek başka bir araca kaynaklanabildiğini belirten Tarcan, işlemin ardından yapılan müdahalenin doğru şekilde tespit edilememesi halinde aracın ekspertizden geçebildiğini kaydetti.

Muayene istasyonlarında temel olarak şasi numarasının araç kayıtlarıyla uyumunun kontrol edildiğini aktaran Tarcan, şöyle devam etti:

"Eğer etrafında herhangi bir oynama varsa o şekilde polislere haber veriyorlar ama çoğu muayene istasyonu bu şasi numarasının orijinal olup olmadığına bakmaz. Hatta ekspertizlerin yüzde 95'i bile change araçlara bakmıyorlar. Onlar için özel ekstra paketler çıkarırlar. Eğer bu paketi almazsanız change araba çıksa bile sorumluluk kabul etmiyorlar. Sigorta, muayene her şeyi yapılıyor. Mesela bazı arabalar 10 sene sonra yakalanıyor. Niye 10 sene sonra yakalanıyor' Biri ihbar ediyor ya da bizde çıkıyor, biz polise bildiriyoruz. Biz de bildirmek zorundayız. Çünkü düşünsenize, mağdur olan arkadaş bu arabayı aldı, biz uyarmamıza rağmen aldı. Aslında o bizi dinleseydi aracı almayacaktı. Bu yüzden ekspertiz yapan arkadaşların her zaman şasi numaralarına biraz daha dikkat etmesinde fayda var diye düşünüyorum."








"Şasi numarasını öyle basıyorlar ki, orijinalinden ayırt etmeniz imkansız"

Change yönteminde özellikle hurda veya kullanılamaz durumdaki araçların kimlik bilgilerinin kullanılabildiğini söyleyen Tarcan, "Deprem bölgesinde olan arabaları biliyorsunuz ki kaskosu olmayan araçları ne yaptılar' Şasi numarasını alıp icralık arabalarla ya da işte bu yurt dışından gelen kaçak arabalarla change ettiler. İcralık arabayı ne yapacaklar, satamayacaklar. Ne yapıyorlar' Kazalı bir arabayla ya da işte hurda bir arabayla bir şekilde şasi numaralarını taşıyarak ya da şasi numaralarını bir şekilde geçirerek bu arabayı bu şekilde aktif hale getiriyorlar. Şasi numarasını öyle basıyorlar ki, orijinalinden ayırt etmeniz imkansız. Birebir orijinalini yapabiliyorlar" dedi.








Her şasi numarası değişikliği "change" değil

Şasi numarası üzerinde işlem bulunmasının tek başına aracın change olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Tarcan, bazı araçlarda şasi numarasının paslanma veya çürüme nedeniyle yenilenmesinin gerekebildiğini belirterek, "Her şasi numarası oynanmış change değildir. Bazen şasi numarası çürüyebiliyor, paslanabiliyor. Bazı markalarda biliyorsunuz şasi numarası koltuğun altında. Paslanıyor, ne yapıyorlar bunu' Yeni şasi numarası basıyorlar. Ya göğüs sacına basarlar ya da orta direğe basarlar, sağ orta direğe basarlar. Bu şekilde şasi numarasında eğer ki herhangi bir usulsüzlük yoksa problem yok. İşte burada ekspertizdeki arkadaşlar da mesela şasi numarası çürümüş araca da change diyebiliyorlar. Her şasi numarası oynanmış change değildir ama her şasi numarası da orijinal değildir. Buradaki ekspertiz yapan arkadaşların biraz daha bu konulara dikkat etmesinde fayda var diye düşünüyorum" diye konuştu.

Tır ve otobüslerde de yapılabiliyor

Şasi numarası değişikliğinin yalnızca otomobillerde görülmediğini ifade eden Tarcan, "Motorlu her araçta yapılabilir. Hatta ben geçen birinde duydum, tırda bile yapmışlar, otobüste bile yapmışlar. Ama benim ilgi alanım otobüs değil. Benim ilgi alanım tamamıyla otomobiller. Tırdan anlamam, otobüsten anlamam. Tamamıyla otomobillere eğitimlerimi almışımdır. Tüm motorlu taşıtlarda şasi numarası oynanabiliyor. Bunu bu şekilde yapabiliyorlar" şeklinde konuştu.








Kaçak araçlara yönelik takip çağrısı

Yurt dışından kaçak yollarla getirilen araçların daha sıkı takip edilmesi gerektiğini ifade eden Sami Tarcan, şasi numarası değiştirilmiş bir aracın yıllar sonra tespit edilmesi halinde mevcut sahibinin ciddi mağduriyet yaşayabildiğine dikkati çekti. Şasi numarası üzerinde şüpheli bir işlem tespit edildiğinde kolluk ekiplerine bildirimde bulunulması gerektiğini belirten Tarcan, "Düşünsenize, bir vatandaş arabayı almış, 8 sene sonra elinden gidiyor. Bu adamın ne günahı var' Geriye dönük mahkemeler açılıyor, belki geriye dönük satıcılar öldü, vefat etti veya hiçbir durumu yok. Ne oluyor' 3 sene, 4 sene, 5 sene mahkemeler sürüyor. Bazen bize de kızıyorlar, 'Abi şasi numarasını sen yakaladın ama niye polise bildiriyorsun'' Ben bildirmezsem bu sefer sorumluluğu ben alıyorum. Ben bunu alıcıya söylemesem arabayı alacak. 2 sene sonra, 3 sene sonra, belki 5 sene sonra yakalanacak. O demeyecek mi bana, 'Sen bu arabayı bana niye söylemedin'' diye. Burada biz mecburen eğer ki şasi numarasında oynama, herhangi bir şey varsa ekiplere maalesef ki bildirmek zorundayız" ifadelerini kullandı.

"Satan kişi her zaman şüphelidir"

Change olduğu belirlenen aracın, durumdan haberdar olduktan sonra başka bir kişiye satılmasının yeni hukuki sorunlara yol açabileceğini belirten Tarcan, mağdur olan araç sahibinin satış yoluyla zararı başka bir kişiye aktarmak yerine hukuki yollarla hakkını araması gerektiğini ifade etti. Tarcan, "Aracı ben aldım, bende yakalandı, ben burada mağdur oluyorum. Satan kişi her zaman şüphelidir. Yani şunu düşünebilirsiniz; 'Ben bu arabanın change olduğunu öğrendim. Çaktırmadan satayım' derseniz siz de şüpheli durumuna düşüyorsunuz. Araç en son kimdeyse o şekilde yakalanması her zaman artıdır çünkü sen mağdur olduğun için bütün herkes sana mağdur konumunda baktığı için bu sefer satıcıları dava ediyorlar. Satıcılar her zaman bu şekilde şüpheli konumuna düşüyor" dedi.

Uyarıya rağmen satın alınan araca 7 ay sonra el konuldu

Tarcan, İstanbul'daki şubelerine 24 Kasım 2025'te getirilen bir otomobilde şasi numarası üzerinde oynama tespit ettiklerini ve hem alıcıyı hem de satıcıyı uyardıklarını da anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"O gün arkadaşlar Kırşehir'den geldi. 'Bak kardeşim, bu arabanın şasi numarasında oynama var. Yani şasi numarası change edilmiş, başka bir arabadan şasi numarası değiştirilmiş' dedik. Tabii satıcı bize inanmadı. 'Öyle bir şey olamaz, ben de daha önce bu arabayı aldım, sattım. Hiç kimse bir şey söylemedi' dedi. Bizden çıktıktan sonra 2-3 ekspertize daha girdi. 'Bu aracın şasi numarasında herhangi bir şey yok' denilmiş. Kırşehir'e gelen arkadaş alıp gitti arabayı. Aldıktan yaklaşık 7 ay sonra araca polisler el koymuş. Biz uyarmamıza rağmen aracı aldı. Şimdi, 'Ben ne yapacağım'' diyor. Kardeşim ben seni 7 ay önce uyarmıştım. 'Bak bu arabanın şasi numarasında oynama var' demişim. 'Abi biz diğer ekspertizlere de güvendik, bundan dolayı mağdur olduk' dedi. Bu saatten sonra yapacak bir şey yok."

Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi

İstanbul Sultangazi'de bir vatandaş, satın aldığı sucuğun üzerindeki etiketi kaldırınca ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini fark etti. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından mağazada denetim yapan zabıta ekipleri, son kullanma tarihi geçmiş ürünler tespit ederek iş yerini mühürledi

27.08.2026 11:44:00
İHA
 
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Olay, geçen pazar günü Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi'nde meydana geldi. Kahvaltı için alışveriş yapan vatandaş, satın aldığı sucuğun görüntüsünden şüphelenerek ambalajı inceledi.






Ürünün orijinal etiketinin üzerine farklı bir etiket yapıştırıldığını fark eden vatandaş, üstteki etiketi kaldırdığında alttaki etikette yer alan son kullanma tarihinin geçtiğini gördü. Ürünün son kullanma tarihinin yeni etiketle değiştirildiğini öne süren vatandaş, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medyada paylaştı.








Görüntülerin ardından harekete geçen Sultangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, söz konusu mağazada denetim gerçekleştirdi. Raflardaki ürünleri tek tek inceleyen ekipler, bazı ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiğini belirledi.








Yapılan incelemede, tarihi geçmiş ürünlerin etiketlerinin değiştirilerek yeniden satışa sunulduğunun tespit edilmesi üzerine mağaza ekipler tarafından mühürlendi. Denetim ve mühürleme işlemleri cep telefonu kamerasına yansıdı.

Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde gece saatlerinde binalarından gelen çatırdama sesleriyle uyanan vatandaşlar korku dolu anlar yaşadı. Bitişiğindeki temel kazısı nedeniyle hasar gördüğü değerlendirilen 4 katlı bina, güvenlik gerekçesiyle içindeki eşyalar tahliye edilemeden iş makineleriyle yıkıldı. Yıkım çalışmalarını izleyen bina sakinleri ise yaşananları anlattı

27.08.2026 11:36:00
İHA
 
Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar
Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar
Alınan bilgiye göre, Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta bulunan 4 katlı binada oturan vatandaşlar, gece saatlerinde yapının kolon ve kirişlerinden sesler gelmesi üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik şeridi oluştururken, bina tedbir amacıyla hızla boşaltıldı.






Olay yerine çağrılan AFAD ekiplerince binada ve bitişiğindeki inşaatın temel kazı alanında inceleme yapıldı. İncelemeler sonucunda çökme riski bulunduğu tespit edilen binanın yıkılmasına karar verildi. Güvenlik gerekçesiyle vatandaşların içeriden eşyalarını almasına izin verilmezken, 4 katlı yapı ekiplerin gözetiminde yıkıldı.








"Bir şeyler oluyor Kemal, ev kayıyor galiba"

Binada 21 yıldır ikamet eden Tülay Aydın, İHA'ya yaptığı açıklamada, gece saatlerinde bir gürültü duyduklarını ve binanın kaydığını hissettiğini söyledi. Durumu eşine ve ev sahibine bildirdiğini anlatan Aydın, "Bir şeylerin olduğunu tahmin ettim ve eşime söyledim. 'Bir şeyler oluyor Kemal, ev kayıyor galiba' dedim. Sonra eşim aşağı indi. 'Tülay bir şey oluyor' dedi. Ev sahibime söyledim. 'Ev gidiyor koşun' dedi. Eşim çantamı almaya girdi. Başka da bir şey yok" dedi.








"21 yıllık evimiz bir gecede yok oldu"

Güvenlik gerekçesiyle evden hiçbir eşya alamadıklarını ifade eden Aydın, "Bunlar benim portmantoda namaz kıldığım kıyafetlerimdi, onlarla çıktım. Hepimiz öyle aynı böyle kıyafetlerleyiz. Üst kattakiler zaten uyumaya çalışıyorlarmış. Onları da bağırarak çıkardım. Evin nereye yatacağını anlayamadıkları için yıkıldığını söylediler. Bize tam bilgi vermediler ve anlamadık. Her şeyimiz gitti. 21 yıllık evimiz bir gecede yok oldu. Çocuklar okula başlayacak ve hiçbir şey yok" diye konuştu.








"Çatır çatır sesler gelmeye başladı"

Nebiye Kurtuldu ise binada daha önce de kayma hissettiğini ancak ihtimal vermediğini dile getirerek yaşadığı panik anlarını şöyle anlattı:

"Zaten normalde bina kayıyormuş gibi hissederdim ama ihtimal vermezdim. Dün gece de kapı dikkatimi çekti. 'Kapı neden oynamış'' dedim. Bina yatmaya başlamış ama kapı sabit duruyor. Ama ben yine önemsemedim, gittim yattım. Alt kattaki kiracımız aşağı inmiş. Eşine söylemiş. Bina aşağıdan çatlamaya başlamış. Su boruları patlamış. Dükkanda çatlamalar olmaya başlamış. Görümcem de beni uyarmak için bağırıyordu ama ben uyku sersemiydim, ne yaptığımı bilemedim. O ara da çatır çatır sesler gelmeye başladı. Çok korktuk, zaten sonra da binaya sokmadılar. Eşyalarımızı alamadık. Çantam hazırdı. Kimliğim zaten hep yanımdaydı. Ben diyordum da kimse bana inanmıyordu. 'Bu bina gidecek' diyordum, hep içime doğdu ama ihtimal vermedim. Keşke bir tahliye durumu olsaydı. Yan taraftaki inşaatın ustalarına da söylemiştim. 'Ev sallanıyor, çok sallanıyor' dedim. 'Abla senin psikolojin bozuk' dediler. 'Burası beni korkutuyor' demiştim."






Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı

Kocaeli'de nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiasıyla iki aile arasında kovalamaca sonrası çıkan kavgada 5 kişi bıçaklandı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

27.08.2026 08:00:00 / Güncelleme: 27.08.2026 12:38:46
İHA
 
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Olay, Derince ilçesi Mersincik Mahallesi Hayat Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 27 ZA 568 plakalı minibüs ile plakası öğrenilemeyen otomobil arasında kovalamaca yaşandı.






Kovalamacada bir araç park halindeki başka araca çarptı. Kazanın ardından araçlardan inen taraflar birbirine tekme, tokat, bıçak ve beyzbol sopası ile saldırdı. Kavgada bir kişi karnından, bir kişi boğazından, 2 kişi ise vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı.









Vatandaşlar kavgayı ayırmaya çalıştı

Olayın yaşandığı sırada kahvehanede bulunan vatandaşlar, tarafları ayırmaya çalıştı. Bu sırada kavgayı ayırmaya çalışan vatandaşlardan biri elinden bıçakla yaralandı. Kavganın ardından bazı şüpheliler otomobille olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Öte yandan tarafların akraba oldukları ve olayın, nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiası sebebiyle çıktığı öne sürüldü. Olayla alakalı kaçan şahıslar ise yakalanamadı. Polis olaya ilişkin çalışma başlattı.




















Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu

Adana'da ayakkabı tabanı üreten fabrika alev alev yandı. İtfaiye ekiplerinin 2 saatlik müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları sürüyor

27.08.2026 04:16:00
İHA
 
Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu
Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu
Yangın, saat 00.30 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Yeşiloba Mahallesi Sanayi Sitesi'ndeki ayakkabı tabanı üreten fabrikada meydana geldi.








Fabrikadan alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye, sağlık, polis, itfaiye ve orman bölge müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.









İtfaiye ekipleri ve Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ekipler yangına müdahale etmeye başladı. Yaklaşık 2 saat süren müdahalelerinin ardından yangın kontrol altına alındı. Ekiplerin soğutma çalışması sürüyor.




















Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek

Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından muhtemel riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak

25.08.2026 12:37:00
İHA
 
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi sahilinde, çuvallar içerisinde kıyıya ulaşan toz halindeki maddeleri gören vatandaşların ihbarı üzerine ekipler bölgede inceleme başlattı. Yapılan kontrollerde söz konusu maddenin sahilin yalnızca bir noktasında değil, farklı bölgelerde de görüldüğü belirlendi. Sahilde ekipler tarafından toplanan maddeler güvenli bir alana taşınırken, incelemelerde kullanılmak üzere numuneler alındı.






Numuneler TÜBİTAK'a gönderilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, sahilden alınan numunelerin İstanbul'daki TÜBİTAK'a gönderilerek analiz edilmesi planlanıyor. Maddenin kesin olarak hangi içeriğe sahip olduğunun, TÜBİTAK'ta yapılacak incelemelerin ardından tespit edilmesi bekleniyor. Analiz sonuçlarıyla birlikte maddenin insan sağlığı ve çevre açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının da netleşmesi öngörülüyor.








Sahilde ekipler tarafından toplanan maddenin sızdırmaz bir alanda muhafaza edilerek inceleme sonuçlarının beklendiği öğrenildi. Yapılacak analizlerin ardından toplanan maddeye ne şekilde işlem uygulanacağına karar verilecek.








Gündüz net şekilde görüldü

Öte yandan sahildeki durum gündüz saatlerinde dron ile görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca bazı bölgelerde toz halindeki maddelerin halen görülebilmesi dikkat çekti. İlk kontrollerde maddede radyoaktif bir unsur tespit edilmediği öğrenilirken, maddenin kimyasal içeriği ve denize nasıl ulaştığına ilişkin kesin sonuçların uzman ekiplerin yapacağı analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.








İncesu Yalı Mahallesi'nde yaşayan Emrullah Yüksel, "Dün öğleden sonra bir çuvalın içinde bu malzemeler kıyıya geldi. Ne olduğunu bilmiyoruz ve bunun araştırılmasını istiyoruz. Bu durumdan dolayı birkaç gün denize girilmeyecek. Bunun bir an önce incelenmesi ve milletin aydınlanması gerekiyor" dedi.






Adalete güven yitirildiğinde ne olur?

Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur

25.08.2026 00:41:00 / Güncelleme: 25.08.2026 13:11:43
Yaşar Cebesoy
 
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur.

Yargı sistemine ve hukukun üstünlüğüne dair inancın zedelenmesi ya da tamamen kaybolması, yalnızca hukuki bir kriz değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutları olan zincirleme bir çöküş sürecini tetikler.







Toplumsal Çözülme ve İhakk-ı Hak Eğilimi

Yargının adil karar vermediği düşüncesi toplumda yaygınlaştığında, bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm adresi kamu otoritesi olmaktan çıkar.

Vatandaşların kendi hakkını kendi gücüyle aramaya çalışması, yani ihakk-ı hak davranışı artış gösterir.

Bu durum, suç oranlarının yükselmesine, şiddetin meşrulaşmasına ve toplumsal huzurun kökten bozulmasına yol açar. Güvensizlik hissi, bireylerin devlete ve birbirlerine olan aidiyet duygusunu zayıflatır.







Ekonomik Çöküş ve Sermaye Kaçışı

Hukuk güvenliğinin bulunmadığı bir iklimde öngörülebilirlik ortadan kalkar. Mülkiyet hakkının ve sözleşme serbestisinin yargı teminatı altında olmadığını gören yerli ve yabancı yatırımcılar, sermayelerini daha güvenli limanlara taşır.

Doğrudan yabancı yatırımlar durma noktasına gelirken, finansal piyasalarda belirsizlik egemen olur. Beyin göçü hızlanır; yetenekli ve eğitimli insan kaynağı, hukuk emniyetinin sağlandığı ülkelere yönelir.







Kurumsal Aşınma ve Meşruiyet Krizi

Adalete olan inancın yitirilmesi, devletin diğer organlarına ve genel olarak kamu kurumlarına duyulan güveni de eritir.

Vergi itaati düşer, kamu düzenine uyum zayıflar ve devletin meşruiyet zemini sorgulanmaya başlar. Liyakat ilkesinin yerini kayırmacılığın aldığı algısı pekiştikçe, kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve bürokratik mekanizma işlevsizleşir.







Toplumsal Barışın Geleceği

Sonuç olarak, adalet sisteminin işlevini kaybetmesi bir devlet için en büyük güvenlik riskidir.







Toplumsal barışın, ekonomik refahın ve kamu düzeninin sürdürülebilmesi, yargı mekanizmasının bağımsız, tarafsız ve erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Hukuka güvenin yeniden tesis edilmediği senaryolarda kurumsal ve toplumsal çöküş kaçınılmaz hale gelir.

6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi

Gebze'de yaşayan Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi

23.08.2026 16:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
6 gündür kayıp gencin annesi beyin kanaması geçirdi
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan ve geçtiğimiz ay 18 yaşına giren Mehmet Yılmaz; tatil için geldiği Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde 6 gündür kayıp. Kaldığı evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan genç için AFAD, polis ve jandarma ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, oğlundan gelecek iyi haberi bekleyen annesi Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirerek yoğun bakıma kaldırıldığı öğrenildi. Anne Yılmaz'ın yoğun bakımda oğlunu sayıklayarak, "Oğlum bulundu mu" diye sorduğu belirtildi.






Edinilen bilgilere göre, Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan Mehmet Yılmaz, tatil için annesinin memleketi Nevşehir'in Acıgöl ilçesine geldi. Bir süre anneannesinin yanında kalan 18 yaşındaki genç, 6 gün önce kaldığı evden ayrıldı. O günden bu yana kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi durumu polis ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine ekipler tarafından bölgede arama çalışması başlatıldı. Ancak aradan geçen 6 güne rağmen gençten henüz bir haber alınamadı.

Anne beyin kanaması geçirdi

Oğlundan günlerdir haber alamamanın büyük üzüntüsünü yaşayan Canan Yılmaz'ın beyin kanaması geçirdiği ve hastanede yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı öğrenildi. Yoğun bakımda tedavisi süren anne Yılmaz, zaman zaman oğlunu sayıklayarak "Oğlum bulundu mu" diye sordu. Annenin oğlundan gelecek güzel haberi beklediği öğrenilirken, ailenin yaşadığı endişe ve üzüntü her geçen gün artıyor.








Dede de torunundan gelecek haberi bekliyor

Mehmet Yılmaz'ın yanında kaldığı dedesi ve ailesi de 18 yaşındaki gençten gelecek haberi bekliyor. Torununun kaybolmasının ardından büyük üzüntü yaşayan dede Ahmet Dinç de Mehmet'in bir an önce bulunmasını istedi. Dede; torununun herhangi bir kötü olay yaşamasından endişe ettiklerini belirterek, ekiplerin çalışmalarının sonuç vermesini ve Mehmet'ten gelecek güzel haberi beklediklerini ifade etti.








"Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum"

Anne Canan Yılmaz, daha önce yaptığı açıklamada oğlunun telefonunu elinden aldığı için evden ayrılmış olabileceğini düşündüklerini belirterek, "Normalde Kocaeli Gebze'de yaşıyoruz. Buraya anneannesinin yanına tatile gelmişti. Telefonunu elinden aldığım için evden çıkıp gitmiş. Emniyete ve jandarmaya haber verdik, hastaneleri aradık ama şu ana kadar henüz bir bilgi gelmedi. Hiçbir yerden haber çıkmadı" demişti.

Oğlunun Acıgöl'de herhangi bir tanıdığının bulunmadığını ifade eden Yılmaz, "Babası Niğdeli. Niğde'deki akrabalarımıza da haber verdik. Şu ana kadar oraya da gitmemiş. Bilgisayar oyunları oynuyordu ama hangi oyunları oynadığını biliyorum. Oğlumun bir an önce bulunmasını istiyorum" ifadelerini kullanmıştı.








Son görüntüsü güvenlik kamerasında

Mehmet Yılmaz'ın kaldığı evden ayrıldıktan sonraki son görüntüsü, Acıgöl ilçesindeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansımıştı. Görüntülerde yürüyerek ilerlediği görülen gençten daha sonra herhangi bir haber alınamadı.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı bulabilmek için evin çevresinde ve ilçedeki metruk binalarda kendi imkanlarıyla da arama yaptı. Polis ve jandarma ekiplerinin Yılmaz'ı bulmak için başlattığı arama çalışmaları 6'ncı günde de devam ediyor.

Aile, Mehmet Yılmaz'ı gören veya nerede olduğunu bilenlerin en yakın güvenlik birimine bilgi vermesini istedi.

Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği

Mersin'in Kazanlı ile Tarsus ilçesi arasındaki sahil şeridinde görülen yoğun plastik ve naylon parçaları, ciddi bir çevre kirliliğini gözler önüne serdi

22.08.2026 16:38:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:41:44
İHA
 
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği
Sosyal medyada 'leo_sano' olarak tanınan Levent Sancak, balık avında karşılaştığı manzaraya tepki gösterdi. Görüntülerde kıyı şeridinin çok sayıda küçük plastik parçasıyla kaplandığı görülürken Sancak, kirliliğin sahil boyunca devam ettiğini belirtti.






Sancak, benzer plastik parçalarını daha önce Adanalıoğlu sahilinde denize ulaşan bazı derelerde de gördüğünü, söz konusu parçaların bu noktalardan denize taşındığına şahit olduğunu ifade etti.

Kirliliğin kaynağının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Sancak, plastik parçalarının sanayi bölgesinden veya başka bir noktadan geliyor olabileceği ihtimalinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesini istedi.

Karşılaştığı manzaraya "Facia!" sözleriyle tepki gösteren Levent Sancak, "Bütün sahil plastik parçalarıyla dolu. Burada yüzdüğünüzü düşünün. Balıklara zarar, insanlara zarar, kuşlara zarar Buna ne yapmak lazım, kime şikayet etmek lazım'" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.








Bölgedeki plastik kirliliğinin nereden ve nasıl kaynaklandığının tespit edilmesi, derelerden veya farklı noktalardan denize atık taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sahil şeridinde gerekli temizlik çalışmalarının başlatılması bekleniyor.

Özellikle kirliliğin kaynağının belirlenerek denize plastik atık ulaşmasının önüne geçilmesi, hem insan sağlığı hem de deniz canlıları ve kıyı ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Naylon ve plastik parçaları yalnızca sahilleri değil; denizleri, canlı yaşamını ve geleceği tehdit ediyor.

Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı

Aydın-Muğla kara yolunda sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı

21.08.2026 13:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda bugün sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı. Sabah saatlerinde Kırsal Savrandere Mahallesi yakınlarında meydana gelen kaza nedeniyle tıkanan yolda duran bir tırın altına giren otomobil sürücüsü ile yolcu olarak araçta bulunan kızı ağır yaralandı.






Kaza, sabah saatlerinde Muğla-Aydın kara yolu Hallaçlar köyü ile Savrandere köyü arasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çine istikametinden Aydın istikametine seyir halinde olan 09 C 3896 plakalı dorseyi çeken Ahmet T. yönetimindeki 09 C 0670 plakalı tır, yaklaşık 3-4 kilometre önünde meydana gelen başka bir kaza nedeniyle yol tıkandığı için durdu. Bu sırada aynı istikamete seyir halinde olan Yüksel Can yönetimindeki 09 ASF 378 plakalı otomobil, önündeki tıra arkadan çarptı.







"Baba ve kızını kurtarmak için herkes seferber oldu"

Kaza sonrası otomobil sürücüsü Yüksel Can ile araçta yolcu olarak bulunan kızı Tuğçe Can, otomobilde sıkıştı. Kaza ihbarının ardından kazanın hemen birkaç kilometre ilerisinde başka bir kaza nedeniyle bulunan itfaiye ekipleri, ihbarla birlikte saniyeler içinde diğer kazaya yetişti. Bu sırada Çine 112 Acil Servis'te çalışıp mesailerini tamamlayarak Aydın'a dönmekte olan sağlık görevlileri de kazazede baba ve kızına ilk müdahale yaptı. Sıkıştıkları araçtan çıkarılan baba ve kızı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








"Durumları ağır olan baba-kız birbirini sordu"

Kazadan sonra ilk olarak araçtan çıkarılan Tuğçe Can, kendi durumuna aldırış etmeden çevresindekilere babasının durumunu sordu. Aynı şekilde başından ağır yaralanan baba da kendi acısını unutup çevresindekilere kızının durumunu sordu. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılan baba ve kızın durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.