logo
10 AĞUSTOS 2026

İlçe nüfusu yaz ayında üçe katlanıyor

Türkiye'nin en uzun sahil şeritlerinden birine sahip olan Sakarya'nın Karasu ilçesi, yaz sezonunda yerli ve yabancı tatilcilerin akınına uğruyor. Yaz sezonunda ilçe nüfusunu yaklaşık üçe katlayan tatilcilerin sahili doldurduğu anlar havadan görüntülendi

10.08.2026 13:40:00
İHA
 
İlçe nüfusu yaz ayında üçe katlanıyor
İlçe nüfusu yaz ayında üçe katlanıyor
Marmara Bölgesi'nin önemli turizm merkezlerinden olan Karasu sahilinde hafta sonu yoğunluğu yaşanıyor. İstanbul başta olmak üzere çevre illerden ve yurt dışından gelen tatilciler, kilometrelerce uzanan kumsalda denizin ve güneşin tadını çıkarıyor. Yaklaşık 70 bin nüfusa sahip ilçede, yaz sezonunda tatilcilerin gelmesiyle nüfus 3 katına çıkarken sahilde oluşan yoğunluk havadan görüntülendi.






"Polis bile gezmiyor burada, güvenli"

İzmir'den gelerek 3 senedir tatil için Karasu'yu tercih ettiğini vurgulayan İbrahim Telsöz, "Ben 3 senedir Karasu'yu tercih ediyorum. İzmirliyim. İzmir'deki yoğunluk ve denizlerdeki davranışlar hoşuma gitmediği için burayı tercih ediyorum. Burada sahil güzel. İnsanlar huzurlu. Hiçbir ücret ödemeden tatillerini yapıyorlar. Ne şezlong kirası var ne şemsiye parası var. Kimse kimseye karışmıyor. Herkes rahat bir şekilde gününü geçiriyor. Kavga eden hiç yok. Bu yüzden burayı tercih ediyorum. Güvenli. Polis bile gezmiyor burada. Var mı böyle bir yer" şeklinde konuştu.








"Tatilimiz oldukça güzel geçiyor"

Öte yandan Almanya'dan akraba ziyareti ve tatil için Karasu'ya geldiğini belirten Belinay Beyazhan, "Almanya'dan geldim. Akrabalarımız burada olduğu için burayı tercih ettik. Tatilimiz oldukça güzel geçiyor" derken, her hafta sonu İstanbul'dan Karasu'ya geldiğini ifade eden Gönül Korkmaz ise, "İstanbul'dan geldim, Karasu son derece rahat ve güzel bir yer. Tatilim güzel geçiyor. Her hafta sonu buradayım. İyi olan ve sahilleri kirletmeyecek olan herkes buraya gelebilir" diye konuştu.




















Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!

Elektronik sigaralar, pazara ilk girdiklerinde geleneksel tütüne kıyasla zararsız bir "su buharı" alternatifi gibi sunulmuş olsa da, modern tıp araştırmaları bu algının büyük bir yanılsama olduğunu net bir şekilde kanıtlamıştır

10.08.2026 12:06:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
Elektronik sigaralar "daha az zararlı" değil!
E-sigaraların çıkardığı duman bir su buharı değil; ağır metaller, kanserojen kimyasallar ve ince parçacıklar içeren karmaşık bir kimyasal aerosoldür.






Solunum yollarından hücresel boyuta kadar elektronik sigaranın vücuda verdiği zararlar:

Akciğer ve Solunum Sistemi Hasarları

EVALI (Elektronik Sigara İlişkili Akciğer Yaralanması): E-sigara kullanımına bağlı ortaya çıkan, akciğer dokularında ani ve ağır iltihaplanmayla seyreden, solunum yetmezliğine ve ölüme yol açabilen akut bir tablo.

"Patlamış Mısır Akciğeri" (Bronşiyolit Obliterans): E-sigara likitlerinde tatlandırıcı olarak kullanılan diasetil maddesinin ısıtılıp solunması, akciğerdeki en küçük hava yollarında kalıcı daralma, yara dokusu ve geri dönüşsüz tıkanıklık yaratır.

Hücresel Savunmanın Çökmesi: Buhar içindeki kimyasallar, akciğerleri enfeksiyonlara karşı koruyan makrofaj hücrelerinin yapısını bozarak zatürre ve bronşit riskini artırır.






Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Etkiler

Oksidatif Stres ve Damar Sertliği: Buharlaşan kimyasallar damar iç çeperinde (endotel) iltihaplanmaya neden olarak damar esnekliğini kaybettirir.

Ritim Bozukluğu ve Tansiyon: Sıvı içerisinde yüksek oranda bulunan sentetik nikotin; adrenalini tetikleyerek kan basıncını yükseltir, kalp hızını artırır ve uzun vadede kalp krizi ile inme (felç) riskini katlar.









Hücresel Boyut ve Kanser Riski

Toksik Dönüşüm: Likitlerdeki propilen glikol ve bitkisel gliserin oda sıcaklığında güvenli kabul edilse de, yüksek sıcaklıkta ısıtıldıklarında formaldehit (kadavra koruyucu), asetaldehit ve akrolein gibi güçlü kanserojen maddelere dönüşür.

Ağır Metal Birikimi: Isıtıcı rezistans telinden buhara sızan nikel, kurşun, krom ve kalay gibi ağır metaller akciğer dokusunda birikir.

DNA Hasarı: Yapılan araştırmalar, e-sigara buharının hücre DNA'sında kırılmalara yol açarak mutasyon ve kanser oluşumuna zemin hazırladığını göstermektedir.






Beyin ve Nörolojik Gelişim

Özellikle 25 yaş altındaki gençlerde ve ergenlerde beynin ön lob (prefrontal korteks) gelişimi devam eder. Yüksek doz nikotinin bu yaş grubunda tüketilmesi; karar verme, dikkat toplama, dürtü kontrolü ve öğrenme kapasitelerinde kalıcı bozulmalara yol açar.

Duygu durum bozukluklarını tetikleyerek anksiyete ve depresyon riskini yükseltir.

Ağız, Diş ve Ağız Florası Bütünlüğü

Tiryaki Dili (Vaper's Tongue): Aroma kimyasallarının ve sürekli sıcak buharın dildeki tat tomurcuklarını tahriş etmesi sonucu tat alma duyusunun geçici veya kalıcı olarak kaybolması.

Ağız Kuruluğu ve Diş Eti Çekilmesi: Sıvıların nem emici özelliği nedeniyle tükürük salgısı azalır; bu durum bakteriyel plak oluşumunu, diş eti iltihaplarını ve erken diş kayıplarını hızlandırır.






Üreme Sağlığı ve Hormonal Denge

Hem kadınlarda hem erkeklerde kök hücre yapısına zarar vererek sperm kalitesini ve yumurtalık rezervlerini düşürür.

Gebelik döneminde kullanıldığında plasenta kan akışını bozarak düşük, erken doğum ve bebekte gelişim bozuklukları riskini belirgin şekilde artırır.

Elektronik sigara tütünü yakmadığı için tar (katran) üretmeyebilir; ancak vücuda tamamen farklı kulvardan sentetik toksinler ve yüksek dozda bağımlılık yapıcı kimyasal sevk eden karmaşık bir risk faktörüdür.

Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü

İstanbul Güngören'de 5 katlı binanın birinci katındaki balkon, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Bina tedbir amacıyla boşaltılırken ekipler tarafından mühürlendi. Bina çevresi bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı

09.08.2026 02:40:00
İHA
 
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Olay, saat 22.30 sıralarında İstanbul Güngören Akıncılar Mahallesi Üstün Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sokak üzerindeki 5 katlı binanın birinci katındaki balkonda bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı.






Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken bina tedbir amacıyla boşaltılarak mühürlendi. Binanın çevresi ekipler tarafından bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı.








Konu ile ilgili konuşan Tayfun Kurt, "Bildiğim kadarıyla apartmanın balkonu çökmüş. Ama neden kaynaklandığı hakkında bilgimiz yok. Geldiğimizde o esnada binada hala oturanlar vardı. Sonrasında zaten ilgili ekiplere haber verildi. Polis, etrafı kapattı. Oturanları çıkarttı. Şimdi de önlem alıyor" dedi.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.