logo
08 TEMMUZ 2026

İmam Ali: ‘Dinim hakkında hiç şüphem olmadı benim’

Hz. Ali bu hutbesinde kendini Osman'ın katlinden sorumlu tutan Talha ve Zübeyr gibi kimseleri eleştirmekte, Onların iddiasını çürütmekte ve sonra da kendi cesaret ve kahramanlığını dile getirerek şöyle buyurmaktadır

08.07.2026 00:07:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali: ‘Dinim hakkında hiç şüphem olmadı benim’
İmam Ali: ‘Dinim hakkında hiç şüphem olmadı benim’
Hz. Ali bu hutbesinde kendini Osman'ın katlinden sorumlu tutan Talha ve Zübeyr gibi kimseleri eleştirmekte, Onların iddiasını çürütmekte ve sonra da kendi cesaret ve kahramanlığını dile getirerek şöyle buyurmaktadır:

"Duyun ve bilin ki şeytan zulmü yurtlarına döndürmek ve batılı aslına geri çevirmek için taraftarlarını harekete geçirdi, topladı. Allah'a andolsun ki onlar bende hiç bir kötülük görmediler, benimle kendileri arasında insaflı davranmadılar.

Onlar gerçekte benden, terk ettikleri bir hakkı istemekteler ve döktükleri bir kanı dilemekteler. O kanın dökülmesinde onlarla ortak olmuşsam, kendilerinin de onda payı var. Yok, eğer o kanı onlar döktülerse, benden değil, kendilerinden istemelidirler.

En büyük delilleri kendi aleyhlerinedir. (Aslında onlar Osman'ın kan davasını gütmüyorlar; aksine) Sütten kesilmiş anadan süt emmek istiyorlar, ölmüş bidati diriltmek, canlandırmak istiyorlar. Ey ümitsizlik davetçisi! Çağıran kim ve neye icabet edilir?







Hz. Ali bu hutbesinde kendini Osman'ın katlinden sorumlu tutan Talha ve Zübeyr gibi kimseleri eleştirmekte, Onların iddiasını çürütmekte ve sonra da kendi cesaret ve kahramanlığını dile getirerek şöyle buyurmaktadır:

"Duyun ve bilin ki şeytan zulmü yurtlarına döndürmek ve batılı aslına geri çevirmek için taraftarlarını harekete geçirdi, topladı. Allah'a andolsun ki onlar bende hiç bir kötülük görmediler, benimle kendileri arasında insaflı davranmadılar.

Onlar gerçekte benden, terk ettikleri bir hakkı istemekteler ve döktükleri bir kanı dilemekteler. O kanın dökülmesinde onlarla ortak olmuşsam, kendilerinin de onda payı var. Yok, eğer o kanı onlar döktülerse, benden değil, kendilerinden istemelidirler.

En büyük delilleri kendi aleyhlerinedir. (Aslında onlar Osman'ın kan davasını gütmüyorlar; aksine) Sütten kesilmiş anadan süt emmek istiyorlar, ölmüş bidati diriltmek, canlandırmak istiyorlar. Ey ümitsizlik davetçisi! Çağıran kim ve neye icabet edilir?







Ben onların aleyhine olan Allah'ın hüccetine ve Allah'ın onların içindeki ilmine razıyım. O halde isyan ederlerse kılıcın keskin yüzünü çeviririm onlara. Bu Onları batıl (hastalığından) kurtarmaya yeter ve hakka yardım eder. Bana mızrakları karşısında hazır bulunayım ve kılıçlan çekmek için sabırlı olayım diye haber göndermeleri ne de şaşılacak şey!

Anaları yaslarını tutasıcalar. Ben şimdiye kadar asla savaşla tehdit edilmedim ve kılıç darbesinden korkmadım.

Ben, Rabbimden bir yakin üzereyim. Dinim hakkında hiç şüphem olmadı benim."

Hz. Ali bu hutbesinde fakirlere zenginleri kıskanmamasını öğütlemekte, zenginlere de riyakâr davranmamalarını emretmektedir.

Ayrıca da yakınları ziyaret etmenin faydalarını ve onlara yar­dım ve merhamet edilmesini beyan etmektedir.

"Gerçekten de rızık yağmur damlaları gibi gökyüzünden yere iner, herkese ayrılan miktar eksiksiz-artıksız gelir çatar. Dolayısıyla biriniz kardeşinizin aile veya malında, ya da bizzat kendi üzerinde bir fazlalık görürse bu onun fitne-fesada düşmesine neden olmamalıdır.







Zira Müslüman olan kişi; anıldığı zaman aşağılanacak ve alçakdar görüşlü kimselerce kınanacak bir aşağılığa düşmedikçe, ilk etapta yenecek ve zarar-ziyan görmeyecek bir yarışmacıya benzer.

Hakeza kendinde hainlik olmayan Müslüman da Allah'tan iki güzel şeyden birini bekler. Ya Allah'a çağrılır, bu takdirde kendisine Allah'ın nezdinde olanlar daha iyidir.

Ya da Allah'ın rızkına erer ki böylece ailesi ve malı olur, din ve hasebi (ilim, edep ve sabrı) de onunla olur, ayrılmaz.

Şüphesiz ki mal ve evlat dünya ekinidir (ki fani olacaktır.) Salih amel ise ahiret ekinidir (ki bakidir.) Allah bazı kişilere de her ikisini verir. O halde Allah'ın sizleri korkuttuğu şeyden sakının.

Allah'tan özür dilemek ihtiyacını duymayacak şekilde korkun. Gösteriş ve kendini beğenmişlik günahına bulaşmadan amel ediniz. Zira Allah'tan gayrisi için amel edeni Allah amel ettiği kimseye havale eder Allah'tan şehitlerin makamını, saadet ehlinin yaşayışlarını ve peygamberlerle birlikte olmayı dilerim.







Ey insanlar hiç kimse her ne kadar mal-mülk sahibi de olsa yakınlarından ve onların kendini elleri ve dilleriyle savunmalarından müstağni (ihtiyaçsız) olamaz. İnsanın yakınları, insanın ardında en iyi, en büyük koruyucularıdır. İnsanın dağınıklık ve perişanlığını en iyi derleyip topla­yanlar onlardır. Zorluk ve acılarda kendine (yabancılardan) daha merhametli olurlar.

...Allah'ın insana halk arasında verdiği iyi-hayırlı isim, başkasına miras olarak bırakacağı maldan daha hayırlıdır.

Sakın ola ki fakir yakınlarınızı gördüğünüzde onlardan yüz çevirmeyin, onlara vermediğinizde çoğalmayacak ve verdiğinizde ise azalmayacak malı ihsan ediniz. Her kim akrabasından el çekerse onlardan bir el çekilmiş olur, ama kendisinden birçok el çekilmiş olur.

Her kim etrafındakilere alçakgönüllü ve merhametli olursa, onların sürekli dostluğunu kazanır." (Nehc'ul Belaga 22-23. hutbe)

Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu

"Tık odaklı" haberciliğin ve sosyal medya algoritmalarının yarattığı yankı odaları, toplumsal fay hatlarını derinleştirirken; Barışçıl İletişim kavramı, yapay kutuplaşmalara karşı en güçlü panzehir olarak yeniden masaya yatırılıyor

05.07.2026 00:43:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu
Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu
Dijitalleşmenin zirve yaptığı, dezenformasyonun ve nefret söyleminin saniyeler içinde milyonlara ulaştığı 2026 dünyasında, medyanın toplumsal huzuru korumadaki rolü hayati bir kırılma noktasında. İletişim bilimciler ve sosyologlar, medyanın yalnızca bir "bilgi aktarıcısı" olmadığını, kullandığı dil ve kurguladığı çerçeveyle toplumsal barışı inşa etme ya da tamamen dinamitleme gücüne sahip olduğunu vurguluyor.

"Tık odaklı" haberciliğin ve sosyal medya algoritmalarının yarattığı yankı odaları, toplumsal fay hatlarını derinleştirirken; Barışçıl İletişim kavramı, yapay kutuplaşmalara karşı en güçlü panzehir olarak yeniden masaya yatırılıyor.







1. "Savaş Haberciliğinden "Barışçıl İletişim"e Geçiş

Geleneksel ve dijital medya, doğası gereği genellikle çatışmayı, dramı ve sansasyonel olayları ön plana çıkarma eğilimindedir. Ancak bu durum, toplumda "kronik bir güvensizlik ve düşmanlık" algısı yaratıyor.

Barışçıl iletişim yaklaşımı, medyanın şu temel sorumlulukları üstlenmesini zorunlu kılıyor:

Çatışmayı Değil, Çözümü Çerçevelemek: Olayları sadece "kazananlar ve kaybedenler" veya "biz ve onlar" ikilemiyle vermek yerine, tarafların altındaki temel ihtiyaçları ve ortak zeminleri görünür kılmak.

Şiddeti Sıradanlaştırmamak: Şiddet görsellerinin ve dilinin dramatikleştirilerek sunulması, toplumda empati duygusunu köreltirken, suça ve nefret söylemine karşı duyarsızlaşmaya yol açıyor.







2. Sosyal Medya Algoritmaları ve Toplumsal Kırılganlık

2026 yılı itibarıyla bireylerin haber tüketim alışkanlıkları büyük oranda yapay zekâ tabanlı algoritmalara bağımlı hale geldi. Bu algoritmalar, kullanıcıların öfke, korku ve nefret gibi ekstrem duygularını tetikleyen içerikleri daha fazla öne çıkarıyor.







Doğrulama (Fact-Checking) Sorumluluğu: Geleneksel gazeteciliğin kurumsal refleksleri, sosyal medyanın hız yarışı karşısında aşınıyor. Medya kuruluşlarının, toplumsal infial yaratma potansiyeli yüksek haberlerde "hız" yerine "doğruluk ve sağduyu" ilkelerini işletmesi toplumsal huzurun ilk kalkanıdır.






3. Dilin Gücü: Kelimeler Silaha Dönüşebilir

Kullanılan tek bir sıfat, haber başlığındaki manipülatif bir vurgu, mikro düzeyde komşuluk ilişkilerinden makro düzeyde etnik ve dini grupların bir arada yaşama kültürüne kadar her şeyi etkileyebilir. Medya; göçmenler, dezavantajlı gruplar veya siyasi fikri farklı olan kesimler hakkında haber yaparken "ötekileştirici" ve "kriminalize edici" dilden kaçınmakla yükümlüdür.







Gazetecilik Etiğinde Yeni Yol Haritası

Barışçıl iletişim, gerçekleri gizlemek ya da pembe bir tablo çizmek demek değildir. Aksine; gerçeği tüm boyutlarıyla, önyargılardan arındırarak ve toplumsal maliyetini hesaba katarak sunmaktır. Medyanın toplumsal huzurdaki sorumluluğu, olayların sadece "yangınını" göstermek değil, o yangının nasıl söndürülebileceğine dair yapıcı kamusal tartışmalara alan açmaktır.

BTP gençliği Afyon Kocatepe’de buluştu


 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) bu yılki Geleneksel Yaz Gençlik Kampını Afyonkarahisar'da gerçekleştiriyor. Türkiye'nin dört biryanından gelen gençlerin katıldığı kampın ilk gününde anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş gençlerle birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün Büyük Taarruzu yönettiği Kocatepe'yi ziyaret etti.

04.07.2026 13:49:00 / Güncelleme: 04.07.2026 13:58:29
HASAN GÜNDOĞDU
 
BTP gençliği Afyon Kocatepe’de buluştu
BTP gençliği Afyon Kocatepe’de buluştu

Kocatepe'de Dağ Başını Duman Almış marşıyla karşılanan BTP lideri büyük taarruza ilişkin BTP Genel Başkan Yardımcısı olan emekli asker Selim Oktay'ın yaptığı bilgilendirmeyi dinledi. Kocatepe'deki tarihi yerleri ziyaret eden BTP lideri yaptığı değerlendirmede ise dikkat çekici ifadeler kullandı.







BTP liderinin açıklamasından satır başları şöyle: "Bugün sözüm ona dünyanın süper gücü olarak nitelendirilen ABD ve Avrupa Birliği gibi devletler arkasında durduğu için küçücük İsrail dünyaya bir tehdit olarak, Ortadoğu'nun en büyük baş belası olarak ortada duruyor. Şimdi bu İsrailliler her dönemde oldu. Bundan 100 yıl öncesinin İsrail'i Yunanistan'dı. O günün şartlarında o günün süper güçlerini arkasına almış, onlardan her türlü mühimmatı, silahı, istihbaratı, insan kaynağını elde etmiş ve bu elde ettikleriyle birlikte Anadolu'nun işgali için o süper güçlerin maşası olmuş bir devlet."







"Buradan 26 Ağustos'ta başlatılan taarruz aslında Yunan'a karşı başlatılan bir taarruz değil bütün emperyalist güçlere karşı bir taarruzdur. Çünkü bütün emperyalist güçler o sembol ülke Yunanistan'ın arkasında. Yunanın şöyle özel bir durumu da var; Yunan bütün Avrupa'nın kültür atası olarak kabul edilir. Dolayısıyla Yunanistan'ın galip gelmesi demek bütün batı ve Hristiyan gibi bir algıya da sebep olduğu için bütün dünya arkasında. Atatürk ve yüce Türk milleti, Türk ordusu sadece o küçük bir Yunan ile mücadele etmedi. Buradan başlayan harekat bütün emperyalizmin bağrına bir hançer saplama operasyonudur ve başarıya ulaşmış bir operasyondur."







"İngiliz istihbaratı faaliyeti yürüten bazı odaklar var. Atatürk zevke ve sefaya düşkün, manevi değerleri olmayan bir insanmış gibi gösterilmek isteniyor. Peki kimdir Atatürk? Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı devletinin paşası, son derece inançlı, son derece imanlı bir insan. Zaten o inanç ve iman olmadan bunları gerçekleştirmeniz mümkün değil. Atatürk Kocatepe'ye geldiğinde bir dua ediyor ve bu duadan sonra büyük taarruzu başlatıyor. O dua nasıl büyük bir imanın, nasıl büyük bir teslimiyetin, Müslümanlığın ispatı. Atatürk duasında diyor ki; Ya Rabbi sen Türk ordusunu muzaffer et. Türklüğün ve Müslümanlığın düşman ayakları altında esaret zincirinde kalmasına müsaade etme. Atatürk'ün duası bu. Şimdi bu duayı edip, buradan taarruzu başlatıp, akabinde cumhuriyeti ilan edip, kazandığı her şeyi belki istese bir saltanat, bir krallık kurup kendisine mal edebilecek kişi kazandığı her şeyi milletine armağan ediyor. Kim o mille? O millet de Müslüman. Şimdi haşa Atatürk'ün imanı zafiyeti var, ne için savaşıyor Allah için, kim için Müslüman için. Savaşı kazanıyor kazandığı toprakları Müslüman millete armağan ediyor. Şimdi bu yüce şahsiyet kimisinin gözünde Müslüman olamadı. İşte o göz aslında Türkiye Cumhuriyeti Devletine el uzatan göz, o göz bu milletin birliğine, beraberliğine el uzatan göz. O göz aslında Türk milletiyle, Türk devletiyle, tarihiyle, kültürüyle, medeniyetiyle, haysiyetiyle, şerefiyle derdi olan göz."







"Biz Bağımsız Türkiye Partililer olarak, Bağımsız Türkiye Gençliği olarak Kocatepe'den tekrar Atamıza söz veriyoruz; bu milleti, bu devleti layık olduğu yere taşımak için var gücümüzle çalışacağız. Buradan bu vesileyle bize bu güzel Atatürk'ün hayatını, fikrini anlatan, hiç bilmediğimiz gerçekleriyle Atatürk'ün hayatını kaleme alıp bize aktaran ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ı da tekrar anıyor ve Ona da söz veriyoruz; Bağımsız Türkiye yolculuğunu Allah'ın izniyle ve milletimizin de birliği ile dirliği ile biz başaracağız. Bütün dünyaya da örnek olacağız."

Dünyaya huzur ve refahı getirebilecek tek millet Türk milletidir

"Dünya bir gömlek değişiminde, deri değiminde ve bu değişimin sonucu hiç hayra alamet bir sonuç değil. Baskının, otoritenin, kanın, gözyaşının, savaşın başladığı bir döneme doğru dünya ilerliyor. İran'daki gelişmeleri hepimiz takip ediyoruz, Rusya - Ukrayna savaşını hepimiz takip ediyoruz. Savaş Suriye'de Libya'da, Irak'ta yaşandı, hala Yemen'de yaşanıyor. Savaş bugün dünyanın birçok noktasında yaşanıyor ve bu dünyaya huzur ve refahı getirebilecek millet Türk milletidir ve o milletin içinden çıkan Türk gençliğidir ve Allah'ın izniyle biz de onu başaracağız. Bu milli mücadelede biz hep askeri konuşuruz, Atatürk'ü konuşuruz ama bu milli mücadelenin bir de kadın kahramanları var. İşte o kadın kahramanların yerini alacak yine Türk gençliğinin kadınları da burada."

Kocatepe ziyareti duayla sona erdi

Bağımsız Türkiye Parti lideri Hüseyin Baş'ın Kocatepe ziyareti Atatürk ve milli mücadele kahramanları için yapılan dua ile sona erdi.

Mersin'de acı olay

Mersin'de doğum gününde hayatını kaybeden Bilal Şimşek, nikah günü ise gözyaşları arasında toprağa verildi

02.07.2026 12:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de acı olay
Mersin'de acı olay
Mersin'de doğum gününde geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybeden Bilal Şimşek, nikah günü ise gözyaşları arasında dualarla toprağa verildi.






Olay, dün Erdemli ilçesi Koramşalı Mahallesi'nde meydana geldi. Bilal Şimşek patpat diye tabir edilen tarım aracıyla kiraz taşırken kaza geçirdi. Taklalar atan aracın altında kalan Şimşek, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Şimşek'in doğum gününde hayatını kaybettiği, bugün de Erdemli Belediyesi Evlendirme Memurluğunda Eda Kıllı ile resmi nikahının olduğu öğrenildi. Doğum gününde vefat eden Şimşek'in cenazesi hastane morgundan evine götürülüp helallik alındı. Daha sonra mezarlığa götürülen Şimşek'in naaşı, kılınan cenaze namazının ardından dualarla toprağa verildi. Nikahı olacağı gün defnedilen Şimşek'in cenaze törenine Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, mahalleli, yakınları ve aileler katıldı.








Şimşek'in akrabalarından Ercüment Çağlayanlar, "Dün rahmetlinin doğum günüydü, bugün de nikahı vardı. Maalesef elim bir kaza sonucu toprağa verdik" dedi.








Koramşalı Mahalle Muhtarı Hasan Kurt, mahalle için çok zor ve üzücü bir olay yaşadıklarını, nikah beklerken kazanın yaşandığını söyledi.

Alanya'da otelin çatı katında yangın: Konaklayan misafirler tedbir amaçlı tahliye edildi

Antalya'nın Alanya ilçesinde 3 yıldızlı bir otelin çatı katında gece saatlerinde çıkan yangın korkuttu. Olayda yaralanan ya da dumandan etkilenen olmazken, otelde konaklayan misafirler tedbir amacıyla tahliye edildi

02.07.2026 02:30:00
İHA
 
Alanya'da otelin çatı katında yangın: Konaklayan misafirler tedbir amaçlı tahliye edildi
Alanya'da otelin çatı katında yangın: Konaklayan misafirler tedbir amaçlı tahliye edildi
Yangın, saat 00.30 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi Ahmet Tokuş Caddesi üzerinde bulunan 3 yıldızlı bir otelin çatı katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, otelin çatı bölümünden yükselen dumanları ve alevleri fark eden otel görevlileri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.








İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Alanya Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekibi, polis, sağlık ekipleri ve AFAD personeli sevk edildi. Otelde bulunan yerli ve yabancı turistler ile personel, ekiplerin yönlendirmesi doğrultusunda kısa sürede güvenli şekilde tahliye edildi. Tahliye sırasında herhangi bir panik yaşanmaması için polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de olması muhtemel bir olumsuzluğa karşı hazır bekletildi.








Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, çatı katını saran alevlere müdahale etti. Yaklaşık 1 saat devam eden çalışmaların ardından yangın kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü. Ekipler, yangının yeniden başlamaması için çatı bölümünde uzun süre soğutma çalışması gerçekleştirdi. Yangında dumandan etkilenen ya da yaralanan kimsenin bulunmadığı öğrenilirken, otelin çatı katında ciddi ölçüde maddi hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için itfaiye ve polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.