logo
24 HAZİRAN 2026

'İlk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı"

23 Nisan vesilesiyle İstanbul’da düzenlenen coşkulu Milli Egemenlik ve Atatürk Sempozyumu’nda konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, vatanın, milletle birlikte hareket eden Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurtarıldığını söyledi. Dua ve salavarlarla açılan ilk Meclis’teki vekillerden örnekler veren Prof. Dr. Baş, 'ilk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı" dedi

24.04.2019 00:00:00
'İlk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı"
'İlk Meclis’te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı"
ORHAN DEDE/İSTANBUL

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle İstanbul'da Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) tarafından 'Milli Egemenlik Ve Atatürk Sempozyumu' düzenlendi.

Sempozyumun onur konuğu BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tı. Bağımsız Türkiye sevdalısı binlerce vatandaşın da katıldığı coşkulu sempozyum 23 Nisan günü saat 15.30'da başladı.

Kapanış konuşmasını Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaptığı 4 oturum halinde düzenlenen sempozyumda 30 konuşmacı, Atatürk ve 23 Nisan ile ilgili çok çarpıcı tebliğler sundu.

Sempozyumun başlangıcında BTP İstanbul İl Başkanı Fuat Şengül, Yeni Mesaj Gazetesi Genel Koordinatörü Sabri Terzi ve gazeteci Nurcan Sabur selamlama konuşması yaptı.

Sempozyumda Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu, Prof. Dr. Ömer Eğercioğlu, Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu, Av. Hüseyin Baş, Ali Haydar Karakuş, Ekonomist Selim Kotil, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Nihat Hekimoğlu, Hasan Aydın, Dr. Abdullah Terzi, Harun Kayacı, Mehmet Emin Koç, Hasan Hüseyin Tekin, Ali Nezir, Asude Havuzlu, Murat Çabas, Yusuf Karaca, Av. İbrahim Berk, Seçil Mumcuoğlu, Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Sabiha Karamustafa, Orhan Dede, Av. Hakan Güler, Emre Polat, Av. Ahmet Erimhan, Av. Lütfullah Önder, Av. Zühtü Kazancı, Dr. Ali Bestami Kepekçi, Emekli Albay Selim Oktay ve Ahmet Haydar Eğercioğlu tebliğ sundu.

Vatan, millet ile kurtarıldı

Yaklaşık 7 saat süren Milli Egemenlik Ve Atatürk Sempozyumu'nda kapanış konuşması programın onur konuğu Prof. Dr. Haydar Baş tarafından yapıldı.

Konuşmasını yapmak için sahneye gelen Prof. Dr. Haydar Baş'a çocuklar çiçek vererek fotoğraf çektirdi.

Konuşmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) savaş devam ederken açıldığına dikkatleri çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Meclis'in açıldığı dönem Kurtuluş Savaşı'nın çetin bir şekilde devam ettiği bir dönemdir. Bir tarafta; hilafeti elinde tutan padişah, ajan hocaların fetvalarıyla halkı kandırırken ve İngilizlerle işbirliği yaparak işgale karşı duranları hain ilan ederken, diğer tarafta kendi ifadeleriyle padişahı ve saltanatı da kurtarmak adına mevcut sisteme karşı duran, vatanı ve milleti kurtarmaya çalışan Mustafa Kemal ve kuvva hareketidir. Padişaha karşı millet için hareket edilmiş, millet ile vatan kurtarılmıştır. İşte savaş daha devam ederken Mustafa Kemal'in yaptıklarında yetkiyi milletten alması bu sebepledir. Meclis'i açmasının gerekçesini kendisi şöyle açıklar: 'Bir devre yetiştik ki onda her iş meşru olmalıdır. Millet işlerinde meşruiyet ancak milli kararlarla, milletin isteklerine tercüman olmakla olabilir. Milletimiz çok büyüktür o esareti ve zilleti kabul etmez.' Millet Meclisi'nin açılma gerekçesini Nutuk'ta kendi kaleminden anlatırken; 'vatanın istiklalini sağlama ve saltanat makamının kurtarılması gibi en hayatı vazifeleri ifa edecek' demişlerdir. Meclis'in açılması Cuma gününe denk getirilir. Mustafa Kemal bu sırada Heyeti Temsiliye adına hareket etmektedir. İlk Meclis Cuma günü açılır ve Hacı Bayram Camii'nde kalabalık bir Cuma namazı eda edilir. Açılış gününe kadar okunan hatmi şeriflerin son kısmı Cuma günü namazdan sonra Meclis binasının önünde tamamlanmıştır. Açılış duasında bütün vatanın kurtuluşu için gerçekleştirilen milli mücadele için dua edilmiştir. Meclis Kur'an ve salâvatlar eşliğinde çoğunlukla da hoca vekiller ile birlikte açılmıştır."

Meclis'te şeyhler, müftüler ve hocalar vardı

Sempozyumdaki konuşmasında ilk Meclis'te görev alan vekillerden örnekler veren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ilk Meclis'te şeyhler, müftüler ve hocalardan oluşan çok sayıda vekil olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Baş ilk Meclis'teki vekillere şu örnekleri verdi: "Şemsettin Bayramoğlu; Hacı Bayram şeyhi iken 1. Dönem Ankara milletvekili seçilmiş, Şeriye ve İrşat Encümenliklerinde çalışmıştır. Abdullah Sabri Aytaç; Devrek'te şeyh ve müftü iken 50 yaşında 1. Dönem Bolu milletvekili seçilmiştir. Esad İleri; İdadi ve medrese öğretmenliği yaparken 38 yaşında 1. Dönem Aydın milletvekili, 2. Dönem Menteşe milletvekilliği yapmıştır. Rasih Kaplan; hukuk ve medrese mezunudur. 8 dönem Antalya milletvekilliği ve bir dönem Kahramanmaraş milletvekilliği yapmıştır. Mazlum Bababalım; Bektaşi Tekkesi postnişini iken 1. Dönem Denizli milletvekili seçilmiş, İrşat Encümeninde görev yapmıştır. Hafız İbrahim Demiralay; milli mücadelede ilk silahlı karşı koyma birliklerinden biri olan Demir Alay'ın kurucusudur. 38 yaşında müderris iken 6 dönem Isparta milletvekilliği yapmıştır. Hafız Abdullah Tezemir; müdür müderris iken 1. Dönem İzmit milletvekili seçilmiştir. Cemalettin Çelebioğulları; Şeyh Feyzullah Çelebi'nin oğludur. Bektaşi şeyhidir 58 yaşında 1. Dönem Kırşehir milletvekili seçilmiş ve Meclis İkinci Başkan vekilliği görevinde bulunmuştur. Abdulhalim Çelebi; Mevlana Dergahı postnişini iken 46 yaşında 1. Dönem Konya milletvekili seçilmiş. Aynı zamanda Meclis Başkan Vekilliği ve İrşat Başkanlığı yapmıştır."

Yokluklarla açılan bir Meclis

İlk Meclis açıldığında büyük yokluklar içerisinde olunduğunu konuşmasında ifade eden Prof. Dr. Haydar Baş, "Açılan Meclis binasının kiremitleri bile yoktu. Halk Evlerinin kiremitleri sökülerek bu binaya getirildi. Memlekette elektrik yoktu, kahvenin büyük lambası sökülerek Meclis'e getirilmişti" şeklinde konuştu. Konuşmasında Şeyh Ahmet Sunusi konusuna da değinen Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Meclis'in açılmasının ardından Şeyh Sunusi Ankara'ya gelmiş ve Anadolu'daki milli mücadele lehine vaazlara başlamıştır. Bunun sebebi gördüğü bir rüyadır. Şeyh bir gece riyasında Peygamberimizi görür. Gördüğü rüyasında Peygamber Efendimiz'in elini öpmek ister. Peygamberimiz O'na sol elini uzatır. 'Ya Resulüllah neden sağ elinizi vermediniz' diye sorduğunda Hz. Peygamber, 'Sağ elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattım' buyurmuştur. Bu rüyadan sonra Şeyh Sunusi şu beyannameyi yayınlar: 'İslami fazların namazdan sonra en önemlisi cihattır. Hüküm, kuvvet sahibi Türkiye Büyük Millet Meclisi çeşitli düşmanlara karşı müdafaada bulunup, İslam mülkünü istiladan kurtardığından mevcudiyeti her türlü şüphenin üzerindedir. Millet Meclisi'nin başında bulunan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin dini ve milli mücadelelerini destekleyin, bunun dışında bir görüş beyan etmek İslam'a aykırıdır.'"

Cumhuriyet fikri kabul ediliyor

TBMM'nin 21 Ocak 1921'de Teşkilatı Esasiye'yi, yani 1921 Anayasasını kabul ettiğini ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Bu anayasayla milli egemenlik ilkesine dayalı yeni bir devlet kurulmuştur. Birinci maddesi; 'Egemenlik, sınırsız ve kayıtsız olarak ulusundur' şeklindedir. İkinci maddesi ise 'Yürütme gücü ve yasama yetkisi ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanmıştır. Birinci maddede 29 Ekim 1923'te ilan edilecek cumhuriyetten iki yıl önce bu anayasaya konulan madde ile ilk olarak cumhuriyet işaret edilmiştir. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanı milli iradenin tamamen hayata geçmesidir. Böylece tek kişinin hâkimiyeti tamamen sona ermiş ve milli irade tam devreye girmiş olacaktır. Meclis, 1. İnönü Zaferi'ni, 1921 Anayasasını, Büyük Taarruzu, düşmanın İzmir'de denize dökülmesi zaferlerini yaşamıştır."

Millete egemenliği Atatürk verdi

Konuşmasında egemenliğin ne anlama geldiğini de izah eden Prof. Dr. Haydar Baş, "Egemenlik; devletin yasama, yürütme ve yargı erklerini elinde tutmasıdır. Aynı zamanda devletin hiçbir dış etki ve sınırlamayı kabul etmemesidir. Anayasamıza göre egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yani güç milletten alınır. Atatürk'ün hayatına baktığımızda henüz medresedeyken kendisine haksızlık yapan hocası nedeniyle okula gitmeyi reddeden bir çocuk çıkar karşımıza. Aynı çocuk gençlik dönemlerinde padişahın ve çevresindekilerin umursamadığı ezilen fakir halkı gözlemlemiştir. Kurtuluş Savaşı'na başlarken ülkeyi işgal eden güçlerle işbirliği yapan sarayı kabul etmemiştir. Bu lider aynı zamanda Ehl-i Beyt soyundan gelen bir liderdir. Bu lider egemenliği tek bir kişiden alarak millete vermiştir. Yani devlet idaresinden doğacak mesuliyeti herkese ve de millete paylaştırmıştır" şeklinde konuştu.

'Biz oy dilencisi değiliz'

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Türkiye'nin mevcut durumu hususunda da önemli açıklamalar yapan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 'Siyasilerin içine düştükleri ve çözemedikleri bunalımları biz beş dakikada çözeriz' dedi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi: "Bugün Türkiye'nin paraya ihtiyacı var. Şu anda milletin ihtiyacı parayadır. Para olmadığı için kimse iş yapamıyor. Yani ülke öyle bir duruma geldiği ki fukaralık belleri büktü. Senin oy verdiğin adamlar yıllardır seni bu noktalara getirdi. Ne verdi size? Hiçbir şey vermedi. Bazı şehirlerde yaptığım konuşmalarda 'Ben sizden oy dilenmeye gelmedim. Ben sizi kurtarmaya geldim' demiştim. Ama buna rağmen millet yine bildiğini okudu. Yüzde elli oy veriyor, sonra da 'aç kaldım' diyor. 

Ruslar 'Ne mutlu Türküm dediler'

Rusya Meclisi Duma'da Milli Ekonomi Modeli'ni 6 saat boyunca anlattığını hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, "Bugün Rusya, Çin'e, Brezilya'ya gidin Haydar Hoca diyorlar. 4 milyar insan bu fakirin peşinde gidiyor. Ben Rus Meclis'inde konuştum. Meğer benim Rusçaya çevrilmiş kitaplarım varmış Onları imzalattılar bana. Orada Türk düşmanı dedikleri Jirinovski ile görüştük. Konuştuk, konuşmanın sonunda Jirinovski, 'Ne mutlu türküm diyene' dedi. Biz çok güçlüyüz arkadaşlar. Bana bugün Türkiye'yi üç ay versinler, dünyanın en güçlü milleti yaparım" dedi.

Türkiye'nin taşı toprağı paradır

Türkiye'nin 3 katrilyon dolar kaynağı olduğunu, bu rakamı yazmaya kalksanız kâğıda sığdırılamayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Türkiye'nin bazı bölgelerinde mevcut olan madenleri ele aldık ve maden tespit raporu hazırlattık. Bu tespit raporlarına göre mahkemeye dava açtık. Mahkemeye 'bakın bu madenlerin varlığı doğruysa karar ahaline getirin' dedik. Diyelim ki 500 trilyon dolarlık dokümanı yargıçların önüne koyduk. Yargıçlar baktılar ve hakikaten ülkenin şu şu bölgelerinde 500 trilyon dolarlık servetimiz var kararını verdiler. Bu çok önemli kararı bir yediemin kasasına koyduk. Arkadaşlar biz bunun karşılığında istediğimiz parayı Merkez Bankasına bastırabilir miyiz? Bastırabiliriz. Bu parayı biz basarak kadınlara 2 bin 500 lira maaş vereceğiz. Tahsil çağındaki evlatlarımıza paralarınız vereceğiz. Eskiden 5 bin lira demiştik, şimdi en az 7 bin lira olması gerekiyor, işçi kardeşlerimize asgari ücretini vereceğiz. Açlıktan ölmeyecek milletimiz ben karnını doyuracağım. 30 yaşına geliyor kızımız, oğlumuz evlenemiyor. Bu evlatlarımızı evlendirmek bizim boynumuzun borcu değil mi? İşte bu evlatlarımıza devlet baba 30 sene vadeli faizsiz kredi verecek. Bunu biz biliyoruz, arkasını da söylemiyoruz. Yani biz ülkemizin toprağını, taşını paraya çevireceğiz. Bundan kuşkunuz olmasın. Ama kalkıp da alfabenin A'sından haberi olmayan adamlarla bizi mukayese ederseniz tekeriniz patlar."



Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.